{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/124 <br>KARAR NO\t: 2025/456<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/177 Esas - 2023/562 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/04/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ZMMS ile sigortalı aracın alkollü sürücüsünün 10/06/2021 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarparak yaralamalı ve hasarlı zincirleme kazaya sebebiyet verdiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün olayda 8/8 kusurlu olduğunu, sigortanın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere hasardan sorumlu olduğunu, müvekkiline ait araçta 110.000TL hasar, 60.000TL değer kaybı olmak üzere toplam 170.000TL zarar ortaya çıktığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti olan 41.000TL'sinin davalıdan olay tarihi olan 10/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde;  davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, somut olayda davacının müvekkili şirkete başvuruda dahi bulunmadığını, poliçe tanzim tarihi olan 25.08.2020 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartların göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı ve sigortalının kusuru oranında olduğunu,  talep edilen hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, KDV’den sorumlulukları bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... sigortalısının %100 kusurlu olarak davacının aracına hasar verdiği, bu hasar sebebiyle araçta oluşan hasardan  Sigorta Şirketinin sigorta eden sıfatıyla sorumlu olduğu, hasar  bedelinin reel piyasa koşullarına göre hesaplanması gerektiği, usul ve yasaya uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre hasar bedelinin 110.000TL olduğu ve bu miktardan davalının poliçe limiti olan 41.000TL kadar sorumlu olduğu anlaşıldığından; “Davacının davasının kabulü ile, 41.000,00 TL'nin dava tarihi olan 10/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece faiz başlangıcının dava tarihi olan 10/03/2023 olarak başlatılmasının doğru olmadığını, faiz başlangıcının olay tarihi olan 10/06/2021 tarihi olması gerektiğini, bir an dava tarihi olduğu kabul edilse bile bu kez; ilk davanın, davalıya karşı Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/537 Esas sayılı dosyası ile  05/07/02021 tarihinde dava açıldığını, iş bu davanın görevsizlik kararı ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, bu mahkemenin de 2022/297 Esas - 2022/725 Karar sayılı kararı ile; “Arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu” nedeniyle davayı reddettiğini, sonrasında arabuluculuk dava şartı tamamlanarak eldeki bu davanın açıldığını, bu durumda da ilk dava tarihi 05/07/2021’de davalının temerrüde düştüğünü, bu nedenle faiz başlangıcı olay tarihi olmasa bile en azından ilk dava tarihi olan 05/07/2021 tarihi olması gerektiğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve faiz tarihinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazası nedeniyle araç hasar bedelinin sigorta limiti kapsamında tazmini istemine ilişkindir.<br>\tYerel mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından faiz başlangıç tarihi yönünden istinaf edilmiştir. <br>\tSigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Alternatif çözüm yolu olan arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.).<br>\tDavalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükü davacıdadır.<br>\tSomut olayda, istinaf dilekçesi ekinde sunulan ve temerrüde esas alınması istenen kararlar/davaların dava dilekçesinde ileri sürülmediği gibi aşamalarda ileri sürülmediği bu durumda istinaf aşamasında yeni delil sunulamayacağından bu kararlara göre temerrüdün belirlenemeyeceği anlaşılmışsa da; Sigorta Şirketi vekili tarafından sunulan hasar dosyası içeriğinde sigortaya başvuru tebliği tarihine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı bu durumda arabuluculuk yoluna başvuru tarihi olan 09/01/2023 tarihinde davacının temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten faize karar verilmesi gerekirken iş bu dava tarihinden faize karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilmesi gerekmiştir.   <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesine, esasa yönelik kaldırma yapılmadığından vekalet ücretinin ilk derece mahkemesi kararındaki haliyle bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/09/2023 tarihli, 2023/177 Esas - 2023/562 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\tDavacının davasının KABULÜ ile, 41.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 09/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, <br>\tİşbu dava nedeniyle alınması gerekli 2.800,71 TL harçtan 700,18 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 2.100,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tArabuluculuk Kanunu'nun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yapılan 185,25 TL posta ve tebligat gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 880,08 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 2.565,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\tKendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tTaraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, <br>\tIII-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı ve 359,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.097,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tIV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tV-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b074129f17abea67","SID":"08d6267048a961f8"}}