{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1432 <br>KARAR NO\t\t: 2025/435<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.04.2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/592 E. - 2022/284 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 13.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13.03.2025<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2022 tarih 2019/592 E. - 2022/284 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 27.07.2018 tarihinde, müvekkilinin kendisine ait ve ... yabancı plakalı aracı ile seyir halinde iken, önündeki aracın ani fren yapması nedeniyle yavaşladığını, müvekkilinin arkasında seyreden davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...’nın işleteni ve davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın duramayarak müvekkiline ait araca arkadan çarpmamak için direksiyonunu sağa kırdığını, bu sırada sağ şeritte ilerleyen ... plakalı aracın ... plakalı araca yandan çarptığını, ... plakalı aracın da müvekkiline ait araca sağ yandan çarptığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, Almanya’daki ... Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 03.09.2018 tarihli raporda KDV dahil 15.731,60 Euro hasar bedeli ve 2.000,00 Euro değer kaybı tespit edildiğini, aynı zamanda onarım bedelinin İstanbul ... yetkili ... servisinde 48.119,09 TL olarak tespit edildiğini ve onarımının gerçekleştirildiğini, aracın kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, sigortacı dava dışı ...’un araçta meydana gelen zararın 5.986,16 Euro'luk kısmını karşıladığını, sigorta muafiyeti sebebiyle 1.000,00 Euro katılım payını karşılanmadığını, davalı ... Sigorta tarafından 08.10.2019 tarihinde 1.504,54 TL kısmi ödeme yapıldığını, ödeme tarihindeki kur karşılığının (1 Euro = 6.3149 TL) 238,25 Euro olduğunu, böylece ödenmesi gereken bakiye katılım bedelinin 761,75 Euro olduğunu, müvekkilinin Almanya’daki bilirkişi raporu için 1.513,32 Euro bilirkişi ekspertiz ücreti ödediğini belirterek 761,75 Euro bakiye katılım payı, 2.000,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 2.761,75 Euro maddi tazminatın, davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden poliçe teminatı ile sınırlı olarak 09.09.2019 tarihinden itibaren değişken faiziyle MB Efektif Satış Kuru karşılığının, ödenen 1.513,32  Euro bilirkişi ekspertiz ücretinin ödeme tarihindeki MB Efektif Satış Kuru karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve zararın net olarak tespit edilmesi gerektiğini, masrafların Türkiye şartlarında belirlenmesi gerektiğini, değer kaybının genel şartlar eki formülasyon ve kriterlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, hükme esas alınan 04.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu; aracın hasar bedeli ile ilgili olarak gerçek onarım zararını yansıtan ... ... yetkili servisinin 20.08.2018 tarihli onarım faturası baz alınarak; davacıya ait aracın gerçek hasar onarım bedelinin TL olarak 48.119,09 TL, Euro kuru olarak 6.859,47 Euro olduğu, davacının beyanına göre Almanya’daki dava dışı kasko sigortacısı ...-... Sigorta şirketinin 27.09.2018 tarihinde 5.986,16 Euro ödediği, davacının Almanya’daki kasko sigortasının yaptığı ödeme ile davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 08.10.2019 tarihinde yaptığı 1.504,54 TL ödeme karşılığı 238,25 Euro mahsup edildiğinde 1.000,00 Euro sigorta katılım payı/sigorta muafiyeti bedelinin farkı olan 761,75 Eur bakiye bedel talep ettiği;  bu talebe göre davacının, onarım ile ilgili zarardan talep edebileceği miktarın 761,75  Euro olabileceği, değer kaybı açısından Almanya'da yapılan piyasa araştırmasında aracın anılı kaza ve yapılan onarım nedeniyle değer kaybının 1.000,00 Euro olacağı, eksper raporunda tespit edilen 2.000 Euro değer kaybı bedelinin fahiş olduğu, buna göre toplam zarar miktarının (761,75 Euro + 1000,00 Euro) 1.761,75 Euro olacağı; bilirkişi/ekspertiz ücreti açısından Almanya koşullarında, hasar tespit/ekspertiz/bilirkişi rapor ücretlerinin genel olarak 400 Euro ile 1100 Euro arasında olduğu, evrak üzerinden ve aracın hasarsız hali ile belirlenen 1.513,32 Euro ekspertiz rapor ücretinin fahiş olduğu, 750,00 Euro bilirkişi/ekspertiz rapor ücretinin makul olacağı yönünde görüş bildirildiği; ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 31.03.2021 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın %70 oranında, davacının kusursuz olduğu, dava dışı sürücü ...'in %30 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının 4.275,07 Euro olduğu, kusur oranına ve tazminat miktarına ilişkin çelişkinin giderilmesi İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 18.01.2022 tarihli raporda davalı ...’nın %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının 6.859,47 Euro, değer kaybının 2.000,00 Euro ve ekspertiz ücretinin 750,00 Euro olduğu yönünde görüş bildirildiği; mahkemece kaza tespit tutanağının da değerlendirilmesi sonucunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın tam kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kusurlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla bu yöndeki 18.01.2022 tarihli İstanbul ATK raporunun benimsendiği,  gerek dava dilekçesi ekinde yer alan ekspertiz raporu ve gerekse Ankara ATK raporu ile İstanbul ATK raporundaki davacı aracında meydana geldiği bildirilen 2.000 Euro değer kaybına ilişkin tespit ve değerlendirmelerin teknik konu olması nedeniyle ATK raporlarındaki değer kaybının benimsendiği; davacının talep ettiği ekspertiz ücretinin fahiş olduğu, bilirkişi raporlarında belirtilen 750,00 Euro ekspertiz ücretinin makul olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 761,75 Euro bakiye hasar bedeli ve 2.000,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 2.761,75 Euro'nun davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 09.09.2019 tarihinden itibaren (poliçe limiti olan 36.000,00 TL ile  sınırlı sorumlu olmak üzere)  kamu bankalarının bir yıllık Euro mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4.852,50 TL Ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında davalılardan tahsiline karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece müvekkili tarafından karşılanan yurt dışı ekspertiz giderinde kesintiye gidilmesinin hatalı olduğunu, zorunlu hasar tespiti Almanya'da yapıldığından yurt dışı ekspertiz giderinin de Alman rayicine göre belirlenmesi gerektiğini, bu tutarın müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, faturasının dosyaya ibraz edildiğini, yabancı paranın ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsili talebi ile açılan davada, davalı sigortanın sorumluluğu ZMMS teminat limitinin Türk Lirası cinsinden sınırlandırılmasının hatalı olduğunu, dava tarihi itibari ile sigorta teminatı dahilinde kalan dava değerinin tamamından sigortanın sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sorumlu olduğu poliçe limitinin açıkça belirtilmesi gerektiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkili davalıların değer kaybına ilişkin olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya ait aracın daha önce de kazaya karıştığının yapılan tramer sorgusunda açıkça görüleceğini, bu sebeple yeni bir değer kaybı oluşmayacağını, davaya konu aracın kaza tarihinde 4 yaşını doldurmuş 120.000 km'lerde bir araç olduğunu, aracın kaportasında sadece sağ arka çamurluğun ve sağ kısmındaki teker ve bağlantı elemanlarının değiştiğini, değer kaybına neden olacak tek parçanın sağ arka çamurluk değişimi olduğunu, değişen parçaların mini onarım kapsamında parçalar olması nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur durumunun netleştirilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, kabul edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından herhangi bir otomobil şirketinden veya araç satışı yapılan sitelerden emsal örnekler alınmadan rayiç bedel belirlenmesinin hatalı olduğunu, rayiç bedelin yüksek hesaplandığını, hasara uğrayan aracın yurt dışı tescilli olduğu bilinse de onarımın Almanya'da yapılmasının şart olmadığını, aracın Türkiye'de onarılması durumunda onarım masrafının daha düşük bir meblağda olacağını, müvekkili şirkete başvuru yapılmadan hasarın yurtdışına giderilmesinin kabul edilebilir olmadığını, haksız fiilden doğan borçların haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tabi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t:  Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluşan hasar giderim bedeli ve değer kaybının karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı, işleten ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) <br>\tSigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü  olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı)<br>\tSomut olayda davacı vekili, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının Almanya'da trafiğe kayıtlı yabancı plakalı aracına çarpması nedeniyle aracının hasarlandığını ileri sürerek hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı isteminde bulunmuştur. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Davacının aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E. -  2015/1745 K.) <br>\tSomut olayda, davacı yabancı plakalı aracını Türkiye'de KDV dahil 48.119,09 TL bedelle tamir ettirmiştir. Dosya kapsamında alınan üç bilirkişi raporunda da davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli bu tutar (fatura tarihi itibariyle kur karşılığı 6.859,47 Euro) esas alınarak tespit edilmiştir. Davacının Almanya’da bulunan dava dışı kasko sigortacısı ... Sigorta şirketince 27.09.2018 tarihinde davacıya 5.986,16 Euro ödediği, yine davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 08.10.2019 tarihinde 1.504,54 TL ödeme yaptığı, ödeme tarihindeki kur karşılığının 238,25 Euro olduğu anlaşılmakta olup, yapılan ödemelerin Türkiye'de onarım için ödenen tutardan düşülmesi sonucunda davacının bakiye hasar tazminatı alacağının 635,06 Euro olarak bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince bakiye hasar tazminatı kalemi yönünden bu tutarın dava tarihindeki kur üzerinden  Türk Lirası karşılığının tazminine hükmedilmesi gerekirken, daha yüksek tutarda ve yabancı para cinsinden tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır. <br>\tYerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, değer kaybı tazminatı hesaplamasının aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplanması gerekmekte olup, dava konusu aracın yabancı plakalı araç olması nedeniyle kaza tarihinde Almanya ülkesindeki piyasa rayiç değerine göre inceleme yapılarak, hasarsız 2. el piyasa rayiç değeri ile onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değerleri belirlenerek arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması ve Almanya ülkesi koşullarına göre gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerekmektedir.\tDosyada alınan bilirkişi raporlarında aracın kaza esnasında 2. el piyasa rayiç değeri ile onarılmış haldeki değeri ve buna göre araçta oluşan değer kaybı Yargıtay uygulamalarına ve denetime elverişli biçimde tespit edilmemiş olup, davacının yaptığı ekspertiz masrafının yüksek olup olmadığına ilişkin denetime elverişli bir araştırma da yapılmamıştır. İlk derece mahkemesince gerekirse talimat yoluyla İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak uzman üçlü teknik bilirkişi heyetine tevdi ile gerek dosyada mevcut alınan raporlar arasındaki çelişki ve itirazları karşılar, gerekse hükme esas almaya elverişli ve yeterli nitelikte değer kaybının bulunup bulunmadığının ve ekspertiz giderinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde bulunmuştur.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>1-Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2022 tarih 2019/592 Esas 2022/284 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56d439017395461e","SID":"082744d649023a9d"}}