{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1379 <br>KARAR NO\t: 2025/426<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/05/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/191 Esas,  2023/523 Karar<br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yem ve un sektöründe hizmet vermekte olduğunu, şirketin her yıl un ve yem üretimi için toplu alarak hammadde aldığını ve hammaaddelerin tonajının çok yüksek ve depolama alanı sıkıntısı söz konusu olduğundan, üretim faaliyetlerini aralıksız devam ettirebilmek ve hammaddeleri depo etmek adına zaman zaman muhtelif yerlerde silolar kiraladığını, kiralanan silolara hamımaddeler konulduktan sonra müvekkili şirketin üretim ihtiyacı doğrultusunda silolardan fabrikaya hammadde sevkiyatı yapılarak üretim gerçekleştirildiğini, davalı şirketin ... ilinde bulunan 3 adet çelik silosunun müvekkili şirketçe satın alınan yemlik dane mısırların depolanması amacı ile kiralandığını, taraflar arasında 31.09.2020, 31.03.2021 tarih aralığına ilişkin ...Kiralama ve Saklama/Koruma Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin söz konusu sözleşme hükümlerine aykırı davranması sonucunda silolara depolanan dane mısırlardan yaklaşık 54 ton eksik dane mısır sevkiyatı yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin eksik sevkiyatı neticesinde yem üretiminde hammadde olarak kullanılan mısır fiyatlarının sürekli artış göstermiş olduğu göz önünde bulundurularak eksik gönderilen yaklaşık 54 ton mısırı müvekkili şirketin başka yerden temin etmesi halinde aradaki müspet farkın da davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini, davalı şirketin müvekkili şirket ile akdedilen sözleşmeye istinaden sorumluluğunda olan saklama ve koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve sözleşmeye aykırı davrandığını beyanla davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının  saklı kalması kaydı ile davalı şirketin sebep olduğu tüm zararların tazmini için şimdilik 30.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin yem ve un sektöründe faaliyet yürüttüğünü, davalı ile ...kiralama ve saklama sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkiline ait dane mısırların depolanması için davalının 3 adet çelik silosunun kiralandığını, 31.09.2020 ve 31.03.2021 tarih aralığına ilişkin ...Kiralama ve Saklama/Koruma Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin söz konusu sözleşme hükümlerine aykırı davranması sonucunda silolara depolanan dane mısırlardan yaklaşık 54 ton eksik dane mısır sevkiyatı yapıldığının tespit edildiğini bu nedenle ortaya çıkan zararın tazminini talep etmiştir. <br>Mahkememiz'ce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelmesi yapılmasına karar verilmiş ve davacı tarafın defterlerini ibraz ettiği ancak davalının defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. Düzenlene raporda kiralanan silolara depolanan dane mısır ile silolardan fabrika deposuna çekilen dane mısır kantar fişleri toplamı arasında 54.390 kg dane mısırın eksik olduğu sevk zayiatı düşüldükten sonra 231.775,69 TL zararın oluştuğu tespit edilmiştir. Davacı vekili bu tutar üzerinden davasını ıslah ederek zayi olan mısırların bedeli olan 231.775,69 TL tutarın tahsilini talep ettiği...\" gerekçesiyle <br>\"...Davanın kabulü ile, <br>231.775,69-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, dava ticari alacak davası ve yazılı yargılama usulüne tabii olmasına rağmen basit yargılama usulüne göre yargılama yapılmasının ve dilekçeler teatisinin uygulanmamasının hatalı olduğunu, arabulucu tutanağının usulüne uygun tutulmamasına rağmen mahkemece tutanağın geçerli kabul edilmesiyle hatalı yargılama yapıldığını, dava dilekçesine ekli ve ...imzası olduğu iddia edilen sözleşmenin gerçek olmadığını, dava dilekçesine ekli kantar fişlerinin delil niteliği bulunmamasına karşın mahkemece ve bilirkişilerce değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, rapora itiraz haklarının kullandırılmadığını belirterek kararın kaldırılması, tekrar karar verilmek ve eksikliklerin tamamlanması için dosyanın mahkemesine gönderilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br> Dava, genel saklama sözleşmesi ile davalıya teslim edilen ürünün  kısmi kaybından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; \"Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti\" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; \"Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.\" Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.<br>Borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.  <br>2-) Somut olayda, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan “... Mahallesi.... Sokak No:...z/Batman” adresine çıkartılan dava dilekçesi/tensip zaptı ekli tebligatın \"Muhatap firma belirtilen adreste tanınmıyor iade\" şerhi ile 09.05.2021 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese 28.07.2022 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre  tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davalı şirketin ticaret sicil adresine TK'nın 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen tebligatın; adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunludur. Somut olayda tebligat tarihinden önce, davalı şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın; \"muhatap tanınmıyor\" şerhi ile iadesi usulsüz olup, bu tebligat esas alınarak TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan tebligat usulüne uygun değildir.<br>3-) Hal böyle olmakla yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı tarafa usulüne uygun tebliğ yapılmadığından taraf teşkilinin sağlandığından bahsedilmeyecektir. İlk derece mahkemesince, davalıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilerek, davalı tarafa savunma hakkı verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kaldırma neden ve şekline göre sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA, kaldırma neden ve şekline göre sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2fbe9c81cbcb7dd","SID":"e32d2d598d9af36a"}}