{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1970 <br>KARAR NO:2025/357<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/10/2019<br>NUMARASI:2018/234  E. - 2019/824  K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın iptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı kredi asıl borçlusu ... ... Ltd. Şti. arasında diğer borçlu şirket yetkilileri..., ... ve ...'ın müteselsil kefaletiyle  imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden asıl borçluya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlulara Üsküdar ... Noterliğinin 15/12/2017 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ile borcun ödenmesine ilişkin banka alacağını talep ettiklerini, buna rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla  borçlular aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe  haksız yere itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına,  alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalılar vekili, savunmasında özetle;  ... ... Ltd. Şti. Lehine diğer borçlu şirket yetkilileri..., ... ve ...'ın müşterek borç ve müteselsil kefaletleri ile Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler tesis edilerek kullandırıldığını, bir süre sonra davacı banka tarafından söz konusu ... kapsamında vekil edenlerinin kredi borcunu ödemediği gerekçesi ile dava dışı.... Ltd. Şti.'ne ve müteselsil kefillere 15/12/2017 tarihinde Üsküdar ... Noterliğinin ...yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi  gönderdiğini, akabinde ... sayılı dosyada  icra takibine girişildiğini, takibe süresinde yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, vekil edenlerine gönderilen hesap kat ihtarnamesinin bir çok yönden usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu ,söz konusu ihtarnamede hesabın doğru şekilde kat edilmediğini, ihtar edilen kredi sözleşmesine ait kalan borç tutarları, bu borçlara ait faizler ve hangi aylar için temerrüde düşüldüğü belirtilmeden eksik hesaplama yapıldığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinde takibe konu alacak kalemleri için belirtilen bedelin de hesaplamaya muhtaç ve takipte çıkarılan borç miktarının da hatalı olduğunu, takibe dayanak edilen borcun mesnedi olarak sunulan belgelerde ödeme kayıtları yer almadığı gibi hesap kat ihtarnamesinin de usulüne uygun hazırlanmadığını ve usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takipte uygulanan faizin Borçlar Kanun'una ayrı olduğunu, miktarın fahiş olduğunu savunarak , ... sayılı takibin iptaline, haksız ve kötüniyetli davacının %20  tazminata mahkum edilmesini  talep etmektedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı yanın 19/01/2018 tarihinde borçlular aleyhine ... sayılı dosyası ile 684.280,65-TL alacağın tahsili için takibe girilişdiği, davalıların iş bu takibe itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali için iş bu davanın açıldığı, hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporlarında davacı banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... ... Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeleri davalılar/kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, dava dışı kredi lehtarı ... ... Ltd. Şti.'ne ... ve taksitli destek kredisi  kullandırılmış olduğu, hesap kat ihtarnamesinin müteselsil kefillere 19/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için 1 gün süre verilmiş olmakla 21/11/2017 günü mesai bitim saatinde temerrüdün oluşacağı, hükme dayanak etmeye elverişli 06.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı .. Şti. arasında \"Genel Kredi Sözleşmesi \" imzalandığı, davalı kefillerinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından dava dışı kredi lehtarı adına kredi hesapları açıldığı ve bu hesaplar üzerinden nakit kredilerin kullandırılmış olduğu, işbu kredi borçlarının öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 4.750.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 655.696,84 TL'sının kefalet limitlerinden daha DÜŞÜK SEVİYEDE olması nedeniyle,/davalı kefillerin hesaplanan borcun tamamından kefalet limitı'yle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu oldukları, takip tarihinden sonra olmak üzere 13.02.2018 tarihinde yapılan 162.455,84 TL'lık kısmi tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği, davacı bankanın dava tarihi itibariyle hesaplanan alacakları; asıl alacak: 545.585,61-TL, işlemiş temerrüt faizi 19.641,06-TL,%5 gider vergisi (BSMV): 982.05-TL olmak üzere  toplam: 566.208,72-TL , dava tarihinden başlamak üzere 545.585,61-TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %48 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğinin tespit edildiği,  raporun dosya kapsamında toplanan delillere uygun olduğu, anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlulardan ... yönünden takip kesinleşmiş olmakla davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... sayılı takip dosyasında davalılar... ve ...'ın itizanın 566.208,72-TL üzerinden iptaline,545.585,61-TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar... ve ...'ın alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlulardan ... yönünden takip kesinleşmiş olmakla davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;... sayılı takip dosyasında davalılar... ve ...'ın itirazının 566.208,72 TL üzerinden iptaline, 545.585,61 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi ve bunun %5 GV 'si işletilmek suretiyle devamına, fazla talebin reddine, alacağın %20 si oranında 113.241,74 TL icra inkar tazminatının davalılar... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine   karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı  ve davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 31.10.2016 tarihli ve ... Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının 6.maddesinde, temerrüt sonrası takip işlemlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, temerrüt  durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilatı tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılacağı, kanuni takip masraflarının kredi veren ile kurum arasında sağlanan kefalet oranında paylaşılacağının belirtildiğini, Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak banka ile kredi ... fonu AŞ arasında imzalanan Hazine Destekli Kefalet İşlemleri Protokolü gereğince kurumun kredi verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanılacağı  ve kefiller aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmenin kredi verenin yükümlülüğünde olduğunu, takipten  sonra davadan önce ... Fonu tarafından 13.02.2018 tarihinde takibe konu krediye ilişkin 162.455,84 TL ödeme yapıldığını, mahkeme tarafından ... tarafından yapılan bu ödemenin kök raporda yer alan takip tarihi, dava tarihi seçenekli hesaplama kapsamında tahsilat olarak değerlendirildiğini ve dava tarihi itibari ile yapılan hesaplama dikkate alınarak karar verildiğini, Hazine destekli kefaletlerde takip işlemlerinin yürütüldüğünü, takip işlemlerinin ilgili mevzuatın amir hükümleri gereğince yürütüldüğünü, müvekkili banka tarafından ... ödenen tazmin tutarı dahil tüm tutar üzerinden borçlu ve teminatlar aleyhine takip başlatıldığını, ... alacağının devam ettiğini ve takip işlemlerinin müvekkili banka tarafından yürütülmesine devam ettiğini, ... tarafından ödenen bu tutarın tahsili için müvekkili bankanın takibe devam etmek ve tahsilat yaparsa bu tahsilatı ...'ye ödemekle yükümlü olduğunu, ... tarafından yapılan tazmin ödemesinin tahsilat niteliği taşımadığını, açıklamalar kapsamında verilen kararın ... tazmin ödemesinin mahsubu nedeni ile hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dilekçelerdeki sık sık belirttikleri üzere davacı banka tarafından müvekkilleri ve dava dışı şirkete gönderilen hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bilirkişinin hesap yaparken  hesap tarihi olarak tebliğ tarihini seçmesi beraberinde diğer hesaplarında yanlışlığına sebebiyet verildiğini, temerrüt tarihinin hesap kat ihtarnamesinin usulsüz olarak tebliğ edilmemesi nedeni ile ihtarnamenin öğrenilmiş sayıldığının kabulünün mümkün olmadığını, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmediğinden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda alacaklı şirket tarafından açılan icra takibindeki hesaplamaların usulüne uygun ve doğru olmadığının sabit hale geldiğini, itirazın doğru olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğinin açık olduğunu, icra inkar tazminat kararının usul ve yasaya aykırı olduğun, reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken bu yönde karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece kabul edilen tutarın bilirkişi raporuna aykırı şekilde fazla hesaplandığını, hem de temerrüt faizi olarak fahiş bir miktar belirlendiğini, raporda 523.496,87 TL asıl alacak tespit edilirken mahkeme kararında 545,585,61 TL asıl alacak yönünden karar verildiğini, %48 yıllık temerrüt faizine hükmedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağını ... Fonu ile tahsil eden davacının aynı alacak için yasal takip yapmasının mümkün olmadığını, karşılanan alacağın ödenmiş olduğunu, mükerrer alacak tahsiline yönelik olan davacının istinaf başvurusunun usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 05/10/2021 tarihli ek karar ile davalılar vekiline 9.669.45 TL istinaf harcı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 200,00 TL istinaf avansını yatırması için 03.07.2021 tarihinde ihtarlı tebliğ edildiği bir haftalık kesin süreye rağmen eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar 10.10.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ancak istinaf edilmediği anlaşılmıştır.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, genel kredi sözleşmelerinin varlığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak yer aldıkları konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Dosya kapsamından, davacı banka  şubesi ile dava dışı... Ltd Şirketi arasında birden fazla değişik tutarlarda genel kredi sözleşmelerinin düzenlendiği, sözleşmelerde davalıların müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet limitlerinin, müteselsil kefil olduklarının açıkça ve el ile yazılı olduğu, davacı bankanın ...Şubesi tarafından davalılar ve dava dışı kredi müşterisi şirket ile birlikte dava dışı ... hakkında Üsküdar ... Noterliğinde 15.12.2017 tarihinde noter ihtarnamesinin düzenlendiği,ihtarnamede, şirkete kredilerin tahsis edildiği, 15.12.2017 tarihi itibari ile borç tutarının ayrı ayrı ne kadar olduğunun ve ayrıca teminat mektubu ile çek karnesinden kaynaklanan depo bedeli ile sorumluluk miktarlarının belirtilerek 24 saat içerisinde ödenmesinin talep edildiği, talep dilekçesinde; kredilerden ve Türk Lirası borçlardan kaynaklanan 769.525,77 TL'nin nakden, gayri nakdi kredilerden kaynaklanan 140.400,00 TL'nin depo edilmesi, Çek Kanununa tabi 17 adet iade edilmemiş karşılıksız çek sebebi ile 23.970,00 TL'nin nakden depo edilmesinin belirtildiği, aynı ihtarnamede ... ve ...'ın maliki bulunduğu taşınmazdan dolayı teminat olarak taşınmazın ipotek edildiğinden borçtan ayrıca sorumlu oldukları ve yine...'nun başka bir taşınmaz yönünden borca ilişkin verdiği ipotek nedeni ile sorumlu olduğu hususlarına yer verildiği, müteselsil kefillerin sorumlu olduğu kredilerin ayrı ayrı numaraları ile birlikte teminat mektup ve iade edilmeyen karşılıksız çıkan çeklerden ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiği, davacı banka tarafından davalı kefiller hakkında ... sayılı dosyasında 19.01.2018 tarihinde tahsilde tekerrür olmamak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak şirket lehine tesis edilen kredilerden kaynaklanan 15.12.2017 tarihli ihtarnameye konu ticari kredilerden kaynaklanan toplan 655.696,84 TL asıl alacak ile ferileri olmak üzere 684.280,65 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebinde yıllık %48 faiz oranında temerrüt faizi talep edildiği,  davacı banka tarafından... sayılı dosyasında ise 29.01.2018 tarihinde bu kez dava dışı şirket ile birlikte davalılar..., ... ve dava dışı ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığı, takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydına yer verildiği, davalıların itirazı üzerine davacı vekili tarafından ... sayılı dosyasında davalı kefiller hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine İİK 67.maddesi gereğince bir yılık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açılmış olduğu, dava dilekçesinde ...  ödemesi ile ilgili herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, yargılama aşamasında davalı borçlulardan ...'a gönderilen ödeme emrine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun icra müdürlüğü tarafından  bildirildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince deliller toplanmış ve 06.01.2018 tarihli bilirkişi raporu, 21.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporu ile 05.07.2019 tarihli 2.ek bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece, davalılardan ... yönünden takibin kesinleşmiş olması nedeni ile adı geçen davalı yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile bilirkişi raporunda tespit edilen dava tarihi itibari ile toplam alacak tutarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek fazla talep reddedilmiş ve kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Gerekçeli kararda, ... tarafından kredi borcuna karşılık davacı bankaya 162.455,84 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı, bankanın kefalet protokolü kapsamında tazmin edilen bedel bakımından takibe devam etme yükümlülüğü bulunmakta ise de bilirkişi raporunda takdirin mahkemeye ait olduğu hususuna yer verildiği belirtilmekle yetinilmiştir. Ancak ödenen bedelin mahsubu sonucunda tespit edilen alacak miktarı yönünden dava tarihi itibari ile tespit edilen davacı alacağına karar verilmesine dair herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.Davacı tarafından, davalıya kullandırılan kredi ... teminatlı kredi olarak tesis edilmiştir. Genel kredi sözleşmeleri, ... AŞ ile davacı banka arasında akdedilen Hazine Desteği Kapsamında Verilecek Kredi Kefalet işlemlerine İlişkin Protokol ve 20.10.2016 tarihli, 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu kararı birlikte incelendiğinde, Protokolün D. maddesindeki kurum kefaletleri ile kullandırılan kredilerin tazmin, takip ve tahsilat süreçlerine ilişkin kredi verenler ile kurum arasında düzenlenen protokol kısmının 4.maddesinde \"Kurumun kefaleti ile kullandırılan kredinin temerrüte düşmesi halinde kredi verene karşı tazmin sorumluluğunda yararlanıcıya ait defiler saklıdır\". hükmü bulunmaktadır. 4.1.1-11.maddesinde maddede ise bankanın ...'den talepte bulunma   şartları düzenlenmiştir. 4.2.1.maddesinde ise \"Kurumun kefaleti ile kullandırılan kredinin temerrüdü halinde kurumun alacağı dahil kanuni işlemleri kredi veren tarafından yürütülür. Kredi verenin talep etmesi halinde kurum kanuni takip işlemlerinin yürütülmesini teminen kredi verenin yetkilendireceği yada göstereceği avukatlar adına vekalet düzenler.\" hükmü bulunmaktadır. 20.10.2016 tarihli ve 2016/9538 ayılı Bakanlar Kurulunun 6. maddesinde, temerrüt halinde takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılacağı düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre ... ile davacı banka arasındaki ilişki TBK'nın 583. maddesindeki müteselsil kefalet ilişkisinden farklı olup söz konusu Protokol ve anılan özel düzenlemelere tabi olduğu,  bu hükümler karşısında ... AŞ tarafından yapılan kefalet ödemesi bulunması halinde, kredi veren bankanın icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını ... AŞ'ye aktaracağı anlaşılmaktadır.Yasal düzenlemeye karşılık, dava dışı ... tarafından dava tarihinden önce yapılan ödemenin mahsubu sonucunda bulunan miktarın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen gerekçesinin açıklanmamış olması  yerinde görülmemiştir.  Sonuç olarak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ... ile ilgili düzenlemeleri de bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle HMK'nın 297. maddesine uygun gerekçe oluşturulması, ilgili mevzuat kapsamında değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, bu konularda değerlendirme yapılmadan karar verilmesi usule aykırı olmuş ve hükmün kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan kararla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeni verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 06.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"503af56af8e8204f","SID":"07c678c080280d28"}}