{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1090 <br>KARAR NO: 2025/447<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2021<br>NUMARASI: 2020/114 Esas - 2021/949 Karar<br>DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... plakalı 2012 model ... marka aracın maliki olduğunu, 09.09.2019 günü müvekkilinin, İstanbul İli Tuzla ilçesi ... Cad. üzerinde sol şeritte seyir halindeyken, davalı ... adına kayıtlı ve davalı tarafından kullanılan ... plakalı  minibüsün, müvekkilinin aracına sağ kısımdan çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kusurun tamamının davalı ...'a ait olduğunu, zira sürücünün, dönülmez işareti olan yolda herhangi bir sinyal vermeden, aracını müvekkiline ait aracın üzerine sürmesi sebebiyle kazanın meydana geldiğini, bu hususun tespit tutanağında ve yol krokisinde sabit olduğunu, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru yahut kazayı önlemek amacıyla alabileceği herhangi bir tedbir olmadığını, hasar dosyasına göre de davalı ...'ın, kazada %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında 30.000 TL zarar ve kaza nedeniyle araçta değer düşüklüğü meydana geldiğini, 2012 model aracın daha önceden hasar kaydı olmayan piyasa değerinin 300.000 TL' den fazla iken kaza sonrası aracın 290.000 TL'ye satılabildiğini, ... plakalı aracın sigortalı olduğunu, kazadan sonra davalı ... şirketine değer kaybı talebi için başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin 31.10.2019 tarihinde değer kaybına ilişkin olarak 5.633,42 TL ödeme yaptığını, ancak söz konusu bedelin değer kaybı değerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek  fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere araçta meydana gelen değer kaybı olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihi olan 09.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu tutularak) tahsiline verilmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini  95.046,00   TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu poliçe teminat kapsamına giren ve araçtaki değişimi uygun görülen parçalar dikkate alınarak, müvekkili sigorta şirketince düzenlenen hasar dosyası uyarınca yapılan hesaplama sonucu, davacı tarafa, 31.10.2019 tarihinde 5.633,42 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının ödemenin yapıldığı tarihte, bu konuda herhangi bir itirazi kayıt ileri sürmeden ödemeyi kabul ettiğini, ZMMS poliçelerinde asli amacın, zarar görenin uğramış bulunduğu gerçek zararın giderilmesi olduğunu, ZMMS Genel Şartları (teminat dışı kalan haller A.6/B ) uyarınca, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri ile ZMMS genel şartlarının Ek-1'inde yer alan, “değer kaybı hesaplaması” hükümleri çerçevesinde, hasar sonrası aşağıdaki haller olan mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları, ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın, vidalı parçalarda yapılan onarım/değişim ile giderilebilen hasarlar, aracın kaza anındaki rayiç değerinin %25'ini aşan değer kaybı talepleri, kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında araç üzerinde mülkiyet değişikliği olan araçlar ile ilgili talepler, çekme belgeli ve hurda belgeli işlemi görmüş araçlar, kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, uzun süreli (bir yıl ve daha uzun) kiralık araçlarda eksper tarafından hesaplanan değer kaybı tutarının %50'sini aşan talepler, test aracı, koleksiyon ve antika sayılan araçlardaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı taleplerinin, değer kaybı teminatı dışında olduğu, davaya konu edilen aracın, kaza öncesindeki durumu, kilometresi, modeli ile yılı ve buna bağlı olarak piyasadaki tercih durumu, parça değişiminin nasıl ve yetkili servisçe yapılıp yapılmadığı, geçmiş hasar durumu ve detayları, boya vs. onarımı, tarafların kusur durumu, kazanın sigorta şirketine bildirim süresi gibi birçok etkene bağlı olduğunu, davacı tarafın kusur durumu, aracın, anlaşmasız (özel) serviste onarım görmüş olduğunu, aracın modeli, kilometre kaydı ve değişen parçaları dikkate alındığında, davacının poliçe teminat dışı olan değer kaybı isteminde bulunamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile toplam 89.412,58 TL hasar bedeli/değer kaybı tazminatının (95.046,00 TL'den davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödenen 5.633,42 TL'nin mahsubuyla hesaplanan), davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 25.10.2019 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...  yönünden ise olay tarihi olan 09.09.2019 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,(davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere)\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ...  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili davalı sigorta şirketinin  poliçedeki  sorumlu olduğu limit tutarının 36.000,00 TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketince toplam  35.633,42 TL tutarındaki ödemenin 5.633,42 TL olarak belirtildiğini, ödemenin tamamı olan  35.633,42 TL'nin mahsup edilmeksizin, ödeme sonrası poliçe limiti ile sınırlı olarak kalan miktar 633,42 TL olmasına karşın, kararın mükerrer ödemeye neden olduğunu, poliçe limitinin dikkate alınmadığını, davacı tarafça ıslah dilekçesine karşı ıslah edilen tutar yönünden zamanaşımı itirazında bulunmalarına karşın zamanaşımı defilerinin  dikkate alınmadığını, davanın red/kabul oranının dikkate alınmadığını, AAÜT'ne aykırı biçimde az miktarda leyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesi, yargılama giderleri yönünden ise HMK'na aykırı biçimde fazla miktarda tüm yargılama giderinden sorumlu tutularak yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olmasının gerekli olduğunu, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmediğini, dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğunun anlaşıldığını ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verildiğini, bu hususun, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayıldığını, davacı tarafından sunulan 16.09.2021 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde ki taleplerinin 94.046,00TL daha artırılarak dava değerinin 95.046,00TL olarak ıslah edildiğini,  davaya konu kazanın  09.09.2019 tarihinde meydana gelmesine rağmen davanın  ıslah tarihinin  28.09.2021 olduğunu, davanın kaza tarihinden itibaren yani davacının tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten iki yıl geçmesi sebebiyle zamanaşımına uğradığını, müteselsil sorumlu oldukları diğer davalı ... Sigortanın yapmış olduğu zamanaşımı itirazının ayrıca Yargıtay kararları çerçevesinde müvekkiline de sirayet etmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacıya ödeme yapılmış olduğunu ve ihtirazı kayıt düşülmeksizin işbu ödemenin kabul edildiği hükme esas alınmadığını, bilirkişi raporunun itirazlarını içerir şekilde düzenlenmemiş olduğunu,  raporun hükme elverişli olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mahallesinde, ... Caddesi üzerinde sağ şerit üzerinde seyir halindeyken ... kavşağına geldiği esnada, sola dönüş yapmak istediği sırada aracının sol ön kapı kısımlarıyla, aynı istikamette sol şeritte seyir halinde olan davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ ön kısımlarıyla, sol şerit üzerinde çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davacının hasara uğrayan aracı için  değer kaybı talep ettiği anlaşılmıştır. Davaya konu kaza maddi hasarlı kaza olup, KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.  Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmünü içermektedir. Somut olayda maddi hasarlı trafik kaza tarihi 09/09/2019 olup,  ıslah  28/09/2021 tarihinde yapılmıştır.  Davalı sigorta şirketi tarafından süresi içinde ıslah zamanaşımı definde bulunmuştur. Davanın kısmi dava olarak açıldığı, ıslah tarihinin, KTK'nın 109/1. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra olduğu gözetilerek davalı Sigorta Şirketi aleyhine ıslah yoluyla artırılan kısım  bakımından, zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmesi gerekirken, itiraz değerlendirilmeksizin ve gerekçesi de açıklanmadan, ıslah ile artırılan kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi  doğru görülmemiştir.Davalı ...'a ıslah dilekçesi 15/11/2021 tarihinde tebliği edilmiş olup ıslaha karşı beyan dilekçesi 14/12/2021 olmakla süresinde olmayan ıslah zaman aşımı istinafının reddi gerekmiştir. Sigorta Şirketinin zaman aşımı itirazının müteselsilen kendisini de kapsaması gerektiği istinafının yasal dayanağı bulunmadığından reddi gerekmiştir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, \"...Davalı taraf değer kaybı hesabının 2020 verilerine göre yapıldığını ancak hadisenin 2019 da gerçekleşmiş olduğunu belirtmiştir. Bu durum kök raporda dikkate alınmış, herhangi bir şekilde 2019 piyasa verileri elde etme imkânı bulunamadığından 2020 verileri üzerinden çalışılarak resmi bir veri olan kasko değer listesi oranlaması ile tespit edilen fiyatlar 2019 yılına taşınarak değer kaybı bulunmuştur. Çalışma Anayasa Mahkemesi kararlarına uygun ve Analitik-Teknik bir şekilde yapılmıştır...\" açıklamasında bulunmuştur. Değer kaybının zararın oluştuğu kaza tarihindeki verilere belirlenmesi gerekirken kazadan sonraki yılın verilerinin esas alınması doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; taraflara kaza tarihi itibari ile emsal araç satışları sunmaları için süre verilmesi,  Porch Türkiye yetkili satıcılarından 2019 yılı emsal araç satışlanın bilgilerin ile satış bedellerinin sorulması,  gelen yazı cevaplarına göre davacıya ait aracın  modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması için  bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır.  Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"691c408f8c8dee51","SID":"9821fe881ad12ce7"}}