{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/819 <br>KARAR NO: 2025/348<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI: 2019/152 Esas -  2021/927 Karar<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/846 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA <br>DAVA: Davacılar vekili asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyasındaki dava dilekçelerinde; ... AŞ'nin altı ortaklı olduğunu, müvekkili ...'ın şirkette beheri 10,00 TL nominal değerli, 3.520 adet, ...'in ise beheri 10,00 TL nominal değerli, 7.326 adet sermaye payları bulunduğunu, Beyoğlu ... Noterliği'nin ... ve ... yevmiye numarası ile tasdik edilmiş pay defterinde müvekkillerinin üye kayıt numarasının ... için 11, ... için 9 olduğunu, müvekkili ...'ın 17.04.1990 tarihinde üyeliğe girdiğini ve 29.03.2016 tarihli son sermaye artırımı ile 3.520 adet sermaye payıyla defter kayıtlarında yer aldığını, ...'in 15.02.1984 tarihinde üyeliğe girdiğini ve 29.03.2016 tarihli son sermaye artırımı ile 7.326 adet sermaye payı ile deftere kaydedildiğini, şirket payından hiçbir azalma veya devir olmadığını, davalının şirketin ve ... Ürünleri AŞ'nin hakim ortağı olduğunu, davalının şirketlerin nesiller boyu ailede kalması için yönetim kurulu üyelerinin pay sahipleri arasından seçilmesi zorunluluğuna ilişkin esas sözleşmedeki hükmü değiştirmediğini, 88 yaşında olan davalının 29.11.2017 tarihinde beyin kanaması geçirerek ameliyat olduğunu, ameliyat sonucunda eşi ...'in Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/109 E. ve 2018/211 K. sayılı kararı ile 22.02.2018 tarihinde vasi olarak atandığını, ... Bankası Hadımköy Şubesi nezdinde 05.07.2018 tarihinde açıldığını, kasa içerisinde ... Ürünleri AŞ ile ... Sanayi AŞ'ye ait tüm hamiline yazılı hisse senetlerinin ve henüz yazılmamış hisse senetlerinin bulunduğunu, kasadan çıkan ... Sanayi AŞ'ye ait hisselerden 7326 adedinin müvekkiline ait olduğunu, şirket yetkililerinin imzası ile basılan hisse senetlerinin ortaklara dağıtılmadığını, davalı hakim ortak tarafından teslim alındığını gösteren ... Ltd. Şti tarafından düzenlenmiş ... seri sıra numaralı sevk irsaliyesi üzerinde teslim alan olarak davalının imzası bulunduğunu, davalının bastırılan hisse senetlerini 09.08.2016 tarihinde teslim aldıktan sonra hiçbir ortağa dağıtmadan banka kasasında sakladığını, davalı kısıtlının vasisi ...'in bu durumu bilmesine karşın iki şirkette tek başına karar alabilmek için kasada bulunan hisse senetlerinin eşine ait olduğunu kötüniyetli olarak ileri sürdüğünü, davalının senetleri teslim aldığı tarihten sonra davalının başkanlığında 24.03.2017 tarihinde Genel Kurul toplantısı yapıldığını ve eski yönetim kurulunun görevine devam etmesine karar verildiğini, şirket esas sözleşmesine göre yönetim kurulunun hissedarlar arasından seçilecek olması sebebiyle müvekkilinin davalının kısıtlı kaldığı zamana kadar ve sonrasında yönetim kurulu görevine devam etmesinin kısıtlının kasasında bulunan hisse senetlerinin müvekkili tarafından davalıya devredilmemiş olduğunu ispatladığını, kaldı ki devir bedelinin ödendiğine ilişkin hiçbir belge ve banka kaydı ya da davalı kısıtlının malvarlığında azalma müvekkilinin malvarlığında çoğalmanın meydana gelmediğini, kısıtlının kasasında dava dışı ... Ürünleri AŞ'nin tüm payına karşılık gelen hisse senetlerinin de bulunduğunu, her iki şirketin hesaplarında da dava dışı şirketin hissesinin devrine ilişkin karar bulunmadığını, hisse bedelinin ödendiğine ilişkin aktifinde artış da bulunmadığını belirterek, dava konusu hisse senetleri üzerine devir ve temliklerinin önlenmesi için tedbir konulmasını, müvekkilleri davacı ...'ın 3.520 hisse ve birleşen davada davacı ...'in 7.326 adet hissesinin davalı ...'de mevcut olduğunun tespitini, işbu hisselerin davalı ...'den alınarak davacı müvekkillerine teslimini talep ve dava etmiştir.<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı ... San. AŞ vekili cevap dilekçelerinde; Müvekkilinin 6 ortaklı ve 220.000 adet hisseli bir anonim şirket olduğunu, şirket kayıtlarında davacının ...'ın 3520 adet hisseye diğer davacı ...'in 7326 adet hisseye sahip olduğunun görüldüğünü, ...'in aynı zamanda müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, hissedar olmayan bir kişinin yönetim kurulunda görev yapmasının esas sözleşmeye göre mümkün olmadığını, diğer davalı ...'in müvekkili şirketin kurucusu ve 14.982 adet payın sahibi olduğunu, ...'in 29.11.2017 tarihinde beyin kanaması geçirdiğini, eşinin kendisine vasi olarak atandığını, dava dilekçesinde hisse senetlerinin tesliminin de talep edilmesine karşın hisse senetlerinin kısıtlı davalının ... Bankası Şubesindeki özel kasasında bulunduğunu, davalı ...'e eşi ...'in Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/109 Esas sayılı dosyasında vasi olarak atandığını, davalı ...'in vasisinin Beşiktaş ... Noterliğinin 21.03.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirketin tek ortağı ve sahibinin davalı kısıtlı ... olduğunu iddia etmeye başladığını beyan etmiştir.Davalı ... vekili her iki dosya kapsamındaki cevap dilekçelerinde; ... AŞ'nin 2.200.000 TL sermayesinin beheri 10 TL itibari değerli 220.000 adet hamiline yazılı paya ayrıldığını, şirketin pay senedi bastırdığını, pay senetlerinin şirket adına imzaya yetkili YK başkanı ... ve YK üyesi ... tarafından imzalandığını, şirketin hamiline yazılı paylarını temsil eden hisse senetlerinin 2003 yılından beri tedavülde olduğunu, hamiline yazılı hisse senetlerinin tamamının müvekkiline ait ... Bankası Hadımköy Şubesi'ndeki kiralık kasada bulunduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifle tespit edildiğini, vasi tarafından şirkete gönderilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 21.03.2019 tarih ve ... yevmiye numarasında kayıtlı ihtarname ile senetlerin zilyetliğine ilişkin bilgilendirme yapıldığını ve giriş kartı düzenlenerek toplantının yapılacağı yerde ve saatte kendisine teslim edilmek üzere hazır bulundurulmasının istendiğini, ihtarnamede müvekkilin şahsen tüm payların sahibi olduğunun ileri sürülmediğini, ... Ürünler AŞ'nin davacı şirkette sahip olduğu sermaye payları üzerinde hak iddiasında bulunulmadığını, hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin ve hamiline yazılı pay senedi devirlerinin pay defterine kaydedilmediğini, hamiline yazılı pay senetleri üzerindeki hak sahipliği iddialarında pay defteri kayıtlarına dayanılmayacağım, hamiline yazılı pay senedinin zilyedinin pay sahibi kabul edildiğini, yönetim kuruluna seçilmiş olmaktan hareketle şirkette hissedar olunduğu sonucuna ulaşılamayacağını, davacının hissedar olmaması sebebiyle yönetim kurulu üyeliğinin de batıl olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili 04.12.2020 tarihli dilekçesinde; Müvekkilinin ikametgahında birlikte yaşayan eşi vasi ...'in 01.12.2020 tarihli dilekçe ile söz konusu adreste bulduğu bir dosya içerisinde yer alan imzalı devir temlik senetlerinin fotokopilerini vesayet dosyasına ibraz ettiğini, dava konusu ihtilafın aydınlanması bakımından delil niteliği bulunan belgelerin iş bu dilekçe ile mahkeme dosyasına sunulduğunu, söz konusu belgelerin henüz ortaya çıkması sebebiyle daha önce dosyaya sunulmalarının imkansız olduğunu, yargılamayı geciktirme amacı taşımadığını, söz konusu belgelerde davacıların da aralarında bulunduğu kişiler tarafından imzalanmış ... AŞ ve ... AŞ sermaye paylarının satış suretiyle devir ve temlikine ilişkin irade beyanlarının yer aldığını, birçoğunda devir ve temlik beyanına konu payların adedinin, nominal değerinin, devir bedelinin, devir ve temlik alan ve devir ve temlik tarihinin belirtilmediğini, bu senetlerin beyaza imza suretiyle düzenlenmiş birer beyaza devir ve temlik niteliğinde olduğunu, müvekkilinin kiralık kasasında bulunan uyuşmazlığa konu hamiline yazılı pay senetlerine malik sıfatıyla zilyet olduğunu ortaya çıkardığını, senetlerin boş kısımlarının anlaşmaya uygun olarak doldurulması konusunda devredenlerce müvekkiline yetki verildiğinin anlaşıldığını, bahse konu devir temlik senetlerinin davalı şirketin paylarının 2003 yılında yapılan esas sözleşme değişikliği ile nama yazılıdan hamiline yazılı hale dönüştürülmesinden önceki bir tarihte düzenlendiğinin ve imzalanarak müvekkiline verildiğinin muhtemel olduğunu, eTK m. 277'de bir anonim şirketin kurulabilmesi için en az beş kurucu bulunmasının şart koşulduğunu, eTTK m. 434'de pay sahiplerinin sayısının beşten aşağı düşmesinin infisah sebebi olarak düzenlendiğini, eTTK m. 312'de yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmasının zorunlu tutulduğunu, eTTK m. 313 ile de yönetim kurulu üyelerinin en az sermayenin %1'ine muadil hisse senetlerini tevdi mecburiyetinin getirildiğini, müvekkilinin eskiden beri davalı şirketin tüm paylarının gerçek ve tek sahibi olduğunu, davalı şirketin hiç kar payı dağıtmamış olmasının ve davacıların pay sahibi olmanın en temel malvarlığı hakkı olan kardan pay alma hakkını hiçbir zaman kullanmamış olmalarının bu görüşü desteklediğini belirterek, dosyaya sunulan Devir Temlik Senedi başlıklı belgelerin HMK m.145 uyarınca delil olarak ikamesine müsaade edilmesini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememiz tarafından dosya içerisinde bulunan belgeler ve incelenen 16.04.2021 ve 18.10.2021 günlü rapor kapsamı ile;Dava konusu şirkete ait tüm hisselerin davalı şirketin temsilcisi ve hakim ortağı ...'in adına açılmış bulunan ... Bankası Hadımköy Şubesindeki kasada 220.000 adet hisse senedinin tamamının yer aldığı, TTK ve Ana Sözleşme hükümlerine göre hisse senetlerinin nama ve hamiline basılması veya geçici ilmihabere bağlanması hususunda yönetim kurulu kararı alınması gereken bu hususta herhangi bir yönetim kurulu kararı alınmadığı, ancak şirket hisse senetlerini basan ve karşılığında 25.06.2012 gün  ve ... sayılı sevk irsaliyesi ile teslim alınan ... nolu fatura ve yine 09.08.2016 tarih ve ... sevk irsaliyesi ile teslim alınan 219756 seri nolu faturanın düzenlendiği tarih esas alındığında 2016 ve önceki yıllara ait yönetim kurulu karar defterlerinde hisse senetleri bastırılmasına ilişkin bir karar bulunmadığı bilirkişi kurulunca tespit edilmiş ve taraflarca bunun aksi belgelendirilmemiştir. Mahkememizce ve bilirkişi kurulunca ortaklık pay defterlerinde şirketin hisseleri temsil eden hisse senetlerinin nasıl temsil edildiği belli olmadığı (nama yada hamiline yazılı hisse senetleri veya hisse senetleri yerine geçen geçici ilmihaber) zira hisse senetleri nasıl temsil edildiği belli olması için ortaklık pay defterine kayıt edilmiş olması ve hisse senetlerinin ortağa teslim edildiğine dair teslim ve tesellüm belgesinin bulunması gerektiği açıktır. Hisse senetlerinin hak sahiplerine teslim edilip edilmediği, edilmiş ise kısıtlı şirket, ortak ve müdürü ...'e nasıl geçtiği, işbu davalı tarafından bedelinin ödenip ödenmediğine dair dosyada belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, hemen davadan önce yapılan 20.03.2017 tarihli 2016 yılı ve 20.03.2018 günü yapılan genel kurul tutanaklarında davacı ...'ın 3520 adet hisse senedine ve davacı ...'in 7326 adet hisse senedine sahip olup toplantıya asaleten katıldıkları ve tutanakları imzaladıkları, davalı ... vasisi ...'in 28.12.2020 tarihli dilekçe ile dava konusu davacıların iddia ettiği hisselerin vasisi olduğu ...'e devir ve teslim edildiğine dair sadece isim ve davacıların imzasının bulunduğu devir-temlik senedi başlığını taşıyan senetlerin üzeri boş, devir tarihi ve devir bedeline ilişkin hiçbir ibare taşımayan senetler olması karşısında bahsi geçen pay devir ve temlik senetlerinin hukuken bir anlam taşımayacağı, hamiline basılı hisse senetlerinin genel kurul kararına dayalı olduğu ancak basıldıktan sonra davacılara teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, davacılara teslim edildiği belgelenmeyen bir hisse senedinin, davacılar tarafından yeniden davalılara teslim edildiğini ve ancak usulüne uygun olarak tanzim edilmiş sözleşme ve bedelinin ödendiğini gösteren belgelerle ispatlanabileceği Mahkememizce benimsenmiş olup, davacıların 09.07.2021 tarihinde yapılan 2019 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında hazirun cetvellerinde ismine yer verildiği ve temsil edildikleri dosya kapsamı ile sabit olup, Mahkememizce davacıların hak sahibi oldukları ileri sürdükleri pay senetleri üzerinde haklarının devam ettiği benimsenmiştir. Mahkememizin 30.09.2020 günlü duruşmasında, davalı ...'in vasisi tarafından atanan vekilleri tarafından, \"Müvekkillerine, ... Bankası Hadımköy Şubesinde açtığı kendisine ait kasada muhafaza edilen ... A.Ş.nin hisse senetlerinin, müvekkillerinin zilliyetliğin de olması sebebiyle, müvekkilleri ...'e ait olduğunu, bu nedenle davacıların bu nedenle senetlerin iade edilmesine ilişkin taleplerinin kabul etmediklerini\" beyan ve beyanlarını imzaları ile tasdik etmişlerdir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Davalı şirketin hamiline yazılı pay senetleri yönetim kurulu kararına bağlanmaksızın genel kurul kararına bağlı olarak matbaada bastırdığı ve senetlerin tamamının davalı ortak ve şirketin temsilcisi ...'in Hadımköy ... Bankası Şubesindeki kasasında bulunduğu tartışmasızdır. 6100 sayılı HMK'nın 489. Maddesi gereğince, (6762 sayılı eski TTK.nın 415. maddesi) hamiline yazılı pay senetleri devirinin, şirket ve 3. kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçmesi ile hüküm ifade edeceği düzenlenmiş olup, devrin şirkete bildirilmesi ve kaydına gerek bulunmadığı açıktır. Hamiline yazılı pay senedinin devri, senedin devri ile hem şirkete, hem de 3. kişilere karşı hüküm ifade edeceğinden bu çerçevede hamiline yazılı pay senedini elinde tutan onun malikidir. Buradan hareketle hamiline yazılı pay senetlerine dayalı olarak hissedarlığa dair iddia, ancak dayanak olan hamiline yazılı pay senetlerine malik sıfatı ile ziliyet olduğunun ispatı ile mümkündür. Ancak dava konusu hisse senetlerinin basımı sonrasında, hak sahiplerine hisse senetlerinin usulüne uygun olarak teslim edildiğini, senetleri bastıran yetkili ve şirkete ait olduğu tartışmasıdır. Davacıların dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile ve Ticaret Sicilden gelen belge ve bilgilerle her birinin davacı ...'ın ..., ...'in 7326 adet hamiline yazılı hisse senedine sahip olduğu sabit olup, davalı şirket veya ... Bankası Hadımköy Şubesindeki kasanın sahibi ... tarafından işbu senetlerin basım sonrasında davacılara teslim edildiği yazılı bir delille ispatlanamadığı gibi, hisselerin devir alındığına ilişkin sunulan belgelerin usulüne uygun olarak bedel, tarih ve hisse devir bedeli ödemesini içermemesi sebebiyle hukuken geçerli hisse devir senetleri niteliğinde bulunduğundan mahkememizce benimsenmekle, davalı yanın hisseleri devir aldığı ve bedelini ödediği iddiasını yazılı delille 6100 sayılı 200 ve devamı maddeleri gereğince ispat edemediği Mahkememizce benimsenmiştir. Bu nedenle davacılar tarafından açılan asıl ve birleşen davanın, basılan senetleri basımı tarihinden itibaren fiilen hak sahiplerine teslim edildiği ispat edilemediği gibi, davalı vasisi tarafından dosyaya sunulan tarihsiz ve herhangi bir bedel içermeyen, senet devir belgelerinin herhangi bir hukuki anlam içermediği Mahkememizce benimsenmekle, davacıların hak sahibi olduğu bilirkişi kurulunca belirlenen ve Mahkememizce de dosya kapsamına uygun olduğu tespit edilen 16.04.2021 ve 18.10.2021 günlü bilirkişi raporlarına itibar edilerek aşağıdaki gibi davanın kabulüne, ...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşme kararı usule aykırı olarak ilk mahkeme tarafından verilmiş olup birleştirme kararı tebliğ edilmeden birleştirilen mahkemede tanık dinlenmiş, tahkikata girişilmiş, bilirkişi incelemesi kararı verilmiş, birleşme kararı veren mahkemenin kararı birleşen mahkeme dosyasından tebliğe çıkarılmış olduğunu, aynı mahkemenin yargılaması devam eden bir başka dosyasında dinlenmiş tanık beyanlarının dosya içine alınmasına karar verildiğini, hukuki nitelendirmeler yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmiş, yanlış tespitleri hükme esas alınmış, davalının hamiline hisse senetlerini elinde bulundurduğunu ve dosyada mübrez devir temlik senetleri davacı tarafın imzasını havi olup, davaya konu hisse senetleri ayrı ayrı dönemlerde tedavüle çıkmış olduğu halde bu konuda inceleme yapılmadığını, hamiline yazılı hisse senetlerinin devrinin tek geçerlilik şartı teslim olmasına rağmen hukuka aykırı olarak başka şartlar aranmış, hamiline yazılı hisse senetlerinin tamamı davalının kişisel kasasından çıkmış sadece bu dahi yeterli iken, devir temlik senetleri ve davacıların bunların altında imzaları da bulunduğunu, kanunen geçerli devrin aksi ancak yazılı delil veya davacıların rızaları hilafına ellerinden çıktığı (çalınma vs.) şeklindeki iddianın adli mercilerde yer alan eski tarihli şikayet, dava ve sair delillerle ispatlanması gerektiğini,  bunlardan hiçbiri olmamasına rağmen bilirkişi raporunda bu devrin geçersiz sayılması ve halihazırda komada olan davalının kasasında bulunana senetlerin rızası hilafına malvarlığından iş bu dava yoluyla mal edinilmeye çalışılması  kabul edilemeyceğini, dosyaya sunulmuş \" devir temlik senedi \" başlıklı belgelere ilişkin yanlış hukuki nitelendirme yapıldığını, davalının vasisi tarafından bulunarak 28.12.2020 tarihinde dosyaya bir dilekçe ekinde sunulan ve davacının davalı şirkette bulunan hisseleri devrettiğine ilişkin ıslak imzalı belge mahkemece yok sayılmış ve herhangi bir hukuki anlam içermediği şeklinde hukuki nitelendirme yapılmış, yerel mahkemenin hiç bir hukuki dile sığmayan bu ifadesine gerekçe yaptığı husus ise anılan devir temlik senetlerinin beyaza imza olarak adlandırılan ve Türk hukukunda yerleşmiş bir uygulama olan şekilde düzenlenmiş olması olup bir ticaret mahkemesinde yapılan yargılamada beyaza imzanın nasıl olup da geçersiz sayıldığı ve neden hukuki anlam içermediği konusunda hüküm kurulduğu konusunun takdiri mahkemeye ait olmakla kararın gerekçeli olması ilkesine ve yargıtay hukuk genel kurulu'nun kararlarına aykırı olduğu aşikar olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, hamiline yazılı anonim şirket hisselerinin aidiyetinin tespiti ve teslimi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, asıl ve birleşen dosya davacılarını, davalı şirkete ait hamiline yazılı anonim şirket hisselerini devredip devretmediği noktasındadır. Eldeki dava ile benzer mahiyetteki Dairemizin 2021/1670 Esas sayılı dosyasında suretleri bulunan davalı şirketin hisselerini temsil eden hamiline yazılı hisse senetlerine göre; davalı ....'nin sermayesi 225.000,00 TL olup, bu sermayenin her bir payı 10 TL kıymetinde hamiline yazılı paya ayrılarak 22500 adet paya ilişkin 1. Tertip hamiline yazılı hisse senedi basılmıştır. Daha sonra artırılan şirket sermayesi 2.200.000,00 TL olup, bu sermayenin her bir payı 10 TL kıymetinde hamiline yazılı paya ayrılarak yönetim kurulunun 22/03/2016 tarihli genel kurul kararına istinaden arttırılan 1.975.000,00 TL sermayeyi temsilen 2. Tertip hamiline yazılı hisse senedi basılmıştır. ... Ltd. Şti. Tarafından basılan 148 adet 2. tertip hisse senedi 10/08/2016 tarihli fatura ve 09/08/2016 tarihli sevk irsaliyesi ile davalı şirkete teslim edilmiştir. Yine aynı şirket tarafından basılan 1. Tertip 130 adet hisse senedi anılan şirketin 25/06/2012 tarihli faturasına konu edilmiştir. ... A.Ş. tarafından basılan 1. Tertip 168 adet hisse senedi anılan şirketin 17/12/2003 tarihli faturasına konu edilmiştir. Banka kasasından çıkan davalı ...'in el yazısıyla \"... A.Ş. II Tertip Hamiline ... ... H.Köy ... no kasaya 10/08/2016 tarihinde bırakılmıştır. ...\" ibaresi yazılmıştır. Davalı ....'nin 22/03/2016 tarihli genel kurul kararına göre, 2.200.000,00 TL sermayeli davalı şirkette, ... Ürünleri A.Ş. 183.326 adet; davalı ... 14.982 adet; davacı ... 7.326 adet; ... 7.326 adet; davacı ... 3.520 adet; ... (...) ... 3.520 adet pay sahibidir. Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22/02/2018 tarih ve 2018/211 E. - 2018/109 K. Sayılı kararı ile davalı ... kısıtlanarak kendisine eşi ... vasi olarak atanmış bulunmaktadır. Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevlendirmesi ile bilirkişi marifetiyle 05/07/2018 tarihinde davalı kısıtlı ...'in ... Bankası Hadımköy Şubesi nezdinde bulunan kiralık kasasında bulunan eşyaların tespiti yapılmış ve davalı şirketin hamiline yazılı 1. Tertip 225.000 TL tutarlı 130 adet ve 2. Tertip toplam 1.975.000,00 TL tutarlı 148 adet hamiline yazılı pay senedinin de kasada olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça, davalı kısıtlı ...'in ... Bankası Hadımköy Şubesi nezdinde bulunan kiralık kasasında bulunan davalı ....'deki payları temsil eden hamiline yazılı pay senetlerinin kendisine ait olduğu iddiasıyla bu hisse senetlerinin kendisine ait olduğunun tespiti ve teslimine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Hamiline yazılı hisse senetlerinin ilk çıkarıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu(e.TTK)'nun 412. Maddesine göre, şirketin tescilinden sonra hisse senedi çıkarılmasına bir engel bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 484(e.TTK'nın 409). maddesine göre, pay senetleri, hamiline veya nama yazılı olur. Bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamiline yazılı pay senetleri çıkarılamaz. Bu hükme aykırı olarak çıkarılanlar geçersizdir. İyiniyet sahiplerinin tazminat hakları saklıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nın 489(e.TTK'nın 415). maddesi uyarınca da hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle(teslim ile) hüküm ifade eder. TTK'nın 658/1(e.TTK'nın 570/1). Maddesine göre, senedin metninden veya şeklinden, hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı anlaşılan her kıymetli evrak, hamile veya hamiline yazılı senet sayılır.Borçlunun defilerinin düzenlendiği TTK'nın 659. Maddesi, \" (1) Borçlu hamile yazılı bir senetten doğan alacağa karşı, ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senedin metninden anlaşılan def’ilerle, alacaklı her kim ise ona karşı şahsen sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde geçerlidir.(3) Senedin, borçlunun rızası olmaksızın tedavüle çıkarıldığı yolunda bir def’i ileri sürülemez.\" şeklindedir.Hamiline yazılı hisse senetlerinin yetkisiz kişilerde bulunması halinde, hisse senetlerinin iadesi istemiyle dava açılacağında duraksama bulunmamaktadır. Açılacak bu dava duruma göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 683. maddesine göre istihkak davası olabileceği gibi TMK'nın 989. Maddesine göre taşınır davası da olabilir. İstihkak davası ayni hakka, taşınır davası ise zilyetliğe dayalıdır. Ayrıca taşınır davası iyiniyetli zilyet yönünden hak düşürücü süreye tabi iken, istihkak davası herhangi bir süreye tabi değildir. İstihkak davasında davacı ayni hakka sahip olduğunu ispat yükü altındadır. Davalının iyiniyetle mülkiyeti veya sınırlı bir ayni hak kazandığı durumlarda, davacının malik sıfatı kalmayacağından dava reddedilir.Hamiline yazılı pay senetlerinin devrinde yalnızca zilyetliğin nakli yeterli olup, devrin ayrıca anonim ortaklığa bildirilmesine ya da bir deftere kaydedilmesine gerek yoktur. Zilyetliğin nakli ile pay senedini devralan, gerek ortaklığa gerekse üçüncü kişilere karşı ortaklık sıfatını kazanır.  Anonim şirket hamiline yazılı hisse senetleri de hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı kıymetli evraklar arasındadır. Bu tür hisse senetleri şirket esas sözleşmesindeki değişikliğin dışında fiziken de iptal edilmedikleri sürece geçerliliklerini korurlar. Hisse senetleri üzerindeki mülkiyet hakkı zaman geçmekle veya genel kurul toplantılarına hiç veya uzun süre katılmamış olmakla ortadan kalkmaz(Yargıtay 11. HD'nin 06.03.2023 tarih ve 2021/6369 E. - 2023/1322 K. sayılı kararı).Somut olayda, ... Ltd. Şti. Tarafından basılan ve 25/06/2012 tarihli faturasına konu edilen 225.000 sermayeyi temsil eden 1. Tertip 130 adet hisse senedinin şirket ortaklarına dağıtılmasına / dağıtıldığına ilişkin bir yönetim kurulu kararı ve teslim-tesellüm belgesi dosyada bulunmamaktadır. Şirketin paylarını temsilen hamiline yazılı hisse senetleri bastırılmasına rağmen bu hisse senetleri dağıtılmayarak şirket payları pay defterinde takip edilmiştir. Zira genel kurul toplantılarında hamiline yazılı hisse senetlerinin ibrazı ile hazirun cetvelinin oluşturulduğuna ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda, hamiline yazılı hisse senetleri basılmasına rağmen bunlara hukuki değer atfedilmeyerek şirket paylarının pay defterinde izlenmeye devam edilmesi ve hamiline yazılı hisse senetlerinin ortaklara dağıtılıp teslim edildiğine dair bir belge bulunmaması karşısında ortakların hamiline yazılı hisse senetlerine zilyet olmadıkları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalı kısıtlı ...'in hisse senetlerinin basıldığı tarihlerde davalı şirketin çoğunluk hissedarı olan ...  Ürünleri A.Ş.'nin çoğunluk hissedarı ve bu şirketlerin yetkilisi olduğu da nazara alındığında ortakların, zilyedi olmadıkları 1. Tertip hisse senetlerinin usulüne uygun devrinden de bahsedilemeyecektir. Yine ... Ltd. Şti. Tarafından 1.975.000,00 TL sermayeyi temsilen basılan 2. tertip hisse senetleri 10/08/2016 tarihli fatura ve 09/08/2016 tarihli sevk irsaliyesi ile davalı şirkete teslim edilmiştir. 255.000 sermayeyi temsil eden 1. Tertip 130 adet hisse senetleri yönünden yapılan açıklamalar  1.975.000,00 TL sermayeyi temsilen basılan 2. tertip hisse senetleri için de aynı şekilde geçerlidir. Ayrıca banka kasasından çıkan davalı ...'in el yazısına göre,  1.975.000,00 TL sermayeyi temsilen basılan 2. tertip hisse senetleri 09/08/2016 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim alındıktan bir gün sonra ... bankası Hadımköy Şubesi nezdinde bulunan banka kasasına 10/08/2016 tarihinde bırakılmıştır. Herhangi bir teslim-tesellüm belgesi olmadığı nazara alındığında ortakların hamiline yazılı hisse senetlerine zilyet olduklarının kabulü mümkün değildir.  Dolayısıyla davalı kısıtlı ...'in hisse senetlerinin basıldığı tarihlerde davalı şirketin çoğunluk hissedarı olan ... Ürünleri A.Ş.'nin çoğunluk hissedarı ve bu şirketlerin yetkilisi olduğu da nazara alındığında ortakların, zilyedi olmadıkları 2. Tertip hisse senetlerinin usulüne uygun devrinden de bahsedilemeyecektir. Davalı kısıtlı ... vekilince devir ve temlik senedi başlıklı (...) sattım ve bedelini aldım, ifadesi ile biten belgeler sunulmuş ise de, devre konu hisse adedi, nominal kıymet bölümü, bedeli, devralan kısmı boş olup, bu haliyle satış sözleşmesinin hiçbir unsurunu taşımayan bu belgeler geçerli değildir. Asıl ve birleşen davaya konu hamiline yazılı hisse senetlerinin davalı kısıtlı ...'e usulüne uygun devri söz konusu olmayıp, bu davalı, hisse senetlerinin maliki değildir. Bu halde, davalı kısıtlı ...'in banka kasasında çıkan davalı şirketin paylarını temsil eden hisse senetlerinin şirket pay defterindeki payları oranında davacı ortaklara teslimi gerekir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı  ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 8.125,7‬ TL harcın, asıl dava yönünden alınması gerekli olan 10.543,79 TL ve birleşen dava yönünden alınması gerekli olan 21.944,25 TL toplamı  32.488,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.362,34‬ TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb53529ff6364512","SID":"898b44a005f3075b"}}