{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:01/11/2024<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:15/04/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili; ... Gıda Turz. İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. 1997 yılında ... öncülüğünde kurulduğunu, 2006 yılından itibaren davacı şirket ortakları ... ve ...' a ait olduğunu, şirketin ... Beldesi Kaş merkezli tarım ve zirai ilaçlama sektöründe faaliyet gösterdiğini, Kaş Mal Müdürlüğü ... Numaralı vergi mükellefi olduğunu, ... Mersis No ile Kumluca Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne Kaş-... no ile kayıtlı olduğunu, paralel piyasa talebini karşılanması için; .../ ... ve .../ Antalya şubeleri ile faaliyetinin devam ettiğini, fiilen Muğla şubesi ile aktif faaliyetine devam ettiğini, Temmuz 2021 tarihinde sermayesini 10.000.000,00 TL'ye arttırdığını, 30.03.2023 tarihli sermaye arttırım kararı ile sermayesini ... TL’ye artırarak sermayesini nakdi yirmi dört ay içinde ödeme taahhüdünde bulunduğunu, şirketin iki ortaklı olup, ortaklarının ... ve ... olduğunu ve münferiden imza yetkilisi olduklarını, öngörülemeyen kur artışı, kura bağlı maliyetler ve bankaların faiz maliyetlerini yükseltmesi ile grup şirketi ve en büyük iş ortağında diğer bankaların kredi kullandırmada çekimser kalmaları sebebi ile likidite sorunu yaşamaya başladıklarını ve şirketin etkilendiğini, bankaların sermaye açığını kapatmak için kredi de vermemesi sebebi ile ekonomik varlıklarının tehlike altına girdiğini, ...'ın ... Tarım Gıda Turz Inşaat San. ve Tic. Ltd. Sti.'nin %50 ortağı ve şirketin temsil yetkilisi olmakla yapılandırmak istedikleri borçların ortak olduğunu, ... şirketlerdeki durumu ve şahsi malvarlığı ile tüm borçlara kefil olduğunu, banka sözleşmelerinde kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu, yine şahsi malvarlığı üzerinde şirkete borçları için rehin tesis edildiğini, ... da davacı şirketin %50 ortağı ve imza yetkililerinden olduğunu, taşınmazlardan kira gelirine ilaveten tarımsal geliri bulunduğunu, işbu gelirinden öncelikle sermaye borcunu ödeyeceğini, gerek şirketlerdeki durumu gerek şahsi malvarlığı ile tüm borçlara kefil olduğunu, banka sözleşmelerinde kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu, yine şahsi malvarlığı üzerinde şirkete borçlan için rehin tesis edildiğini, tüm ticari kararların ... Tarım Gıda Turz Insaat San. ve Tic. Ltd. Sti. bünyesinde verileceğini, davacılara dair mali ve idari bilgiler, konkordato projelerine işlendiğini, ana iştigal konusu tohum, zirai ilaç üretimi, satışı ve fide satış olmakla; ortaklar tüm malvarlıkları ile kefil olduklarını, ekonomik devamlılıkları açıkça birbirine bağlı olduklarını, ön proje tarihi itibari ile şirketin iş planı çerçevesinde tam kapasite ile çalıştığını ve üretim, satış ve dağıtım ağı fiilen devam ettiğini, ...’ın süreci yönetebilmek adına belli ekonomik tedbirleri de sıraladığını, bu önlemlerle şirket ortakları ... ve ... tüm malvarlıkları ile grubun tüm borcunu şahsi olarak da üstlenerek sürecin sorumluluğunu üstlendiklerini, belirtilen borçlular sunulan bu konkordato projesi çerçevesinde borçlarını tamamen ödeyebilecek ve sağlık bir mali yapıyla faaliyetlerine devam etme firsatı bulacaklarını, bu halde alacaklılar ise, ani bir mali kriz ve tasfiye sonucunda tahsil edebilecekleri alacaklarından daha fazlasına kavuşabileceklerini, Konkordato süreci içerisinde şirketlerinin konsolide olarak faaliyet göstereceğini, gelirleri ile öncelikle konkordato döneminde doğan borçlarını ödeyeceklerini, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında olan müvekkili şirketlerin İİK m. 285 vd. hükümleri uyarınca borçlarını ödeyebilmesi ve muhtemel bir iflastan kurtulmasına yönelik olarak alacaklılarıyla borçların ertelenmesine yönelik, her bir şirket ve şahıslar için bağımsız olarak hazırlanan ön projelerinde belirlenen esaslar dahilinde, vade konkordatosu yapabilmesi ve her bir şirket ve şahıs işletmesi için ayrı ayrı olmak üzere; İİK m. 287 uyarınca müvekkil şirkete tensiple birlikte üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla Mahkeme tarafindan tayin edilmek üzere bir geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine, İİK m. 288 uyarınca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan, geçici mühlet kararı ile birlikte İİK m. 294 hükmünde belirtilen kesin mühletin sonuçlarına hükmedilmesi ve bahsi geçen hükmün gereği olarak, Mahkemece verilecek geçici mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir icra ve İflas takibi yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, yeni ihtiyati haciz, haciz ve e-haciz kararı alınmaması, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, haciz ve e-haciz kararlarının uygulanamaması, geçici mühlet içinde ihtiyati haciz ya da haciz kararlanının uygulanması halinde bunun durdurulması, geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin durması ve müvekkil şirketin malvarlığının korunmasına yönelik diğer tedbirlerin alınmasına yönelik karar verilmesine, muhafaza altına alınan menkullerin iadesine, yapılmış takiplerin durdurularak; borçluların faaliyetlerinin devamı için muhafaza altına alınan menkuller, makine, techizat ve araçlar üzerindeki muhafazaların kaldırılması ile menkullerin borçlulara iadesine, İİK Md. 206 gereği imtiyazlı alacaklılar, rehinin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde muhafaza tedbiri alınması ile rehinli malin satışının yapılmasının tedbiren önlenmesine, muhafaza altına alınan menkullerin ladesine varsa yakalama serhlerinin kaldırılmasına, çeklerin arkasına karşılıksız şerhi yazılmasının ihtiyati tedbir yolu ile engellenmesi ile çeklerin arkasına konkordato tedbir şerhi yazılmasına dair tedbir kararı verilmesini, İİK m. 288/2 hükmü uyarınca, geçici mühlet kararının, ticaret sicili gazetesinde ve Basin-İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilan olunmasına ve derhal tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilmesine, İİK m. 289/1 hükmü uyanınca Mahkemece verilen geçici mühlet içinde olmak kaydıyla, Mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklılanın konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınmak suretiyle, müvekkili tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde, Şirket Müdürüne \"iflas nizamnamesi gereği\" geçim imkanı sağlanması ile huzur hakkı tesisini, müvekkili alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl süre (gerektiğinde altı ay uzatılmak kaydı ile) ile kesin mühlet verilmesine ve kesin mühlet karan ile birlikte geçici komiser ya da komiserlerin görevlerinin devamı ile İİK m. 294 vd. hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine, Mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve Mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından, IIK m. 305 hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği Mahkeme tarafından tespit edildiği takdirde, ilk m. 306 hükmü uyanınca nihai proje kapsamında konkordatonun tasdikine, IIK 307 md 1 fıkrasının a,b,c fıkraları gereğince gerekli koşullar mevcut olduğundan rehinli malin muhafaza atına alınması ve satışının ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir karan verilmesine, İİK 308/h gereği yasal süreç takip edilerek gerekli anlaşma ve yapılandırmaların yapılmasına, teminat mektuplarının paraya çevrilmesini engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine, konkordatonun tasdiki karan ile m. 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Davacılara verilen kesin mühlet içerisinde, konkordato komiserinin düzenlediği ara raporlar, alacaklılar toplantısı yapıldıktan sonra düzenlenen 30.09.2024 ve revize proje (yıllık %15 olarak teklif edilen faiz oranı yıllık % 24'e yükseltilerek proje  revize edilmiştir) sunulduktan sonra düzenlenen 31.10.2024  tarihli gerekçeli rapor, ödeme projesi ve ekleri, davacı şirketin ve davacı ...'ın konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken tasdik harcının ödendiğine dair dosyaya sundukları makbuz örneği ve tüm dosya mündericatından;<br>Konkordatonun tasdiki şartlarını düzenleyen İİK Madde 305- (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./33. md) :<br>\"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:<br>a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme halinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.<br>b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).<br>c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.<br>d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).<br>e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.<br>Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\" şeklinde düzenlenmiş olup,<br>Davacı şirket ve davacı ... yönünden: her iki davacı yönünden, teklif edilen tutarın , borçluların iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın borçluların kaynakları ile orantılı olduğu, yapılan alacaklılar toplantısında İİK 302 maddesinde belirlenen projenin kabulü için adi alacaklılar yönünden gerekli alacaklı ve alacak çoğunluğunun sağlandığı, İİK 305.maddesinde düzenlenen konkordato tasdik şartlarının her iki davacı yönünden oluştuğu, rehinli alacaklıları bulunan ...'ın rehinli alacaklılarla  anlaşmaya varamadığı,   anlaşılmıştır.<br>Bu nedenle davacı şirket ve davacı ...'ın adi alacaklıları yönünden konkordato projesinin İİK 305.ve 306.maddeleri uyarınca TASDİKİNE karar verilmiş ve İİK 306.maddesi uyarınca konkordatonun tasdiki kararında kayıt altına alınan tüm adi alacakların, 3 yılda, 36 eşit taksitte ve  yıllık %24 faizi ile birlikte ödenmesine ve  borçluların borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilerek hüküm tesis edilmiştir. Davacı şirket yönünden tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmiştir.<br>Davacı ... yönünden: gerek toplantı günü ve gerekse 7 günlük iltihak süresi içerisinde yapılan başvurular değerlendirildiğinde; ...'ın adi alacaklıların %60'ı, alacak tutarları ise  %13,76'1 oranında konkordato projesinin kabulü yönünde beyanda bulunduklarından, Konkordatonun Projesine İİK, m.302/2-a uyarınca alacaklıların ve alacakların yarısını aşamayan bir çoğunluk tarafından kabul edilmemiş olduğu, yine gerek toplantı günü ve gerekse 7 günlük iltihak süresi içerisinde yapılan başvurular değerlendirildiğinde; ...'ın rehinli alacaklıların %50'si alacak tutarları ise %36,21'i oranında konkordato projesinin kabulü yönünde beyanda bulunduklarından, Konkordatonun Projesine İİK, m.302/2-a uyarınca alacaklıların ve alacakların yarısını aşamayan bir çoğunluk tarafından kabul edilmemiş olduğu, rehinli alacaklıların %50'si ve alacak tutarları ise %36.21'i oranında konkordato projesinin kabulü yönünde beyanda bulunduklarından, Konkordato Projesine İİK, m.302/2-a uyarınca alacaklıların ve alacakların yarısını aşamayan bir çoğunluk tarafından kabul edilmemiş olduğu anlaşılmış,  bu halde konkordatonun tasdiki şartlarını düzenleyen İİK 305.maddesinin 1/c maddesinde düzenlenen \" Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması\" şartının sağlanamaması nedeniyle ...'ın   konkordato talebinin reddine, Mahkememizce davacı yönünden konulan tüm ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, Müdahil ... Bankası vekili,müdahil ... Bankası A.Ş vekili ve müdahil ... Tarım Ticaret ve A.Ş vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Müdahil ... Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklarının 11/01/2024 tarihinde konkordato komiserine bildirildiğini, davacıların alacağın bir kısmına itiraz ettiğini, 22/04/2024 tarihinde dilekçe ile çekişmeli alacak hususunda bilirkişi raporu alınmasını talep ettiğini, 28/07/2024 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda 14/08/2024 tarihli ara karar ile alacak miktarının kabulüne karar verildiğini, raporda müvekkili banka alacaklarının ipotek ile teminat altına alındığını belirtildiğini, müvekkilin alacağının rehin ile teminat altına alınan imtiyazlı alacak olduğunu, rehinli alacaklılar toplantısı yapılmadığını, 31/10/2024 tarihli nihai raporda müvekkilinin alacağının adi alacak olarak nitelendirildiğini, müvekkilinin 53.125,00 TL tutarında ipoteğinin mevcut olduğunu, nihai raporun ve duruşma zabtının taraflarına tebliğ edilmediğini, itiraz ve savunma haklarının kısıtlandığını, konkordato projesine katkısı olmayan ipotekli taşınmazlarının satışına izin verilmemesine İİK'nun 295/2. Maddesine aykırılık teşkil ettiğini  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Müdahil ... Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının ilan basamağını atladığını bu nedenle istinaf başvurularının süresinde olduğunu, tasdik duruşma gün ve saatinin Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlam Kurumu Resmi İlan Portalında yapılacağını, İİK'nun 304/1. Maddesi atfı ile aynı kanunun 288. Maddesinde düzenlendiğini, duruşma gününün sadece resmi portalda ilan edilip Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının kısıtlandığını, komiserlerin düzenlediği nihai raporların tebliğ edilmediğini, nihai raporun dava dosyasına girişi ile tasdik yargılamasının yapıldığı gün arasında yalnızca bir gün bulunduğunu, nihai raporun 30/10/2024 tarihinde dosyaya sunulduğunu, tasdik duruşmasının ise 01/11/2024 tarihinde yapıldığını, itirazlarını sunamadıklarını, davacıların konkordato tasdiklerinin gerçekçi ve somut olmadığını, davacı şirketin nihai rapora göre rayiç değer hesaplamasında aktifinin pasifinden fazla olduğunun tespit edildiğini, davacı ...'ın ise kiralama ve zirai faaliyetinden elde edeceği geliri ön projede hedeflenen tutara ulaşmadığını, ancak şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması halinde ...'ın konkordatosunun başarıya ulaşabileceğini, 5 yıllık bir sürecin faiz yükünün alacaklıların omzuna yüklendiğini, bu hususun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olma şartını ihlal ettiğini, şirketin alacaklıların sözleşme faizini ödeyebilecek güçte olduğunu, aktifi pasifinden fazla olan bir şirketin tenzilat konkordatosu talep edemeyeceğini, tenzilat konkordatosunu sadece bütün alacaklıların oy birliği ile kabul etmesi durumunda geçerli olacağını, şirketin ödemelerini uzun vadeye yaydığını, şirketin alacaklıları fazla bekletmeden borçları ödeyebilecek bir güçte olduğunu, şirket iflas ettiği takdirde alacaklıların daha fazla tahsilat yapabileceğini  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Müdahil ... Tarım Ticaret ve A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklılar toplantısında ret oyu kullandığını, buna rağmen istinaf başvurusu dilekçesinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin borca batıklık oranının kaydi olarak 1,28 olduğunu, bu oranın 2 veya 5 oranında olmasının beklendiğini, asit - test oranının ise 11,97 olduğunu, bu hususun kısa vadeli yabancı kaynakların doğru gösterilmediğini işaret ettiğini, toplam alacak miktarının ... TL olarak gösterilmesine rağmen bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklar altında belirtilen ticari borçlar kısmında gösterilmediğini, şayet bu alacağın ticari borçlar kısmında gösterilseydi asit - test oranının 0,61 olacağını  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  adi konkordato istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davacı şirket ve davacı ... yönünden konkordato tasdik talebinin kabulüne  karar verilmiştir.<br>Diğer davacı ... yönünden ise konkordato talebinin reddine karar vermiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilânından itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır. <br>İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır. <br>Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih, 2023/6-1161 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilamı)<br>İİK'nun 288. maddesinde;\"Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.<br>Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilan olunur ve derhal tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir.<br>Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilan olunur ve ilgili yerlere bildirilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında mahkemece karar vermek için tayin edilen duruşma gününün 03/10/2024 tarihli ara karar ile ilanına karar verildiği, ilanın Ticaret Sicil Gazetesinin 11181 sayılı 08/10/2024 tarihli 316. sayfasında yayınlanmasına rağmen, Basın İlan Kurumuna gönderilen ilan metninin kurumun verdiği 08/02/2025 tarihli cevabi yazıdan anlaşıldığı üzere,  resmi ilan fiyat tarifesi değişikliği nedeni ile yayınlanmadığı yani  İİK'nun 304. maddesi atfıyla uygulanması gereken aynı kanunun 288. maddesindeki ilan prosedürünün tam olarak yerine getirilmediği görülmekle, müdahillerin istinaf dilekçeleri süresinde kabul edilerek istinaf sebepleri esastan incelenmiştir.<br>Dosyanın esası yönünden yapılan değerlendirmede ise;<br>Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.<br>İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır.<br>Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.<br>Konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve  alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkenin gözetilmesi gerekmektedir.<br>Eldeki dosyada ise; davacı şirketin rehinli alacağının bulunup bulunmadığı, adi alacaklılar toplantısında nisaba dahil edilen ... Bankası alacağının adi alacak mı rehinli alacak mı olduğu, rehinli alacak ise rehinli alacaklılar toplantısı yapılmamasının, bu müdahilin adi alacaklılar arasında kabul edilerek hüküm kurulmasının sonucunun ne olacağı, teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile orantılı olup olmadığı, davacıların teklifinin tenzilat konkordatosu olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği, teklif edilen ve 16/09/2024 tarihli alacaklılar toplantısında kabul edilen ( davacı şirketin borçların %45 oranında fazlası ile, davacı ...'ın borçların %30 oranında  fazlası ile) ödeme teklifinin, davacıların 30/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ile  yine üç yıllık sürede eşit taksitler ile  borcun % 70,14 oranında fazla ödeme yapılarak kapatılması tekliflerinin proje değişikliği olarak kabul edilip edilemeyeceği, tekrar alacaklılar kurulu toplantısı yapılması gerekip gerekmediği hususları ihtilaflıdır.<br>Davacılar hakkında 08/06/2023 tarihinde geçici mühlet kararı, 08/09/2023 tarihinde geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına dair karar, 03/11/2023 tarihinde kesin mühlet kararı, 01/11/2024 tarihinde ise konkondato projesinin tasdikine dair karar verilmiştir.<br>Davacı şirket  06/06/2023 tarihli projesinde borçların 60 aylık vadede eşit taksitler ile %20 oranında fazlası ile ödeneceğini taahhüt etmiştir. Davacı ... ise 06/06/2023 tarihli projesinde borçların 60 aylık vadede eşit taksitler ile %20 oranında fazlası ile ödeneceğini teklif etmişlerdir. Ardından yargılama sırasında davacılar çeşitli revize projeler ile ödeme teklifinde bulunmuşlardır. Şöyle ki, davacı ... 17/07/2023 tarihli revize projede  borçların 60 aylık vadede eşit taksitler ile %20 oranında fazlası ile ödeneceğini,  22/09/2023 tarihli revize projesi ile borçlarını 36 ayda ödemeyi, bila tarihli  revize proje ile borçlarını 36 ayda % 30 fazlası ile ödemeyi taahhüt etmiştir.  Davacı şirket ise  22/09/2023 tarihli revize proje ile borçlarını 36 ayda % 30 fazlası ile ödemeyi,  12/09/2024 tarihli revize projesi ile borçlarını 36 ayda % 45 fazlası ile ödemeyi taahhüt etmiştir.<br>Özetle, davacıların borçlarını 36 aylık sürede, eşit taksitler halinde ve %45 ( davacı şirket),%30 (davacı ...) oranında fazlası ile ödemeyi taahhüt ettiği, konkordato komiserlerinin 30/09/2024 tarihli nihai raporlarında, bu teklife ilişkin projenin uygulanabilir olduğunu, teklif edilen tutarın borçluların kaynakları ile orantılı olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır. Ardından davacılar vekili 30/10/2024 tarihli dilekçesi ile yasal faiz oranında meydana gelen artışa paralel olarak yapılan kademeli hesaplama ile borçların toplamda %70,14 fazlası ile ödeneceğini, sair hususların ise daha önce belirtilen teklif ile aynı olduğunu belirten dilekçe ile mahkemeye %24 faiz ile hesapladığı ödeme planı tablosunu sunmuştur. <br>Yani davacıların revize projelerinin değerlendirildiği 16/09/2024 tarihli alacaklılar kurulu toplantısının borcun %45 ve % 30 oranında fazlası ile ödenmesini içerir proje teklifine göre yapıldığı, alacaklıların raporda belirtilen çoğunlukla kabul oyu  verdikleri, ardından davacıların 30/10/2024 tarihinde sunmuş oldukları teklifin değerlendirildiği ve projenin bu hali ile başarıya ulaşabileceğini, teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olduğuna yönelik 31/10/2024 tarihli  raporları sundukları, mahkemenin de bu doğrultuda davacı şirket ve davacı ... yönünden  adi alacaklılara yönelik konkordato projesinin tasdikine karar verdiği anlaşılmıştır. <br>Her ne kadar 30/10/2024 tarihli teklif alacaklılar kurulunda görüşülüp oylanmamış ise de, bir önceki revize proje ile bu teklif arasındaki tek fark alacaklılara ödenecek faiz oranının artırılması olup, bir önceki teklif alacaklılar kurulunca görüşülüp kabul edildiğinden daha yüksek faiz teklifinin alacaklılar kurulunun onayına sunulmamış olmasının davacılar aleyhine yorumlanamayacağı düşünüldüğünden bu husus kararın kaldırılma nedeni olarak görülmemiştir. <br>Müdahil ... Bankası vekili alacağının rehinli alacak olmasına rağmen, rehinli alacaklar toplantısının yapılmadığını, alacağının adi alacak olarak değerlendirildiğini öne sürmüş ise de, yapılan incelemede bu müdahilin  davacı şirketten olan alacağının ipotek ile temin edildiği, ipotek sözleşmelerinin ise davacı ... tarafından imzalandığı, yani ipotek borçlusunun ... olduğu, ... yönünden yapılan yargılamada müdahil ... Bankasının alacağının rehinli alacaklılar arasında sınıflandırıldığı, davacı şirket yönünden yapılan yargılamada ise, alacağının adi alacaklılar arasında sınıflandırıldığı görülmüştür. Konkordato uygulamalarında kanun koyucu rehinli alacaklılarla adi alacaklıları aynı muameleye tabi tutmamış ve rehinli alacaklıların adi alacak nisabına dahil edilmesine mani olmuştur. Bunun doğal sonucu bu alacağın konkordatoya tabi adi alacak olarak kabul edilmesi ve faiz işlememesidir. Alacaklı İİK’nın 303/1 maddesi uyarınca konkordatoya olumsuz oy kullanmışsa 3. kişiye karşı tüm hakları muhafaza edeceğinden faiz talebini ancak borçtan birlikte sorumlu olan bu 3. kişiye karşı ileri sürebilecektir.  Üçüncü kişi rehni ile teminat altına alınan alacak Yargıtay'ın  yerleşik içtihatları uyarınca nisapta adi alacak olarak nazara alınmaktadır( Bknz Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 15/05/2024 tarihli 2024/1131 Esas 2024/1531 Karar sayılı emsal ilamı). Bu nedenle müdahil ... Bankasının bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olup olmadığı, alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesi yönünden yapılan değerlendirmede ise; <br>Davacıların tacir olmaları, alacaklıların büyük çoğunluğunun da tacir olması karşısında, ticari işlerde ön görülen avans faizinin, yine banka alacakları yönünden sözleşmede belirtilen faiz oranının altında kalan yasal faiz ödeme teklifinin tenzilat konkordatosu niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Konkordatonun tasdik şartlarından birisi  teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup, borca batık olmayan, mevcut malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır (bknz. Yargıtay 6. H.D. 14.09.2023 T 2023/2455 E 2023/2733K sayılı, aynı dairenin 19.10.2023 tarih 2022/5037 E 2023/518 K sayılı  emsal ilamları). Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır.  Davacıların  borca batık olmamasına rağmen düşük faiz oranı ile  ödeme talebi örtülü tenzilat konkordatosu niteliğinde olup, projenin tasdik edilmesi bu nedenle hatalı olmuştur. <br>Her ne kadar davacı şirketin satış yerinde 10/10/2023 tarihinde yangın çıktığı, çıkan yangında 65.693.826,36 TL kaydi değere sahip stokun telef olduğu anlaşılmış ise de, davacıların yangından önce de sonra da dosya kapsamında konkordato komiserlerince düzenlenen raporlarda şirketin projede ön görmüş olduğu net satışa ulaşamadığı, 02/08/2024 tarihli komiser raporundan ve diğer komiser raporlarından da anlaşılacağı üzere davacıların dönem karına ulaşmalarının yaptıkları faaliyetten elde ettikleri kardan değil, finansman giderinin bulunmamasından ve şirketin bankada bulunan parasını vadeli hesaba yatırması sonucu elde ettiği faiz karından kaynaklandığı anlaşılmakla; projenin asıl unsuru davacıların faaliyet alanlarından elde edecekleri kara ilişkin olup verilen tedbirlerden karar aşamasına kadar faydalanmasına rağmen şirketin projede ön gördüğü net satışı yakalayamaması karşısında projenin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile projenin onaylanması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur. <br>Davacı ...'nın projesinin ise, kaderinin davacı şirketin projesinin kaderine bağlı olması karşısında bağımsız projeden söz edilemeyeceğinden müdahillerin bu yöndeki istinaf istemi de yerinde görülmüştür. <br>İİK'nun 308 madde yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacıların tacir oldukları, rayiç değerlere göre borca batık olmadıkları komiser, kayyım raporlarından  anlaşıldığından ve İİK'nun 177. madde de belirtilen şartlar oluşmadığından davacılar hakkında iflas kararı verilmemiştir. <br>Sonuç olarak, müdahiller ... Bankası, ... Bankası ve ... Tarım Ticaret ve A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Müdahil vekillerinin  istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 01/11/2024 tarih ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı ..., ... ve ... Tarım Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin  Konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE;<br>a-Davacı ...'ın konkordato talebinin ilk derece mahkemesinin 01/11/2024 tarihli kararıyla reddine karar verildiği ve bu yönde istinaf talebinde bulunmadığı anlaşılmakla ... hakkında verilen hüküm kesinleştiğinden  yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA;<br>b-Davacılar hakkında iflas koşulları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,<br>c- Kayyumun görevine davacı  ... ve ... Tarım Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi  yönünden son verilmesine, <br>d- Mahkememizce verilen kararın İİK 308 atfı ile İİK 288. maddesi uyarınca  İLANINA ve ilgili yerlere bildirilmesine,<br>e-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 44,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 383,20 TL harcın davacılar ..., ... ve ... Tarım Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Müdahiller ... Bankası, ... Bankası A.Ş ve ... Tarım Ticaret A.Ş'nin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde bu müdahillere İADESİNE, <br>b-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından müdahiller ... Bankası, ... Bankası A.Ş ve ... Tarım Ticaret  Anonim Şirketinin   lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>c-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca  ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İİK'nın 164. maddesince İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba186cb9e79b3594","SID":"0885dc74bf3e6360"}}