{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/241 <br>KARAR NO: 2025/535<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/12/2024  (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/162 E. - <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketin SMK md 150/3 uyarınca ... isimli  ürüne ilişkin davalı şirketin satış rakamlarını gösteren kayıt ve belgeleri mahkeme sunması yönünde karar verilmesini, davalının müvekkili adına Türk Patent nezdinde tescilli ... numaralı ... ,... numaralı ..., ... numaralı ... ve ... numaralı ... markalarına karşı Sınai Mülkiyet kanununa ve TTK’na aykırı olarak vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve men’ine karar verilmesini, müvekkilin yoksun kaldığı kârının şimdilik 30.000-TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkilin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacının haksız ihtiyati tedbir talebinin reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise bu talep yönünden tahkikat aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında karar verilmesine ve müvekkilin uğrayacağı zarara uygun bir teminata da hükmedilmesine, bu aşamada müvekkilden kayıt ve belge isteme talebinin reddine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi  17/12/2024   tarihli  2024/162 Esas sayılı ara Kararı ile; Mahkemece; \"İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, Tedbir talebinin ters teminat olarak kabulü ile, ters teminat miktarının 500.000,00 TL olarak belirlenmesine, Davalı vekiline ters teminat bedelini yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sektör uzmanı bilirkişi bulunmaksızın hazırlanan 16.09.2024 tarihli raporun hukuka aykırı olduğunu, davacının hiçbir talebi olmamasına rağmen dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini ve savunmalarının alınmasının beklenmediğini, raporda yalnızca her iki ürün ve markada zürafa figürü kullanılmış olması gerekçesiyle marka hakkına tecavüz iddiasında bulunulmasının, SMK m.7/2-b kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 2010 yılından bu yana tescilli 42 adet ... ibareli markaya sahip olduğunu, ... ibareli markanın da 2021 yılında 5. sınıfta tescillendiğini , davacının zürafa figürü kullanmasının tüm zürafa figürleri üzerinde hak iddia etmesini mümkün kılmadığını, çocuk vitaminleri sektöründe hayvan figürlerinin yaygın biçimde kullanıldığını, zürafa figürünün de bu kapsamda yaygın ve jenerik olduğunu, dünya çapında çok sayıda örneği bulunduğunu, taraf markalarının yazı, renk, şekil ve kompozisyon unsurları bakımından tamamen farklı olduğunu, davacının markalarında cetvel ve iki farklı zürafa figürünün bulunduğunu, oysa müvekkilinin markasının bu figürlerden açıkça farklı görseller içerdiğini ve sektörel nitelikteki “...”, “...”, “...” gibi ibarelerin tali nitelikte olduğunu, davacının markasının tanınmış olduğu iddiasının ise herhangi bir delille desteklenmediğini, markaların karıştırılma ihtimali veya iltibas oluşturacak bir benzerliğin bulunmadığını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini, ihtiyati tedbir kararının 500.000 TL olarak belirlenmesine ilişkin 17.12.2024 tarihli ters teminatla tedbiri kararının  kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, meni , tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili  dava dilekçesinde; \"Davalı şirketin müvekkilin marka hakkına tecavüzü halen devam ettiğinden, davalı şirkete ait ... ( isimli ürün internet ortamında halen müvekkilin marka şekli olan ... nın neredeyse birebir aynısı kutu ile satıldığından, internet üzerinden yapılan ürün satışları yoluyla marka hakkı ihlali nedeniyle ihtiyati tedbir yolu ile  aşağıda listesi verilen ilgili internet sayfalarından ihlal konusu olan davalı şirkete ait ... ürününün tanıtımının, satışının engellenmesine, site içeriğinden bu gibi ürünlerin çıkarılmasına, ilgili sitelere bu yönde bildirim yapılmasına, site içeriğinin tamamına ya da ilgili bölümüne erişimin engellenmesine karar verilmesini ve Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumuna engelleme kararının bildirilmesini talep ediyoruz.\" şeklinde talepte bulunmuş, ilgili internet sitesi satış linklerini bildirmiş, ilgili satış sitelerindeki ürün görsellerinin ekran görüntülerini delil olarak eklemiştir. Davalı vekili resen delil tespiti ve rapor alınmasının usule aykırı olduğu iddiası ile bu hususu  istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. HMK  266/1  maddesi gereğince , Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Aynı yasanın devam eden maddelerinden; 278/4 maddesi gereğince ,Bilirkişinin oy ve görüşünü açıklayabilmesi için bir şey üzerinde inceleme yapması zorunlu ise mahkeme kararı ile gerekli incelemeyi yapabilir. Bu yasal düzenlemelere göre, davacının tedbir talebi hakkında karar verilebilmesi için ilgili satış linklerinin incelenmesi gerekli olduğundan mahkemece resen bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesinde usule aykırılık söz konusu değildir. Mahkemece yukarıda yazılı olduğu üzere ihtiyati tedbir isteminin SMK 159/2-c maddesi gereğince kısmen  kabulüne  karar verilmiş, aleyhine tedbir talep edilen  vekili bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. HMK 391/3 maddesi hükmüne göre  (Değişik : 7251 - 22.7.2020 / m.40) İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Eldeki dosyada davalı tarafın aleyhine olarak verilen  ihtiyati tedbir kararı 17.12.2024 tarihli duruşmada  yüzüne karşı verilmiş olduğundan HMK391/3 maddesi gereği doğrudan istinaf yoluna başvurulabilecek nitelikte bir karar olduğu görülmüştür. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. Maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. Maddesine göre de, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. 16.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... com, ....,  \"... com\" ....com, ...com, adresli e-ticaret internet sitelerinde, ... Limited Şirketi ... ,...com.tr ,... ,....com unvanlı ve adresli firmaların “...” ibareli ve ambalajında ... bulunan ürünleri sattığı ,  davacı markalarının ..., ..., ...,... ibarelerinden oluştuğu, davalının davaya konu kullanımlarının ise ... + ibarelerinden oluştuğu, davacı markasının aynı zamanda şekil olarak da tescil edildiği, davalının marka tescilinin kelimeden ibaret olduğu, davacının markalarında ortak asli unsurlardan birinin de zürafa figürü olduğu, davacı markaları ile davalının kullanımlarının kullanılan kelimeler itibariyle bir benzerliği söz konusu değil ise de, her ikisinde de yer alan zürafa figürlerinin görsel açıdan benzerlik yarattığı, davaya konu davalı kullanımları ile davacının markaları arasındaki global değerlendirmede de ambalajlarda yer alan zürafa figürünün, davacı markalarında ön planda olması ve davalı tarafın da bu figürü ürünlerinde kullanması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerliğe sebep olduğu, taraf ürünlerinin aynı raflarda satışa sunulduğu, internet üzerinde yapılan araştırmada zürafa figürünün çocuk multivitamin ürünlerinde ön planda olmadığı, söz konusu ürünlerde çeşitli hayvan figürlerine yer verilebildiği ancak tek başına zürafa figürünün ön planda olduğu başka bir ürüne rastlanmadığı, zürafa figürünün tarafların ürünleri kullandığı ve marka tescillerini yaptığı sınıflar itibariyle tanımlayıcı bir şekil veya figür olarak değerlendirilemeyeceği, davalı kullanımlarının davacının markalarının tescilli olduğu 05. ve 35.sınıflarda olduğu, markasal ve sınıfsal benzerliğin bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerliğin bulunmasından  ötürü SMK’nun 7/2-b maddesi uyarınca davacının ...,  ... , ..., ... tescil numaralı markaları yönünden marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının davaya mesnet ...,  ..., ..., ... tescil numaralı markalarının  ..., ..., ..., ... ibareleri ile zürafa görselinden oluştuğu, davalı adına kayıtlı ...  numaralı, 13.05.2022 başvuru tarihli   “... +” ibareli markanın ve ...  tescil numaralı, 30.04.2021 başvuru  tarihli, “...” ibareli markanın  kelime markası olduğu, davalının ürün ambalajında davacının marka tescilinde bulunan zürafa görselinin benzerine  yer verdiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı markasındaki şekil unsurunun ön planda olduğu ve o5. Sınıf ürünlerde tasvir edici olmadığı diğer yandan piyasada çocuk vitaminleri ürünlerinin ticari sunumunda sıklıkla  zürafa ve başkaca hayvan figürlerine   yer verildiği, taraf markalarının kelime unsurları bakımından benzer olmadığı,  mahkemece  \"bilirkişi raporunda taraf markaları arasında şekil unsuru bakımından benzerlik tespit edilmiş ise de taraf markalarının esas unsurunun farklı olması, marka ve zürafa figürlerinin kullanıldığı ürünlerin çocuk vitaminleri alanında kullanılması da dikkate alındığında markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tüm deliller toplandıktan sonra içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak kapsamlı bir rapor doğrultusunda değerlendirileceği bu aşamada taraf menfaatleri açısından ters teminat şeklindeki tedbir talebinin kabulüne\" karar verildiği, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her  zaman değiştirilebileceği, davacının tanınmış marka iddiasının da bulunduğu  dikkate alındığında, bu aşamada  mevcut delil durumuna göre taraflar arasında  hak ve menfaat dengesinin sağlanması bakımından  tedbir talebinin tümden kabulü yada reddi yerine  tedbir talebinin kısmen kabulü ile SMK 159/2-c maddesi gereğince  ters teminat tedbiri olarak kabulü  kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu,   davalı tarafın  istinaf talebinin reddi gerektiği  anlaşılmıştır. Davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  tarih ve 2024/162 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı  tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  27/03/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"852c448ac042645c","SID":"0d69f84f136ab0a3"}}