{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/341 <br>KARAR NO: 2025/340<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/12/2024<br>NUMARASI: 2024/177 D.İş -  2024/177 Karar<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; Senette Bakırköy Adliyesi'nin yetkisiz olduğunu,  mahkemenin de yetkisiz olduğunu, İhtiyati hacze konu senet incelendiğinde çekin keşide yerinin olmadığını, keşideci olarak gösterilen şirketin adresinin Tekirdağ Ergene olduğunu, ihtiyati haciz kararı aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin adresinde veya kambiyo evraklarında keşide yerinde bulunan adliyelerden istenildiğini, bu adliyelerin senette yetkili olduğunu, ihtiyati hacze konu senet incelendiğinde ise keşide yerinin olmadığı, aleyhine ihtiyati haciz istenilen kişilerin de Bakırköy adliyesi sınırları dışında olduğunun görüldüğünü, bu sebeple mahkemenin ihtiyati hacze konu çekte yetkisiz olduğundan, ihtiyati haciz kararının ivedilikle kaldırılmasını ve dosyanın yetkili Tekirdağ Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe ilişkin de taraflarınca yetkiye itiraz edildiğini, takibe konu senetteki imzaların taraflarına ait olmadığını, ihtiyati hacze konu senetteki imza itiraz eden şirket yetkilisine ait olmadığını, vekaletnamedeki şirket yetkilisi imzası ile senet üzerindeki kaşe üzerindeki imzanın farklı olduklarının alenen görüldüğünü, senette tahrifat yapıldığını, senet fotokopisinden anlaşıldığı kadarıyla malen düzenlenmiş matbu senedin sol taraftan kesildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece senet aslında yapılan bu husus incelenerek verilen kararın hatalı olduğunu, bu hususta ayrıca savcılık suç duyurusunda bulunulduğunu, neticede öncelikle, yetkisiz mahkemenizce kambiyo vasfını kaybeden senede istinaden verilen ihtiyati haciz işleminin, ihtiyati hacze itirazımız incelenene kadar tedbiren durdurulmasına ve bu hususta Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yazı yazılmasına, senette Bakırköy adliyesi yetkili olmadığından, Tekirdağ Adliyesi yetkili olduğundan mahkemenizin yetkisizliğine, ihtiyati haczin kaldırılmasına ve dosyanın yetkili Tekirdağ Adliyesine gönderilmesine, ihtiyati haciz konusu senette tahrifat yapıldığından ve şirket imzası sahte olduğundan kambiyo vasfını kaybetmiş olduğunda ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: İhtiyati haciz isteyen vekili itiraza karşı cevap dilekçesinde özetle: Borçluların itirazlarının haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu,  dosyaya ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirecek ispatlanmış bir iddia veya delil sunulmadığını, İhtiyati hacizde yetki ile ilgili İİK’da düzenleme bulunmadığından ihtiyati haciz bakımından görevli ve yetkili mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun göreve ve yetkiye ilişkin düzenlemelerine uygun olarak her somut olaya özgü şekilde belirlenmelisi gerektiğini, ilamsız icra takipleri için yetkili olan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin, ihtiyati haciz talepleri için de yetkili olduğunu, ilamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesinin ise; borçlulardan birinin yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, somut olayda borçlulardan ...'in ihtiyati haciz başvurusunun yapıldığı ve takibin açıldığı tarihteki mernis adresinin \"... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:... Güngören/İstanbul\" olduğunu, dolayısı ile ihtiyati haciz kararı yetkili mahkemeden alındığını ve borçluların yetki itirazının yersiz olduğunu, bu nedenle borçlulardan ...'in adresinin mahkemeniz yetki çevresinde olduğundan yetki itirazının reddine karar verilmesini, borçluların yetkiye yönelik itirazları dışındaki itiraz sebeplerinin geçersiz olduğunu, borçluların haksız itirazlarının reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranacak alacaklar niteliğinde olduğundan ve bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1. (818  sayılı BK'nın 73/1) hükmü uygulanamayacağından, kambiyo senedi alacaklısı kendi yerleşim yerinde kambiyo senedine mahsus ihtiyati haciz talebinde bulunamaz. Somut olayda, Karşı taraf şirket yönünden; şirketin adresinin Ergene/TEKİRDAĞ olduğu ve yine senette İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu, senetteki yetkili kılınan mahkememin de mahkememiz olmadığı, bu durumda mahkememizce re'sen ele alınması mümkün olamayan ve itiraza konu olan yetkiye yönelik itirazın sübut bulduğu ve mahkememizin yetkili olmadığı, sonuç olarak itirazın kabulü ile mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekmektedir. Karşı taraf gerçek kişi yönünden; ihtiyati haciz talep dilekçesinde, talep eden tarafından gerçek kişi karşı tarafın adresinin Ergene / TEKİRDAĞ olarak bildirildiği ve UYAP sisteminde yapılan kontrolde bildirilen adresin bir dönem gerçek kişi karşı tarafın yurt içi ikametgah adresi olduğu görülmüştür. Talep eden tarafın, talep dilekçesinde adresi Ergene/ TEKİRDAĞ olarak belirtip, daha sonra itiraza beyan dilekçesinde adresin Güngören/ İSTANBUL olarak belirtmesi çelişkili davranış yasağına girmekte olup, dürüstlük kuralına aykırıdır. Ayrıca, karşı taraf gerçek kişinin mernis adresi Şile/İSTANBUL olup mahkememiz yetki alanı dışındadır. Bu durumda mahkememizce re'sen ele alınması mümkün olamayan ve itiraza konu olan yetkiye yönelik itirazın sübut bulduğu ve mahkememizin yetkili olmadığı, sonuç olarak itirazın kabulü ile mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle borçlular tarafının yapmış olduğu itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle: karar ve kararın gerekçesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacizde yetki ile ilgili İİK’da düzenleme bulunmadığından ihtiyati haciz bakımından görevli ve yetkili mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun göreve ve yetkiye ilişkin düzenlemelerine uygun olarak her somut olaya özgü şekilde belirlenmesi gerektiğini, ilamsız icra takipleri için yetkili olan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi, ihtiyati haciz talepleri için de yetkili olduğunu, ilamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesi ise; borçlulardan birinin yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, borçlulardan ...'in ihtiyati haciz başvurusunun yapıldığı ve takibin açıldığı tarihteki mernis adresi \"... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:... Güngören/İstanbul\" olduğunu dolayısı ile ihtiyati haciz kararı yetkili mahkemeden alınmış ve borçluların yetki itirazının yersiz olduğunu bu nedenle borçlulardan ...'in adresi ilk derece mahkemesi yetki çevresinde olduğundan yetki itirazının reddi gerektiğini, Mahkeme borçlulardan ...'in ihtiyati haciz başvurusunun yapıldığı ve takibin açıldığı tarihteki mernis adresini sorgulamamış, borçlunun ihtiyati haciz ve icra takibi sonrası kötü niyetli olarak mernis adresi değişikliğini dikkate almış ihtiyati haciz dilekçesinde gerçek kişi için belirtilen bir adres olması ve bu adresin bir dönem borçlu gerçek kişi tarafından kullanmış olması yetki hususunun belirlenmesinde hukuki bir kriter olmadığını, yetki hususunda tek kuralın ihtiyati haciz talep tarihindeki borçlunun mernis adresi olduğunu kaldı ki, borçlu gerçek kişiye ihtiyati haczin icraya konduğu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında icra müdürlüğü UYAP sisteminden borçlu gerçek kişinin kayıtlı adresini sorgulamış ve ödeme emrini borçlunun UYAP sisteminde kayıtlı mernis adresi olan \"... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:... Güngören/İstanbul\" adresine tebliğe çıkarttığırı, İİK'nın 265. Maddesine Göre: \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.\" Kanunda ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olduğunu, bu nedenle borçluların yetkiye yönelik itirazları dışındaki itiraz sebeplerinin geçersiz olduğunu, ilk derece mahkemesinde ileri sürülemeyeceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep,  kambiyo senedine(bono) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı ve ihtiyati haczin talep edildiği mahkemenin yetkili olup olmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafından senet bedelinin vadesi gelmesine rağmen ödenmediğinden bahisle ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece talebin kabul edilmesi üzerine yetkiye de itiraz edilerek ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği düzenlenmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle de \"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.\" şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, ihtiyati hacizde, akdin yapıldığı yer(İİK. M. 50); borçlunun talep tarihindeki yerleşim yeri(HMK m. 6/1); sözleşmenin ifa edileceği yer(HMK m. 10); borçlu birden fazla ise, bunlardan birinin yerleşim yeri(HMK m. 7/1); tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarındaki uyuşmazlık hakkında aksi kararlaştırılmadıkça sadece sözleşmeyle yetkili kılınan yer(HMK m. 17/1) mahkemesi / mahkemeleri yetkilidir. Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, aranacak alacak niteliğinde olduğundan bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1. maddesi hükmünün uygulanma yeri yoktur. Bu açıklamalara göre, bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun yerleşim yerinde, bononun keşide yerinde veya ödeme yerinde  ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.TTK'nın 776/1-d ve f maddesine göre ödeme yeri ile düzenleme yeri bononun zorunlu unsurlarındandır. TTK'nın 777/3. maddesinde ise, açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yerin, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılacağı; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun ise, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Somut olayda, talebe konu bono üzerinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. İhtiyati haciz talep eden ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketler tacir olup, bunlar yönünden sadece İstanbul mahkemeleri yetkilidir. Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'in tacir olduğunu gösteren bir belgeye dosyada rastlanılmamış ise de, bu kişi senette avalist olup, TTK'nın 722. Maddesine göre, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. ..., keşideci lehine aval vermiş olup, aynen keşideci gibi sorumlu olup, keşideciyi bağlayan senet metnindeki kayıtlar aval veren ... yönünden de geçerlidir. Dolayısıyla aleyhine ihtiyati haciz istenen ... yönünden de sadece İstanbul mahkemeleri yetkilidir.İhtiyati haciz talep eden tarafından, bonoda yer alan yetkili mahkemeden talepte bulunulmadığı ve aleyhine ihtiyati haciz talep eden tarafın da Bakırköy Mahkemelerinin yetkisini kabul etmediği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itiraz edenlerin yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4a4a449d58c780d","SID":"9de130aae847c475"}}