{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/174 <br>KARAR NO: 2025/469<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 24.05.2021<br>NUMARASI: 2019/633 Esas - 2021/419 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali  (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıların kredi borçlusu ve kefil olduklarını, hesabın kat edilmesine rağmen borçlarını ödememeler üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek,  itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşme de davalı şirketin asıl borçlu, diğer davalının müteselsil kefil olduğu, müteselsil kefilin yukarıda ayrıntılı anlatılan kefalet sözleşmesi şekil şartlarını sağladığı, kefilin şirket ortağı olduğu bu hali ile de eş rızası aranmayacağından kefaletin geçerli olduğu, davacı tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarnamesinin davalı şirketin  sözleşmedeki adresine tebliğ edilmekle birlikte davalı kefile yapılan tebligatın iade edildiği, davalı kefilin sözleşmedeki adresine tebliğin yapılmadığı, bu halde kefilin takip tarihi itibari ile temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, davalı şirkete tebliğin yapıldığı, kefile başvurulabileceği, temerrüt faizinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-1650 Esas 2019/507 Karar sayılı ilamı doğrultusunda yeniden hesaplandığı, ihtarname masraf makbuzunun dosya içerisinde bulunduğu, bu halde bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek ; İcra İnkar Tazminatı yönünden; Dava konusu kredi borcu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik  vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın  davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının kısmen iptali ile takibe yönelik itirazın, rotatif kredi yönünden 77.524,90 TL asıl alacak, 2.274,06 TL işlemiş faiz (davalı ... 1.602,18-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) 113,70 TL BSMV (davalı ... 80.11-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) ve 216,66-TL masraf olmak üzere toplam 80.129,33 TL (davalı ... 79.423,85-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 36 oranında temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına; ticari KMH kredisi yönünden 5.343,07 TL asıl alacak, 128,95 TL işlemiş faiz  (davalı ... 110,42-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) 6,45 TL BSMV  (davalı ... 5,52-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) olmak üzere toplam 5.478,46 TL  (davalı ... 5.459,01-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) üzerinden takibe yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,  alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranında hesaplanan 17.121,55  TL icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı ... 16.976,57-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin rotatif kredi alacağına eksik faiz uygulandığını, taraflar arasında imzalaan olan Genel Kredi Sözleşmesinin temerrüt faizi başlıklı 2.7.1 maddesinde, alacağa uygulanacak temerrüt faizinin bankanın T.C. Merkez Bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek %50 fazlası olarak hesaplanacağının belirlendiğini, buna rağmen mahkemece %36 oranında temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, bankanın fiilen uyguladığı temerrüt faizi oranı rotatif kredi  ve diğer krediler yönünden bankadan sorularak uygulanması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.Davalılar  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı bankanın Sultanhamam Şubesinden 12.11.2018 tarihinde 12 ay eşit taksitle kredi kullandığını ve 6 taksiti ödediğini, 12.11.2018 tarihli banka nakit kredi kullandırım talep formunda kredinin eşit taksitli olduğunun yazıldığını, kredinin rotatif kredi olmayıp,  taksitli kredi olduğunu, buna rağmen rotatif kredi olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ödenmeyen borç için 50.000 TL bedelli 12 adet müşteri senedinin davacıya verildiğini, senetlerin iade edilmediğini, borçtan da mahsup edilmediğini, hesap katının usulüne uygun yapılmadan başlatılan takibin usulsüz olduğunu, <br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden  kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı  banka ile davalı şirket arasında düzenlenen 27.04.2018 tarihli genel kredi sözleşmesine, davalı ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak katılmıştır. Kefalet sözleşmesindeki kefalet türünün ve kefelet miktarının el yazısı ile yazıldığı ve TBK'nın 583. maddesine göre geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşme kapsamında davalıya kredi kullandırıldığı ve kullandırılan kredinin türünün bilirkişi tespitine göre rotatif kredi olduğu anlaşılmıştır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca Üsküdar ... Noterliğinin 04.09.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile hesabın kat edildiği, kat ihtarının borçlu şirketin Fatih ilçesi ... mahallesindeki adresine gönderilmesi nedeniyle kat ihtarının İİK'nın 68/b maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kefile kat ihtarı takip öncesinde kefile tebliğ edilmediğinden, bilirkişi raporunda, kefil yönünden takip ile temerrüt oluştuğu kabul edilerek, bu tarihe kadar akdi faiz üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davalılar vekilince, okunaksız bir belge sunularak kredi borcu için müşteri senedi verildiği ve borcun ödendiği savunulmuştur. Borç için bono verilmiş olması, borcun ödendiği anlamına gelmediği, kıymetli evrakın borcunun da ödenmiş olması gerekmektedir. İstinaf incelemesi yapılan aşamaya kadar, ifa amacıyla verildiği belirtilen kıymetli evrakların bedellerinin tahsil edildiği bildirilmemiştir. Bankanın fazladan tahsilat yapması, davalılar açısından sebepsiz zenginleşme oluşturacaktır. Ancak dosyadaki delillere göre, kıymetli evrakla ödeme yapıldığına ilişkin bir kanıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 27.04.2018 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 2.7.1 maddesinde; davalının sözleşmeden doğan borcunu ödemediği takdirde alacağın muaccel hâle geldiği tarihten itibaren bunları davacı bankaya sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihe kadar geçen günler için kredinin cins ve niteliğine bakılmaksızın davacı bankanın mevzuat gereğince Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ne var ki Yargıtay uygulamasında, bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmektedir. Sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir. Bu nedenle mahkemece, alınan ek bilirkişi raporuna göre rotatif krediye fiilen uygulanan %24 faiz oranına göre akdi faizin belirlenmesi ve bundan sonra bu miktarın %50 fazlası olarak %36 oranında temerrüt faizi uygulanarak karar verilmesi yerindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 tarih ve 2017/19-1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı) Açıklanan bu gerekçelerle, taraf vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair hüküm karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf  vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının  davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 4.385,90 TL istinaf nispi karar harcının  davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.03.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c85536dbaa45973","SID":"cb6e6cccb445e8c5"}}