{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/234 Esas<br>KARAR NO: 2025/460<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2024<br>NUMARASI: 2024/721 Esas, 2024/859 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin organizasyonlara, etkinliklere, sinema ve dizi sektörüne dekor amaçlı her nevi eşya kiralaması yapan bir şirket olduğunu, davalı şirketin \"... Konseri\" projesi için 20.05.2024 ve 22.05.2024 tarihlerinde mobilyaların teminini, kiralamasını, nakliyesini ve montajını üstlendiğini, davalı şirkete ürünlerin tesliminin ardından kendisine kesilen nakliye, hizmet ve ürün kiralama bedellerinin fatura edildiğini, ancak davalının hiçbirini ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden faturaya dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 517.445,01-TL'nin  tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının borca itirazı neticesinde takibin durdurduğunu, davalının borca haksız yere itiraz ettiğini, icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını belirterek davalının takibe itirazının iptaline ve davalının % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Mahkemece, dava dilekçesi dosyaya sunulduktan sonra 29/11/2024 tarihli ara karar gereğince davalı adresinin verilen kesin sürede dosyaya bildirilmediği gerekçesiyle HMK 119 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden dosyada cevap dilekçesi bulunmamaktadır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. Maddesinde dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurlar sayılmış olup madde 119/1-b hükmünde \"davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri\" hususunun yazılmasının zorunlu olduğu açıkça belirtilmiş aynı yasanın 119/2 maddesinde ise birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağının açıkça düzenlendiği, bu kapsamda davacı vekiline 29/11/2024 tarihli tensip zaptı 2 nolu ara karar ile davalının adresini bildirmek üzere ihtaratlı kesin süre verildiği, kesin süreye uymamanın yaptırımının açıkça belirtildiği, ara kararın davacı vekiline 07/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, eksikliğin giderilmediği anlaşılmış olmakla HMK 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; UYAP sistemi üzerinden açılan davalarda dava dilekçesi yüklenmeden önce tarafların gerçek kişiler ise TC kimlik no'su, tüzel kişiler ise Vergi kimlik no'su girildiğini ve sorgulama yapıldığını, davalının vergi kimlik no'su girilip taraf kontrolü yapıldığını, davalının MERSİS adresinin sistem üzerinden eklendiğini, dava dilekçesinde davalı adresinin birden çok yerde geçtiğini, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan 3 ve 4 no'lu eklerde davalının adresinin mevcut olduğunu, dava dilekçesi ile sunulan eklerin dilekçenin müstenidatı olup dilekçeden ayrı düşünülemeyeceğini, davalı anonim şirket olduğundan adres bilgilerinin MERSİS'de ve ticaret sicil gazetesinde mevcut olduğunu, bu nedenle davalının tebligata yarar adresinin mahkemeye bildirilmesine gerek olmadığını, aksinin kabulünde dahi gerek sistem üzerinden dava açarken gerekse dava dilekçemizde bu yükümlülüğü yerine getirdiklerini, mahkemenin istediği adresin aynı e imza gibi sistem üzerinden dava açılırken mahkemeye sunulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep ve istinaf edilmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 29/11/2024 tarihli ara karar gereğince, davalı adresinin verilen kesin sürede dosyaya bildirilmediği gerekçesiyle HMK 119 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava dilekçesinde, davalı şirket unvanına ve davalı şirket vekilinin ismine yer verilerek dava açılmıştır.Mahkeme tarafından, 29/11/2024 tarihli ara karar ile HMK 119 gereğince davalı şirket adresinin, tebliğden itibaren bir haftalık kesin sürede dosyaya bildirilmesine, kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği yönünde oluşturulan ara kararın davacı vekiline 07/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmadığı, davalı adresinin verilen kesin süre dolduktan ve dosyada karar verildikten sonra 18/12/20124 tarihinde beyan dilekçesi ile dosyaya bildirildiği görülmüştür. Dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar HMK'nın 119. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda maddenin birinci fıkrasının 1. bendi uyarınca dava dilekçesinde;a) Mahkemenin adı.b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası bulunması gerekir. Bu unsurların bir kısmı dava dilekçesinde mutlaka bulunması gereken zorunlu unsurlardır. Bazıları ise dava dilekçesinde bulunması zorunlu olmayan, ihtiyari niteliktedir. Zorunlu unsurlar davanın temelini oluşturur; bunlar hukuki güvenlik ve açıklığı sağladığından kamu yararı amacı taşır. Hâkimin tarafların talebine ve uyuşmazlığın esasına uygun inceleme yaparak karar vermesini temin etmesi yanında davalının da etkili savunma yapmasına hizmet etmek sureti ile onun menfaatini korur. Öte yandan 119. maddenin 2. fıkrası uyarınca \" Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır\". Şu hâlde mahkemenin adı, dava konusu ve değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışında kalan unsurlardan herhangi birinin eksik bırakılmış, yazılmamış olması durumunda, hâkim tarafından verilen bir haftalık kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinin 1. bendinde, dava dilekçesinde hangi hususların bulunması gerektiği açıklanarak (b) fıkrasında davacı ile davalının adı, soyadı ve adreslerinin bulunacağı, aynı maddenin 2. bendinde eksiklik halinde davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verileceği, eksikliği tamamlamaması halinde davanın açılmamış sayılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.\"Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden yargılamaya başlanılması mümkün değildir. Bu husus, hukuki dinlenilme hakkının doğal sonucudur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/2. maddesi emredici nitelikte olup dava, süre dolduğunda kendiliğinden açılmamış sayılır. Verilecek karar sadece bu hukuki durumun tespiti niteliğindedir.\" (Y. 3. HD. 10/03/2020 T.  2016/15942 E.  2020/4095 K. Sayılı ilamı)\"Dava dilekçesinde davalı şirket ve davalı şahsın ad-soyadları yazılmış olmasına rağmen adreslerinin yazılmamış olduğu görülmekte ve kendisine mahkeme tarafından yapılan ihtara rağmen dava dilekçesinde davacı her iki davalının adreslerini belirleyemediğini ya da kendisi tarafından bilinemediği gibi bir açıklama da yapmamıştır. Davacı tarafça davalıların adreslerinin bildirilmesi halinde tebligat hükümleri uygulanacağı, bilinememesi halinde yine tebligat hükümleri gereği, mernis adresi, adres araştırması ya da ilanen tebligat hükümleri uygulanarak sonucuna göre hareket edileceği açıktır. Nitekim Dairemizin 30.04.2013 tarihli, 2013/5030 E. 2013/7825 K. sayılı, 23.01.2014 tarihli, 2013/4327 E. 2014/1797 K. sayılı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2015 tarihli, 2014/15537 E. 2015/1862 K. sayılı ilamları da buna emsal niteliktedir. Bu dava dosyasında ise davacı taraf HMK'nın 119/b bendi ve 2. fıkrası gereğince kendisine verilen usulüne uygun ve ihtar içeren 1 haftalık kesin süreye rağmen her iki davalının adresini bildirmediği gibi adreslerinin taraflarınca bilinmediği hususlarını da bildirmeyerek HMK'nın 119. maddesine aykırı davranmıştır.Bu nedenlerle mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim.\" (Y. 19. HD. 25.01.2016 T.  2015/8016 E. 2016/745 K. sayılı ilamı muhalefet şerhi) \"Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık kesin süre içerisinde de davalıların adresini bulamadığı ve bulamadığını mahkemeye bildirdiği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Bu durumda mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse ilan yoluyla dava dilekçesinin tebliği gerekir.\" (Y. 11. HD. 16.11.2015 T. 2015/8900 E. 2015/12009 K. Sayılı ilamı) HMK 119/1-b maddesi gereğince, dava dilekçesinde davalının adresi davacı tarafından bildirilmek zorundadır. Somut olayda, davacı vekili tarafından mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalının adresi dosyaya bildirilmediği gibi davalının adresi konusunda da dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmadığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince HMK 119 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/721 Esas, 2024/859 Karar sayılı ve 17/12/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06a47212406f81e5","SID":"27f6e6fe094b7fa6"}}