{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/186 <br>KARAR NO: 2025/464<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 25.11.2021<br>NUMARASI: 2020/126 Esas - 2021/1264 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Rücu)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Lojistik A.Ş.'nin yaptığı taşımalardan kaynaklanacak zararları Nakliyat Aracısı/ Komisyoncusu Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, dava dışı ... San. Ltd. Şti'nin dava dışı ...'e sattığı havlupan panel radyatör emtiasının Türkiye'den Almanya'ya taşınması işinin sigortalı tarafından üstlenildiğini, ancak fiili taşımanın davalı şirketçe yapıldığını, emtianın 11.05.2018 tarihinde ... plakalı araca yüklendiğini, boşaltma esnasında araç kapıları açıldığında emtianın bir kısmının hasarlı olduğunun tespit edildiğini, yapılan inceleme sonucunda sigortalıya 1.206,80 Euro ödenerek TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olunduğunu, davalının fiili taşımacı olarak zarardan sorumlu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, süresinde cevap vermemiştir. Davalı vekili süresinden sonra 17.07.2020 tarihinde sunduğu beyanında özetle; ambalajın gönderenin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin CMR Konvansiyonu hükümlerine göre sınırlı sorumlu olduğunu, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dava konusu taşıma işi uluslararası karayolu taşıması olup, somut olayda CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca inceleme yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime ve hükme elverişli olduğu, dosyaya sunulan CMR belgelerinde anlaşıldığı üzere dava konusu emtianın Türkiye'den Almanya'ya taşıma işinin davalı tarafından ... plakalı araçla yapıldığı, emtianın sigortalı akdi taşıyıcının Almanya'da bulunan deposunda araçtan indirildiği, bu esnada herhangi bir hasar tespitinin yapılmadığı, sigortalı tarafından tahsis edilen ... plakalı araca yüklenerek emtia alıcısına teslim edildiği, teslim sırasında alıcı tarafından CMR belgesine hasar notu düşüldüğü, bu hali ile hasarın davalı yanın taşıması sırasında meydana gelmediği, davalı yanın zarardan sorumlu olmadığı, hasarın davalı yanın taşıması sırasında meydana geldiğinin kabulünde dahi, taşınan emtiaların hasara uğradığına ilişkin sunulan fotoğraflardan emtiaların ambalajlarının yırtıldığının anlaşıldığı, ancak emtiaların hasara uğrayıp uğramadıklarının anlaşılamadığı, ambalajların yırtılma şekline göre emtiaların hasarlanmasının mümkün olmadığının bilirkişiler tarafından tespit edildiği, CMR belgesinde de hasarın  boyutunun belirtilmediği, hasarın şekline ve boyutuna ilişkin dosyada başkaca bir delilin bulunmadığı...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hasarın, emtianın taşıyıcının hakimiyeti altında olduğu sırada gerçekleşmesi nedeniyle davalının CMR'nin 17.maddesi gereğince sorumlu olduğunu, hasar miktarı ve boyutunun CMR senedine düşülen hasar şerh ve dosyadaki diğer belgelerle sabit olduğunu, emtianın hasarlı şekilde alıcısına teslim edildiğini, CMR belgelerinde emtianın ... plakalı araçla taşındığı ve iki paketin hasarlı açıldığının yazıldığını, bilirkişinin, dosyadaki fotoğraflara bakarak emtianın ... plakalı araçta olduğu belirtmesine rağmen, bu fotoğrafların emtianın hasarlanmasından sonra çekildiğini, ... plakalı aracın müvekkilinin sigortalısı tarafından tahsis edildiğine ilişkin bir kanıt bulunmadığını, kanıt olmaksızın emtianın sigortalının tahsis ettiği araçta hasarlanmış olabileceğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, emtianın ... plakalı araçla taşındığına ilişkin gümrük kaşeli CMR belgesi bulunduğunu, hasarın varlığı ve miktarına ilişkin kanıtların sunulmasına rağmen hasarın boyutuna ilişkin delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın  kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma işleri zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rucuan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.206,80 Euro alacağın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının faiziyle birlikte tahsili amacıyla başlatılan takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, sorumluluk sigortacısı sıfatı ile akdî taşıyıcı olan dava dışı ... Lojistik AŞ'nin yapacağı taşımalardan oluşacak hasarları teminat altına almıştır. Dava dışı sigortalı, ... San. Ltd. Şti'nin, dava dışı ...'e sattığı 11 kap 6993 kğ havlupan kalorifer emtiasını Türkiye'den Fransa'ya taşınması işini üstlenmiştir. Hamule senedinin düzenleyen davalı, fili taşıyıcı olarak meydana gelen zarardan sorumludur. Davacının sigortalısı akdi taşıyıcı olarak, taşıtana karşı, fiili taşımacı ile birlikte sorumludur. Dosyadaki belgeler, poliçe, ödeme belgeleri ve diğer delillerden davalının taşıyan olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının da sigortalısına ödeme yaparak TTK'nın 1472. maddesine göre sigortalının haklarına halef olarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin ekinde sunulan ... nolu CMR hamule senedinde,  hasara  ilişkin bir kayıt bulunmamakla birlikte, yargılama sırasında sunulan aynı CMR senedinin alt kısmında iki palet üründe hasar bulunduğu belirlenmiştir. Dava dilekçesine ekli hasar fotoğraflarında, emtianın ... plakalı araçta iken fotoğraflarının çekildiği görülmektedir. Oysa hamule senedinde belirlenen davalıya ait taşıma aracı ... plakalı araç olup, emtianın 11.05.2018 tarihinde hasarsız şekilde bu araca yüklendiği CMR senedinden anlaşılmaktadır. Hasar üzerine alınan 01.08.2018 tarihli ekspertiz raporunda, hasarın ne şekilde oluştuğuna ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda CMR belgeleri değerlendirilerek, her iki nüshanın alıcı nüshası olduğu belirlenmiştir. Hasar tespiti içeren ve üzerinde \"...\" ibaresi bulunan belgenin üzerinde gümrük kaşesi bulunmadığı belirlenmiştir. Raporda, dosyaya sunulan ve aynı numaraya sahip CMR belgelerinde farklılık bulunduğu, bu belgelerin üç nüsha olarak düzenleneceği, en üstteki nüshanın taşınacak emtianın teslim alınmasını müteakiben göndericiye verildiği, emtianın teslimi sırasında alıcı tarafından da imzalanan ikinci nüshanın alıcıya verildiği, son kalan üçüncü nüshanın ise taşıyıcıda kaldığı, itibar edilmesi gereken nüshanın taşıyıcının ve gümrük otoritesinin kaşesini taşıyan belge olduğu belirlenmiştir. Taşımanın Türkiye'den Almanya'ya yapılması nedeniyle, teslim edilen emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasarlardan CMR'nin 17/1. maddesi kapsamında akdî ve fiili taşıyan sorumludur. Dava dışı sigortalı akdi taşımacı olarak sorumludur. Taşıma sırasında oluşan zarardan akdî ve fiili taşıyıcı CMR'nin 34. maddesi gereği birlikte sorumludur. Hasarın taşıma sırasında meydana gelmesi halinde CMR'nin 17. maddesi gereğince taşımacı sorumlu olacaktır. Hasarın, CMR'nin 17/2. maddesinde belirlenen hâllerden ileri geldiğinin taşımacılar tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Dosyadaki ekspertiz raporunda, hasara ve nedenine ilişkin  bir tespit bulunmamaktadır. Bilirkişi raporuna göre, teslim anında emtiada hasar bulunduğuna ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Taşıma sürecinin akışına göre emtianın tesliminden sonra alıcının hakimiyetinde bulunduğu sırada hasar oluştuğu ve bu hasarın alıcının elinde bulunan CMR belgesine not edildiği anlaşılmaktadır. Esasen, yükün yüklendiği araç dışında başka bir araçta hasarı fotoğraflanması da bilirkişi raporundaki tespiti doğrulamaktadır. Emtianın kara yoluyla taşınması nedeniyle uygulanacak olan CMR'nin 30. maddesi gereğince alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Emtianın teslimi sırasında  usulüne uygun şekilde taşımacının katılımı ile düzenlenen bir tutanak ile hasar belirlenmediğinden, emtianın sağlam şekilde alıcıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince, CMR hamule senetlerindeki çelişkili kayıtlar nedeniyle sonradan sunulan alıcı nüshasındaki hasar kaydına itibar edilmemesine ilişkin gerekçesi yerindedir. Belirtilen şekilde teslim ile emtianın hasarsız teslimine ilişkin oluşan karinenin aksinin kanıtlanmadığı ve hasarın taşıma sırasında oluştuğuna ilişkin bir kanıt bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun   esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının  davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e3b9592f089336e","SID":"32082c580ac24507"}}