{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1851 Esas<br>KARAR NO:2025/486 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2023/660 esas-2024/606 karar<br>TARİHİ:26/09/2024<br>DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Dava dışı ... ve davalı ..., İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce 14.05.2019 tarihinde ... Sicil Numarası ile tescil ve 20.05.2019 tarihinde ilan edilen ...Mersis Numaralı ...’ni kurduklarını, müvekkili şirket tescil edildiği tarihten beri kozmetik ve ilgili hizmetler üzerine faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı şirket ile davalı birlikte ortağı oldukları ... 2019 yılında usulüne uygun olarak kurulmuş olup anonim bu kapsamda davalının şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olarak görevini yerine getirirken özenli davranma ve şirketin menfaatini koruma yükümlülüğü bulunduğunu, davalı davacı müvekkili ...’nin haberi dahi olmaksızın yaptığı ticari faaliyeti şirket ad ve hesabına yapabilecek iken; kendisine daha fazla maddi kazanç sağlamak amacı ile davacı müvekkil şirkete kötü niyetli bir şekilde zarar verdiğini, davacı şirket ile davalı arasında henüz ortaklık sona ermeden ve davalının Yönetim Kurulu üyeliği devam ederken, davalı tarafından neredeyse davacı şirket ile birebir isme sahip olan kendisinin tek ortak olduğu ... Şirketi kurulduğunu,  ilgili şirket davalı tarafından 22.06.2020 tarihinde tescil edildiğini, yeni kurulan şirket ile birlikte davalı alenen kanunlara aykırı bir şekilde rekabet yasağını ihlal ettiğini, .../ internet sitesinde davacı müvekkil ile ortak oldukları şirketlere ait ürünlerin satışı yapılırken, davalı tarafından, müvekkil davacı şirket saf dışı bırakılarak işbu site üzerinden satmaya ve kendi site hesabını da siteye endeksleyerek yalnızca kendi kurduğu ... Şirketi'nin ürünlerini aynı site üzerinden satmaya devam etmekte olduğunu, Davalı tarafından, bu şekilde ortak olduğu davacı müvekkil şirketin  ismi ve internet sitesi kullanılarak satış yapılması tamamen kötü niyeti olduğunu,  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/707 Esas sayılı 12/08/2022 tarihli bilirkişi raporu ile \"Davalı şirketin; 22.06.2020 - 31.12.2020 tarihleri arasındaki döneme ait net karının; 7.960,34 TL, 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasındaki döneme ait net karının; 95.104,93 TL, 01.01.2022 - 30.06.2022 tarihleri arasındaki döneme ait net karının; 452.570,35 TL olduğu ve toplamda Davalı şirketin incelenen dönemlerdeki net karının 555.635,62 TL olduğu\" hususları tespit edildiğini,  davalının  01.01.2021-30.06.2022 tarihleri aralığında davacı şirket adına ve hesabına yapması gerekirken kendi veya üçüncü kişi ve kurumlar ad ve hesabına yaptığı işlemler ve bu işlemlerden dolayı davacı müvekkilinin elde etmesi gerekip de elde edemediği gelirlerin, karların ve zararının tespit edilerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00-TL tazminatın davalı tarafından davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk görüşmesi yetkisiz arabuluculuk dairesinde yapıldığını, müvekkilin yerleşim yeri İzmir ilinde olup yetkili arabuluculuk dairesi İzmir Arabuluculuk dairesi olduğunu, taraflar arasında bulunan huzurdaki dava haksız rekabet nedeniyle alacağa ilişkin olup dava türü itibariyle kesin yetki hali söz konusu olmadığını,  huzurdaki davada  yetkiye itiraz ettiklerini, Davacı yan ile davalı arasında var olan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/288 Esas 2023/115 Karar numaralı dava ve kesinleşen kararıyla müvekkilinin davacı şirket yönetiminden çıkmasına karar verildiğini, anılan kararda müvekkilin yönetim kurulu üyeliği görevi 14.05.2022 tarihinde bitmiş olmasına ve 28.03.2023 ortaklıktan çıkarılmış olmasına rağmen huzurdaki dava için  arabuluculuk bürosuna 28.09.2023 tarihinde başvurulduğunu, davalının yeni bir şirket bünyesinde faaliyette bulunduğunu bilen davacının huzurdaki dava kapsamındaki istemleri zaman aşımına uğradığını, davacı yan tarafından müvekkilinin başka bir şirket yönetiminde olduğu 2020 yılından bu yana bildiğini ve bu haliyle talep etmiş oldukları alacak TTK md.396/3 uyarınca zaman aşımına uğradığını,  davacı şirket yönetiminden çıkarılma istemiyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/288 Esas numaralı dosya ile dava açan ve davasının kabulüne karar verilen müvekkilin davacı şirket ortaklığından çıkarılmak istemesi sebepleri arasında, davacı şirketin diğer ortağı tarafından müvekkilin şahsına, vücut bütünlüğüne, itibarına ve markasına karşı tehdit ve hakaretlerde bulunulması sebepleri bulunduğunu, davacı yan tarafından aslı ibraz edilmeyen arabuluculuk tutanağında 547.675,28-TL bedeline ilişkin haksız rekabete dayalı tazminat taleplerinin görüşüldüğü imza altına alındığını, tutanağın aslının ibrazına müteakip detaylı açıklamalar sunulacak olup davacı yan tarafından belirlenebilen veya belirlenmesi mümkün olan bir alacağın belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmadığını, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen yasak, yönetim kurulu üyeliği sıfatına bağlı olduğundan, söz konusu rekabet yasağı yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri ile sınırlı olduğunu,   müvekkilinin, davacı şirketle her türlü bağını sonlandırdığı 2020 yılından bu yana davacı şirket tarafından ticaretin hiçbir işletme konusu bulunmadığını,huzurdaki haksız dava hakkında mahkemenizin yetkisizliğine karar verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın usul yönüyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  kararında;\"Dava, davalının davacı şirkette yönetici olduğu tarihte haksız rekabet eyleminde bulunması nedeniyle TTK 396/1 maddesine dayalı \"...tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu\" dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Somut olaya gelindiğinde; davalının davacı şirkette yönetici olduğu tarihte haksız rekabet eyleminde bulunması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep edilmekte olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirkete karşı haksız rekabet eyleminde bulunup bulunmadığı, davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarı ve talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.Ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... ile dava dışı ...'ın davacı şirketin yönetim kurulu üyesi oldukları, ...'nun aynı zamanda davalı şirketin de yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı şirketin davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiği ve davacı şirketten daha sonra kurulduğunun Ticaret Sicili kayıtları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafça davacı şirket aleyhine rekabet yasağının ihlali hususunda davacı şirketin uğradığı zararların tazmini için İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/707 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davanın şirket açısından pasif husumet yönünden reddine, davalı ... açısından 22.06.2020-31.12.2020 tarihleri arası dönem karı için kısmen kabulüne karar verildiği, kararın 02/05/023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/288 Esas sayılı dosyasında davacı ...'nın Davalı şirketin haklı nedenle fesih koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte TTK 531 .maddesi hükmü gözetilerek fesih yerine davacı ortağın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı ...Aş'deki ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verilmesine, (çıkartılmasına) karar verildiği, kararın 28.03.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davalı tarafın yetki itirazı, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin yetkili olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Rekabet yasağına ilişkin TTK 396.maddede;\"(1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir.(2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir. (3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zaman aşımına uğrar.(4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır.\" denilmektedir.Davacı tarafın davalı ...'nın haksız rekabetine ilişkin mahkememiz dosyasında Davacı tarafça her ne kadar evvelce dava açılmışsa da yargılama sırası ve sonrasında da davalının rekabet yasağını ihlal etmeye devam ettiğinden ve sonlandırmadığından dolayı 01.01.2021-30.06.2022 tarihleri arası dönem için ihlalden kaynaklı mahkememizden tazminat talebi bulunmaktadır. İş bu davamızda dava konusu yapılan  01.01.2021-30.06.2022 dönemi, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/707 esas sayılı dosyasında talimat ile aldırılan 12.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan döneme ilişkindir.İş bu davamızın tarihi 11.10.2023 olup, Arabuluculuk süresi 25.09.2023 tarihi ile 11.10.2023 tarihleri arasında 16 gün boyunca zamanaşımı durmuştur. Davalı ...'nın  yönetim kurulu üyeliğinin 14.05.2022 tarihinde bittiği ve 28.03.2023 tarihi itibari ile davacı şirket ortaklığından çıkartıldığı anlaşılmıştır. TTK 396/3 uyarınca söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zaman aşımına uğrayacak olup, somut olayımızda  yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiği öğrenilmiş ve bunun üzerinden 1 yıl geçmiş olsa bile bu bir yıllık süreden sonra  haksız rekabete konu yeni ticari  işlemlerin yapılması halinde bu eylemler için zamanaşımı süresi   haksız rekabete konu yeni ticari  işlemlerin yapıldığı söz konusu tarihten itibaren başlayacak olup,  iş bu davamızda dava konusu yapılan haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin tarih aralığı 01.01.2021 - 30.06.2022 dönemi olup, bu eylemler için zamanaşımı süresi 30.06.2023 tarihi itibariyle sona erecektir. 16 günlük süre düşülse dahi davamızın açıldığı 11.10.2023 tarihi itibariyle TTK 396. Maddesindeki 1 yıllık zamanaşımının dolduğu açıktır tüm bu nedenlerle davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.\"..\"gerekçesi ile,''Davanın zaman aşımı nedeni ile REDDİNE; '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapıldığını, davalının, davacı şirket ile rekabet ederek rekabet yasağına aykırı şekilde zarar verdiği İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/707 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama ile sabit olduğunu ve işbu davanın da kesinleşme tarihinin 02.05.2023 olduğunu, huzurdaki davanın açılmasından önce şart olan arabuluculuk başvurusunun 01.08.2023 tarihinde yapıldığını ve kesinleşme tarihinden itibaren yasada belirtilen 3 aylık ve 1 yıllık olan yasal süreler içerisinde yapıldığını, mahkemenin gerekçe gösterdiği iş bu davada dava konusu yapılan haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin tarih aralığının 01.01.2021 - 30.06.2022 dönemi olduğunu, bu eylemler için zamanaşımı süresinin 30.06.2023 tarihi itibariyle sona erdiği hususunun hiçbir şekilde kabul edilebilir yanı bulunmadığını, ilk derece mahkemesince zamanaşımı döneminin de hatalı hesaplandığını, zamanaşımı süresinin son gününün 12.08.2023 tarihi olduğunu, yaptıkları arabuluculuk başvurusunun 02.08.2023 tarihi olduğu ve her halükarda 1 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını, dava konusu olayda yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğinin öğrenildiğini ve haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin yapılması halinde bu eylemler için zamanaşımı süresi haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin yapıldığı söz konusu tarihten itibaren başlayacak olup, iş bu davada dava konusu yapılan haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin tarih aralığının 01.01.2021-30.06.2022 dönemi olduğunun belirlendiğini ve kesinleştiği tarihin 02.05.2023 olduğunu, bu tarih aralığının tespit edildiği tarihin ise 12.08.2022 tarihi olduğunu, bu sebeplerle iş bu davadaki talepler bakımından zamanaşımı süresinin dolmadığını, mahkemece verilen kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; TTK'nın 396 maddesi uyarınca davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalının rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiası ile davalının 01/01/2021-30/06/2022 tarihleri arasındaki eylemlerinden oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK'nın 396. Maddesi; \"(1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir. (2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir. (3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar.(4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır.\" hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/707 esas sayılı dosyasında TTK'nın 396maddesi uyarınca rekabet yasağının ihlali sebebiyle tazminat davası açıldığı, bu dosyada yapılan yargılama sırasında alınan 12/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalının 22/06/2020-31/12/2020 tarihleri arasında net karının 7.960,34 TL olduğu, 01/01/2021-31/12/2021 tarihleri arasında net karının 95.104,93 TL olduğu, 01/01/2022-30/06/2022 tarihleri arasında net karının 452.570,35 TL olduğu, adı geçen Mahkemece dava tarihine kadar olan dönem için oluşan zararın tazminine karar verildiği ve bu kararın 02/05/2023 tarihinde kesinleştiği, bu davanın yargılaması sırasında haksız rekabetin devam etttiğinin tespit edilmesi sebebiyle davacı tarafından 01/01/2021-30/06/2022 tarihleri arasındaki tespit edilen zararın iş bu davanın konusu yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından söz konusu tarih aralığına ilişkin zararın bilirkişi raporu ile öğrenildiği iddiasına ilişkin bilirkişi rapor tarihi 12/08/2022 tarihi olup, öğrenme tarihinden itibaren 3 aylık zamanaşımı süresinin son günü 12/11/2022 tarihidir. Talebe konu rekabet yasağı eyleminin en son tarihi 30/06/2022 tarihi olduğu dikkate alındığında bir yıllık sürenin son günü 30/06/2023 tarihidir.Davacı tarafından dava konusu uyuşmazlık için  arabuluculuk başvurusunun 02/08/2023 tarihinde yapıldığı, son tutanağın 11/10/2023 tarihinde tutulduğu, davanın ise 11/10/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Gerek dava konusu zararın bilirkişi raporu ile öğrenme tarihi gerekse en son eylemin gerçekleştiği tarih dikkate alındığında arabuluculuk başvuru tarihinden önce talep edilen zarar için 3 aylı ve bir yıllık zamanaşımı süreleri dolmuştur. İş bu davanın konusu olan talep  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/707 esas sayılı dosyanın konusu olmadığından ve dava tarihi ve kararın kesinleşme tarihi ile zamanaşımı kesilmeyeceğinden kararın kesinleşme tarihinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Her ne kadar Mahkemece arabuluculuk başvuru tarihi yanlış belirtilmiş ise bu husus sonuca etkili olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinde, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7160525c0bee6eab","SID":"c6d2dfb365dfd370"}}