{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1682 Esas<br>KARAR NO: 2025/408 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2017/215 Esas -  2018/780 Karar <br>TARİH:  27/06/2018<br>DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  İzmir Aliağa'da bulunan Nemport Limanı'nın sahibi ve işleticisi olan müvekkili şirketin, limanda oluşacak ve müvekkili şirketin 3. Kişi ve kurumlara karşı sorumluluğunu doğuracak rizikoları ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını ve  \" Üçüncü  Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi \" düzenlendiğini,  poliçe gereği yapılması gereken prim ödemelerinin eksiksiz  bir şekilde yapıldığını ve müvekkili şirket tarafından her türlü yükümlülüğün yerine getirildiğini, dolayısı ile müvekkili şirket çalışanları tarafından 3. Kişilere verilen zararlara ilişkin olarak ödenmesi gereken tazminat bedellerinin,  davalı şirket tarafından tazmin edilmesi gerektiğini,  müvekkili şirket çalışanı olan operatör ...'ın, ... iş makinesi ile  sürücülüğünü ...'in yaptığı ... plakalı aracın, liman içerisinde kaza yaptığını, ... plakalı aracın,  ... numaralı kasko sigorta poliçesi tahtında  sigortacısı olan ... Sigorta Şirketi tarafından, aracın hasarına ilişkin  olarak ödenmiş olan bedelin rücuen tazmini talebi ile, müvekkili şirket aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/414 E., 2016/13 K. Sayılı dosyası üzerinden, taraflarınca 3. Kişi Mali Sorumluluk   Sigortası \" akdedilen davalıya ihbarının talep edildiğini, davalıya ihbarın yapılmasına rağmen  davaya karşı beyanda bulunmadığını ve davayı da takip etmediğini,  yargılama neticesi davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın  kesinleştiğini, anılan ilamın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icraya konulduğunu ve müvekkili şirket tarafından icra dosyasına 33.120,00-TL ödendiğini, taraflarınca davalıya  bu miktarın ödenmesi  talep edilmiş ise de, yazılarına cevap verilmediğini ve ödemenin de yapılmadığını, bunun üzerine taraflarınca icra takibi yoluna gidildiğini, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın haksız ve dayanaksız   olduğunu belirterek, sonuç olarak;  davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Ayılı icra takip dosyasına vaki tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına,  davalının haksız ve takibi uzatmaya yönelik itirazı nedeni ile % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin,  müvekkil ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı 17.11.2013-2014  vadeli tanzim edilmiş Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu,  poliçede Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet hasarlarında her bir hasarda 5.000- USD’den az olmamak kaydı ile hasar bedeli üzerinden %10 tenzili muafiyet uygulanacağının  düzenlendiğini, sigortanın konusu, 3. Şahıs Mali Mesuliyet Teminatı ilgili genel şartlarda ; madde 1-İşbu poliçe sigortalıyı, sigortanın mer'iyet müddeti esnasında vukua gelecek bir hadise neticesinde, a) Üçüncü şahısların ölmesi, yaralanması veya sıhhatinin muhtel olması, b) Üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar (maddi zarar ve ziyanlar) husule gelmesi sebebile, poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerinden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, Türkiye Cumhuriyetinin hukuki mes'uliyete müteallik mevzuatı hükümleri dairesinde ve işbu poliçede tesbit olunan meblağlara kadar temin eder. “ şeklinde sigorta poliçesinin teminatının sınırlarının belirlendiğini, poliçenin istisnalar bölümünde; “ Zorunlu Sigortalar kapsamında değerlendirilmesi gereken tazminat talepleri” teminat dışı olarak düzenlendiğini, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/414 E. sayılı davası sonucunda mahkeme; davacı iş makinası maliki olan işleteni kusurundan dolayı “araç ışleteni” sıfatı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. Maddesi hükmüne göre sorumlu olduğuna, davacı şirketin 21.036,00-TL tazminatın 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sorumluluğuna karar verdiğini, olayın, Kasko Sigortası kapsamında ödenen zararın kazaya kusuru ile sebep olan iş makinası işileteni sıfatı ile davacıya rücu edilmesi olduğunu, davacı talebinden,  iş makinasının Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası  yani Trafik Sigortasının sorumluluğundadır. Poliçesi yok ise,  davacı şirket işleten sıfatı ile  sorumlu olduğunu, Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında Zorunlu Sigortalar kapsamında değerlendirilmesi gereken tazminat taleplerinin  teminat dışı bırakıldığını, bu halde Trafik Sigortası bulunmayan iş makinasının sebep olduğu zararın müvekkili şirket nezdinde düzenlenen poliçeden karşılanmasının  mümkün  olmadığını, hükmedilen tazminat ve olay zorunlu sigortanın ( Trafik Sigortası ) konusunu oluşturmakta olup, müvekili şirket nezdinde tanzim olunmuş Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinde istisna edildiğini  ve teminat dışı bırakıldığını, kabul manasına gelmemek üzere; bir an talebin poliçe teminatında olduğunun kabulü halinde dahi davacının 33.653,55-TL tazminat talep etme hakkının  bulunmadığını, mahkeme tarafından hükmedilen zarar miktarının  21.036,00- TL olup, 5.000-USD muafiyet tenzili ile sorumluluk söz konusu olabileceğini, 5.000-USD muafiyet tenzili sonrasında miktar üzerinden faiz ve ferilerin hesaplanması gerektiğini, faiz konusunda sorumluluk limitinde kalan tazminata  ancak o davanın, müvekkili şirkete ihbar tarihinin  esas alınabileceğini,  kaza tarihinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, sonuç olarak; davacı tarafın haksız ve meznedsiz talepleri nedeniyle davasının reddi ile yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/06/2018 tarih ve 2017/215 Esas -  2018/780 Karar  sayılı kararında; \"Uyuşmazlığın; davacı şirket çalışanı tarafından dava dışı 3. kişilere verilen zarar nedeni ile ödenen tazminatın taraflar arasında tanzim edilen 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında rücuen tazmini  istemine ilişkin başlatılan itirazın iptali istemine ilişkin olup hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığının  belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyası celp edilmiş olup, tetkikinde; davacı alacaklı ...Şti. tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. Ye karşı Karşıyaka Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/414 E., 2016/13 K. Sayılı ilamı gereğince, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan ödemeye ilişkin olarak ... Sigorta A.Ş.  tarafından tanzim edilen  3. Şahıs Mali Mesuliyet sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkin 33.120,00- TL asıl alacak, 533,55- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.653,55- TL miktar üzerinden takip başlatıldığı davalı şirketin süresi içerisinde borca itiraz ederek takip durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın ve ekli icra dosyasının tetkikinden davacı-alacaklı tarafça yapılan ilamsız icra takibine davalı-borçlu tarafından süresi içinde itiraz edildiği ve davacı-alacaklı tarafça yasanın öngördüğü 1 yıllık süre içerisinde mahkememize “itirazın iptali” davası açıldığı anlaşılmaktadır.Karşıyaka Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/414 E., 2016/13 K. Sayılı dava dosyası celp edilmiş olup, tetkikinde; davacının ... Sigorta Şirketi, davalının ..., ... Ticaret A.Ş. olduğu,  uyuşmazlığın kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama neticesinde;  dava konusu kazanın davalı ...Şti tarafından işletilen ... boş konteyner  yüklene alanında meydana geldiği, bu konteyner alanı 2918 sayılı KTK 2/a bendinde belirtildiği üzere  eşya terminali olduğundan, anılan kanun kapsamındaki yerlerden olduğu, buna göre bu yerdeki kazanın kasko poliçesi sigortası teminatı kapsamında sayılması gerektiği, kasko sigorta poliçesine konu araçtaki toplam hasar tutarının 21.036,00-TL olduğu, bu hasar bedelini sigortalısı olan zarar görene ödeyen davacı sigorta şirketinin sigortalısına halef olduğu, bu doğrultuda davalılardan ödediği sigorta tazminatını talep etme hakkına sahip olduğundan, davanın kabulü ile 21.036,00-TL tazminatın 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/06/2016 tarihli onama kararı ve 28/12/2016 tarihli karar düzeltme talebinin reddi kararı uyarınca kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket ile davalı arasında akdedilmiş olan ... no.lu 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve davacı şirket tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına ödenen 33.120,00- TL tutara ait banka dekont sureti dosyaya sunulmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda  hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı, davalı sigorta şirketinin oluşan zarardan sorumluluk miktarının belirlenmesi noktasında sigortacı bilirkişiden  alınan 07/05/2018 tarihli raporda özetle;  davalının, dava   konusu kaza mahallinin 2918 Sayılı Kanun kapsamında olduğunu kabul ettiğini,  o halde davacının, karayolu kabul edilen alanda kullandığı iş makinası ( araç ) ile ilgili olarak, KTK 91. Maddesine göre ZMMS yaptırmak zorunda olduğunu, iş makineleri kayıtları işletenin bağlı olduğu ticaret odalarında levhalara kayıt edildiğini, uygulamada da iş makinası levha  kaydı ve bu kayıtta yer alan motor ve şasi numarası ile iş makinesi için ZMMS poliçesi tanzim edilebildiğini,  bu nedenle davacının işleteni olduğu iş makinası için ZMMS  tabi olmadığı savunmasına katılmanın mümkün olmadığını, davalı tarafından düzenlenen Mali Mesuliyet Sigortasında, \" Zorunlu sigortalar tarafndan değerlendirilmesi gereken tazminat talepleri\" nin istisna kapsamına alındığını bu nedenle  dava konusu zararın, davalı tarafından düzenlenen ZMMS  kapsamında kalmadığı sonucuna ulaşıldığını, kaza tarihinin 22.8.2014 günü olduğunu,  anılan tarihteki T.C. Merkez Bankası efektif satış  kurunun  1.USD=2.1839-TL olduğunu,  bu halde tenzil edilecek tutarın 5.000,00-USD x2.1839,00-TL =10.919,50-TL olduğunu,  davalı ... Sigortanın sorumluluğuna gidilmesi halinde, tarafların  faiz sorumluluklarının farklı olması nedeni ile  İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası celbedilmeden davalı şirketin sorumlu olabileceği bedelin belirlenmesinin mümkün olmayacağını,  davacının işleteni olduğu  iş makinasının  ZMMS  tabî olduğuunu, davalı tarafından düzenlenen mali mesuliyet sigortasında \"  zorunlu sigortalar tarafından değerlendirilmesi gereken tazminat talepleri \"  istisna kapsamına alındığını, bu nedenle dava konusu zararın, davalı tarafından düzenlenen mali mesuliyet sigortası kapsamında kalmadığı,  mahkemece hasarın davalı şirketin tanzim ettiği ZMMS kapsamında kaldığını kabul etmesi halinde ise, hasarın 10.919,50-TL lık kısmının muafiyet kapsamında kaldığı hususları rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının, icra takibine dayanak yaptığı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/414 E., 2016/13 K. Sayılı gerekçeli kararında belirtildiği  üzere dava konusu kazanın davalı ...Şti tarafından işletilen Aliağa Nemport Limanı boş konteyner yükleme alanında meydana geldiği, bu konteyner alanı 2918 sayılı KTK 2/a bendinde belirtildiği üzere eşya terminali olduğundan, anılan kanun kapsamında yerlerden olduğu,  buna göre bu yerdeki kazanın kasko poliçesi sigortası teminatı kapsamında sayılması gerektiği  belirtilmiştir. Bu nedenle davacının  işleteni olduğu iş makinesinin verdiği zararların   ZMMS  poliçesi kapsamında tanzim edilebileceği, taraflar arasında düzenlenen 3. Şahıs Mali Sorumluluk  Sigorta Poliçesi kapsamında, zorunlu sigortalar kapsamında değerlendirilmesi gereken tazminat talepleri teminat dışı bırakıldığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Davanın  REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan sigortalı iş makinasının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olmadığını,  bu sebeple iş makinalarının sigortalanması hususunda ayrıca bir uygulama öngörüldüğünü \"Sorumluluk Sigortası\" yapılarak iş makinasına gelen hasarların bu şekilde tanzim edilmekte olduğunu; müvekkili şirket tarafından da bu sebeple sorumluluk sigortası yaptırıldığını; makina kırılması adı altında yapılan bu sorumluluk sigortasında; işletme kazaları, hatalı tasarımın yol açacağı ziya ve hasarlar, yağlama kusuru, fırtına, don ve buz sürüklenmesi, hatalı kullanım, bilgisizlik ve ihmal, kısa devre ve elektrik enerjisi ile ilgili diğer nedenler, tıkanma, yabancı maddelerin girmesi, santrifüj kuvvetinin yol açacağı yırtılmaların sayıldığını, müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında ... no'lu Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini; bu sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketinin, müvekkili şirkete ait limanda yapılan faaliyetlerden dolayı üçüncü kişilere verebileceği zararları sigorta kapsamına aldığını, bir rizikonun meydana getirdiği zararın zorunlu sigorta kapsamına girmesi için o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olmasının zorunlu olduğunu; kazanın meydana geldiği gümrüklü bir saha olan liman sahasının, kamuya açık olmadığını; müvekkili şirkete ait kazaya konu aracın karayoluna çıkmadığını, bu nedenle zorunlu sigortadan  muaf olduğunu, ... Sigorta'nın, iş makinası ile üçüncü kişiye verilen zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigorta poliçesinde açıkça \"Diğer Sigortalar Klozu\" başlığında \"Bu sigortanın sağladığı teminata dahil sorumluluklar, tamamen veya kısmen başka sigortalar ile de temin edilmişse, bu sigorta sadece başka sigortaların ödemediği taraflar için koruma sağlayacaktır.\" klozunun kabul edildiğini; araç üzerinde 3. Kişilere karşı verilen zararın tazminini başka sigorta ile teminat altına almamış olan müvekkil şirketin zararını, poliçe metninde de kabul edildiği gibi, davalının tazmin ile yükümlü olduğunu, Davalı tarafından muafiyet bedeli olan 5000 ABD dolarının, müvekkili şirket alacağından mahsup edilmesi gerektiğinin ileri sürülmesinin kabul edilemeyeceğini, sigorta poliçesinde 5000 Amerikan Doları muafiyetin olması anlamının, 5000 ABD dolarının altında kalan hasarlar için sigortacıya başvurulmaması olduğunu; Müvekkili şirket tarafından, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden yapılan yargılamanın, davalı ... Sigorta'ya ihbarının sağlandığını, ancak davalının kendisine ihbar edilen davaya cevap dahi verilmediğini, duruşmalara kimsenin katılmadığını ve hüküm neticesinde de hiçbir ödeme yapılmadığını,  Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi hükmünde belirtilen bedeli ödememiş olan davalının, bu hükmün müvekkili şirketten tahsili aşamasında yapılan tüm ödemeden sorumlu olacağını;  müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldıktan sonra aleyhine takip başlatılan davalının 33.120,00 TL'lik borç miktarına haksız ve hukuksuz olarak itiraz ettiğini; bu sebeple yapılan itirazın iptalini ve duran takibin devamını talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından üçüncü şahsa ödenen tazminat tutarının, taraflar arasındaki üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğu iddiası ile davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davacı şirket çalışanı olan operatörün iş makinesi kullanırken dava dışı ...'in kullandığı ... plakalı araç ile liman içerisinde kazaya karıştığını, ... plakalı aracın kasko sigortacısı tarafından kendi sigortalısına ödediği hasar bedelinin tahsili için davacı aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, davacının da bu davayı kendi sigortacısı olan davalıya ihbar ettiğini, yargılamanın davacı aleyhine hüküm ile sonuçlandığını ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, akabinde davacı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile ilamlı takip başlatıldığını, davacının  33.120,00 TL olan takibe konu borcu ödediğini, kendisine dava ihbar edilmesine ve davacı çalışanının üçüncü kişiye verdiği hasar taraflar arasındaki poliçe kapsamında olmasına rağmen ödeme yapmayan davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür. Davalı yan; davacının, davalı şirket nezdinde üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta poliçesinin istisnalar bölümünde; üçüncü kişilerin zorunlu sigortalar kapsamında değerlendirilmesi gereken tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, dava konusu kazada davacının üçüncü kişiye karşı sorumluluğunun dayanağının 2918 Sayılı Kanunun 85 maddesi kapsamında araç işletenin sorumluluğu olduğunu, taraflar arasındaki üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmadığını ve ödeme yapılması gerekmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçede her bir hasar için 5.000,00-USD’den az olmamak kaydı ile hasar bedeli üzerinden %10 tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığını, her halde bu tutarın mahsubu gerektiğini savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış,dava konusu takip dosyası, poliçe, Karşıyaka Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/414 esas, 2016/13 karar sayılı dava dosyası celbedilmiş, sigorta uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, davacı vekilinin rapora itirazları reddedilerek tahkikat bitirilmiş,   davacının  işleteni olduğu iş makinesinin verdiği üçüncü kişiye verdiği zararın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tazmin edilebileceği,  taraflar arasındaki üçüncü  şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesinde, zorunlu sigortalar kapsamında değerlendirilmesi gereken tazminat taleplerinin  teminat dışı bırakıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu kazaya karışan ve davacı çalışanı tarafından kullanılan iş makinesinin zorunlu mesuliyet sigortasına tabi olmadığı, kazanın da karayolunda değil liman sahası içinde meydana gelmesi nedeniyle 2918 Sayılı Kanun'un 85 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, hasarın teminat kapsamında olduğu, muafiyet tenzili de uygulanmaksızın tüm hasarın davalı sorumluluğunda olduğu yönündedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2/1 fıkrasında bu Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı;  2/2 fıkrasında bu Kanunun karayollarında uygulanacağı; ancak aksine hüküm yoksa  karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu kanunun uygulanacağı düzenlenmiştir. Kanunun  tanımlar başlıklı üçüncü maddesinde iş makineleri;  \"yol inşaat makineleri ile benzeri tarım, sanayi, bayındırlık, milli savunma ile çeşitli kuruluşların iş ve hizmetlerinde kullanılan; iş amacına göre üzerine çeşitli ekipmanlar monte edilmiş; karayolunda insan, hayvan, yük taşımasında kullanılamayan moturlu araçlardır.\" şeklinde tanımlanmış olup, iş makinelerinin motorlu araç niteliğinde oldukları yasal düzenlemeye bağlanmıştır.  Aynı Kanunun 85/1 fıkrası uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Maddenin beşinci fıkrası uyarınca işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacaktır. Motorlu araç işletenin sorumluluğu tehlike sorumluluğu niteliğinde olduğundan, sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali de aranmaz. Motorlu araç işletenin sorumluluğunun bu niteliği de nazara alınarak 2918 Sayılı Kanunun 91/1 fıkrası ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere Karşıyaka Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/414 esas, 2016/13 karar sayılı ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilamında; dava konusu kazanın ... Ticaret  Anonim Şirketi tarafından işletilen ... Limanı boş konteyner yükleme alanında meydana geldiği, bu konteyner alanının 2918 sayılı Kanunun 2/2  fıkrası uyarınca, eşya (yük) terminali olması nedeniyle 2918 Sayılı Kanuna tabi olduğu kabul edilmiş olup, kesin delil niteliğindeki bu mahkeme ilamı ile kazanın davacıya ait motorlu taşıtın 2918 Sayılı Kanuna tabi konteyner yükleme alanında işletilmesi sırasında gerçekleştiği sabit hale gelmiş olup, davacının işleteni olduğu motorlu taşıtın, 2918 Sayılı Kanunun uygulandığı alanlarda işletilmesi sırasında ve işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin zarara uğraması nedeniyle ortaya çıkabilecek sorumluluk bakımından zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırma yükümlülüğü bulunduğu, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki, ... numaralı üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi incelendiğinde; teminatın; davacının liman işletmeciliği faaliyeti sırasında ve sigortanın geçerlilik süresi içerisinde meydana gelecek bir olay sonucunda,  üçüncü şahısların ölmesi, yaralanması veya sağlığının bozulması olması,  üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar (maddi zarar ve ziyanlar) husule gelmesi sebebi ile, poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerinden dolayı, davacıya karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin poliçe limitine kadar olan kısımları kapsadığı, poliçenin istisnalar başlıklı bölümünde \"zorunlu sigortalar kapsamında değerlendirilmesi gereken tazminat talepleri\"nin teminat kapsamı dışında bırakıldığının açıkça düzenlendiği, dava konusu kaza sonucu meydana gelen hasardan doğan davacı sorumluluğunun 2918 Sayılı Kanunun 85 maddesi kapsamında olduğu, bu hasara ilişkin üçüncü kişi tarafından davalıya karşı ileri sürülen tazminat talebinin de zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında bulunduğu, poliçedeki açık istisna düzenlemesi karşısında davacının zorunlu sigorta yaptırmamış olmasının hasarın poliçe teminatına dahil olması sonucunu doğurmayacağı, mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e98203942d62fd5c","SID":"bb82df2401428ff1"}}