{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1471 <br>KARAR NO:2025/438<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/09/2021<br>NUMARASI:2018/1145 E. - 2021/651 K.<br>DAVANIN KONUSU:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Taraflar arasındaki 10.08.2016 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesinin davalı tarafından 18.9.2018 tarihli ve ... yev. no.lu ihtarnamesi ile haksız şekilde feshedildiğini, İhtarnamede ... Limited Şirketi çeklerinin karşılıksız kaldığı hususunun gerçek dışı olduğunu, çeklerin tamamının ödendiğini, ancak davalının çeklerin ödenmediğinden bahisle; 1.000.000,00-TL'lik Genel Faktoring Sözleşmesine istinaden teminat olarak verilen senedi 105.852,81 TL üzerinden  haksız surette İstanbul ...İcra Dairesinin ... numaralı dosyası ile takibe koyduğunu, Takip tarihi itibariyle teminat senedi takibe konulmak suretiyle bedelleri tahsil edilen çekler incelendiğinde; vadelerinin 25.9.2018, 25.10.2018, 2.10.2018, 21.11.2018, 30.10.2018, 18.10.2018 olduğu ve vadelerinin gelmediğini, davalının vadesi gelmeyen çekler için teminat senedini takibe koyduğunu, Müvekkilinin yaptığı görüşmelerde oyalanarak takibe itiraz süresinin kaçırıldığını, 30.10.2018 tarihinde hacze gelindiğini ve tüm senet bedelleri ödendiği halde haciz yapıldığını, haciz tehdidi altında 21.11.2018 vade tarihli senet bedeli olan 18.731.88 TL içinde olmak üzere toplam 40.127,20 TL ödeme yapılarak zaten haksız icra takibine konu çek bedellerinin takasa sokularak ödendiğini haksız icra takibi neticesinde icra gideri ve vekalet ücreti, masraf ve harçlara denk gelen 21.395.2 TL fazladan ve haksız ödeme yapılarak dosyanın kapatıldığını ve müvekkile 1.000.000,00 TLlik teminat senedinin bu şekilde iade edildiğini,  haksız ve haciz baskısıyla ödenen tutarların iadesi gerektiğini,  davanın kabulü ile; ... sayılı dosyasında,  haksız olarak fazladan tahsil edilmiş olan  21.395.2 TLlik bedelin ödemenin yapıldığı 30.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi (ticari faiz) oranında temerrüt faizi (3095 s.lı K.m.2/II) ile birlikte istirdadına (davalıdan tahsiline) ve müvekkiline ödenmesine,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle;  borcun faktoring sözleşmesinin imzalanması ile birlikte doğduğunu,  müvekkilinin sözleşmeden doğan fesih yetkisini kullandığını, müvekkilinin müşterisi ile ilgili yaptığı araştırmada çeklerinin yazıldığını ve ödeme güçlüğü içine düştüğünü tespit ettiğini, müşterinin kredibilitesinde oluşan olumsuzluk nedeniyle Faktoring Sözleşmesi’nin ilgili maddesi uyarınca ihtarname ile sözleşmeyi feshederek borcun ödenmesini ihtar ettiğini, sözleşmenin 19. maddesine göre ödeme güçlüğü, ödemelerin gecikmesi, ayıp iddiaları, mücbir sebepler veya olağanüstü sebepler gibi durumlarda alacağın ödenmemesi halinde faktorun finansmanı geri çağırma hakkına sahip olduğunu, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca müşterinin temlik edilen alacakların mevcudiyetini ve ödeneceğini gayri kabili rücu garanti ettiğini ve ödenmemesi durumunda finansmanı, ferilerini ve faktorun uğrayacağı zararları ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin müşterisinin acze düştüğünü öğrenmesi üzerine kullanılan kredinin başlatılan takip ile iadesini talep ettiğini, bedelsiz senet iddiasının gerçeği yansıtmadığını, takip başlatıldığında ödenmesi gereken muaccel bir borç bulunduğunu, dava konusu bononun hukuken teminat senedi olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının müvekkili ile olan borcunun teminatı olarak bono düzenlediğini ve ticari anlaşmalarda düzenlenen teminat senetlerinin farklı özellikler taşıdığını, gönderilen  ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ve borcun muaccel hale geldiğini, davacı adresine 30.10.2018 tarihinde hacze gidildiğini, akabinde  davacının borcunun tamamını herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin haricen ödediğini, ihtirazi kayıt konulmaksızın yapılan ödemenin iadesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine,  %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın kabulüne, Davacıların ... sayılı dosyası kapsamında davalıya ödediği 21.395,20-TL'nin ödeme tarihi olan 30/10/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun 2/II.maddesi gereği işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacılara ödenmesine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin davacının kendisine ait başkaca çeklerinin yazılmaya başlaması ve hakkında başkaca alacaklılar tarafından icra takibi başlatılması nedeni ile faktoring sözleşmesinin fesh edildiğini, davacının borçlusu konumundaki ... Şti. şirketi hakkında icra takibi başlatıldığı bilgisine erişildiğini, söz konusu iş bu icra takibi 01.11.2017 tarihinde başlatıldığını, bunun yanı sıra davacının borçlusu .... Şti. Acz haline düştüğü ve riskin meydana geldiği bilgisi edinildiğini, yapılan haklı tespit üzerine sözleşme feshedildiğini ve müvekkili temlik borçlusunun acz içine düştüğünü öğrenmesi üzerine müşterisinden sözleşme kapsamında kullanılan kredinin başlatılan takip ile iadesini istediğini, sözleşmenin feshi ile birlikte borç muaccel hale geldiğini, takip başlatıldığında muaccel hale geldiğini ve ödenmesi gereken bir borç bulunduğunu, bilirkişi raporunda faktoring şirketinin alacağının riskli olduğunu ispat edemediğini bu sebeple de takipten kaynaklı olarak davacının borçlu olmadığını iddia etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,  ödemenin, davacı tarafından hiç bir itirazı olmadan  yapıldığını, bilirkişi inceleme ürünü olan raporun hükme esas alınması kabul edilemeyeceğini, davacılar aleyhine başlatılan icra takibi ile muaccel olan borcun tahsili talep edildiğini, müvekkili faktoring  piyasasında faaliyet gösteren bir sermaye şirketi olduğunu, müvekkilinin müşterilerinin üçüncü şahıslardan olan alacaklarının tahsilini üstlendiği ve temlik aldığı alacaklarının garantisi olarak çek veya benzeri belgeler müvekkiline devredildiğini, borçlu hakkında yapılan sorgulama neticesinde borçlunun herhangi bir mal varlığının olmadığı anlaşıldığını,  bu durumun dahi borçlunun borcunu ödemekte acz duruma düştüğünü ve müvekkilin alacağını tahsil edememe riskine girdiğini gösterdiğini, eksik inceleme ürünü olan bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılması ile yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;... inşaat nakliyat sanayi ve ticaret limited şirketi aciz içine düştüğü iddiasının gerçek olmadığını, çeklerin tamamının mevcut durumda da ödendiğini, davalının fesih yetkisini de kötüye kullandığını, taraflar arasındaki 10.08.2016 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi davalı yanın 18.9.2018 TL  ve 21852 yev. no.lu ihtarnamesi ile haksız şekilde feshedildiğini, davalı şirket, ihtarname ekinde gönderdiği çeklerin ödenmediğinden bahisle; 1.000.000,00 TLlik Genel Faktoring Sözleşmesine istinaden verilen teminat senedi olduğu tartışmasız bulunan senedi 105.852,81 TL üzerinden  haksız surette İstanbul ... İcra Dairesinin ... no.lu dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe koyduğunu, takip tarihi itibariyle teminat senedi takibe konulmak suretiyle bedelleri tahsil edilen  çekler incelendiğinde vadelerinin 25.9.2018, 25.10.2018, 2.10.2018, 21.11.2018, 30.10.2018, 18.10.2018 olduğu ve vadelerinin gelmediği hususunda kuşku olmadığı ve davalı vadesi gelmeyen çekler için teminat senedini takibe koyduğunu, müvekkili bu süreçte yaptığı görüşmelerde oyalanarak takibe itiraz süresi kaçırıldığını, 30.10.2018 tarihinde hacze gelinerek tüm senet bedelleri ödendiği halde haciz yapılmış ve  haciz tehdidi altında 21.11.2018 vade tarihli senet bedeli olan 18.731.88 TL içinde olmak üzere toplam 40.127, 2 TL ödeme yapılarak (30.10.2018 tarihli 30.000 TL ve 7.000 TL lik iki adet dekont ve 30.10.2018 tarihli 3.127.2 TL lik makbuz); zaten haksız icra takibine konu çek bedelleri takasa sokularak ödenmiş olduğundan, haksız icra takibi neticesinde icra gideri ve vekalet ücreti, masraf ve harçlara denk gelen 21.395.2 TL fazladan ve haksız ödeme yapılarak dosya kapatılmış ve 1.000.000 TL'lik teminat senedi bu şekilde geri alınabildiğini, bu kapsamda müvekkilin haksız icra takibi ile zarara uğratıldığını, yerel mahkemece de çekin vadeleri gelmeden ve tahsili beklenmeden davalı tarafından kredi hesaplarının 18/09/2018 tarihinde kat edildiği, bu hususta davacı şirkete Beyoğlu ...Noterliği 18/09/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, ihtarname sonrası davacılar hakkında takip başlatıldığı, vadesi beklenmeyen 6 adet çekin vadesinde tahsil edildiği ve sunulan dekontlardan ödemelerin haksız olarak yapıldığını,  21.395,20-TL tutarındaki fazla ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve tarafa ödenmesine karar verildiğini anılan yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1145E., 2021/651K. 29.09.2021 TL kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olması karşısında, davalının mesnetsiz ve soyut istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava icra tehdidi altında fazladan ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, taraflar arasındaki 10.08.2016 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, ... Şirketi çeklerinin karşılıksız kalmadığını, ödendiğini, ancak davalının çeklerin ödenmediğinden bahisle; 1.000.000,00-TL'lik  teminat olarak verilen senedi 105.852,81 TL üzerinden  takibe koyduğunu,  senet bedelleri ödendiği halde haciz yapıldığını, haciz tehdidi altında 21.11.2018 vade tarihli senet bedeli olan 18.731.88 TL içinde olmak üzere toplam 40.127,20 TL ödeme yapıldığını, haciz baskısıyla ödenen tutarların iadesi gerektiğini,  fazladan tahsil edilmiş olan  21.395.2 TLlik bedelin ödemenin yapıldığı 30.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi (ticari faiz) oranında temerrüt faizi ile birlikte istirdadına  karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında,   alacaklı ... AŞ, tarafından borçlular ... Şirketi aleyhine , 13/09/2018 vade 10/08/2016 tanzim tarihli 1.000.000,00-TL bedelli senede dayalı olarak , takibin takip konusu senetten bakiye 105.852,81-TL asıl alacak, 286,68-TL takip öncesi faiz, 317,56-TL komisyon ve 330,89-TL protesto olmak üzere toplam 106.787,94-TL alacağın tahsili için  kambiyo senetlerine mahsus takibe geçildiği  görülmüştür. 24/03/2020 tarihli mali bilirkişi  raporunda ; davalı ... Şti tarafından(davacı) Müşterisi... İnşaattan toplam  109.462,81 TL lık fatura temliki ilebirlikte faturalar ekinde 7 adette toplam 109.462,81 TL bedelli çekler teslim aldığı , davalı Faktoring Şirketinin 7 adette toplam 109.462,81 TL tutarlı  çekleri 6361 s.lı yasanın 9/2 maddesi  kapsamında fatura ile tevsik ederek iktisap ettiği, Faktoring Şirketinin fesih ihtarnamesinde Sözleşmenin IV.2 maddesinin ileri sürüldüğü; “müşteri veya borçlulardan herhangi birisinin ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü...” gösterir bir belgenin  fesih ihtarnamesine eklenmediği, dava dosyasına sunulmadığı,  bu konuyu ispat zorunluluğunun bulunduğu, Aksi halde fesih bildiriminin ve bu bildirim kapsamında yürütmüş olduğu icra takibinin yerinde olmadığı,  ek teminat niteliğinde alınan takibe konu edilen senetle ilgili olarak, Yönetmeliğin 8/2  maddesinde belirtilen hiçbir şartın gerçekleşmediği, davaya konu alacağın vadesinin gelmediği, vadesinde ödenmediğinin tespit edilmediği, davacının bu takip dosyası kapsamında ödemiş olduğu 21.395,20-TL'lik fazla ödemeyi; ödeme yapmış olduğu 30.10.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/11 maddesi kapsamında avans faizi ile birlikte davalı Faktoring Şirketinden isteyebileceği bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre, davalı ve davacı şirket  arasında 10/08/2016 tarihli 1.000.000,00-TL limitli faktoring sözleşmesi düzenlendiği, davacı ...'in ise sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, sözleşme kapsamında faturaya bağlı temlik edilen alacakların  ödeme aracı olarak davalıya 18/10/2018 tarihli 9.200,00-TL bedelli ... nolu,  30/10/2018 tarihli 17.500,00-TL bedelli ...nolu,02/10/2018 tarihli 26.172,58-TL bedelli ... nolu, 21/08/2018 tarihli 3.610,00-TL bedelli ... nolu, 25/09/2018 tarihli 11.080,20-TL bedelli ...nolu,   25/10/2018 tarihli 23.168,15-TL bedelli ... nolu ,  20/11/2018 tarihli 18.731,88-TL bedelli ... nolu toplam 7 adet çekin  ciro edilerek davalıya  teslim edildiği,  21/08/2018 tarihli 3.610,00-TL tutarlı çekin tahsil edildiği, kalan 6 adet çekin vadeleri gelmeden  davalı tarafından Beyoğlu ...Noterliği 18/09/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi  keşide edilerek sözleşmenin feshedildiği  ve ek teminat niteliğinde alınan senede dayalı takibe geçildiği görülmektedir.Davacı taraf ödeme aracı olarak teslim ettiği çeklerin karşılıksız kalmadığını, sözleşmenin feshi koşulları ve teminat olarak verilen senede dayalı  takibe geçilmesi koşullarının bulunmadığını   ileri sürmüş, davalı ise, davacı faktoring müşterisi tarafından ödeme aracı olarak  verilen çeklerinin yazıldığını ve ödeme güçlüğü içine düştüğünün tespiti ile müşterinin kredibilitesinde oluşan olumsuz etken dolayısı ile  ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini  ve borcun derhal ödenmesini ihtar ettiğini,   takibin haksız olmadığını ileri sürmüş olduğuna göre, takip konusu bononon faturaya bağlı bir alacağın ödeme aracı olarak verilmediği, bu bono nedeniyle davacı faktoring müşterisine finansman sağlanmadığı, bedelsiz olduğu  ihtilafsızdır. O halde somut uyuşmazlıkta  takip konusu bononun ek teminat olarak verildiği anlaşıldığından ek teminata dair bonoya dayalı takibin haklı olduğunu  ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir.04.02.2015 tarihli Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/3-4 maddesinde \" (3)Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için;a) Alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olması,b) Alınan kambiyo senedi veya diğer senet karşılığında hiçbir şekilde kambiyo senedi ve diğer senedin ilgililerine finansman sağlanmaması,c) Kuruluşun işlem ve muhasebe kayıtlarında ek teminat mahiyetinde alınan kambiyo senedi veya diğer senedin ilgili borcun teminatı karşılığında alındığına ilişkin kayıt düşülmesi,gerekir.(4) Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senedin tahsil edilmesi, ancak kuruluşun vadesinde ödenmeyen alacağı ve müşteriden olan diğer alacaklarını ilgili mevzuat çerçevesinde alacağın geri ödenebilirliğine göre Tasfiye Olunacak Alacaklar veya Zarar Niteliğindeki Alacaklar hesabında sınıflandırması, buna göre özel karşılık ayırması ve hukuki takip süreçlerini başlatmış olması halinde mümkündür.\" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Davacı tarafından  davalıya yukarıda belirtildiği üzere 7 adet  çek teslim edildiği, bunlardan birinin tahsil edildiği diğer 6 adet  çekin  vadesi beklenmeden  davalı tarafından  borcun derhal ödenmesinin ihtar edildiği ve sözleşmenin feshedildiği , takibe geçildiği , söz konusu çeklerin vadesinde ödendiği görülmektedir. Görüldüğü üzere davalı müşterisinin verdiği çeklerin ödenmeyeceği ihtimaline dayalı olarak sözleşmeyi feshetmiş ise de , davalıya ödeme aracı olarak devredilen çeklerin  keşide tarihlerine göre 18/09/2018 tarihli ihtarnameye istinaden yapılan  fesih tarihinde ödenmemiş borç bulunmadığı, 6361 sayılı yasanın 31.maddesine uygun , temerrüt şartının ve ihtarın gerçekleşmediği,  bu  kapsamda yapılan incelemede , takip konusu bononun  davalı şirkete müşterisi olan davacı tarafından faturaya bağlı olarak temlik edilen alacağın ödeme aracı olarak verilmiş olmadığı, bono nedeniyle davalı tarafça  müşterisine finansman sağlanmadığı, söz konusu senedin faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslara dair yönetmeliğin 8/3-4 maddesi kapsamında müşteriden alınan ek teminat niteliğinde olduğuna göre tahsil edilebilmesi için ise vadesinde ödenmemiş borcun mevcut olması şartının sağlanmadığı, toplam  87.120,90 TL lık 5 adet çekin vadelerinde tahsil edildiği,  bu nedenle bonoya dayalı takibin haklı olmadığı,  haksız olarak başlatılan takip dosyasında bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 21.395,20-TL tutarındaki fazla ödemenin, 30.10.2018  ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiği, aynı yöndeki mahkeme hükmünün dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.Davalı  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 tarih ve 2018/1145 E. 2021/651 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  1.461,51-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 365,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.096,11‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfc21bce3cef6e34","SID":"1263b5b685d483f3"}}