{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1687 Esas<br>KARAR NO: 2025/483 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2020/527 Esas - 2022/532 Karar <br>TARİH:  08/06/2022<br>DAVA: İtirazın İptali ( Genel Kredi Sözleşmesinden  Kaynaklanan )<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Muvekkili bankanın Gebze Organize Sanayi Şubesi ile davalılardan ... Ticaret A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, müvekkili banka tarafından ilgili kredi sözleşmesine istinaden davalı ...'a ticari kredi kullandırıldığı, davalı ... Ticaret A.Ş'nin  yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili bankanın  taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesini feshettiğini, ilgili fesih işleminin Beşiktaş ... Noterliğinin 20.09.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulara bildirildiğini, müvekkili bankanın bildirimine rağmen borcun ödenmediğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, işbu davanın açılmasından önce yapılan arabuluculuk toplantısında taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek borçluların haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalıların takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  icra takibine dayanak olan kefalet sözleşmesinin TBK maddesi 583 vd. hükümlerine göre kefalet sözleşmesi için aranan geçerlilik şartlarını taşımadığını, ilgili kefalet sözleşmesinde kefilin yükümlülük altına girdiğini ortaya koyan bir el yazısı metni bulunmadığını, söz konusu kefalet sözleşmesinin tarih yönünden de eksik olduğunu, kefaletin geçerlilik şartlarından biri olan belirlilik ilkesinin somut olayda mevcut olmadığını, davacı banka tarafından davaya konu edilen sözleşmelerin “Taraflar ve Kredi Limiti” başlıklı bölümünde “Kredi müşterisi, müteselsil kefiller ve borçla ilgili diğer kişiler bu sözleşme hükümlerini kabul ve taahhüt ettiklerini beyan ederler.. Müşteriye kullandırılacak tüm nakdi/gayri nakdi krediler genel olarak bu sözleşmede yer alan kredi işlemlerini kapsadığı gibi, ileride banka tarafından uygulamaya konulan/konulacak diğer kredileri de kapsar.” şeklinde bir hükme yer verildiğini, fakat ilerde doğması muhtemel borçları da kapsayacağına dair kaydın kefaletin belirli olması şartını ortadan kaldırdığını, öğretide reisoğlu tarafından bu tür kayıtların geçersiz olduğunun ifade edildiğini, gerek Yargıtay gerekse İsviçre Federal Mahkemesi kararlarında kefaletin ferdileştirilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiğini, bir an için kefalet sözleşmesinin geçerliliği kabul edilse dahi “Banka nezdinde doğmuş doğacak her türlü hak ve alacağına kefil olunması” şeklindeki kaydın kefaletin fer-i niteliğine aykırı olduğunu, sonraki tarihli kredi sözleşmeleri bakımından kefilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, asıl borçlu ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kefil konumundaki müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, davacının dayandığı kefalet sözleşmesinin belirlilik ilkesine aykırı olması dolayısıyla müvekkillerinden talep edilen alacağın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece kefalet sözleşmesinin geçerli olduğuna kanaat getirilse dahi müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takiplerinin usulüne uygun olmadığını, somut olayda müvekkillerine usulüne uygun bir ihtarname tebliğ edilmediğini, muaccel olmayan alacakla ilgili müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap kat işlemi için yapılacak ihtarın TTK m.18/3'te belirtilen usullerden biri ile yapılması gerektiğini, somut olayda müvekkillere ya da yetkili temsilcilerine tebliğ edilen herhangi bir ihtarname bulunmadığını, davacı bankanın ihtarname ile kat edildiğini 1ddia ettiği hesaplar ile takibe konu hesaplar karşılaştırıldığında hangi hesapların kat edildiğinin anlaşılamadığını, davacı ile davalı ... arasında birden çok genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, davacı banka tarafından kat edildiği ileri sürülen hesapların hangi sözleşmeye veya sözleşmelere ait olduğu hakkında müvekkillerine herhangi bir bilgi verilmediğini, davacı bankanın talep ettiği temerrüt faizinin fahiş olduğunu, müvekkillerin takip tarihi itibariyle temerrüde düşmediğini, müvekkillerine hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacı bankanın alacağının muaccel olmadığını, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiği ve kefaletlerin geçerli olduğu varsayılsa dahi takip talebine konu sözleşmelerin tamamının müvekkillerinden ... Dış Ticaret A.Ş  tarafından imzalanmadığını, hangi hesabın ... Dış Ticaret A.Ş  açısından kat edildiğinin belirsiz olduğunu, müvekkillerinden ... aleyhine başlatılan takibin tümüyle haksız olduğunu, bir an için müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatılabileceği kabul edilse dahi ilgili takipte davacı bankanın müvekkillerinden temerrüt faizi talep edemeyeceğini, kefillerin yalnızca kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu tutulabileceğini, davacı bankanın temerrüt faizi talebinin mevzuata ve temel hukuk kurallarına aykırı olduğunu, takipte talep edilen temerrüt faiz oranına dayanak teşkil edecek herhangi genel işlem koşulu bulunmuş olsaydı dahi bu yükseklikteki bir faiz oranı öngören hükmün taraflar açısından bağlayıcı olmayacağını belirterek davanın reddine, davacı bankanın müvekkillerine  % 20 oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  08/06/2022 tarih ve 2020/527 Esas - 2022/532 Karar  sayılı kararında;\" Dava ; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden  kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67/1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacı bankanın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı  icra dosyası ile 3.518.029,40 TL asıl alacak, 371.856,88  TL işlemiş % 39 temerrüt faizi, 18.592,84 TL % 5 BSMV, 587,56 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.909.066,68 TL  alacağın  tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, davalıların  süresinde itiraz ettikleri  ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporu , tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde;Davacı banka ile davalı ... Ticaret A.Ş. şirketi arasında 4 adet Kredi Genel Sözleşmesi bulunduğu, ilgili kredi sözleşmelerinin toplam tutarının 22.000.000,00 TL ve 6.000.000,00 USD olduğu, anılan sözleşmelerde diğer davalıların (... Ticaret A.Ş. ... ve ...) 22.750.000,00 TL ve 6.000.000,00 USD limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu,Davacı bankanın keşide etmiş olduğu ihtarnamenin davalılardan ... Ticaret A.Ş., ... Dış Ticaret A.Ş. Ve ...'a 24.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu bağlamda, davalılardan ... Ticaret A.Ş., ... Dış Ticaret A.Ş. ve ...'ın 26.09.2019 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü; davalılardan ...'a usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmadığı için davalılardan ...ın icra takip tarihi olan 11.02.2020 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, Yargıtay ve BAm kararlarında istikrarlı bir biçimde kabul edildiği gibi  hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arsındaki dönem için işleyen aktif faizin icar takibindeki asıl alacağa ilavesiyle davacının takip tarihi itibariyle  davalı ... Ticaret A.Ş, Tasfiye Halinde ... Ticaret A.Ş. ve ...'dan  3.507.296,44 TL asıl alacak, 456.192,45 TL temerrüt faizi, 22.809,62 TL BSMV ve 587,56 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.986.787,21 TL alacağı olduğu, Davalı ...'dan  3.459.291,69 TL asıl alacak, 387.380,53 TL akdi faiz, 19.369,02 TL BSMV ve 587,56 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.866.628,80 TL  alacağı olduğu, ancak davacının takip talebiyle bağlı olduğu, bu nedenle davalı ... Ticaret A.Ş, Tasfiye Halinde ... Ticaret A.Ş ve ...'dan talep edilebileceği, toplam tutarın 3.507.296,44 TL asıl alacak, 371.856,88 TL temerrüt faizi, 18.592,84 TL BSMV, 587,56 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.898.333,72 TL olduğu, Davalı ...'dan 3.459.291,69 TL asıl alacak, 371.856,88 TL akti faiz, 18.592,84 TL BSMV ve 587,56 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.850.328,97 TL alacağı olduğu, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettikleri görülmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.\"gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin; A-Davalı ... Ticaret A.Ş, Tasfiye Halinde ... Ticaret A.Ş ve ... yönünden; 3.507.296,44  TL asıl alacak  371.856,88 TL temerrüt faizi, 18.592,84  TL BSMV ve  587,56 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.898.333,72  TL üzerinden;   B-Davalı ... yönünden; 3.459.291,69  TL asıl alacak  371.856,88   TL akdi faiz 18.592,84  TL BSMV ve  587,56  TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.850.328,97  TL üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağın; 1.888.126,16 TL'Lik kısmına % 39 792.018,65 TL'lik kısmına % 39 101.897,80 TL'lik kısmına % 36,75 725.154,97 T'Lik kısmına % 24 oranında temerrüt  faizi ve faizin % 5' BSMV'si uygulanmak suretiyle devamına, Davacının alacağı likit olduğundan belirlenen alacağın % 20'si oranında inkar tazminatının  davalılardan sorumlulukları oranında  tahsiline, Aşan istemin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemede açılan itirazın iptali davasında yapılan yargılamada, davamızın kısmen kabulü, kısmen reddi yönünde hüküm tesis edilmiş olup, eksik inceleme ile ve bilirkişi raporlarına itirazlarımız kapsamında inceleme yapılmadan verilen söz konusu hükmün usule, yasaya ve tüm dosya kapsamına aykırı olduğunu; bu nedenle, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/527 E.-2022/532 K. sayılı kararı hakkında istinaf kanun yoluna başvurunun zorunlu hale geldiğini, Yerel Mahkeme tarafından eksik ve denetime elverişli olmayan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda karar verilmiş olması nedeni ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini; yargılama aşamasında Yerel Mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi kök ve ek raporuna taraflarınca itiraz edilmiş ve raporlar kabul edilmediğini; yeni bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasına karar verilmesi talep edilmiş ancak işbu taleplerinin Yerel Mahkeme tarafından gerekçesiz olarak kabul edilmediğini; Yüksek Yargı kararları gereğince de, kabul edilmeyen ve itiraz edilen bilirkişi kök ve ek raporları esas alınarak hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bilirkişi kök ve ek raporları denetime elverişli olarak düzenlenmediğini; hatalı ve eksik inceleme ile düzenlenen raporlar denetime elverişli olmayıp hükme esas alınması hukuka aykırı olduğunu, ..., ..., ..., ... no.lu krediler için 12.02.2020 tarihli Bankamız icra takip rakamı 3.518.029,40.-TL asıl alacak, 371.856,88.-TLişlemiş temerrüt faizi (39), 18.592,84.-TL bsmv, 587,56.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.909.066,68.-TL iken, ... Tic. A.Ş., Tasfiye Halinde ... Tic. A.Ş. ve ... yönünden; Bankamızın keşide etmiş olduğu ihtarnamenin 24.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ve 26.09.2019 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, ...'a usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmadığı için 11.02.2020 icra takip tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğü, Yargıtay ve BAM kararlarında istikrarlı bir şekilde kabul edildiği gibi, hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasındaki dönem için işleyen akdi faizin icra tarihindeki asıl alacağa ilavesiyle Bankanın takip tarihi itibariyle Banka alacağının 3.507.296,44.-TL asıl alacak, 456.192,45.- TL temerrüt faizi, 22.809,62.-TL bsmv ve 587,56.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.986.787,21.-TL olduğu ancak davanın takip talebiyle bağlı olduğu ve işbu nedenle Bankaları alacak rakamının 3.507.296,44.-TL asıl alacak, 371.856,88.-TL temerrüt faizi, 18.592,84.-TL bsmv, 587,56.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.898.333,72.-TL olduğu, ... yönünden; 3.459.291,69.-TL asıl alacak, 387.380,53.-TL akdi faiz, 19.369,02.- TL bsmv ve 587,56.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.866.628,80.-TL alacağı olduğu ancak davanın takip talebiyle bağlı olduğu, bu nedenle Bankamız alacak rakamının 3.459.291,69.- TL asıl alacak, 371.856,88.-TL akdi faiz, 18.592,84 -TL bsmv ve 587,56.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.850.328,97.-TL olduğu ve firma ve kefillerinin (davalıların) Bankamız icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatinde olunduğunun ifade edildiğini, Bankamız icra rakamı ile ... Tic. A.Ş., Tasfiye Halinde ... Dış Tic. A.Ş., ... yönünden Banka alacak rakamı mukayese edildiğinde kök ve ek raporda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kabul edilen anapara tutarının baz alınması sebebiyle anapara kaleminde 10.732,76.-TL, ... yönünden anapara kaleminde 58.737,71.-TL'lik menfi fark oluştuğu ve Bankamız anapara alacağında kayıplara sebebiyet verildiğinin anlaşıldığını, Yargılama aşamasında Sayın Yerel Mahkemeye sunduğumuz bilirkişi kök raporu ve ek rapora itirazlarımızda bu husus açıkça beyan edilmesine ve raporların hatalı olarak tanzim edildiği,müvekkil banka açısından hak kaybına sebebiyet verilen raporların dikkate alınmayarak, yeniden bir bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmasına karar verilmesi tarafımızca talep edilmiş olmasına rağmen, Yerel Mahkeme tarafından işbu itirazlarının hiç dikkate alınmadığını ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, Bilirkişi kök raporu gibi Bilirkişi Ek raporu da; usule, yasaya, sözleşmeye ve tüm dosya içeriğine aykırı olduğunu; itiraz edilen raporun hükme esas alınması yasaya ve usule uygun olmadığını; müvekkilİ Banka alacak rakamları ile Yerel Mahkemece hükmedilen rakamlar arasında özellikle ana para yönünden ciddi farklar bulunmakta olup, bu hususun müvekkili Banka aleyhine olduğunu, kabul edilemeyeceğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve dairemizce resen gözetilecek nedenler ile öncelikle tehiri icra kararı verilerek istinaf talepleri doğrultusunda istinaf başvurumuzun kabulü ile usule, yasaya ve tüm dosya kapsamına aykırı bulunan İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.06.2022 tarihli, 2020/527 E.- 2022/532 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına ve davalılarının itirazlarının tümden iptali ile davanın tamamen kabul edilmesine , müvekkil Banka lehine 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, reddedilen kısma ilişkin davacı vekili tarafından bilirkişi kök ve ek raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. HMK'nın 282. maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebi yargılama aşamasında sunulan bilirkişi kök raporuna karşı itiraz dilekçesinde sunulmuş,  bilirkişi ek raporunda söz konusu itirazlar tek tek değerlendirilmiş ve Mahkemece bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Asıl borçlu şirket ...A.Ş. ve kefiller ...A.Ş., ...'a kat ihtarının 24/09/2019 tarihinde tebliğ edilmesi sebebiyle ihtarnamede verilen süre sonunda 26/09/2019 tarihinde temerrüte düştükleri ve temerrüt faizinin bu tarihten itibaren, kefil ...'a kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilememesi sebebiyle icra takibi tarihinde temerrüte düştüğü dikkate alınarak temerrüt faizinin bu tarihten itibaren başlatılması, kat ihtarnamesi tarihi  ile temerrüt tarihi arasında işleyen akdi faizin asıl alacağa eklenerek hesaplama yapılması, uygulanan faiz oranlarının taraflar arasındaki sözleşmeye, bankaca uygulanan fiili faiz oranlarına ve mevzuata uygun olması, bilirkişi kök ve ek raporunda tüm krediler yönünden ayrı ayrı yapılan hesaplamanın ve değerlendirmelerin gösterilmesi dikkate alındığında bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c472c027aaaeb68","SID":"37b0da4437780e5c"}}