{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1457 Esas<br>KARAR NO:2025/379<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/06/2022<br>NUMARASI:2021/788 E. - 2022/523 K.<br>DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin keşidecisi olduğu ... A.Ş. Muğla Şubesi'ne ait ... çek numaralı 30.04.2018 tarihli, 40.000,00 TL bedelli çekin, ... Faktoring şirketi tarafından İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/307 esas numaralı dosyasına konu edilerek, 27.04.2018 tarihli kararı ile çek için ödeme yasağı getirildiğini, akabinde alacaklı ... tarafından ... sayılı dosyasından çekin keşidecisi ve cirantalarına icra takibi başlatıldığını, cirantalardan ....A.Ş.'nin dosya borcunu ödeyerek, dosyanın infazen kapatılmasını sağladığını, dava dışı ....A.Ş. tarafından ödenen ve infazen kapatılan dosya borcunun davacı müvekkilinden tahsili amacıyla ...sayılı icra takibinin başlatıldığını ve ... yapılan ödemelerin müvekkilinden talep edildiğini, dava konusu ... seri numaralı çekin 30.04.2018 tarihinde ilgili bankaya ibraz edildiğini ve bu çek üzerinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ödeme yasağı kararına istinaden, işlem yapılmadığını ve çekin arkasına ödeme yasağı şerhi işlendiğini, dava tarafından dava konusu çekin ilişkili olduğu hesaba çek bedelinin aktarılmış olduğunu fakat, ibraz tarihinde çek ödemesine yeterli miktarda para mevcut olmasına rağmen, bahsi geçen mahkeme kararı nedeniyle çek bedelinin hamiline ödenmediğini, ödeme yasağı kararının davacı tarafından alınmadığını ayrıca, kararın alınmasında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun da olmadığını, dava konusu çek üzerine konulan ödeme yasağına sebep olacak herhangi bir iradesi ya da kusurlu eylemi bulunmayan davacı müvekkilinin, ödeme yasağı neticesinde çekin bedelini ödeyen ....A.Ş.'ne çekin bedelini, icra takip masraflarını, vekalet ücretini, gecikme faizini ödemek zorunda kaldığını, müvekkili ile ....A.Ş. arasında borcun tasfiyesine ilişkin düzenlenen 13.10.2020 tarihli protokol gereğince, müvekkil tarafından, 30.10.2020 tarihinde 16.744,16 TL, 18.12.2020 tarihinde 16.744,16 TL, 22.01.2021 tarihinde 11.520,68 TL olmak üzere toplam 45.009,00 TL'nin ....A.Ş. hesabına, 22.01.2021 tarihinde 5.223,48 TL'nin ise Av. ...'in hesabına avukatlık ücreti olarak yatırıldığını, böylece davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil (ödeme yasağı) neticesinde, müvekkilin çek bedeline ilave olarak 10.232,48 TL ödeme yaptığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen fazla ödemenin, ödeme tarihi olan 22.01.2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... Faktoring A.Ş. ile müşterisi ...Şti arasında 16.02.2018 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme kapsamında faktoring işlemleri yapıldığını, .... Şti. tarafından, 23.03.2018 tarihinde faktoring işlemi için verilen ve aralarında ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ....Şti.'nin keşide ettiği 30.04.2018 keşide tarihli, ... no.lu 40.000,00 TL bedelli çekin de bulunduğu üç adet çekin ve fatura suretinin müvekkili firmaya gönderildiğini ve gerekli teyit işlemleri yapıldıktan sonra, müvekkili tarafından 58.700 TL faktoring ödemesinin aynı gün yapıldığını ve yapılan işlemlere ilişkin belgeler ile dava konusu çek aslının müvekkili şirkete gönderilmek üzere kargoya verildiğini, ... A.Ş. ....Şti.'nin keşide ettiği 30.04.2018 keşide tarihli, ... no.lu 40.000,00 TL bedelli çek asılı ile başkaca işlem yapılan çeklerin kargo firması nezdinde kaybolduğunu, bu nedenle dava konusu çek ve diğer iki adet çek için İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/307 Esas sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı ve Çek İptaline karar verilmesi amacıyla dava açıldığını ve 26.04.2018 tarihinde dava konusu çek için Ödeme Yasağı kararı verildiğini, Söz konusu çekin, ... isimli şahıs tarafından 30.04.2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve mahkemenin ödeme yasağının çekin arkasına işlendiğini, ancak daha sonra bir önceki ciranta ... isimli şahıs tarafından ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğinin anlaşılması üzerine, mahkemece kendilerine çekin istirdatı için dava açmak üzere süre verildiğini, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1002 E. sayılı dosyasından açılan istirdat davasının 25.03.2019 tarihinde “Aktif dava ehliyeti bulunmadığı” gerekçesi ile red edildiğini, karara ilişkin istinaf taleplerinin de İstanbul Bölge Adliyesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2019/1967 E., 2019/2875 K. sayılı ilamı ile 30.12.2019 tarihinde aynı gerekçe ile red edildiğini,  Davacı keşidecinin bu çek nedeniyle borcundan kurtulabilmesi için ya çek bedelini yetkili ve meşru hamile ödemiş olması ya da çek bedelini yetkili ve meşru hamil adına banka 'nezdinde depo ettirmesi gerektiğini, ancak davacı keşidecinin dava dosyasına ödeme yasağı konulmuş olan çek bedelinin yetkili ve meşru hamile ödenmek üzere banka nezdinde veya mahkemece belirlenecek bir tevdi mahalline tevdii veya depo edildiğine dair belge sunmadığını, Bu itibarla, davacı çek bedelini 30.04.2018 tarihinden itibaren meşru ve yetkili hamil emrine depo etmeyerek, 30.04.2018 tarihi itibariyle hesapta bulunan tutarda kendisi için tasarrufta bulunduğu, tasarruf yetkisini kısıtlamayarak zararlandırıcı eylemle zarar arasındaki illiyet bağını kestiği için çeki kaybeden müvekkilden ettiğini iddia ettiği zararın tazminini hukuken talep etmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Davalı ...  A.Ş. ile dava dışı...Şti. arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesi ve 60.000,00 TL'lık fatura temliki ile keşidecisi davacı ...Şti. olan, dava konusu ... Şubesi'ne ait 30.04.2018 keşide tarihli, ... çek numaralı 40.000,00 TL bedelli çekin de olduğu, 3 adet çek teminatı ile adı geçen dava dışı şirkete 58.700,00 TL faktoring finansmanı sağlandığı iddia edilerek  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1002 Esas sayılı dosyasında istirdat davası açıldığı, davalı ... tarafından dava konusu çekin meşru hamili olduğunun  kanıtlanamadığı, bu nedenle davanın reddine karar verildiği, kararın İstinaf talebinin reddi ile kesinleştiği, davalı tarafından İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/307 Esas sayılı dosyasından açılan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) davasında, söz konusu çek için 27.04.2018 tarihinde Ödeme Yasağı kararı verildiği, 40.000,00 TL bedelli dava konusu çek muhatap bankaya 30.04.2018 tarihinde ibraz edildiğinde, davacı çek keşidecisinin hesabında 40.067,00 TL bakiye bulunduğu ancak söz konusu çek üzerinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Ödeme Yasağı Kararı bulunduğundan, muhatap banka tarafından çekin işleme alınmadığı ve çekin arkasına mahkeme kararının yazılarak çek hamiline iade olduğu, dava dışı çek hamili ... tarafından karşılıksız kalan çek nedeniyle, keşideci ve cirantalar aleyhine ...sayılı dosyasından 22.05.2018 tarihinde Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığı ve cirantalardan dava dışı ....A.Ş. tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı ve yapılan ödeme nedeniyle de adı geçen dava dışı şirket tarafından, davacı ....Şti. hakkında, ...sayılı dosyasından, 18.12.2018 tarihinde Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu icra takibi nedeniyle davacı ile dava dışı takip alacaklısı arasında imzalanan 13.10.2020 tarihli protokol ile davacı tarafından, dava dışı takip alacaklısına 3 taksit halinde 45.009,00 TL ve avukatlık ücreti olarak 5.223,48 olmak üzere toplam 50.232,48 TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla çekin hamili olmayan davalının haksız yere ödeme yasağı kararı alarak   dava konusu çek nedeniyle davacının 10.232,48 TL (50.232,48 TL -40.000,00 TL) fazla ödeme yapmasına neden olduğu anlaşıldığından, davanın aşağıdaki şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir.\" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜ ile 10.232,48TL'nin 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun 7.sayfa son paragrafındaki tespite rağmen davacının yasal yollara başvurarak çek tazminatının takipte iptali yerine dava dışı firmaya 4.000,00 TL çek tazminatı ödemesi ve bu hukuka uygun olmayan davranışının sonucunun müvekkilinden tazminine karar verilmesinin hukuki olmadığını, TTK 783. madde 3. fıkrasında keşidecinin çek bedelinin %10'u oranında tazminatla yükümlü olduğu düzenlenmişse de yasanın açık hükmünde de anlaşılacağı üzere çekin karşılığı olan miktarın ibraz süresi içinde bankada olması yeterli olup salt mahkeme kararı nedeniyle ödeme yapılamaması durumunda artık keşidecinin tazminatla sorumlu tutulamayacağının belirli olduğunu, davacının hakkında yapılmış olan icra takibinin çek tazminatı yönünden iptalini talep edebilecekken hiçbir hukuki müracaatta bulunmadığını, davacı hakkında icra takibi başlatan ... A.Ş.'nin çekin karşılıksız olmadığından bahisle dahi hiçbir hukuki müracaatta bulunmadığını ve karşılıksız çek tazminatı bedelini de rızaen ödemeyi seçtiğini, bu ödemenin tamamen kendi hatası sebebiyle olduğunu, dava konusu çekin karşılığının ibraz tarihinde bulunduğundan diğer bir ifade ile davacının bir temerrüde düşmemişken temerrüt hali oluşmadan bir faizin tahakkuk etmesinin de düşünülemeyeceğini, bu nedenle davacının ödeme yaptığı haksız icra takibinde hiçbir faiz ödemesi yapmaması gerekirken hiçbir müracaatta bulunmadığını ve rızaen faiz ödediğini, davacı keşidecinin çekin hamilinin kim olduğunu en geç çekin ödenmek üzere ibraz edildiği 30/04/2018 tarihinde öğrendiğini, davacı keşidecinin dava dosyasına ödeme yasağı konulmuş olan çek bedelinin yetkili ve meşru hamile ödenmek üzere banka nezdinde veya mahkemece belirlenecek bir tevdii mahalline tevdii veya depo edildiğine dair belge sunmadığını, davacı keşideci firmanın 30/04/2018 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ve üzerinde ödeme yasağı bulunan çek bedeli 30/04/2018 tarihinden itibaren meşru ve yetkili hamil emrine depo etmediği çek nedeniyle kendisinin sorumlu olduğunu, davacı keşidecinin borçlu olduğu tutarı meşru ve yetkili hamil emrine depo etmiş olsaydı hakkında yapılan icra takibine borcu icra takibinden önce ödendiğinden bahisle itiraz ederek hakkındaki takibi işlevsiz bırakabileceğini, dolayısıyla çek bedeli dışında çek tazminatı, faiz, masraf, icra masrafları ve vekalet ücreti ödemek zorunda kalmayacağını, aksinin kabulünün temel hukuk kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin, hareketi ile illiyet bağı bulunmayan sonuçlardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının aksine davacının çek bedelini 30/04/2018 tarihinden itibaren meşru ve yetkili hamil emrine depo etmeyerek 30/04/2018 tarihi itibariyle hesapta bulunan tutarda kendisi için tasarrufta bulunduğunu, tasarruf yetkisini kısıtlamayarak zararlandırıcı eylemle zarar arasındaki illiyet bağını kestiği için çeki kaybeden müvekkilden ettiğini iddia ettiği zararı talep etmemesi gerektiğini, bu nedenle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin çek bedelini yetkili hamil emrine bankaya depo etmediği ve bu itibarla kusurlu olduğunu iddia ettiğini ancak ödeme yöntemi olarak tercih edilen çek varken ayrıca bankaya para depo edilmesinin çekin ticari anlamda kullanılmasını anlamsızlaştıracağı gibi müvekkilinin böyle bir sorumluluğu olmadığını,TTK m.783'ün çek tazmiantı konusunda çekin karşılıksız kalması durumunda çek bedelinin yüzde onu kadar ödeme yapma yükümlülüğünden bahsettiğini, dava dışı cirantaya yapılan bu ödemenin de müsebbibinin yine dava konusu çeki karşılıksız bırakan davalı olduğunu, TTK m.808 ve devamı maddelerde çekin ibraz gününden itibaren faiz işletileceği hükmünün yer aldığını, müvekkili tarafından dava dışı cirantaya talebi üzerine faiz ödemesi de yapıldığını, bu halde davalının faiz hakkındaki iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalının müvekkilinin cirantaya karşı yaptığı ödeme konusunda kusurlu olduğu iddialarının tamamen yersiz olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin çek keşidecisi olduğunu, çekin davalı ... ile faktoring ilişkisine tabi tutulduğunu, çekin davalı şirket merkezine gönderilirken kargoda kaybolduğunu, çek bedelinin bankada hazır bulundurulmasına rağmen, davalı tarafça açılan çek istirdadı davasında ödemeden men yasağı konulması nedeniyle çek bedelinin ödenmediğini, çekin keşidecisi ve cirantalarına karşı icra takibi başlatıldığını, cirantalardan ....A.Ş.'nin dosya borcunu ödediğini ödediği bedelin kendisinden tahsili amacı ile,... sayılı dosyasında çeke istinaden çek bedeli icra dosyasına yapılan ödeme işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.012,39 TL nin  tahsili amacı ile kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını, icra dosyasına 13/10/2020 tarihli protokole istinaden toplam 50.232,48 TL.  ödeme yaptığını belirterek  çek bedeli dışında kalan ve fazladan ödenen 10.232,48 TL'nın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı ile dava dışı  ....A.Ş.' arasında 13/102020 tarihinde protokol tanzim edildiği,protokolde, ...  Şubesine ait 30.04.2018 keşide tarihli 40.000,00 TL'lik karşılıksız çıkan çekten doğan alacak için açılan ... sayılı dosyasına ait alacak miktarı 13.10.2020 tarihi itibariyle 40.000,00 TL karşılıksız çek miktarı asıl alacak, 4.000,00 TL TTK çek tazminatı, 5.223,48 TL vekalet ücreti, 400,00 TL icra masrafı ve borcun tasfiyesinin tamamlanmasına kadar olan dönem için hesaplanan 609,00 TL avans faizi olmak üzere toplam 50.232,48 TL (Ellibinikiyüzotuziki Türk Lirası kırksekizKuruş) olmak üzere borç miktarı tespit ve taraflarca mutabık kalınarak sabitlendiği belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, çekin keşide ve ibraz tarihinde, çekin karşılığının bankada hazır bulundurulduğu anlaşılmakla, davacı keşideci tarafından, dava dışı takip alacaklısı ....A.Ş.'ye çek bedeli dışında, çek tazminatı ve diğer ferileri ödeme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, protokol düzenlemek suretiyle iradi olarak ödediği anlaşılmakla,  ödeme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen fazladan  ödediği kısmı davalıdan talep edemeyeceği, davalı tarafın yasal hakkını kullanarak dava açtığı ve ödemeden men yasağı aldığının anlaşıldığı, fazla ödenen kısımdan sorumlu olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddi gerekir iken davanın kabulüne dair verilen karar yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2022 tarih, 2021/788 E., 2022/523 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 174,75 TL'nin mahsubu ile 440,65‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.232,48 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5 - İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 52 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 272,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7aed93cda490bb4","SID":"cd8dc6712d3ab2d4"}}