{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1914 <br>KARAR NO: 2025/260<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2021<br>NUMARASI: 2017/694 Esas -  2021/300 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkil firma olan ..., ... Yapı firmasından aldığı lehtarı ve yetkili hamili müvekkili firma olan İşbankası Maslak şubesine ait 10.04.2017 tarihli ... numaralı 8.000,00 TL'li, .. bankası Maslak şubesine ait 10.05.2017 tarihli ... numaralı 8.500,00 TL li, ... bankası Maslak şubesine ait 10.06.2017 tarihli ... numaralı çeklerin, müvekkili firmaya ait ... plakalı beyaz renkli ... marka, müvekkili firma çalışanı ... tarafından kullandığı araçta iken 08.02.2017 veya 09.02.2017 tarihinde çalındığını, hırsızlık olayını şirket çalışanı ... tarafından Çengelköy Polis Karakoluna bildirildiğini, çeklerin muhatap bankadan tahsil edilmemesi için 5.Asliye Ticaret Mahkemesine 2017/162 E. sayılı davanın  açıldığını, iş bu davada 23/02/2017 tarihinde ödeme yasağı kararı verilmiş ve çeklerin ilanının yapıldığını, davalı firmanın 3. ilan da belirtilen 3 aylık süre dolduktan sonra 08/06/2017 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile ... numaralı 8.500,00 TL ve ... numaralı 8.810,00 TL çeklerin kendilerinde olduğunu bildirdiğini ve bu çeklerin ... isimli ciranta tarafından kendilerine verildiğini belirtmiştir. 30.06.2017 tarihinde davalı firma çekler üzerindeki ödeme yasağını kaldırılmasını talep etmiş ve davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Bunun üzerine 5.Asliye Ticaret Mahkemesi müdahale talebinin reddine ve taraflarına istirdat davası açmak üzere 2 haftalık süre verilmesine karar verildiğini, tedbir alınmış çeke ilişkin olarak tacir olan davalının iyi niyetli olmadığını, 5.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan ilan ile anlaşılacağı üzere ilgili çeklerin rızası dışında elinden çıktığını, davalı firmanın basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediği gibi çekin arkasında açıkça tedbir kararının olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, İzah edilen nedenlerle davanın kabulüne bahsi geçen çeklerin istirdadı ile taraflarına iadesine, çekin paraya çevrilmiş olması halinde çek bedelinin ödendiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte çek bedellerinin müvekkiline ödenmesine işbu çekler üzerinde teminatsız olarak bu mümkün değilse makul teminat karşılığında tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının haksız iddialarını reddettiklerini, dava edilen tüm hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin, ...'e çeşitli tarihlerde yapmış olduğu satışlar karşılığında ödemeler, dava konusu çekler ile yapıldığını, müvekkilinin dava konusu olan çekleri muhatap bankaya sormuş banka tarafından çeklerle ilgili ödeme yasağı olduğunun bildirilmediğini, ayrıca dava konusu olan çeklerin ciro silsilesinin müvekkili tarafından incelendiğinde herhangi bir usulsüzlük görülmediğini, basiretli bir tacir gibi davranan müvekkilinin, dava konusu çeklerin yetkili ve iyiniyetli meşru hamili olduğunu, davacının imzası ve kaşesinin sahte olduğu iddiasının davacı tarafça ispat olunmadığı için kabul etmediklerini,  bir an için aksi düşünülse dahi, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmayan çek hususunda 6102 sayılı Türk ticaret kanunu 677.maddesine göre imzalar istiklal ilkesi gereği iyi niyetli müvekkil diğer cirantalar ve keşideciyi takip etme hakkını engellemez. Bu sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının ihtiyatı tedbir talebinin reddine, müvekkilinin aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaleten davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...dava konusu, ... Bankası Maslak Ticari/İstanbul Şubesi'ne ait ... çek nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 10/05/2017, 8.500,00TL bedelli ve de ... Bankası Maslak Ticari/İstanbul Şubesi'ne ait ... çek nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 10/06/2017, 8.810,00TL bedelli 2 adet çekte davacının lehdar ve ilk ciranta konumunda olduğu ve sırasıyla ciro silsilesinin dava dışı ... İşletmeciliği Tic.Ve San.Ltd.Şti. Ve ... olduğu ve ... cirosu ile davalıya verilmiş olduğu, davalı ve dava dışı ... arasında ticari ilişki bulunduğu ve çeklerin düzgün ciro silsilesi ile ticari alış verişe istinaden davalı şirkete ulaştığının anlaşılması karşısında; davaya konu çeklerde davacı dışında 3. kişilerin de cirosu bulunduğundan ve TTK 792. maddede öngörülen şartlar oluşmadığından çekin iadesi talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen çeklerde yetkili hamilin davacı şirket olup alacaklı olarak görünen davalı ... Şirketi'nin yetkili ve asıl hamil olmadığını, davacı şirketin lehtarı ve yetkili hamili olduğu belirtilen çeklerin, keşideci tarafından davacıya teslim edildikten sonra ancak henüz davacı tarafından cirolanmadan önce davacı şirket'e ait ... plakalı araçta iken 08.02.2017 veya 09.02.2017 tarihinde çalındığını, hırsızlık olayına ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu çekler üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilileri ... Ve ... 'a ait olmadığının tespit edildiğini, rapor mahkemeye sunulduğunu, suça konu olan, iptali ile ilgili dava açılmış olan, hakkında tedbir kararı bulunan ve bu husustaki ilanı yapılmış olan çeke ilişkin olarak tacir olan davalının iyi niyetli olmadığını, davalı firmanın her ne kadar çeklerin 22.02.2017 tarihinde kayıtlarına işlendiğini iddia etmişse de bu kayıtların sonradan geriye dönük düzenlenebildiğini, bu kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının sonradan düzenleme yapılıp yapılmadığının başkaca kayıtlara da bakılmak suretiyle, özellikle davalının çekleri aldığını bildirdiği ... isimli kişinin ticari defterlerinin vs. incelenerek bilirkişi vasıtasıyla tespiti gerektiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda davacı şirket ile çeklerin keşidecisi ... yapı şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari ilişki olduğunu ve genellikle ödemelerin çek ile yapıldığının tespit edildiğini, bu tespite bir itirazları bulunmadığını, bu tespitle davacı şirketin çeklerin gerçek yetkili hamili bulunduğunun tespit edildiğini, raporda, davacının ticari defter kayıtlarında çeklerin bulunmadığının belirtildiğini, çeklerin keşideciden alındığı gün bulunduğu araçtan çalınması nedeniyle  davacı şirketin ticari defterlerine işlenemediğini, davacı şirketin ... isimli şirketle hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bilirkişi raporunda bu hususta hiçbir inceleme yapılmadığını, ilk derece mahkemesinden  davalı şirketten ... isimli kişinin tüm bilgilerinin istenmesini ve bu kişinin de ticari defter kayıtları ve ilgili evraklarının HMK m. 221 ve diğer ilgili hükümler gereğince bu kişiden istenmesini, HMK 'nın ilgili hükümleri uyarınca 3. Kişilerin ellerinde bulunan belgelerin ve ticari defterlerin incelenmesini talep ettiğini ve böylelikle davalı kayıtlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının anlaşılacağını belirttiklerini, ancak mahkemece bu taleplerinin değerlendirilmediğini, davalının tek taraflı tuttuğu kayıtların doğru kabul edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını davanın kabulüne, ... Bankası Maslak Şubesine ait 10.05.2017 tarihli, ... numaralı, 8.500,00 TL bedelli, keşidecisi ...İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi olan çek, ve ... Bankası Maslak Şubesine ait 10.06.2017 tarihli, ... numaralı, 8.810,00 TL bedelli, keşidecisi ... Sanayi İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi olan çeklerin İstirdadı ile iadesine, çekin paraya çevrilmiş olması halinde ticari faizi ve diğer ferileri ile birlikte  çek bedellerinin  davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının çekin yetkili iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olup olmadığı noktasındadır. Dava konusu 2 adet çek ile birlikte bir adet daha çekin  dava dışı ... Yapı Elemanları A.Ş.  tarafından davacı lehdar adına tanzim edilerek  teslim edildiği, çeklerin davacıya ait araçtan çalındığının iddia edildiği, her iki çek üzerinde ilk cironun davacı kaşesi üzerine atıldığı, sonraki cironun ... Ltd.Şti. sonraki cironun ..., sonraki cironun davalı ... Ltd.Şti olduğu ve çeklerin bankaya ibraz edildiği, dava konusu çeklerin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/162  Esas sayılı  dosyası ile açılan zayi nedeniyle iptal davasında verilen tedbir şerhinin bankaca çek üzerine şerh edildiği,  davalı tarafın müdahale talebi üzerine eldeki istirdat davasını açmak üzere süre verildiği ve davanın  açıldığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını  790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki  ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini  ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.  TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır. Davaya konu çeklerde düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Davacı taraf, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının dava konusu çeki davacının zararına olarak kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu ve/veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunu ispatlayabilmiş değildir.  Dava konusu çekle ilgili zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması, savcılığa suç duyurusunda bulunulması,  çeki elinde bulunduran davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. Kaldıki davalının ticari defter kayıtlarında dava konusu çeklerin kendisine ciro ile devreden ... ile olan ticari ilişki nedeniyle teslim edildiği hususu da ispatlanmıştır. Bu haliyle davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği ispat edilememiştir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  06/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e762c0d7658cfaa3","SID":"79e945510d0a3218"}}