{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/58 <br>KARAR NO: 2025/477<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMES: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/09/2024<br>NUMARASI: 2024/404 Esas -  2024/465 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... Limited Şirketi'ne ait ... Merkezi No:... Altunizade, Üsküdar/ İstanbul adresli işyerinde 11.03.1999 tarihinde çalıştığının tespiti ile işbu tarihin sigortalılık başlangıcı olduğunun tespiti amacıyla İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi'nde 2023/450 E. sayılı dosya ile hizmet tespit davası ikame edildiğini, yapılan yargılama sırasında taraflarınca söz konusu davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğunun öğrenildiğini, İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinde taraflarınca açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için 07.05.2023 tarihli 2 numaralı celsesinde tarafımıza davalı şirketin ihyası için dava açmak için 1 aylık süre verildiğini, İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi'nin 2023/450 E. sayılı dosyasında taraflarına verilen yetki göz önüne alındığında söz konusu hizmet davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi adına 2005 tarihinde ticaret sicilden terkin olunan ... Giyim Sanayi ve İhtiyaç Malzemeleri Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin 6102 sayılı TTK geçici 7.maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip ve sonuca bağladğını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “..sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.M. 32). yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK M. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK.M.547/2 gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada ihyası talep edilen şirket olan ... Ltd. Şti.'nin 30.11.2005 tarihinde tasfiye edildiğini, tasfiyesi üzerinden 19 yıldan fazla zaman geçmiş olan şirketin ihyasının kanun hükmü gereği mümkün olmadığını, hak düşürücü sürenin geçmesiyle hakkın sona ereceğinden, hak düşürücü süre savunmasının itiraz niteliğinde olduğunu, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir olduğunu, taraflarca ileri sürülmese dahi hakimin re'sen inceleme yaparak hak düşürücü sürenin aşılıp aşılmadığını tespit etmesi gerektiğini, ...Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini,  Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunduğunu, tasfiye işlemi için kanun ve yönetmelik gereğince gerekli prosedürün uygulandığını, tasfiye işleminin hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, şirketin ihya edilebilmesi için tasfiye aşamasında eksik kalan hususların varlığının söz konusu olması gerektiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığını ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunduğunu, ilgili gazete nüshasını deliller arasında dosyaya sunacaklarını, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddine, devamen davacının ispat külfeti uyarınca şartları oluşmayan ve ispatlanamayan davanın reddine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 8411-8 sicil sicil numarası ile kayıtlı dava dışı sicilden terkin edilen  Tasfiye Halinde ...  Giyim Sanayi Ve İhtiyaç Malzemeleri Limited Şirketi  aleyhine İstanbul Anadolu 29. İş mahkemesinin 2023/450 Esas sayılı dava doyası ile  açılan derdest dava nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu ve davalı tasfiye memuru tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle  davanın kabulü şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru davalının atanmasına,  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: TTK'nın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrası uyarınca \"silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooparatifin ihyasını isteyebilir.\" hükmü gereği şirket ihyası, silinme tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi kılınmış olup huzurdaki davada ihyası talep edilen şirket olan  ... Giyim Sanayi ve İhtiyaç Malzemeleri Ltd. Şti., 30.11.2005 tarihinde tasfiye edildiğini, tasfiyesi üzerinden 19 yıldan fazla zaman geçmiş olan şirketin ihyası, yukarıdaki kanun hükmü gereği mümkün olmadığını, bahse konu İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinin 2023/450 e sayılı dosyasından görülen dava, şirketin tasfiyesinden yaklaşık 19 yıl sonra açılmış, görevini layığıyla yerine getiren tasfiye memurunun, davacı yana vekalet ücreti ödemesi yapmasına karar verilerek adeta cezalandırıldığını,  oysa davalının 19 yıl önce tüm usul ve esaslara uygun şekilde tasfiye işlemlerini yürütmüş, Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanları yaptırmış ve usulüne uygun şekilde tasfiye işlemlerini tamamlamış olup kaldı ki huzurdaki davaya konu şirkete karşı ikame edilen İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinin 2023/450 Es sayılı dava da mesnetsiz olduğununu huzurdaki davacının, ihyası istenen şirkette 1 gün dahi çalışması bulunmadığını, davacı sırf kamuoyunda EYT olarak bilinen mevzuat hükümlerinden yararlanabilmek için gerçeğe aykırı beyanlarla huzurdaki davaları ikame ettiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \"şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicilmemurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan  ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin  28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde ... Bebe Çocuk Giyim Sanayi Ve İhtiyaç Malzemeleri Ltd. Şti tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 23/11/2015 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan  İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi’nin 2023/450 Esas, sayılı  dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edilmiş  TTK 547 maddesi uyarınca açılan  ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresi de düzenlenmediğinden davalı tasfiye memuru bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291). Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584),  tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davanın haksız olduğunu belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada  incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde  ileri sürülen  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu durumda  mahkemece davanın  kabulü ile davaya konu  şirketin  ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve TTK 547/2 maddesi uyarınca son tasfiye memuru davalının tasfiye memuru olarak atanmasında bir  isabetsizlik bulanmamaktadır Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı  tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE,2-Davalı Tasfiye memuru  tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e28261fd11c9eef0","SID":"64940cdca5c6b1eb"}}