{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/2257 <br>KARAR NO:2025/127 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:13/09/2021<br>NUMARASI:2019/79 (E) - 2021/607 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, .... AŞ'ye ait... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL maddi zararının ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden itibaren, aksi takdirde ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tazminini talep ve dava etmiş; 21/07/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 14.047,85 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 14.047,85 TL tazminatın 19/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan (davalı sigorta şirketinden  poliçe limitiyle sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap, bilirkişi ve ıslah dilekçesine yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini, hasar onarım bedeli hesaplamasının davacının  kazanın oluş tarihinden yaklaşık iki yıl sonrasında açılan davada zamanaşımının dolduğu ve bağımsız bir şirketten alınan mütalaa baz alınarak yapılan tespitin karara dayanak yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar  tazminatı istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir.Davaya konu trafik kazası 13/08/2017 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, davacı tarafça, gerek dava dilekçesi, gerekse ıslah talebine konu ettiği maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Ancak, dosya kapsamından davacı vekilinin 11/09/2019 tarihinde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı; davalı tarafından 06/10/2017 tarihinde kısmi ödeme yapıldığını ikrar ettiği, trafik kaza tarihi olan tarihinden itibaren işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin TBK 154/1. maddesi gereğince ödeme tarihi olan 06/10/2017 tarihinde kesildiği  ve bu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden başladığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla dava açıldığı tarihte 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının ve alacağın tamamı için kesildiğinin kabulü usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle, hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınarak verilen hüküm yerindedir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 959,61 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 239,90 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 719,71‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"016625892fc2f77d","SID":"f37b8c1ba1d4bd95"}}