{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2140 <br>KARAR NO\t\t: 2025/484<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/05/2023<br>NUMARASI\t: 2023/270 Esas - 2023/307 Karar<br><br>DAVACI\t       : ... <br>VEKİLİ\t      : Av. ... <br>DAVALILAR         : 1- ... <br>\t        2- ... <br>\t        3- ...  <br><br>DAVA\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t\t: 17/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 14/04/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in Metin Akaryakıt Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ortağı abisi ...'ın çocuksuz vefatından sonra miras yoluyla 08.12.2006 tarihinde hissedarı durumuna geldiğini, davalılar ... ve ...'in de şirket ortağı olduklarını, davalı ...'in ise ortak olmamakla beraber şirketin 2030 yılına kadar müdürü olduğunu, şirketin kötü yönetilerek kasıtlı olarak zarara uğratıldığını ve diğer ortakların haklarının ihlal edildiğini, genel kurullarının yapılmadığını, Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) açılan 2019/175 esas sayılı dosyada bu hususların tespit edildiğini belirterek şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayanarak davalıların davacı nezdinde sebep oldukları zararın şimdilik 50.000,00 TL'sinin tazminat olarak davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... Aktif husumet dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE ... \" karar verilmiştir. .<br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebi, şirket zararına ilişkin olmayıp, davacının şahsi zararına ilişkin olduğundan TTK'nın 555. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından zararın şirkete ödenmesini talep etme zarureti bulunmadığını, somut olayda davacının, yöneticilerin özensiz ve kötü yönetimi nedeniyle şahsi olarak şirketin SSK ve Vergi borçlarından şahsi malvarlığı ile sorumlu olmuş ve doğrudan zarar gördüğünü, bu nedenle Mahkemenin red gerekçesi yerinde olmadığını, davalılar ... ve ...'in talep edilen döneme ilişkin müdürlük sıfatının olmadığı, davalı müdür ...'in ise sirkette ortak olmadığı nedeniyle davanın usulden reddi de hatalı olduğunu, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceğini, huzurda görülmekte olan davada, detaylı olarak açıklandığı üzere dava şartı noksanlığı olmamakla beraber, Mahkemenin öncelikle tamamlanması için süre verip, ondan sonra usulden reddetmesi gerekirken doğrudan red kararı vermesi hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 Tarih - 2023/270 Esas - 2023/307 Karar<br> sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; TTK'nın 555. maddesine göre şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince; aktif husumet dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacının, abisinin vefatından sonra miras yolu ile Akaryakıt Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin hissedarı durumuna geldiği, davalıların şirketin ortakları oldukları,  şirketin kötü yönetilerek kasıtlı olarak zarara uğratıldığı ve diğer ortakların haklarının ihlal edildiği iddiasıyla şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayanarak davalıların davacı nezdinde sebep oldukları zararın tazmini için eldeki davayı açtığı, davalıların davaya cevap vermediği, ilk derece mahkemesince davanın aktif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 555-(1) maddesinde; Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.<br>6102 sayılı TTK’nın 555. maddesindeki düzenleme uyarınca, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir ise de pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Somut olayda; davacı tazminatın kendisine verilmesini talep etmiştir. <br> Eldeki davada; davacının dilekçesinde belirttiği zarar tazmini talebi dolaylı zarara ilişkin olup, 6102 sayılı TTK’nın 555. maddesi uyarınca, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir ise de pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceğinden, davacının tazminatın ancak ortağı olunan şirkete verilmesini talep etmediği, bilakis kendisine verilmesini talep ettiği anlaşıldığından,   ilk derece mahkemesince davacının şirket ortağı olarak zarara uğradığı iddiası ile açılan davanın aktif husumet nedeni ile reddine karar verilmesinde kural olarak usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır (Emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/02/2019 tarih, 2017/4132 Esas-2019/1433 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2019 tarih, 2018/3275Esas-2019/6961 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2017 tarih, 2016/8582 Esas-2017/5489 Karar sayılı İçtihatları).<br>Ancak; bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Kuru, Baki: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi  hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur (Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve 2014/13-684 Esas, 2016/106 Karar; 30.11.2021 tarihli ve 2018/(20)8-343 Esas, 2021/1515 Karar; 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-854 Esas, 2022/200 Karar sayılı ilamı). Bu açıklamalar uyarınca davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın kamu düzeni gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;<br>1-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 Tarih - 2023/270 Esas - 2023/307 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br><br>a-Aktif husumet dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE,<br>b-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>ç-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br><br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-Bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>ç-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,<br>d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b0c9b9eda55d10c","SID":"53a3725c01f47874"}}