{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/2048 <br>KARAR NO:2025/147<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:30/06/2021<br>NUMARASI:2018/1323 (E) 2021/788 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Manevi ve Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'nin  idaresindeki ... plakalı aracın, davacıların desteği yaya ...'na çarpması neticesinde ölümle sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile vefat eden ...'nun desteğinden yoksun kalan annesi ve babası için ayrı ayrı destekten yoksun kalma, cenaze ve defin giderleri, hastane tedavi ameliyat giderleri için 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalı sigorta şirketi yönünden 20/10/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, desteğin annesi, babası ve kardeşi olan davacılar için ayrı ayrı 100.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışında diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 08/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat tutarını davacı ... için 157.681,53 TL, davacı ... için 198.213,68 TL’ye yükseltmiştir.Davalılar... vekili ile ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 198.213,68 TL, davacı ... için 157.681,53 TL olmak üzere toplam 355.895,21 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... ve ... yönünden 06/10/2018 kaza tarihinden itibaren davalı ... AŞ yönünden 31/10/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10 TL cenaze giderinin 06/10/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aşan istemin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin davalı ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 35.000 TL olmak üzere toplam 135.000 TL manevi tazminatın 06/10/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsiline, aşan manevi tazminat isteminin reddine, davalı ... AŞ aleyhine açılan manevi tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, davalı ... AŞ'ye manevi tazminat yönünden husumet yöneltmiş kabul edilerek olmayan taleplerinin reddedilerek davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkile atfedilen kusura itiraz ettiklerini, müvekkilinin kaza günü alkollü olduğu tespit edilmiş ise de kazanın meydana gelmesinde bu durumun bir etkisi olmadığını, davanın kusursuz olan müvekkili bakımından reddine karar verilmesi gerekirken müvekkilini gerçek anlamda yoksulluğa düşürecek manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü %60 kusurlu olmasına rağmen bu kusur nispetinde hesaplama yapılmayıp %100 kusur oranı üzerinden hatalı olarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun hesaplama tekniği bakımından hatalı olup hükme esas alınmasının mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'nin % 60, sürücünün yanında olan arkadaşı davalı ...'ın % 40, oranında kusurlu olduğu, belirlenmiş aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı ve alınan raporda yine her iki davalıya da kusur atfedildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 61. maddesi uyarınca birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bununla beraber, birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen TBK'nin 61. maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen TBK'nin 62. maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Müteselsil sorumluluk Kanundan doğan bir sorumluluk türüdür.Bu durumda, kusur raporunda belirlenen oranda; davalı ...'nin eylemiyle gerçekleşen zarar nedeniyle (davalı araçta yolcu olan arkadaşının % 40 oranında kusuru olduğu) tespit edilen gerçek zararın  kusurlu olan aracın sürücüsü, sigortacısı ve davalı diğer sürücü arasında müteselsil sorumluluk bulunan ve belirlenen kusur durumları itibarıyla davalı ve işverenlerinin iç ilişkisinde gözetilmesi gereken bu hususun davacıya karşı ileri sürülemeyeceği göz önüne alınarak davalıların %100 kusurla müteselsilen tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi yerindedir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun  desteğin kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TRH 2010 progresif rant formülüne göre düzenlendiği,  kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\"TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacıların uğradığı zararın kapsamı, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete  uymadığı kanısına varıldığından, davacılar vekilinin, manevi tazminat  miktarının az olduğu yönündeki istinaf itirazı yerindedir.Bu çerçevede, dosya kapsamı, olay tarihi, kusur ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek, manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, takdiren davacılar lehine talepleri gibi manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanısına varılmıştır. Davacılar vekilinin maddi manevi tazminat taleplerinde davalı sigorta şirketine \"poliçe limitiyle sınırlı\" husumet yöneltiği, poliçede manevi tazminat teminatı bulunması kaydıyla talepte bulunduğu anlaşılmakla, poliçede manevi tazminat klozu bulunmadığından davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddi yerinde ise de, davacıların taleplerinin \"poliçe limitiyle sorumluluk\" koşuluna bağlandığından sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davalılar ... vekili ve ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine,B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;Davacı ... için 198.213,68 TL, Davacı ... için 157.681,53 TL olmak üzere toplam 355.895,21 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... ve ... yönünden 06/10/2018 kaza tarihinden itibaren davalı ... AŞ yönünden 31/10/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,10 TL cenaze giderinin 06/10/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Davalılar  ... ve ...'a karşı açılan manevi tazminat davalarının kabulü ile davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL ve davacı ... için 100.000 TL tazminatın 06/10/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,3-Davalı ... AŞ aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 24.311,20 TL harçtan, 753,48 TL ve 455,25 TL olmak üzere toplam 1.208,73‬ TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 23.102,47‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 20.493‬ TL karar ve ilam harcından, 588,47 TL peşin harcın mahsubu ile 19.904,53‬ TL karar ve ilam harcının  davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,6-Maddi tazminat davası yönünden kabulüne karar verilen miktar üzerinden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 33.363,36 TL nispi vekalet ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Maddi tazminat (cenaze ve defin gideri) davası yönünden kabulüne karar verilen miktar üzerinden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacılara verilmesine, 8-Manevi tazminat davası yönünden kabulüne karar verilen miktar üzerinden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin   davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'na verilmesine, 9-Manevi tazminat davası yönünden kabulüne karar verilen miktar üzerinden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin   davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na  verilmesine, 10-Manevi tazminat davası yönünden kabulüne karar verilen miktar üzerinden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin   davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine,11-Davacı tarafından yatırılan 1.208,73‬ TL ıslah harcı ve 588,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.797,2‬ TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ... AŞ'nin 1.208,73 TL'den sorumlu tutulmasına,) 12-Manevi tazminat davaları için ayrıca yapılmış yargılama gideri bulunmadığından, davacı tarafından sarf edilen 3.600 TL bilirkişi ücreti ve  344,75 TL  posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan  3.944,75 TL'nin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 13-Davalı ... tarafından posta gideri olarak sarf edilen 50 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,14-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 72,60 TL posta ve tebligat gideri ile 486,30 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat hükmünün istinaf başvurusu için  alınması gereken 24.311,89 TL karar ve ilam harcından, davalılar  ... ve ... AŞ'den  peşin alınan toplam 12.217,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.094,79 TL harcın davalılar  ... ve ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat hükmünün istinaf başvurusu için  alınması gereken 9.221,85 TL karar ve ilam harcından, davalı ...'den  peşin alınan 2.305,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.916,39 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davalılar tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran taraflara iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c950afc68850a225","SID":"895c12e5183a42cf"}}