{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1745 <br>KARAR NO:2025/448<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:22.04.2021<br>NUMARASI:2019/203 Esas - 2021/339 Karar <br>DAVA:Menfi Tespit <br>BİRLEŞEN 2020/269 ESAS SAYILI DAVA <br>DAVA:Menfi Tespit <br>Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı, asıl davanın davalı vekili ile asıl ve birleşen davaların davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; psikolojik danışmanlık yapan ...'nın müvekkiline içinde davalının da bulunduğu akademisyenlik , eğitim , iş dünyası ve okullara yönelik hizmet verecek kişilik ve mizaca dayalı insan kayakları tanımlaması ve yönlendirmesi yapabilen bir yazılım ve program ile içinde okulların ve rehabilitasyon psikoterapi merkezlerini hedefleyen ve bu alanlarda faaliyet gösterecek ortak bir şirket kuracaklarını, kendisininde bu ortaklıkta %15-20 civarında ortaklık payı bulunduğunu, uygun görmesi halinde bu projeye 500.000,00TL karşılığı %2,5 pay ile ortak yapabileceklerini belirttiğini, bur şirketin ... Şti  olduğunu, bu şirketin kurucusunun davalı ... olduğunu, bur şirketin ortaklarının ..., ... (Davalı ... kardeşi ) ... ve ... olduğunu, bu şirketin öncelikle ... olarak işletilen yerin kiralanarak özel okul olarak işletilmesi olduğunu, ... Kolejinin binasının, davalı ..., ... , ... , ..., ...'ın ortak olduğu, başka bir şirket olan ... Ltd Şti'ni kiralanmış bulunduğunu, müvekkilinin kurulacak şirkete ortak olmak amacıyla, ortaklık payı karşlığı olarak ortaklığıa teslim edilmek üzere ...'ya müvekkilinin kendi çalışanı ... aracılığı ile ödemeler yaptığını, 14/04/2017 tarihinde ... Muhasebe yetkilisi ...'ın banka hesabına 25.000,00TL geri kalanı da dilekçede yazılı tarih ve miktarlarda toplamda 650.000,00TL'nin nakit olarak ödendiğini, bu ödemelerden 25.000,00TL'sinin daha sonradan müvekkiline iade edildiğini, 17/11/2017 tarihili müvekkilinin ortaklığa nakit ödeme ve senet verildiğini teyit ve ispat eden e-posta yazışmaları olduğunu, daha sonra ...'nın müvekkiline, şirket kuruluş işlemlerinin henüz bitmediğini dilerse 500.000,00TL karşılığında %2,5 daha şirket payı alabileceğini, müvekkilini ikna ettiğini, bunun üzerine müvekkiline ... Şti'nin kurucusu olan ... lehine/emrine toplam 475.000,00TL tutarında 50 adet senet düzenlediğini, bu senetlerin 19/06/2017 tanzim 30/08/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  19/06/2017 tanzim 30/09/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  19/06/2017 tanzim 30/10/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  30/06/2017 tanzim 30/11/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  19/06/2017 tanzim 30/12/2017 vade tarihli 75.000,00TL bedelli senetlerin, şirket payı karşılığı olarak ortaklığa teslim olunmak üzere ...'ya teslim edildiğini, kalan 25.000,00TL 'nin nakit olarak ödendiğini, nakit olarak ödenen para ile senet verilen miktar karşılığında şirket %5 oranında ortak edileceğini, ayrıca ...nın kendi hissesinden %5 payı bedeli olarak müvekkiline devir edeceğini böylece davacının payının %10 olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin ilk senet olan 19/06/2017 tanzim ve 30/08/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli senet bedelinin ... vasıtası ile ortaklığa ödendiğini, bedeli ödeyince senedi istediğini, senedin üzerinin çizilerek iptal edildiğine dair whatsapp görüntüsünün gönderildiğini, daha sonra ...'nın müvekkiline gelerek ... ortaklığının bozulduğunu ve tasfiye edilmesine karar verildiğini, senetlerin hepsinin ... tarafından iptal edildiğini yada edileceğinin yine nakit yapılan ödemelerinde iade edileceğinin bilidirildiğin, müvekkilinin hem şirkete ortak yapılmadığını hemde yatıramlarının ...'e değil ... Ltd Şti'ye yapıldığını, ... Koleji binasının ... değil ...'ye kiralandığını, davacının senetleri ve paralarını almadığını, 19/06/2017 tanzim 30/10/2017 vade tarihli 1000.000,00TL bedelli senedin ... sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, 30/06/2017 tanzim tarihli senedin tanzim tarihli 19/06/2017 iken tahrip edilerek 30/06/2017 yapıldığını belirterek senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını  ayrıca 30/06/2017 tanzim tarihli bonolarda da tahrifat yapılması nedeni ile,senetlerden dolayı müvekkiline davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına ve %10 oranında para cezasına çaptırılmasını talep  ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; davacının keşideci, müvekkilinin lehtar olduğu 4 adet senedin müvekkiline ... tarafından verildiğini, 19/06/2017 tanzim 30/08/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli senedin müvekkiline verilmediğini,25.000,00TL'lik ödemenin müvekkiline yapılmadığını, davacının sunduğu dekont incelendiğinde ...'ın isminin geçtiğini, ...'ın ... Şirketinin muhasebe yetkilisi olmadığını, şirket adına para toplama yetkisine haiz olmadığını, davacı ile davalının ticari ilişkisi olmadığın, müvekkili adına keşide edilen toplamda 375.000,00TL bedelli 4 adet senedin müvekkilinin eski şirket ortağı ... tarafından müvekkiline teslim edildiğini, bu teslimin asıl amacının ...'nın müvekkiline ait ... şirketi'ne ortak edilmesi ve sonarsında şirkete ve müvekkiline vermiş olduğu zararlar sebebiyle doğan borcuna karşılık verildiğini, müvekkilinin Türkiye'de ilk defa ...modeli (...) adında yeni ve bilimsel bir model geliştirdiğini, davalının geliştirdiği ... modelinin ticari anlamda bir değer ifade etmesi için kar amacı gütmeyen ... Derneği ile ticari faaliyetler yürüten ... Ltd Şti'ye ve ... Ltd Şti'nin  kurulduğunu, ...'nın ... Derneğine üye ve ... Ltd Şti'de hissedar yapıldığını, ...'nın müvekkilinin kurmuş olduğu ... şirketine ortak olmakla müvekkiline borçlandığı, ...'nın müvekkiline olan borçlanması nedeni ile davacı ... tarafından keşide edilen dava konusu 4 adet 375.000,00TL bedelli senetleri müvekkiline verdiğini, kendi borcu için senetlerin verilmesi konusunda davacıdan izin aldığını, e-posta daki yazışmaların ...'nın ortaklık adına aldığı parayı gösterir yazışmalar olmayıp, aksine ...'nın ortaklığa olan borcuna binaen ödemeyi vaat ettiği borçları gösterdiğini, davacının şirkete ortak edilmesi amacıyla davacı ile bir kez dahi görüşülmediğini, ...'nın şirket bilgilerini dışarıya çıkarması, şirket çalışanlarına karşı suç teşkil eden eylemleri nedeni ile ... Dernekle , ... şirketinden çıkarıldığını ve Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/462 esas sayılı dosyası üzerinden yargılandığını, davacı ile ...'nın, ... modelini kopya ederek ... Ltd Şti'yi, Ankara... Ltd Şti ... Ltd Şti'yi kurduklarını, davacı ile ...'nın ortak hareket ettiklerini belirterek davanın reddine ve tedbir nedeni ile takibin durması nedeni ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; asıl davada ki iddialarını aynen tekrarlayarak, ...'ın ...'ın ...kapsamındaki oluşumlarından olan... Ltd Şti'nin kurucu ortaklarından olduğunu ve bu şirketin hem muhasebe sorumlusu hemde müdürler kurulu başkanı olduğunu, 25.000,00TL elden ödenen paranın ...'ın banka hesabına gönderildiğini, ... adına düzenlenen senetlerin cirolanmak sureti ile ...'a geçtiğini ve 19/06/2017 tanzim 30/12/2017 vade tarihli 75.000,00TL bedelli senedin ...sayılı dosyası üzerinden, 19/06/2017 tanzim ve 30/09/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli senedin ise ... senetler nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Birleşen davada cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davaya konu bonolar incelendiğinde, keşidecisi davacı olup, lehtarı ise ...'dır. Davacı ... tarafından kurulan ... ortak olmak amacıyla bu senetleri ...'ya teslim ettiğini, davalı ise davacı ile bu konuda hiç görüşme yapmadığını, bu senetlerin ... tarafından ... Ltd ŞTi ye ortak olmak için verildiğin iddia etmektedir. Bonolarda ... lehtar yada ciranta değiltir. ...'dır. ...'nın lehtar yada ciranta olmaması nedeni ile davalı tarafından savunmasının olayın aksine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.  Davacının ...'nın borcunu üstlendiğine dair dosyada belge yoktur. Senetlerin davacı açısından bedelsiz kaldığı bizzat davalının savunması ile anlaşılmaktadır.... olan davalı senetleri ...'nın borcu için aldığını bildirmektedir. Bonolarda keşidecisinin davacı lehtarının ise davalı olması, ...'nın cirosi ile davalıya geçmemiş olması, davalı tarafından bononun ...'nın borcu için alındığını söylemesi nedeni ile bonolar davacı açısından bedelsizdir.Bedelsizlik davalı tarafın ikrarı ile anlaşılmaktadır. Birleşen dosya yönünden ise; bonolar ...'ın cirosu ile ...'a geçmiştir. ...; ... ve ... de kurucu ve yönetici olup, senetlerin davacının borcu için verilmediği, bedelsiz olduğunu bilebilecek durumdadır. Bu nedenle asıl dava ve birleşen davaya konu olan bonolardan dolayı davacı davalılara borçlu değildir. Bonolar davacı tarafından ... adına düzenlenmesi nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı ve %10 para cezası talebinin reddine...\" denilerek, asıl dava yönünden; davanın kabulü ile keşidecisi ..., lehtarı ... olan 19/06/2017 tanzim ve 30/09/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli, 30/06/2017 tanzim 30/11/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli, 19/06/2017 tanzim 30/12/217 vade tarihli 75.000,00TL bedelli senetler ile... nolu takip dosyasına konu edilen keşidecesi ..., lehtari ... olan 19/06/2017 tanzim 30/10/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı ve %10 para cezası talebinin reddine; birleşen dava yönünden;  davanın kabulü ile ... nolu takibine konu edilen keşidecisi ..., lehtari ... olan 19/06/2017 tanzim 30/02/2017 vade tarihli 75.000,00TL bedelli ve ... nolu takip dosyasına konu edilen 19/06/2017 tanzim  30/09/2017 vadeli 100.000,00TL bedelli senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,  davacının kötü niyet tazminatı ve %10 para cezası talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, asıl davalı vekili ile asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen davada davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İİK'nın 72/5. maddesinde davalıların haksız ve kötüniyetli olduklarından, talepleri doğrultusunda davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini, davacının Akçaabat'taki menkullerine, banka hesaplarına, gayrımenkullerine icra dosyalarından haciz uygulandığını, eğitim tesisi kuracağız diye aldıkları bonoları,  iş olmayınca iade edecekleri yerde takibe koyan davalılar haksız ve kötü niyetli olduğunu,  davacının, davalıların haksız icra takiplerinden dolayı mağdur olduğunu, karar gereği davalıların haksız ve kötüniyetli olduklarının aşikar olduğunu,İş bu dava için arabuluculuğun şart olmadığını, arabulucunun, zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması gerekçesi ile başvuruyu reddetmesi gerektiğini, davacının dava tarihi itibari ile zorunlu arabuluculuğa başvurmasının doğru olduğunu, arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesinin hatalı olup, düzeltilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davaların ve taleplerinin kabulüne karar  verilmesini istemiştir.Asıl davada davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tanıklarının usule uygun şekilde davet edilmediğini ve dinlenmediğini, sebepten soyut olan senetlerden dolayı borçlu olunmadığı yazılı belge ile ispat edilemediğini,  Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14.03.2006 tarihli 2005/2847 Esas ve 2006/2650 Karar sayılı kararını sunduklarını,Somut olayda da davacı tarafça dava konusu senetlerin ... isimli 3. Şahsa verildiği, müvekkil tarafından da söz konusu senetlerin ... isimli 3. Şahıstan alındığı kabul edildiğini, bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığını, ...'nın bu durumda yalnızca senetleri müvekkiline ulaştıran aracı niteliğinde olduğunu, bundan başka bir vasfı bulunmadığını, senet metinleri incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, senetlerin keşidecisi ve borçlusu, davacı ..., lehtarı müvekkili ... olduğunu, senet metninde herhangi bir bedel kaydı bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın borçlu olmadığını yazılı belge ile ispat etmek durumunda olduğunu, dosyada buna ilişkin herhangi bir yazılı belge olmaksızın verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin alacaklı olduğunu başka bir belge ile ispat etmesi gerekmediğini, aksine davacı borçlu olmadığını, senet ile varlığını iddia ettiği sözleşme arasındaki bağlantıyı yazılı belge ile kurması ve ispat etmesi gerektiğini, dosya kapsamında senetlerin bağlı olduğu borca ilişkin herhangi bir yazılı belge bulunmadığını, senet metninin aksi davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Mahkemece senetlerin ... tarafından müvekkiline verilmiş olduğu, borcun üstlenilmesi olarak yanlış yorumlandığını, öncelikle, ...'nın yalnızca müvekkiline senetleri teslim eden aracı durumunda olduğunu, senet metninde açıkça ...'ın müvekkiline ödeme yapacağının belirtildiğini, davacının bilerek ve isteyerek, herhangi bir hata ve hileye maruz kalmaksızın, imzasını inkar etmediği senetleri müvekkili lehine düzenlediğini ve müvekkiline teslim edilmesini sağladığını, müvekkili tarafından senetlerin ...'dan alındığının kabul edilmesinin, davacıyı ispat yükünden kurtarmadığını, dava konusu senetler üzerinde ihdas nedeninin belirtilmediğini,Mahkemece müvekkilinin cevap dilekçesine dayanılarak, ...'nın borcundan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiğini, cevap dilekçesindeki bu beyan davacıyı ispat külfetinden kurtarmadığını, konu ile ilgili Yargıtay  19. Hukuk Dairesi 2009/5212 Esas ve 2010/2342 Karar sayılı kararını eklediklerini ve anılan kararda davalının savunmasının davacının ispat külfetini ortadan kaldırmayacağı ifade edildiğini, ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafın da sebebi belirtilmeyen senet nedeniyle müvekkiline borçlu olmadığını ispat edemediğini, neticeten senetlerin sebepten mücerret olması kuralı gereği, dava konusu senetler bir sebebe bağlanmamış olduğundan, senet metninde yer alan borçlu davacı tarafından, müvekkiline borçlu olmadığı yazılı delil ile ispat edilemediğinden, verilen karar hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkili aleyhindeki davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen davalar, İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit taleplerine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı asıl ve birleşen davalarda davacı  vekilince ve asıl  davada davalı vekilince,  yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Ancak asıl ve birleşen davada davacı vekilince, birleşen davada  kurulan hükme yönelik istinaf başvurusundan feragat edilmiş, böylece birleşen davada verilen hüküm kesinleşmiştir. Bu durumda istinaf incelemesi asıl davada verilen hükme yönelik başvurulara ilişkin olarak yapılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin davalının kurucusu  olduğu ... Şti'nin ortağı olması karşılığı olarak davalı  ... lehine/emrine toplam 475.000,00TL tutarında 5 adet senet düzenlediğini,  senetlerin 19/06/2017 tanzim 30/08/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  19/06/2017 tanzim 30/09/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  19/06/2017 tanzim 30/10/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  30/06/2017 tanzim 30/11/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli,  19/06/2017 tanzim 30/12/2017 vade tarihli 75.000,00TL bedelli olup, şirket payı karşılığı olarak ortaklığa teslim olunmak üzere dava dışı ...'ya teslim edildiğini, kalan 25.000,00TL 'nin nakit olarak ödendiğini, nakit olarak ödenen para ile senet verilen miktar karşılığında şirkete  %5 oranında ortak edileceğini, ayrıca ...nın kendi hissesinden %5 payı müvekkiline devir edeceğini böylece davacının payının %10 olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin ilk senet olan 19/06/2017 tanzim ve 30/08/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli senet bedelini  ... vasıtası ile ortaklığa ödendiğini, bedeli ödeyince senedi istediğini, senedin üzerinin çizilerek iptal edildiğine dair whatsapp görüntüsünün gönderildiğini, daha sonra ...'nın müvekkiline gelerek ... ortaklığının bozulduğunu ve tasfiye edilmesine karar verildiğini, senetlerin hepsinin ... tarafından iptal edildiğini yada edileceğinin yine nakit yapılan ödemelerinde iade edileceğinin bilidirildiğini, müvekkilinin hem şirkete ortak yapılmadığını hemde senetlerin iade edilmediğini,19/06/2017 tanzim 30/10/2017 vade tarihli 100.000,00TL bedelli senedin ...sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini,  30/06/2017 tanzim tarihli senedin tanzim tarihli 19/06/2017 iken tahrif edilerek 30/06/2017 yapıldığını belirterek senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini,   ayrıca 30/06/2017 tanzim tarihli bonoda da tahrifat yapılması nedeni ile bu senet yönünden ayrıca senette yapılan tahrifat nedeniyle davacının  davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile dava konusu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de, davacı yanca dava konusu bonoların davacının davalının kurucusu olduğu dava dışı ... Şirketine ortak edilmesi için verildiği, ancak davacının şirkette ortak yapılmadığı, bu nedenle senetlerin bedelsiz olduğu gerekçesiyle kabul kararı verilmiş ise de; dava konusu senetlerden 30/06/2017 tanzim tarihli senedin tanzim tarihli 19/06/2017 iken tahrip edilerek 30/06/2017 yapıldığını, bu surette senette tahrifat da yapılması nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmaktadır.Yine dosya kapsamında iş bu dava konusu bonoya ilişkin olarak davacı şikayeti üzerine Akçabat C. Başsavcılığının 2020/83 E 2020/77 İddianame nolu iddianamesi ile davalı hakkında özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle Akçaabat Asliye Ceza Mahkemesinde  kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.TBK'nın 74. (818 sayılı BK'nın 53) maddesi, hukuk hâkimini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Ancak hukuk hâkiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Her mahkumiyet kararı o eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hâkimini bağlayıcı niteliktedir. Ceza hâkiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hâkimini bağlar.Bu hukuki düzenlemeye karşın, ilk derece mahkemesince ceza soruşturması dosyasına ilişkin bir inceleme yapılmamış olduğu görülmektedir. Bu itibarla mahkemece, dava konusu bonolardan biri olan 30/06/2017 tanzim tarihli senetle ilgili olarak davalı aleyhine özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle açıldığı anlaşılan ceza dava dosyasının kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek, kesinleşmedi ise bekletici sorun sayılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle yazılı olduğu  şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi  doğru olmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, taraf vekillerinin esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinaf edilen asıl dava bakımından verdiği istinafa konu hükmünün kaldırılarak, asıl davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin asıl dava hakkında verdiği istinafa konu kararın kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında asıl davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,4-Asıl davada verilen hükmün icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Asıl davada taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 13.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c999454832ee5e0e","SID":"44f91976875ad7cd"}}