{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1773 <br>KARAR NO: 2025/441<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 01.07.2021<br>NUMARASI: 2018/191 Esas - 2021/705 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, ... Ürün. San.ve Dış Tic. Ltd.Şti.ne aralarındaki ticari ilişki nedeni ile borçlanmış olduğunu, ticari ilişki neticesinde oluşan 133.970,29-TL bakiye borç miktarının (asıl alacak), borçlu şirket tarafından ödenmemiş olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 19.04.2017 tarihinde davalı borçlu şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından icra dosyasına sunulan 25.04.2017 tarihli dilekçe ile ilamsız icra takibine itiraz edilmiş olduğunu, davalı tarafça, icra takibi açılmasından sonra ödenen kısım bakımdan bir talep ve davalarının bulunmadığını, davalı tarafça icra takibi başlatıldıktan ve tebligat gerçekleştirildikten sonra davacı alacaklı şirkete bir kısım nakit ödeme yapılmış olduğu ve bir kısım mal iadesi olmak üzere toplamda 129.278,21-TL’lik ödeme gerçekleştirilmiş olduğu dosyanın toplam miktarı bakımından bakiye alacak kalmış olduğunu, işbu ödemenin, davalı tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra ödendiğinin sabit olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden işleyecek faiz miktarı üzerinden takibin devamı davalı tarafin takibi uzatmaya yönelik itirazı nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi tüm icra/mahkeme yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile tarafımıza haksız ve hukuka aykın bir şekilde icra takibi başlatılmış olduğu ve borcun ödenmiş olduğunu, ... Ayvalık şubesine ait ... numaralı 28.08.2017 keşide tarihli 7.215,00.-TL’lik, ... bank Adana Şubesine ait ... numaralı 20.07.2017 keşide tarihli 35.233,00.-TL’lik ve... bank Afyon şubesine ait ... çek numaralı 28.08.2017 keşide tarihli 40.000.-TL’lik 3 adet çek ve 09.05.2017 tarihinde ise 1.826,27.-TL’yi de banka marifeti ile havale yaparak ödeme yapmış olduğunu, ödemeler haricinde davalı şirketin toplam 49.696,02.-TL’lik iade faturası ile de mal iadesini davacı şirkete yapmış olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği borç miktarı olan 133.970,29,-TL’lik ödeme davacı tarafa yapılmış olduğunu ticari ilişkiden kaynaklı herhangi bir alacak borç ilişkisinin ortada kalmamış olduğunu belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından takip dosyasına konu cari hesap borcu için takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 129.278,21 TL ödeme yaptığı, davacının bakiye 4.692,08 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından 25.629,59 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş ise de; davalı tarafından  takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan 129.278,21 TL ödeme sonrası bakiye kalan 4.692,08 TL kısım dışındaki talepleri yönünden hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın  kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 4.692,08-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödeme miktarı olan 20.937,51-TL yönünden davanın dava şartı yokluğu (hukuki yarar) sebebiyle usulden reddine karar verildiği... \" gerekçesiyle, Davanın  kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 4.692,08-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödeme miktarı olan 20.937,51-TL yönünden davanın dava şartı yokluğu (hukuki yarar) sebebiyle usulden reddine, hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı tarafça kısmi ödeme icra takibi başlatıldıktan sonra yapılmış olup asıl alacak miktarı üzerinden işleyecek faiz, icra takibi giderleri ve vekalet ücreti yönünden takibin devamı, ancak bunlara da ilişen itirazın iptali ile mümkün olacağını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasında mündemiç hesap özetinde asıl alacak, faiz, takip giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte yekün alacak 154.907,80 TL olup davalı yanca yapılan kısmi ödemelerin düşülmesi ile kalan bakiye borç miktarı 25.629,59 TL olarak hesaplandığını, davalı tarafça tüm dosya borcuna ferileriyle birlikte itiraz edildiğini, icra takibinin açılmasına sebebiyet verilmesi dolayısıyla dosya borcunun ferilerine de katlanmak zorunda olacağını, kısmi ödemelerin davalı tarafça icra takibi başlatıldıktan sonra gerçekleştiği sabit olduğundan, asıl alacak miktarı üzerinden işleyecek faiz, icra takibi giderleri ve vekalet ücreti bakımından takibin devamı, ancak bunlara da ilişen itirazın iptali ile mümkün olacağını, asıl alacağın tahsili için başvurulan yöntemlerin feri alacaklar için de geçerli olduğu aşikar olduğunu, nitekim, yüksek mahkeme kararlarının, takibe sebebiyet veren borçlunun gerek bakiye borçtan gerekse icra vekalet ücreti ile takip masraflarından sorumlu olacağı yönünde olduğunu, aksi yönde bir kabulün borçluların takip açıldıktan sonra faiz, takip giderleri ve vekalet ücretini ödememek için kötüniyetli olarak borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi akabinde asıl alacağı ödeyerek borçtan kurtulması anlamına geleceğini, bu hususun alacaklıları zarara uğratacağı gibi borçlunun kötüniyetli davranışından lehine bir çıkar sağlamasına neden olacağını, bu konuyla ilgili emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/ 19-477 E. 2012 / 711 K. 10.10.2012 tarihli, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/ 19-1827 E. 2013 / 802 K. 31.05.2013 tarihli,  Yargıtay 19. H.D. 2014/2717 E. 2014/5490 K. Ve 20.03.2014 tarihli,  Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2015/ 5620 E. 2016 / 1039 K. 24.02.2016 tarihli kararları ile  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2020/353 E. 2020/224 K. 27.02.2020 tarihli kararlarının ekli olduğunu, Huzurdaki davanın açılmasından önce ödeme yapılmış olması sebebiyle bakiye alacak miktarında değişiklik olması, davadaki hukuki yararı ortadan kaldırmış gibi hatalı bir değerlendirme yapıldığını, oysaki değerlendirmenin, icra takibinin açılış tarihi, ödemenin yapıldığı tarih ve itirazın gerçekleştiği tarih dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu itibarla takipten sonra haricen ödeme yapılması halinde, davalı yanın hem takibin açılmasına sebebiyet vermesi karşısında vekalet ücreti ve icra takip giderlerinden hem de takiple temerrüde düşmesi nedeniyle takip tarihi ile kısmi ödemenin yapıldığı tarih arasında işlemiş faizden sorumlu olduğunu,  TBK'nın 100. maddesi  çerçevesinde, yapılan ödeme öncelikle faiz ve giderden mahsup edilecek olup takibin ferilerinden de sorumlu olan borçlunun yaptığı itirazın, görevli mahkemece iptal edilmesini talepte hukuki yarar bulunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin fatura  alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca  iptali ve inkar tazminatının tahsili  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı yanca taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında takip dayanağı faturalar kapsamında davalıdan 133.970,29 TL alacaklı olunduğu ileri sürülerek 13.04.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı yanca ödeme emri tebliği üzerine takibe 25.04.2017 tarihinde itiraz edilmiştir. İtirazdan sonra ancak davadan önce davalının davacıya 129.278,21 TL ödeme ve mal iadesi yaptığı belirtilerek, davacı tarafından dava değeri 25.629,59 TL gösterilmek suretiyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece dava tarihinden önce ancak itirazdan sonra davalının 129.278,21 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin takipte istemen alacak tutarından mahsubu ile  davacının 4.692,08 TL bakiye alacağı kaldığının sonucuna varıldığını, davacının takipten sonra davadan önce ödenen tutar yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı belirlenerek, davanın kısmen kabulü ile 4.692,08 TL yönünden davanın kabulüne, takipten sonra davadan önce yapılan ödeme nedeniyle 20.937,51 TL yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. İtiraz üzerine takip durduktan sonra ödeme yapıldığında, dava açılmadan önce ödeme miktarının tespiti ile bakiye kısım yönünden dava açılması gerekmektedir. Ödenen kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Ancak, icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerined alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda mahkemenin karar vermesi gerekir. Bu nedenle alacaklının, yapılan ödemenin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye alacak için itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla  takiple temerrütün oluştuğu dikkate alındığında TBK'nın 100. maddesi gereğince, \"Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. \" düzenlemesi gereğince, temerrütten sonra yapılan ödemelerin öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece bu yönde hesaplama yapabilecek bilirkişiden  rapor alınarak, davalı ödeme tarihleri itibariyle yapılan ödemelerin  hangi miktarının ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ile takibin ferisi niteliğinde olan icra harç ve giderleri için olduğu belirlendikten sonra, bakiye ana para ve varsa ferilenin miktarına denk gelen kısım belirlenerek bu miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken bu konuda ek bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesi  doğru görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dosyanını mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 13.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fa05b2d01e60053","SID":"7bd5886d92c351d0"}}