{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/144 - Karar No:2025/391<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/144 <br>KARAR NO\t: 2025/391<br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/11/2022<br>NUMARASI\t: 2018/816 E-2022/821 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 09.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.04.2025\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Taraflar arasında 19/08/2013 günlü ... Regülatörleri ve HES’ler Kati ve Uygulama Proje Yapımı Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme bedeli olarak 250.000,00 USD + KDV olup buna göre KDV dahil toplam bedelin 295.000,00 USD olarak belirlendiğini, davalı şirket tarafından 256.000,00 USD ödeme yapıldığını,  bakiye 39.000,00 USD bedel ödenmediğinden Ankara 9. Noterliği'nin 02/11/2018 gün ve 19512 yevmiye nolu ihtarnamenin gönderilerek ödeme yapılmasının istenildiğini, ancak ödeme yapılmadığından alacağın tahsili için Ankara 2. İcra Dairesinin 2018/13295 sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafından  yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, fazla hakları saklı olarak davalının icra takibine yaptığı itirazın 39.000 USD miktar üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.\t\t<br>\tDavalı vekili: Müvekkili şirketin adresi Gaziantep olduğundan Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini,  ayrıca sözleşmenin süresi ve yapılacak işin niteliği dikkate alındığında zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esas bakımından ise  taraflar arasında akdedilen 19/08/2013 tarihli sözleşme konusu ile ilgili olarak davacı tarafça projenin belirlenen formulasyonu üzerinden kati proje hazırlandığını, buna ilişkin tüm ödemelerin davacıya yapıldığını, ancak daha sonra proje formulasyonunda değişiklik olması üzerine davacı ile yapılan görüşme üzerine sözleşme kapsamında kalan işlerin dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını ki bu şirketi önerenin davacı olduğunu, çünkü davacının ortağı ile dava dışı ...…Ltd.Şti’nin kurucu ortağının aynı olup ... isimli şahıs olduğunu, dolayısıyla bizzat davacının yönlendirmesi ile ...…Ltd.Şti. ile 10.10.2015 tarihli  ... Regülatörü ve HES Uygulama Proje Yapımı Sözleşmesinin imzalanarak işlere kaldığı yerden ... şirketi ile devam edildiğini ve ... şirketinin yaptığı işlere ilişkin ödemelerin de  ... şirketine yapıldığını, DSİ'den bilgi ve belgeler celp edildiğinde tüm kati ve uygulama projeleri ile iş sonu projelerinin ... şirketi tarafından yapıldığının görüleceğini, bu sürecin davacının bilgisi ve kontrolü dahilinde olduğunu, ...'nun her iki şirketin de ortağı olduğunu dolayısıyla  davacının yapmadığı işin bedelini talep etmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi başka bir şirkete yaptırdığı ve bedeli de bu şirkete ödendiği halde olmayan bir bedel talebinde bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine ve en az %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tİlk derece mahkemesince: Taraflarca dayanılan tüm deliller toplandığı, taraflar arasında imzalanan 19/08/2013 tarihli sözleşme ve ekleri, sözleşmeye konu kati ve uygulama projeleri ile işlem dosyasının temini bakımından Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, ... ve DSİ Bölge Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak celbi sağlandığı, uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalı vekilince, yetki itirazında bulunulmuş ise de 6100 HMK'nın 17. madde hükmünce sözleşmedeki yetki anlaşması gereğince mahkemenin yetkili olduğu, zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de 6102 sayılı TBK'nın 147/6., 154/1. madde hükümlerince dosya kapsamına göre 5 yıllık zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla reddine karar vermek gerektiği, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mah.'ne talimat yazılarak mali müşavir bilirkişi tarafından 20/06/2019 tarihli raporun ve davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından mahkemece dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği, dosya üzerinde teknik inceleme yapılması amacıyla görevlendirilen inşaat mühendisi, mali müşavir ve hesap bilirkişilerinden oluşan üç kişilik heyet tarafından 18/02/2020 tarihli raporun ve dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler sonrasında 04.01.2021 tarihli ek raporun düzenlendiği, özellikle davalının bilirkişi raporuna itirazları sonrasında DSİ'ye yeniden müzekkere yazıldığı ve gelen müzekkere cevapları sonrasında dosyanın yeninden bilirkişilere tevdi edilmiş olup düzenlenen 02/07/2022 tarihli ikinci ek raporda özetle; \"taraflar arasında düzenlenen 19/08/2013 tarihli Taşeron Sözleşme Kapsamında ... Regülatörleri ve Hes işine ait her türlü kati ve uygulama projelerinin öngörüldüğü ve sözleşmenin 2.maddesinde yapılacak işlerin detaylandırıldığı, Tarım ve Orman Bakanlığı DSİ 7. Bölge Müdürlüğü Hidroelektrik Enerji Şube Müdürlüğünün 22/03/2022 tarih ve E-27038352-640-2134145 sayılı yazısında uygulama projelerinin olmadığının bildirildiği,  Tarım ve Orman Bakanlığı DSİ 7. Bölge Müdürlüğü Hidroelektrik Enerji Şube Müdürlüğünün 20/09/2021 tarih ve E-2703 8352-118-15 78652 sayılı yazısı ekinde yer alan projelerin 2015 ve 2018 yılı kesin ve iş sonu projeleri olduğu, ... A.Ş Genel Müdürlüğünün 11/09/2020 tarih ve ve E.5836 sayılı yazıları ekinde sunulan CD içerisinde tüm projelerin davacı ... Proje ve Müşavirlik A.Ş antentli olduğu, sadece tek hat şemasında ... Elektrik Mak. Muh. İnş. Pro. Taah. Müş. Tic. Ltd. Şti. antentinin bulunduğu, dava dışı ... Mühendislik tarafından yapılmış bir projeye sunulan belgeler içerisinde rastlanmadığı, sunulan belgelere göre sözleşme kapsamında davacı tarafından ediminin tümüyle yerine getirildiği, ... Regülatörleri ve Hes işine ait her türlü kati ve uygulama projelerinin tamamlandığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 250.000,00 USD+KDV olup buna göre davacının edimlerini yerine getirdiği ve sözleşme kapsamında KDV dahil 295.000,00 USD alacaklı olduğu, dava dosyasına kazandırılan 20/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalı adına KDV dahil toplam 259.557,32 USD tutarında fatura tanzim ettiği, karşılığında ise davalının davacı adına 256.000,00 USD ödemede bulunduğu hususları tespit edilmiş olup, bu durumda davacı bakiye alacağı 295.000,00 USD-256.000,00 USD=39.000,00 USD olarak hesaplandığı\" yönünde kanaat bildirilmiş olup dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar verildiği, davanın, eser sözleşmesi niteliğindeki proje yapım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine dair başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacının yüklenici (taşeron), davalının iş sahibi (yüklenici) sıfatına haiz olduğu, kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan yüklenici (davacı taşeron); eseri iş sahibine (davalı yükleniciye) sözleşmeye uygun bir şekilde tamamlayarak teslim ettiğini kanıtlamak zorunda olduğu, aynı ilke ışığında kural olarak eksik işlerin varlığını iş sahibinin, giderildiğini ise yüklenicinin ispatlaması gerektiği, tüm bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı tarafından özetle, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında tüm işlerin tamamlanmasına rağmen bakiye 39.000 USD iş bedelinin ödenmediği iddia edilmekte, davalı tarafından ise özetle, davacı tarafından kati projelerin tamamlanmadığı ve buna göre ödemelerin yapıldığı, sonradan proje değişikliği olduğundan dava dışı bir şirket ile devam edildiğinin savunulduğu, iddia ve savunmalar kapsamında   taraflarca bildirilen Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, ... A.Ş. ve DSİ 7. Bölge Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak sözleşmeye konu kati ve uygulama projeleri ile işlem dosyasının temininin sağlandığı, işin sözleşmeye uygun tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda gerektiğinden teknik inceleme yapılması amacıyla dosyanın tevdi edildiği bilirkişi heyetince, sözleşme kapsamında davacı tarafından ediminin tümüyle yerine getirildiği, ... Regülatörleri ve HES işine ait her türlü kati ve uygulama projelerinin tamamlandığının tespit edildiği, buna göre davacı tarafından işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığı kanıtlanmış olup davacının, 19/08/2013 tarihli sözleşmede götürü olarak belirlenen toplam 295.000,00 USD iş bedeline hak kazandığının sabit olduğu, davalının sonradan proje değişikliği nedeniyle işin dava dışı bir şirkete yaptırıldığı, bedelinin de o şirkete ödendiği savunması bakımından ise; davalı tarafından yazılı delillerle ispat edilmiş aksi yöndeki bir kabulü olmadığına göre davacının, dosya kapsamına göre tamamladığını kanıtladığı işlerin bedelini talep edebileceğinin tabii bulunduğu, sözleşme kapsamındaki işlerin davacı tarafından tamamlandığının da tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu anlaşılmakla mahkemece itibar edilmesine olanak bulunmadığı, incelenen tarafların birbiri ile uyumlu ticari defter ve kayıtlarına göre ise, davalı tarafından davacıya 256.000,00 USD yapıldığına tereddüt bulunmadığı, davalı tarafından kanıtlanan ödemeler düşüldüğünde davacının 39.000,00 USD bakiye iş bedeli alacağının ödendiğinin ise davalı tarafından iddia veya ispat olunmadığı, sonuç olarak mevcut hukuki durum karşısında davanın kabulü gerektiği,  alacağın varlığı ile miktarı ve davalının sorumlu tutulup tutulmayacağı yargılama sonucu belirlenmiş olup alacak likit olmadığından, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle,  davanın kabulü ile; Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2018/13295 sayılı takibe davalı itirazının 39.000,00 USD asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren bu miktardaki asıl alacağa %9 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına, koşuları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiğini, ancak davalı  borçlu tarafından  borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, alacağın sözleşme ile net olarak belli olduğunu, ödenen miktarın da davalının defterlerinde dahi net olarak belli ve açık olduğunu, bu hususların bilirkişilerce de belirlendiğini, yazılı sözleşme ile  işin bedelinin belirlendiğini ve borcun büyük miktarı  ödenmiş iken bakiye miktara itiraz amacının alacağın geç alınmasını sağlamaya yönelik olduğunu, bu nedenle şartları oluştuğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, vekalet ücreti belirlenirken AAÜT gereği müvekkili davacı lehine 31.742,99  TL vekalet ücretine karar verildiğini, davada kabul edilen miktarın 39.000,00 USD ve karar tarihinin ise 22/11/2022  olduğunu, o günkü kura göre 97.794,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini,  Yargıtay’ın  son içtihatlarında da bu hususun açıkça belirlendiğini, mahkemece karar harcı belirlenirken  karar tarihindeki kur oranının belirlenmesi,  vekalet ücreti belirlenirken takip tarihindeki kurun belirlenmesinin hem yasaya hem eşitlik ilkesine hem de hakkaniyete uygun bir durum olmadığını, kabul etmemekle birlikte mahkemece takip tarihindeki kur esas alınmış ise bu tarihte kur 5,47 olup  39.000,00 USD*5.47 =213.330,00 TL olduğunu, bu miktar dava değeri kabul edilmiş ise eğer bu miktar için toplam 32.866,20 TL  vekalet ücreti belirlenmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına ve 97.794,00 TL  vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece  toplanması istenen deliller tam toplanamadan, davanın niteliği itibariyle tanıklar dinlenmeden ve dosyaya sundukları beyan dilekçeleri ile diğer belgeler de bilirkişilerce dikkate alınmadan eksik inceleme sonucu düzenlenen hatalı ve hakkaniyete aykırı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, verilen kararın maddi gerçeklere, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, her ne kadar dosyada alınan ve davalı müvekkili şirkete ait ticari defter üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.06.2019 tarihli raporunun sonuç ve kanaat kısmında \"…Davalının kendi 2013,2014,2015,2016,2017 ve 2018 yılları yasal defterlerine intikal ettirdiği ticari münasabet kayıtlarının icmalinde de belirtildiği üzere davalının davacıya 18.714,73 TL(3.557,32 USD) borcunun kaydının olduğu\" yazılı ise de bunu kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, çünkü bilirkişi tarafından bulunan söz konusu rakamın ihtilaflı olduğunu, zira söz konusu bu sözleşmenin gereğinin gerçekten davacı tarafça yerinde getirilip getirilmediği noktasında ihtilaf söz konusu olup bu noktada öncelikle maddi vakanın bu noktada somutlaştırılması ve söz konusu meblağın gerçekten davacı tarafa ödenmesi gereken bir durumun mevcut olup olmadığının ortaya konması  gerektiğini, her ne kadar yapılacağı iddia edilen iş nedeniyle müvekkilinin ticari defterlerinde davacı tarafın fatura kesmesi nedeniyle böyle bir meblağ yer almışsa da, bunun davacı tarafın yerine getireceğini taahhüt edip de yerine getirmediği işe ilişkin olup, işler davacının iş ortağı olduğu diğer firmaya geçtiğinden söz konusu meblağın ticari defterlerde bu şekilde kaldığını, davanın başından beri  dosyaya sunulan tüm dilekçelerde; davaya konu taraflar arasında imzalanan 19.08.2013 Tarihli \"... Regülatörleri Ve Hesler Kati Ve Uygulama Proje Yapımı Sözleşmesi\" ile müvekkilinin, dava dışı ... Mühendislik…Ltd. Şti.ile imzaladığı  10.10.2015 tarihli ... Regülatörü Ve Hes Uygulama Proje Yapım Sözleşmesi kapsamındaki işe ilişkin tüm belgelerin  DSİ , Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı İle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan istenmesinin talep edildiğini,  ancak dosyada alınan 18.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu belgelerin DSİ'den temin edilmesi  gerektiği açıkça yazılı olduğu halde ve de  DSİ’ye müzekkere yazılmasını talep ettikleri halde davacı tarafça ısrarla Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına müzekkere yazılmasının talep edildiğini, bunun üzerine her ne kadar mahkemece Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına müzekkere yazıldığını, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Tarafından verilen 03.07.2020 tarihli yazı cevabında söz konusu belgelerin DSİ den talep edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen davacı tarafça bu defa da ... A.Ş.' ne müzekkere yazılmasının talep edildiğini ve mahkemece de söz konusu kuruma müzekkere yazılarak, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini,  bilirkişi heyetince de eksik belgelere dayalı eksik inceleme sonucu tamamen hatalı değerlendirme ve bir önceki raporu ile de çelişecek şekilde 04.01.2021 tarihli raporun düzenlendiğini, ancak rapora itiraz ettiklerini ve itirazlarının dikkate alınmadığını, dosyada DSİ den temin edilen hiçbir evrak/belge de bulunmadığı halde bilirkişilerce bu defa sadece dosyaya gelen ... A.Ş.'nin yazı cevabına dayanılarak sözleşmeye konu tüm işlerin davacı tarafından yapıldığına kanaat getirilmiş olup, söz konusu raporun kabulünün mümkün olmadığını, diğer yandan davacının haksızlığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi davacı tarafça sunulan ... A.Ş.'ne ait yazılar ile de sabit olduğunu, zira davacı tarafça dosyaya sunulan ... A.Ş. Genel Müdürlüğü Proje Onay Müdürlüğünün 05.01.2018 tarihli yazısında bile ... Regülatörü ve Hidroelektrik Üretim Santralının; sadece ... şirketinin görev ve yetki alanındaki bölümlerine ait projelerin ( santral binası, türbin  jeneratör üniteleri ve yardımcı tesislerin projelerinin) teknik yönden onaylandığı diğer projelerin ise DSİ Genel Müdürlüğü tarafından onaylandığının açıkça belirtildiğini, aynı şekilde davacı tarafça aynı dilekçe ekinde sunulan geçici kabul tutanağı ve pafta albümü belge suretlerinin de sadece santral binasına ait olduğunun sabit olduğunu, bunun yanında dosyaya sundukları mail yazışmalarından da davacı tarafın sadece santral binasını yaptığının açıkça yazılı olduğunu, oysa taraflar arasında imzalanan davaya konu 19.08.2013 tarihli sözleşmenin sadece santral binasından ibaret olmadığını, bu nedenle  ... şirketince hazırlanmış DSİ tarafından onaylanmış projelerin sunularak ve DSİ 'den proje onayları vs.belgelerin celbiyle akabinde davacı ve dava dışı ... şirketinin yaptığı işler ile bu işler karşılığı bedellerin tespiti hususunda rapor alınması, akabinde de ... şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi  yapılmasını talep ettiklerini, her ne kadar mahkeme kararında davalının bilirkişi raporuna itirazları sonrasında DSİ'ye yeniden müzekkere yazıldığı ve gelen müzekkere cevapları sonrasında dosyanın yeniden bilirkişilere tevdi edilerek 02.07.2022 tarihli ek raporun düzenlendiği belirtilmişse de  bilirkişi heyetince eksik inceleme sonucu hatalı ve bir önceki bilirkişi raporları ile de çelişkili rapor tanzim edilmiş olup, söz konusu 02.07.2022 tarihli raporun da kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu raporun sonuç kısmında DSİ'nin 22.03.2022 tarihli yazısında uygulama projelerinin olmadığının bildirildiği belirtilmişse de bu değerlendirmeye katılmadıklarını zira bu durumun  her şeyden önce hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davaya konu iş yapılmış/tamamlanmış ise buna ilişkin belgelerin de olması gerektiğini, bu anlamda DSİ’den gelen yazı cevabının eksik  buna göre düzenlenen bilirkişi raporunun da eksik ve hatalı olup hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, diğer yandan bilirkişi 2. ek raporunda  yer alan \"…... A.Ş. Genel Müdürlüğünün 11.09.2020 tarih E. 5836 sayılı yazıları ekinde sunulan CD içerisinde tüm projelerin davacı ... Proje ve Müşavirlik A.Ş. antetli olduğu, sadece tek hat şemasında ... Elektrik Mah. Müh. İnş. Pro. Taah. Müş. Tic. Ltd. Şti. antetinin bulunduğu, dava dışı ... Mühendislik tarafından yapılmış bir projeye sunulan belgeler içerisinde rastlanmadığı\" şeklindeki değerlendirmenin de kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu projelerin/belgelerin DSİ’nin ilgili biriminden dosya muhtevesına kazandırılması durumunda olayın netlik kazanabileceğini, yine Enerji İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen 03.07.2020 tarihli yazı cevabında da her türlü su yapılarının proje onayları, inşaat ve montaj denetimleri ve kabul işlemlerinin DSİ tarafından yapıldığı dolaysıyla söz konusu belgelerin DSİ’den temin edilmesi gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, buna rağmen bilirkişi heyetinin son iki bilirkişi raporunda da ... A.Ş. Genel Müdürlüğü yazısına dayanılarak rapor düzenlenmesinin hukuka ve maddi gerçeklere aykırı olduğunu, ayrıca her ne kadar bilirkişi heyetince ... A.Ş. Genel Müdürlüğünün 11.09.2020 tarihli yazısına atıfta bulunularak dava dışı ... Mühendislik tarafından yapılmış herhangi bir projeye  rastlanmadığı ileri sürülmüş ise de buna da katılmanın mümkün olmadığını, çünkü işlerin/projelerin ... Mühendislik tarafından yapıldığının ortada olduğunu, dosyaya sundukları delil ve belgeler incelendiğinde de görüleceği üzere(regülatör, yükleme havuzu, dolu savak, çökeltim havuzu, yükleme havuzu vs) işlerin/projelerin ... Mühendislik tarafından yapıldığının ortada olduğunu ki ... şirketinin imzaladığı yerlerin kırmızı kalemle daire içine alındığını, bu belgeler incelendiğinde de görüleceği üzere davaya konu işlerin/projelerin ... Mühendislik tarafından yapıldığını, yine müvekkili şirketin müteahhit firması olan ... İnşaatın, elektrik ve makine kısmından sorumlu olan danışman firması ... Elektrik ve EPDK vs gibi kurumlardan alınacak izin, ruhsat gibi işlemlerle ilgilenen Novitas Enerji şirketi arasındaki mail yazışmaları ile bu mail yazışmaları ekindeki toplantı tutanakları, projeler, çizimler vs. ile de sabit olduğu üzere geri kalan tüm işlerin/projelerin ... Mühendislik tarafından yapıldığının sabit olduğunu, ancak bilirkişi heyetince söz konusu belgeler incelenmeyerek sanki yokmuş gibi hiç atıf dahi yapılmadan rapor düzenlenmiş olup bu nedenle eksik, hatalı ve hukuka aykırı rapor tanzim edildiğini, tüm bu nedenlerle mahkemeden söz konusu belgeler de dikkate alınarak yeniden DSİ'ye müzekkere yazılması hatta gerekirse bu hususta elden takip yetkisi verilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece talepleri ve sundukları belgeler de dikkate alınmayarak tamamen eksik, hatalı ve hüküm kurmaya elverişsiz, bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmiş olduğunu,  her ne kadar davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalanmış ise de projenin formulasyonunda değişiklik olması nedeniyle davacı şirket yetkilisi/ortağı ile yapılan görüşme neticesinde sözleşme kapsamındaki kalan  işlerin yine davacı şirket ile bağlantılı olan   dava dışı ... Mühendislik... Ltd. Şti. tarafından yapılması konusunda yeniden  anlaşmaya varılmış olup, davacı tarafın dayandığı söz konusu eski sözleşme değil artık yeni yapılan sözleşmeye göre tarafların hareket ettiğini, ayrıca yeni sözleşme tarihine kadar olan alacakların da davacı tarafa ödendiğini, bunun yanında söz konusu sözleşme kapsamında bitmeyen işlerin dava dışı ... şirketi tarafından yapılmasını öneren davacı şirketin kendisi olup, cevaba cevap dilekçelerinde bu hususa yani yeni sözleşme yapıldığı ve bu işlerin başka firma tarafından yapıldığı yönündeki beyanlara  bir itirazlarının da söz konusu olmadığını, zira davacı tarafın yönlendirmesi ile dava dışı ... şirketi ile sözleşme imzalandığı gibi sözleşme imzalandıktan sonra da her iki şirketin de ortağının aynı olması nedeniyle  her durumdan/aşamadan da haberdar olduklarını, çünkü söz konusu işe ilişkin tüm yazışmaların ... şirket çalışanları ve davacı şirket çalışanları ile  her iki şirketinde ortağı konumunda olan ... arasında gerçekleştiğini,  bu durumun da cevap dilekçesi ekinde sundukları ticaret sicil kayıtları, mail yazışmaları ile sabit olduğu gibi daha sonra 10.05.2021 tarihli dilekçe ekinde sundukları  CD içerisindeki mail yazışmaları ile de sabit olduğunu, zira tüm yazışmaların davacı ile ile dava dışı ... şirketinin dahilinde gerçekleştiğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafın eser sözleşmesi kapsamında üstlendiği işi tamamlayamadığı/eksik yaptığı kalan işlerin ise davacının iş ortağı olan diğer firmaya yaptırıldığı ve buna ilişkin ödemelerin de bu firmaya yapıldığı dolayısıyla da hiçbir hak ve alacağının bulunmadığı tüm dosya kapsamındaki yazılı belgeler ile sabit olduğu halde mahkemece eksik bilgi, belge ve incelemeye dayalı hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak ayrıca sundukları belgeler de dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, itirazın iptali  istemine ilişkin olup,  mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiş ve kanun yolu bakımından dava tarihi itibariyle döviz kuru karşılığıyla belirlenen dava değerine göre kesin olarak (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 tarih, 2025/383 Esas ve 2025/504 Kararı) karar verilmiştir. <br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3- Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 14.028,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 12.502,00 TL  harcın mahsubu ile bakiye 1.526,83 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan                     Üye              Üye                Katip<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97e60bac6f101564","SID":"63cd380e9d73884e"}}