{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2115 - 2025/481<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2115 <br>KARAR NO\t\t: 2025/481<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/05/2023<br>NUMARASI\t: 2021/157 Esas - 2023/444 Karar<br><br>DAVACI\t: FİA PASLANMAZ ÇELİK ÜRÜNLERİ GIDA TEKSTİL İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Battalgazi Mah. Kubbe Cad. Sultan Sanayi Sitesi C Blok No:21 Sultanbeyli/İSTANBUL<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: AST TURKEY METAL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Organize Sanayi Bölgesi 1000 Sk. No:1030 Çayırova/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t : 17/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ : 14/04/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete çeşitli tarihlerde yaptığı ödemelerle tüm borcunu ödediğini, davalı şirket tarafından cari hesabın sıfır bakiye vermesine karşın yani davacı şirketin davalı şirkete her hangi bir borcu olmamasına karşın 29/12/2020 tarihinde, Halk Bankası, 29/07/2020 düzenlenme tarihli Belge No:..., ...- referans numaralı teminat mektubu bozdurulup ilgili teminat mektubu karşılığında davacı şirketten haksız ve hukuksuz şekilde 200.000,00-TL'nin bankada yeterli bakiyesi olduğundan tahsil olunduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine Gebze İcra Dairesi'nin 2021/509 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının, diğer ürünler yanında paslanmaz çelik üretimi ve satışı da yapan tüzel kişi tacir olduğunu, davacı Fia Paslanmaz Çelik ... Ltd. Şti. unvanlı tüzel kişinin hakim (%99 hisseli) ortağı ve müdürü olan ...'ün kendisine ait şahıs ticari işletmesi olan Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... Ticari İşletmesi'nin ihtiyacı paslanmaz çelik eşyasının cari hesap bazında alım satımı hususunda davalı şirket ile 2012 yılından itibaren cari hesap ilişkisi kurulduğunu, Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... Ticari İşletmesi adına asaleten, Fia Paslanmaz Ltd. Şti.'yi temsilen hareket eden ...'ün talebi ile aynı şekilde cari hesap ilişkisi kapsamında olarak Fia Paslanmaz unvanlı tüzel kişiyle de Haziran 2015 tarihinden itibaren Paslanmaz Çelik eşyası alım satımı hukuki ilişkisi kurulduğunu, bu üçlü cari hesap alım satım ilişkisi içinde davalı tarafından satılan paslanmaz çelik eşyaları ile ilgili ticari faturaların ...'ün yönlendirmesi ile kimi zaman Fia Paslanmaz ünvanlı tüzel kişiye kimi zaman da Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... adlı ticari işletme adına düzenlendiğini, taraflar arasındaki bu üçlü cari hesap ilişkisi içinde Fia Paslanmaz unvanlı tüzel kişinin borçları ve Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... ticari işletmesinin borçlarının büyük çoğunluğu FİA Paslanmaz Çelik ... Ltd. Şti.'nin banka hesabından, bazen de ...'ün banka hesaplarından ödendiğini, bu şekilde yapılan ödemelerin bazıları hangi borçlunun cari hesabına mahsup edileceği açıklaması ile yapılırken bazı ödemeler açıklama ihtiva etmeksizin yapıldığını, düzenlenen ticari faturaların USD para cinsi üzerinden düzenlenmiş olmakla TBK md 99 gereğince yapılacak ödemelerin fiili ödeme günündeki cari kur üzerinden yapılması gerektiğini, şahıs ticari işletmesi adına asaleten, Fla Paslanmaz adlı tüzel kişiyi temsilen hareket eden ... ile varılan mutabakata göre bu yollarla yapılan ödemelerin, borçlu işletmelerin cari borçlarının durumuna göre hangi borçlunun borcundan düşüleceği hususunda davalı şirkete işlem yetkisi tanındığını, bu yetki kapsamında “hangi borçlunun cari hesabına mahsup edileceği açıklaması” ile yapılmış ödemeler dahi davalı opsiyonunda diğer borçlunun cari hesabından mahsup edildiğini, davacının bu işlemlere sessiz kalarak icazet verdiğini, -Örneğin 31.05.2017 tarihinde FİA PASLANMAZ Ltd. Şti. hesabından “FIA PASLANMAZ hesabına mahsuben” açıklamasıyla yapılan 60.000,00 TRY karşılığı 16.950,11 USD ödeme Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... ticari işletmesinin borcundan mahsup edilmiş ve ... tarafından, davalı şirketin hesaplarının denetimini yapan PwC Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Malimüşavirlik A.Ş'ne 17.Eylül.2019 tarihli olarak, “Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... ticari işletmesinin borç bakiyesinin (davalı şirketin alacak bakiyesinin) 112.726,19 USD olduğu” hususunda mutabakat bildirildiğini, devam eden üçlü cari hesap ilişkisi nedeniyle, davalı şirketin alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere 29.07.2020 tarih ... Türkiye Halk Bankası A.Ş'nin banka teminat mektubu davalı şirkete verildiğini, sözü geçen banka teminat mektubunun 31.12.2020 tarihine kadar geçerli olduğunu ve davaya konu banka teminat mektubunun paraya çevrildiği 29.12.2020 tarihi itibariyle FİA PASLANMAZ adlı tüzel kişinin cari hesap ilişkisi kapsamında toplam 53.585,73 ABD Doları ve Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... adlı ticari işletmenin ise toplam 35.751,05 ABD Doları borcunun olduğunu, banka teminat mektubunun geçerlilik süresinin biteceği dikkate alınmak suretiyle davalının dava konusu banka teminat mektubunun geçerlilik süresi bitmeden paraya çevrilmesini talep etmek zorunda kaldıklarını, Davacının dosyaya sunduğu ödeme dekontlarından da açıkça anlaşıldığı gibi davalıya en son ödemenin 30.09.2020 tarihinde yapıldığını, ödemelerin FİA Paslanmaz Çelik Ltd. Şti. Borcuna mahsup edildiğini, 28.01.2020 tarihli 50.000,00 TL meblağlı 28.02.2020 tarihli 130.000,00 TL meblağlı 04.03.2020 tarihli 150.000,00 TL meblağlı 30.04.2020 tarihli 100.000,00 TL meblağlı 29.05.2020 tarihli 29.000,00 TL meblağlı, Davacı FIA Paslanmaz Çelik Ltd. Şti. bakiye borçları için banka teminat mektubu vereceğini, taahhüt edip gerçekten 29.07.2020 tarihinde 200.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu sunduğundan, 28.07.2020, 29.07.2020, 30.07.2020 tarihli toplam 300.000,00 TL tutarlı ödemeler ile 31.08.2020 tarihli 300.000,00 TL tutarlı ödeme olmak üzere toplamda 600.000,00 TL ödeme, gerek davalı şirkete tanınan işlem yetkisi ve gerekse ...'ün mutabakatı ile Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... ticari işletmesinin cari hesap borçlarından mahsup edildiğini, Benzer şekilde, FİA Paslanmaz Çelik Ltd. Şti. tarafından “... C/H'na mahsuben” açıklaması ile 31.08.2017 tarihinde yapılan 44.695,55 TRY ödeme FİA PASLANMAZ Çelik Ltd. Şti. cari hesap borçlarına mahsup edilmiş olup davalı bu mahsuplara da rıza gösterdiğini, tüm bu hususlar, yapılan ödemelerin hangi borçlunu cari hesabına mahsup edileceği konusunda davalı şirkete yetki verildiği ve kendi adına asaleten hakim ortağı ve müdürü olduğu FIA PASLANMAZ Çelik Ltd. Şti.'ni temsilen hareket eden Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ...'ün tüm bu işlemlere icazet verdiği anlaşıldığını, Muttali olduğu davacı vekilinin 05.04.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu 28/07-29/07-30/07 ve 31/08/2020 tarihli banka dekontları toplamı 600.000,00 TL davacı FIA PASLANMAZ Çelik Ltd. Şti.'nin borcuna mahsup edilmiş olsaydı FLA davalı şirketten 57.539,14 USD alacaklı olacağını, dava dışı Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... ticari işletmesinin cari borcu ise 119.920,65 USD olacağını, hiçbir müdebbir tacirin, borçları ödeyen ticari şirketin cari borcunun sıfırlanması buna karşılık borçları büyük ölçüde ticari şirket tarafından ödenen şahıs ticari işetmesinin bu kadar büyük bir borç altında kalması riskini göze almayacağı bedihidir. Davacı FİA PASLANMAZ adlı tüzel kişi ile dava dışı Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... adlı şahıs ticari işletmesi arasında organik bağ, yönetsel özdeşlik, hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gibi her iki ticari işletmenin adresleri de aynı olup, dışa karşı yaratılan algı nedeniyle adı geçen şirketlerin tek bir ekonomik ünite olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davanın Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... adlı ticari işletmeye ihbarını talep ettiklerini, Davacı FİA PASLANMAZ adlı tüzel kişi ile dava dışı Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... adlı şahıs şirketi arasında organik bağ bulunması nedeniyle davalı müvekkilinin davacıdan ve Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... adlı ticari işletmesinden olan alacaklarının varlığının tespitine ve tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması suretiyle davacıdan ve Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... adlı şahıs şirketinden alacaklı bulunan davalının, dava konusu banka teminat mektubunu paraya çevirmiş olmasının haklı olması gözetilerek, haksız davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ...Davanın REDDİNE... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin borcun mahsubu konusunda davalı şirkete herhangi bir işlem yetkisi vermediğini, ödemelerin kimin borcuna mahsup edileceğinin açıklama kısmına yazıldığını, davalı şirketçe açıklaması yazılmayan ödemelerin gönderen hesabından mahsup edilmesi gerektiğini, davalının basiretli tacir olarak hareket etmediğini, davacı şirketin kendi borcuna mahsuben yolladığı ödemeleri dava dışı 3. şahıs borcundan mahsup ettiğini, davacı şirketin davalı şirkete borcun sona erdiğini teminat mektubunun iadesi için maiiller attığını ancak davalı şirketin buna rağmen temnainat mektubunu haksız ve hukuksuz şekilde nakde çevirdiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacıdan alacaklı olduğu ve alacağına istinaden banka teminat mektubunu paraya çevirdiği ve alacağını tahsil ettiğinin dosya kapsamı ve defter kayıtları itibariyle açık ve sabit olduğunu, davacının iddialarını ispat edemediğinin ilk derece mahkemesi kararında da ifade edildiğini, haksız davanın reddine dair yerel mahkeme ilamının yasa ve usule uygun olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep etmiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 Tarih - 2021/157 Esas - 2023/444 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; teminat mektubu bedelinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, teminat mektubu bedelinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/509 Esas sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı dvacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2021/509 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından, davalı Thyssenkrupp Staınless Turkey Metal San. Tic. A.Ş. aleyhine 13.01.2021 tarihinde Gebze İcra Dairesi'nin 2021/509 Esas sayılı dosyası üzerinden (1) adet 29.07.2020 tarihli, ... referans numaralı teminat mektubununda yer alan 200.000,00 TL ve 91,78 TL işlemiş faiz olmak üzere 200.091,78 TL üzerinden  icra takibi başlatıldığı, davalının başlatılan takibe itiraz etmesi üzerine, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. <br>Dosya arasına alınan 12/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketçe 2020 yılında yevmiye ve büyük defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, bu defterlerin açılış ve kapanış beratları Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan tebliğlerdeki sürelere uygun şekilde alındığı ve 2020 yılına ait Envanter defterinin açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davalının BS formunun düzenlenen faturalarla örtüştüğünün ve bildirimlerin süresi içerisinde yapıldığı, davalı şirketin, davacı şirketten 2020 yılındaki toplam 1.155.105,91-TL cari alacağına istinaden 2020 yılında (200.000,00 TL'lik bozdurulan teminat mektubu dahil) toplam 994.915,09 TL'lik tahsilat yaptığı ve bu tahsilatların defter ve kayıtlarda gösterildiği, davacı firmanın borç carisinden düşüldüğü, dava dosyasında mevcut olan, 651.072,66-TL tutarındaki banka ödeme dekontlarının, davalı firmanın davacı firmaya ait borç carisinden düşülmediği, davalı şirketin defter ve kayıtlarında davacının borcunun 160.190,82.-TL olduğu görüşünü bildirdiği görülmüştür.<br>Dosya arasına alınan 16/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı firmaya ait 2020 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süreleri içerisinde ilgili noterliklerce yapıldığı ve delil olarak kullanılmasında bu yönden bir sakınca olmadığı, davacı firmanın 2020 BA formlarının incelenmesinde; (20) adet faturanın beyan edildiği, (1) adet faturanın ise beyan sınırı altında kaldığı için beyan edilmediği, 2020 yılı içerisinde toplam (20) adet fatura ile alım yapıldığı tespit edildiği, davacı firmanın 2020 yılı yasal defterlerinde toplam 492.815,54 TL alış yaptığı, 2019 sonu devir borcunun 662.293,78 TL olduğu, toplamda 1.155.109,32 TL hesap oluştuğu, buna karşılık davaya konu olan 200.000,00 TL teminat mektubu dahil 1.582.672,66.-TL ödeme yaptığı, 2020 sonunda ise 427.563,34.-TL fazla ödeme yapmış olduğu ve alacaklı olduğunun tespit edildiği, bununla birlikte; 30.07.2020 tarihli ... 10.000,00-TL ödemesi ve 30.09.2020 Tarihli 366,00 USD karşılığı 2.857,73 TL, toplam 12.857,73 TL ödemenin davacı firmanın alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği,  aynı şekilde; 29.05.2020 tarihli, davacı firma hesabından “... Cari Hesabına İstinaden” açıklaması ile gönderilen 97.600,00 TL ve 04.06.2020 Tarihli, davacı firma hesabından “... Cari Hesabına İstinaden” açıklaması ile gönderilen 35.000,00 TL davacı firmanın hesaplarından indirilmesi gerektiği, sonuç olarak; davaya konu 200.000,00-TL teminat mektubunun 29.12.2020 tarihinde tahsilinden evvel davacı firmanın yasal defterlerine göre borcu olmadığı, 227.563,34 TL fazla ödeme yaptığı ve 7.821,07 TL alacaklı olduğu görüşünü bildirdiği görülmüştür.<br>Dosya arasına alınan 22/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;  davalının ve davacının yasal defter kayıtlarında satış ve alış faturalarına ait borç alacak yönünden fark olmadığı, Davalının 2019/2020 yılında düzenlediği faturaların toplamının 1.155.105,91 TL olduğu, davalının banka hesabına (banka dekontlarına göre) cari hesaba mahsuben açıklamasıyla gelmiş tutarın 1.152.915,09 TL olduğu buna göre, davalının teminat mektubunu paraya çevirmeden önce 30.10.2020 tarihinde davacıdan olan alacağının 2.190,82 TL olduğu, mektubun paraya çevrilmesinden sonra ise davalının (200.000,00TL-2.190,82TL) = 197.809,18 TL davacıya borçlu hale geldiği, davalının 1.152.915,09 TL içinde yer alan 590.000,00 TL tutarındaki bankadan tahsil edilen tutarları davacının cari hesabından düşmediği, dava dışı işletmenin cari hesabından düştüğünden, davacıdan alacaklı görüldüğü ancak banka dekontlarında cari hesaba mahsuben- yazması bazı dekontlarda ise dava dışı -Çağan Paslanmaz Çelik-... carisine mahsuben- yazılmasından dolayı, davalının banka hesabına gelen toplam (1.152.915,09 TL - içinde yer alan) 590.000,00 TL'yi davacının cari hesabına mahsup edip, kayıtlarına alması gerektiği, bu şekilde tarafların 197.809,18 TL borç/alacak yönünden mutakabata varacakları, davacı lehine takibin 197.809,18 TL üzerinden devamına karar verilebileceği, davalının, hem davacı ile hem dava dışı işletme ile olan ticari ilişkisinde, tüzel kişilik perdesinin aralanıp aralanmaması yada dava dışı Çağan Paslanmaz Çelik - ...'ün borçlarının davalının alacağından sorumlu tutulup tutulmayacağının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu görüşünü bildirdiği görülmüştür.<br>Eldeki davada, her ne kadar, ilk derece mahkemesince; \"...tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, celbedilen banka kayıtları, icra dosyası, dosyada alınan mali müşavir bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; 22/02/2023 tarihli rapora göre taraf defterlerinin davaya konu edilen faturalardan olan borç/alacak yönünden birbirini teyit ettiği, faturaların taraf defterlerine kayıt edildiği, her iki taraf kayıtlarında da, 12/05/2022, tarihli bilirkişi raporu ile incelenen davalı defterlerine göre davalının davacıdan 160.190,82-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, 16/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile incelenen davacı defterlerine göre alımlar ve karşılığında ki ödemeler farkının nihai olarak 7.821,07-TL davacı lehine olduğu, 22/02/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre de davalı defterlerine göre davalı tarafından dava dışı Çağan Paslanmaz Çelik-... hesabına mahsuben ibareli ödemeleri davacının hesabına mahsup etmesi halinde davacının alacaklı duruma gelebileceği değerlendirmesi yapılmış; tüm dosya kapsamının incelenmesinde taraf defterlerine göre yapılan fazla ödeme davacı tarafça ispatlanamadığından, davanın reddine...\" şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır.<br> 6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılması; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar incelemede yaptırabilir (281/3). Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.<br>Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisiyle karar verebileceği anlamına gelmez. HGK’nın 04.02.2009 tarihli 2008/4-823 Esas, 2009/50 Karar sayılı kararında da hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisiyle sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir.<br>Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve bu çelişkinin giderilmesi teknik bilgiyi gerektirdiği takdirde, hakim bu çelişkiyi giderecek rapor veya ek rapor almalıdır. Bu şekilde çelişkiyi gideren rapor almaksızın raporlardan birindeki teknik değerlendirmeler esas alınarak karar verilmesi halinde hakimin özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisiyle karar verdiği gibi bir sonuç ortaya çıkacaktır.<br>Yapılan bu açıklama sonrasında, somut davaya bakıldığında, mahkemece dosya arasına aldırılan bilirkişi raporlarında birbirinden farklı görüşler belirtildiği, bu görüşler arasında esaslı farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Mahkemece; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmiş olması doğru olmamıştır.<br>  Eldeki davada; davacının iddiayı ileri sürüş biçiminden ve davalı tarafından bu iddiaya getirilen savunmadan; taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, davalı ile var olan ticari ilişkisinde davalıya herhangi bir borcu olmadığını, buna rağmen davalı uhdesinde bulunan   \"teminat mektubunun\" davalı tarafından tahsil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği, davalının ise ; davacı ve davacının tek yetkilisi bulunduğu  dava dışı şirketle olan ticari ilişki nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu savunduğu anlaşılmış, taraflar arasındaki uyuşmazlığa, davalı tarafından tahsil edilen teminat mektubunun sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir.<br> Bilindiği üzere taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın açılmasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmalıdır.<br> Bu aşamada, hemen belirtmek gerekirse, mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulması için öncelikle, davacı tarafından davalı tarafa ticari ilişki nedeniyle yapıldığı iddia edilen  ödemelerin davacı şirket borcuna istinaden mi  yoksa  dava dışı olup  davacının tek yetkili konumunda bulunduğu ve davalı ile ticari ilişkide bulunduğu dosya kapsamından  da anlaşılan  Çağan Paslanmaz Çelik Ürünleri ... Ticari İşletmesinin borcuna istinaden mi  yapıldığının tespiti öncelikle, görülmekte olan iş bu davanın davacısı konumunda bulunan FİA Limited Şirket'inin davada aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığını da ortaya çıkaracağından, bu yönde bir araştırma yapılmadan yargılamaya başlanılmasının doğru olmadığı değerlendirilmiştir. <br>Eldeki uyuşmazlıkta; davacının, dava dilekçesinde; \"...davalı şirkete her hangi bir borcu olmamasına karşın, davalı tarafından  kendisi tarafından davalı şirkete verilen teminat mektubunun bozdurulup ilgili teminat mektubu karşılığında davacı şirketten haksız ve hukuksuz şekilde 200.000,00-TL'nin tahsil olunduğunu...\" ileri sürmüş olduğu görülmüştür.<br> Yukarıda yapılan değerlendirilmelerle bağlantılı olduğu düşünülen bir diğer diğer eksiklik ise; davalı tarafça savunmasına esas alınan, davacı şirket ile dava dışı konumda bulunan şirketin organik bir bağ  içerisinde bulunup bulunmadıklarının mahkemece yeterli düzeyde araştırılmaması hususudur.  <br> 6098 sayılı TBK'nın 101. maddesinde; \"Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir.<br>Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.\" şeklinde hükümler bulunmaktadır.<br>Yine, 6098 sayılı TBK’nın 102. maddesinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık  bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır“ hükmü düzenlenmiştir.<br>Yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde; gelinen bu aşamada, mahkemece yapılması gereken işin; öncelikle, davalının savunmasına esas alınan davacı ve davacının tek yetkilisi olduğu belirtilen   Çağan Paslanmaz Çelik - ... işletmesi arasında organik bağ bulunup bulunmadığının tespitinin yapılması, sonrasında, davaya dayanak edilen icra takibine konu, Halk Bankası tarafından düzenlenen, 29/07/2020 düzenlenme tarihli teminat mektubunun, hangi şirket borçlarını teminat altına almak amacıyla  düzenlendiğinin saptanması, yapılacak bu saptamaya göre davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığını tartışılması, sonrasında ise, davacının aktif ehliyetinin bulunup bulunmadığına göre değerlendirme yapılarak,  yeni bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağın bulunup bulunmadığına bağlanacak sonuca göre TBK'nın 101. ve 102. maddelerinde düzenlenen hükümler çerçevesinde, dosya arasına daha önce alınan bilirkişi raporları da dikkate alınarak ve tüm bu raporlar arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle, somut uyuşmazlık hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davalı ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 Tarih - 2021/157 Esas - 2023/444 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince İstanbul 4. İcra Dairesi'nin 28.09.2023 Tarih - 2023/35104 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec6404a177e8b655","SID":"24faa8c7ae209de9"}}