{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1551 <br>KARAR NO\t\t: 2025/543<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19.07.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/130 E. - 2022/749 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 27.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27.03.2025<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.07.2022 tarih 2022/130 E. - 2022/749 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL hasar  tazminatı ile 1.413,00-TL çekici ücretinin temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılar ... ve ... vekili,  aynı trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından İzmir 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/290 E sayılı dosyasında davalı hakkında açılmış ve halen derdest olan bir dava bulunduğunu, bu iki davanın birleştirmesine karar verilmesini talep ettiklerini, söz konusu davada 413,00-TL çekici ücret bedelinin talep edildiğini, bu davada aynı ücretin yeniden talep edilmeyeceğini, davacı tarafın dava öncesinde yaptığı tespite dayalı olarak bu davayı açtığını, tespit dosyasında davalıların taraf gösterilmediğini, tespitte hasarın 93.500,00-TL aracın kaza öncesi rayiç bedeli de 300.000-TL olarak belirtildiğini, hasarın aracın toplam değerinin üçte biri olmasının fahiş bir tutar olduğunu, aracın kazadan önce beş kez kazaya karıştığını, kusur tespitinin yerinde olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ...'ın meydana gelen trafik kazasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-C Maddesini ve 57/1-A maddesini ihlal ettiği, hasar tazminatı yönünden KDV dahil 93.500,00-TL olduğunu, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... ve ... vekili,  İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/130 D. İş sayılı dosyasında davalıların taraf olmadığını, tek taraflı olarak yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, itiraz üzerine yargılama sırsında dosya içindeki tramer kaydının yanı sıra sigorta poliçesi ve hasar dosyası da irdelenmek suretiyle yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verildiğini, bu raporda da  tramer kaydını ve hasar dosyasını irdelemeden aracı dahi görülmeden önceki raporun birebir aynısı olarak hasarlı parçaların orijinal yedek parçalarıyla değişimi ve işçilik hasar bedelinin KDV dahil 93.500,00-TL olduğunun belirtildiğini, raporda araçta meydana gelen hasara ilişkin, aracın sol ön kapı bölümünden darbe aldığı ve hasar gören parçalarda hasar derecelerinin farklı olduğu belirtilmiş olmasına karşın, her bir parçanın birebir orijinal yedek parçası ile değiştirilecek şekilde hesaplama yapıldığını, aracın kaza tarihinde 8 yaşında olduğu ve öncesinde 5 kez kazaya karıştığını, ciddi şekilde parça değişimleri olduğunu,  bilirkişinin bu kazada hasara uğrayan parçaların tamamının orjinalleriyle değiştirilmesi üzerinden hesaplama yapması, davacının zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, bu davanın konusu hasarlı parçaların orijinal yedek parçalarının liste fiyatı değil, gerçek hasar bedelinin tespiti olduğunu, önceki kazalarında bir çok parçasın değiştiği anlaşılmasına rağmen, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda bu hususlara hiç yer verilmediğini,  aracın kaza öncesindeki durumuna göre onarılamayacak şekilde hasar gören parçaların orjinal ise orjinaliyle değiştirilmesi gerekmekte olup, aksi halde yapılan işlem tamir değil aracı modifiye etmek olacağını, aracın modelinin eski ve daha önce birçok kazaya karışmış olmasına karşın  hasarlı parçaların tamir edilebilme ihtimali ve eskime payı hiç değerlendirmeden, ayrıca araçtan çıkan parçalar için düşülecek hurda değerinin neye göre belirlendiği açıklanmadan, aracın bir bölümünü tamamen yenileyecek şekilde hasar bedeli tespiti usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davacı tarafın kasko sigortası olması halinde zararını buradan da karşılamış olması mümkün olduğunu,  bu yönde hiçbir araştırma yapmadan hüküm kurulduğunu, tespite ilişkin dosya masraf ve vekalet ücretlerinin davalıların sorumlu tutulamayacağını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş  vekili, davaya konu aracın davalı  tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, aracı davalı şirket eksperine gösterilmediğini,  kaza bakımından ciddi suiistimal şüphesi olduğunu, aracında bulunan hasarların davalı şirkete bildirilmeden önce onarıldığını, şirkete ihbarın bu onarımdan sonra yapıldığını, kötü niyetli olarak araç onarıldıktan sonra  şirkete başvuru yapıldığını,  zararın artmasına davacnın kendisi sebebiyet verdiğini, delil tespitinin hükme esas alınamayacağını, aracının onarılmasının veya pert işlemi yapılmasının ekonomik olup olmadığı değerlendirilmediğini, pert işlemi yapılması halinde, trafikten çekme belgesinin iletilmesi gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihindeki Kasko Sigortası bulunan Sigortadan ödeme alıp almadığı ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının ararştırılmadığını, davalıya eksik evrak ile başvurulduğunu, davalı açısından temerrüt gerçekleşmediğini,  yedek parçalara, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması ve genel sektör uygulaması olarak en az % 25 iskonto uygulanması gerektiğini, davalının KDV'den sorumlu tutulamaycağını  hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen maddi hasar bedeli hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalıların istinaf başvurularının reddini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar  zararının ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen  kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.\t<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, kusur ve zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, davalılar gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.),  zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte sorumluluğunun söz konusu olmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limiti aşan miktar  yönünden ise davalı işletenlerin sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, delil tespiti giderinin yargılama giderine dahil edilmesine (Yargıtay 22.03.1976 gün 1/1 sayılı İBK, 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K.), kabul ve red edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılar ... ve ... ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 6.386,99-TL'den peşin alınan 1.596,75-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.790,24-TL harcın bu davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden istinaf karar harcı olan 2.800,00-TL'den peşin alınan 400,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.400,00-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"651475208dd221cf","SID":"038d0e8b2ba7763f"}}