{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/381 <br>KARAR NO\t: 2025/519<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                        K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...           ...<br>KATİP\t\t: ...                  ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/661 E.  -  2023/516 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Teminat Mektubu İadesi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/09/2023 tarih ve 2021/661 E. - 2023/516 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili iş ortaklığı ile davalı arasında 14.01.2014 tarihinde imzalanan hizmet alımı sözleşmesiyle, 16.01.2014 - 31.12.2015 tarihleri arasında \"Deniz Vasıtaları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri Alınması\" konulu işin üstlenildiğini, bu dönemde sözleşme şartlarına uygun ve eksiksiz olarak hizmet verilmek suretiyle işin tamamlandığını, sözleşme gereğince tutarı 755.200,00-TL, 122.500,00-TL ve 1.050.000,00-TL olan 3 adet kesin teminat mektubunun davalı idareye verildiğini, ilgili teminat mektuplarının geçerlilik tarihleri güncellenmek suretiyle yenilendiğini ve halen davalı uhdesinde bulunduğunu, müvekkillerinin taahhüdünün mevzuata uygun şekilde 31.12.2015 tarihinde sona erdiğini ve 08.01.2016 tarihli \"iş bitirme belgesi\" tanzim edildiğini, hizmet işleri kabul tutanağının onaylanmasını müteakip müvekkili tarafından teminat mektuplarının iade edilmesi için 24.03.2016 tarihli ve 002 sayılı yazı ile yapılan müracaata karşılık 08.03.2017 tarihli ve 9983 sayılı yazı ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen iş ortağı ... A.Ş. aleyhine açılan ve işbu davaya konu teminatların sunulduğu ihale ve sözleşme ile yakından ilgisi olmayan davanın öne sürülerek olumsuz yanıt verildiğini, yine 03.05.2017 tarihli 11855 sayılı Bakırköy 40. Noterliği eliyle keşide edilen ihtarname ile teminat mektuplarının iadesi istemi ile başvuru yapıldığını, bu kez de soyut davalardan söz edilmek suretiyle iade talebinin reddedildiğini, hizmet alımına ilişkin sözleşmenin kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi başlıklı 11.4. maddesi gereğince mektupların iadesi gerektiğini, teminatların sunulduğu ihale döneminde müvekkili iş ortaklığına ya da davalı idareye sorumluluk doğuracak nitelikte hiçbir iş akdi feshi olmadığını, bu teminat mektuplarının başka bir ihaleye ilişkin iddialara karşılık tutulmasının mümkün olmadığını, işin kabulünün 01.10.2016 tarihinde yapılmasıyla müvekkili iş ortaklığının sorumluluğunun sona erdiğini, ayrıca alınan teminat mektuplarının süreleri sürekli uzatıldığı için her birinin komisyonlarının ödenmesine devam edildiğini, iş kabul belgesi ve iş bitirme belgesi tanzim edilen bir ihaleye ilişkin yaklaşık 6 yıldır teminat mektuplarının iade edilmediğini, idarenin tamamen keyfi davrandığını, teminat mektuplarına haksız olarak ödenmek zorunda kalınan komisyonların müvekkili açısından zarar oluşturduğunu, bu nedenle bankalara fazladan ödenen mektup komisyonlarının da davalı şirketten tahsili gerektiğini ileri sürerek, iş ortaklarından ... tarafından idareye sunulan ve BOTAŞ bünyesinde tutulup iade edilmeyen; 1.050.000,00-TL bedelli, 12.01.2021 tarihli, ... Şubesince verilen 10531 0000248 numaralı, 122.500,00-TL bedelli, 12.01.2021 tarihli, ... Şubesince verilen 105310000249 numaralı, yine 755.200,00-TL bedelli, 12.01.2021 tarihli, ... Şubesince verilen 105310000247 numaralı teminat mektuplarının hükümsüzlüklerinin tespiti ile iadesine, bankalara fazladan ödenen komisyon bedelleri yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle  birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili, teminat mektuplarının iadesi için yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi, kesin kabul tutanağının onaylanması ve yüklenicinin Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesi getirmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu sözleşme dönemine ilişkin olarak yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmesinin gerektiğini, talep tarihi olan 24.03.2016 tarihinde derdest davaların bulunması sebebiyle teminat mektupları iade edilmediğini, idarenin yükleniciden kaynaklı olarak açılmış davalarda ödeme riskine karşılık teminatı tutma hakkı tanındığını savunarak, öncelikle belirtilen davaların bekletici mesele yapılmasını aksi halde ise, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki sözleşmenin \"teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi\" başlıklı 11.4. maddesi ile bu sözleşmelerde uygulama yeri bulan 4735 sayılı Kanun'un \"Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatların Geri Verilmesi\" başlıklı 13. maddesi hükümleri ile davalının bildirdiği derdest iş mahkemeleri dosyaları birlikte nazara alındığında; davacıların, sözleşme kapsamında teminat mektuplarını davalıya verdiği, işinin sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve işin kesin kabulünün 01.01.2016 tarihinde yapıldığı, ancak teminat mektupların iadesi ön şartı olan \"yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmaması\"na ilişkin hükmün gerçekleşmediği, çünkü sözleşme kapsamında çalışan işçilerin bir kısmının davalı aleyhinde açtığı işçilik alacaklarına ilişkin davalar neticesinde davalı aleyhinde hüküm verilmesi halinde, işçilere ödenecek bu bedellerden sözleşme kapsamınca yüklenicinin de sorumlu olacağı, bu kapsamda Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, teminat mektuplarının iade edilebilmesi hususunun yüklenicinin idareye herhangi bir borcunun olmaması şartına bağlandığı, yine sözleşmede yükleniciden kaynaklı olarak açılmış davalarda ödeme riskine karşılık idareye teminatı tutma hakkının da tanındığı, bu nedenlerle halen de riskin ve teminat mektubunun teminat fonksiyonunun devam ettiği, iade şartlarının bu aşamada oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin iş mahkemelerinde açılan dava dosyalarını incelemeksizin karar verdiğini, bir kısım davanın müvekkili yönünden reddedildiğini, bir kısmında müvekkili ... Ltd. Şti.'nin davalı olarak yer almadığını, bir kısım davanın ise davalı yönünden reddedildiğini, müvekkilinin taraf olmadığı dosyalarla ilgili ihale dönemini kapsadığı bilgisinin yanlış yorumlandığını, davaya konu iş yerinin Deniz İş Kanunu'na tabi olduğunu, İş Kanunu'nun 6. maddesine göre iş yeri devri olduğu ve müvekkilinin devreden sıfatı ile sorumlu olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşme bittikten 4 yıl sonra açılan davalar nedeniyle teminat mektuplarının iade edilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, 7 yılı geçen sürede davalının ne teminat mektuplarını iade ettiğini, ne de bir işlem yaptığını, davalı idarenin bir döneme ait teminat mektubunu tüm işlere hasretmek gibi hukuka aykırı uygulama geliştirdiğini, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafta yer alan iş ortaklığı ile davalı arasında \"deniz vasıtaları işletmeciliği ve palamar hizmetleri alımı\" için hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı, davalı aleyhine açılmış seri iş davaları nedeniyle davacı iş ortaklığının hizmet alım sözleşmesi kapsamında sunduğu teminat mektuplarının iade edilmediği, ihaleye konu işin Deniz İş Kanunu'na tabi olduğu, ihalenin bitiminde işyerinin devrinde de bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı, anılan Kanun'un 20. maddesinde işyeri devrine yönelik olarak sadece kıdem tazminatına ilişkin hükümlerin bulunduğu, yerleşik Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere Deniz İş Kanunu ve İş Kanunu arasında genel-özel kanun ilişkisi bulunmadığından, Deniz İş Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde de Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, TBK'nın 202. maddesinde ise iki yıl süre ile önceki borçlunun da devralanla birlikte müteselsil olarak borçlu kalacağının düzenlendiği; öte yandan, Marmara Ereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi Sıfatıyla) açılan davalar incelendiğinde, bir kısım davaların davalı ile birlikte davacılara karşı kıdem tazminatı alacağı ile birlikte diğer işçilik alacakları için açılmış davalar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu alacaklara konu dönemin taraflar arasındaki ihalenin dönemini de kapsadığı, davacı iş ortaklığının söz konusu davalara konu alacaklardan sözleşme süresi için sorumlu oldukları, henüz kesinleşmeyen bu davalar nedeniyle davalının davacılar tarafından sunulan teminat mektuplarını uhdesinde tutmakta haklı olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/04/2025<br>\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"948c1834f65652e5","SID":"f6a4ebe99e1b888f"}}