{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/1760 <br>KARAR NO:2025/856<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/02/2024<br>NUMARASI:2023/764 E - 2024/122 K<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın 03.01.2023 tarihinde müvekkili nezdinde servis hizmeti almakta iken yanarak ağır zarar gördüğünü, bu nedenle hasarsız halinin bedelini ödeyip satın alarak ...'nın zararının  karşılandığını, ... tarafından aracın yanması ile ilgili tüm dava ve talep haklarının müvekkili şirkete temlik edildiğini, müvekkili tarafından aldırılan hasar raporunda, yangının araç motoru yakıt  geri dönüş  hattındaki bir yakıt kaçağı neticesinde aşağıdaki sıcak egzoz bölgesine  ulaşması ile çıktığı tespit edilmiş olup  yakıt kaçağının da takılan eşdeğer parçanın dizaynı ile ilgili olma ihtimalinin yüksek olduğu kanaatine varıldığını, Yakıt hortumlarının hatalı montajı ve takılan eşdeğer parçanın dizayn hatasının birleşimi ile yangın çıktığını, Montajı yapan ... Şti. takılan eşdeğer parçayı üreten ise ... A.Ş. olduğunu, her iki davalının da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu, davalıların kusur oranı ve zarar miktarı kesin olarak belli olmadığını, bilirkişi raporu ile davalıların kusur oranları ve zararın miktarı kesin olarak belirlendiğinde artırılmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın (belirsiz alacak) ticari temerrrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk sürecinde yaptıkları yetki itirazını tekrarladıklarını, müvekkili şirketin adresinin Nilüfer / Bursa olduğunu, davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin bu uyuşmazlık yönünden yetkisiz olduğunu, dava konusu zarara uğrayan aracın sahibinin davacı olmadığını, temlik alan durumunda olduğunu ve maddi hukuk anlamında alacaklı olduğunu, geçerli bir temlikle davalıdan isteyebileceği alacak bulunduğunu kanıtlayamadığını, ruhsatta ...'nın araç maliki olarak yer aldığını, TBK 183 üncü maddesi gereği temlik şartlarının yerine getirilmediğni, geçerli ve hukuken tanınan bir temlikin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ile dava konusu yangının hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, resmi tutanak ve belgelerde aracın yandığı ancak bu yanma fiili ile ilgili müvekkili şirkete atfı kabl hiçbir kusurun verilmediğini, öncelikle yetki ilk itirazlarının kabulü ile haksız ve yersiz davanın reddine, husumet yokluğundan reddine ve esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları bulunduğunu, davacının adresinin Kağıthane/İstanbul, Davalı müvekkilinin adresinin Kağıthane İstanbul, diğer davalının adresinin ise ... olduğunu, yanma olayının gerçekleştiği adresin ise Beşiktaş İstanbul olduğunu,HMK.16 md. Deki özel yetki kurallarına taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme de bulunmadığını, davanın yetkisiz Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, yetkili yerin İstanbul Adliyesi olduğunu, esasa ilişkin olarak hasar konusu aracın hiçbir zaman müvekkili şirket tarafından tamir edilmediğini, aracı tamir edenin, parçayı takanın, davacı firmanın kendisinin olduğunu, davacının asıl dava açması gereken kişiye dava açmadığını, zarara sebebiyet veren asıl firmanın ... Ltd.Şti.olduğunu, servis hizmetini ...Otomotiv ... olduğunu, ..Otomotiv ile ... arasında bir noter onaylı temlik sözleşmesinin bulunmadığını, bu hali ile dosyada davacının davayı açmakta dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından; \"Tüm dosya kapsamına göre, ayıplı mal/hizmet verilmesi nedeniyle gerçekleştiği iddia olan yangının Beşiktaş ilçesinde çıktığı, hasarın Beşiktaş ilçesinde gerçekleştiği, davalıların her ikisinin ikametgahının da mahkememize yargı çevresinde bulunmadığı, her iki davalı vekilinin de usulüne uygun şekilde yetkisizlik ilk itirazı ileri sürdükleri ve kendi müvekkillerinin ikametgahlarının bulunduğu (farklı) adliye mahkemelerinin yetkili olduklarını bildirdikleri anlaşılmıştır. Davalının adresinin Kağıthane/İstanbul, diğer davalının ise Nilüfer /Bursa olduğu, davacının adresinin ise Kağıthane / İstanbul olduğu anlaşılmıştır. Davalılardan biri Bursa, diğeri ise İstanbul (Çağlayan) Adliyesi mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesine göre; davacı yanın, zarara sebep olan yangının, davalıların müterafik kusurlu eylemleriyle çıktığı iddiasına dayandığı, bu eylemler verilen mal/hizmet dolayısıyla gerçekleştiğinden davanın sözleşmeden kaynaklı sorumluluk temeline oturduğu anlaşılmaktadır.Genel yetkili mahkeme, davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki ikametgahı olmakla birlikte; sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda dava, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Bu bilgiler ışığında mahkememizin genel yetki prensini doğrultusunda yetkili olmadığı; yine sözleşmeden kaynaklı davalarda yetki prensibine göre de mal/hizmetin davalıların ikametgahlarında görüldüğü iddia edildiğine göre, bu yerlerin (Nilüfer/Bursa ve Kağıthane/İstanbul) de mahkememiz yargı çevresinde bulunmadığı anlaşıldığından mahkememiz yetkili değildir. Bir an için talebin haksız eyleme dayalı ileri sürüldüğü kabul edilse dahi mahkememizin yetkili olduğundan bahsedilemez, zira yangının çıktığı yer de mahkememiz yargı çevresinde yer almamaktadır.Açıklanan nedenlerle, mahkememizce davalı şirket vekillerinin usulüne uygun ileri sürdükleri yetki ilk itirazları kabul edilmiş, dilekçelerinde belirttikleri farklı yer mahkemelerinden her ikisinin de yetkili olduğu anlaşılmış ancak hasarın gerçekleştiği (yangının çıktığı) Kağıthane/İstanbul ilçesinin tarafların tümü bakımından ortak yetkili olduğu anlaşıldığından davalılardan ... Şti.vekilinin itirazına itibar edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçeleriyle 1.-Davanın, davalıların yetkiye dair ilk itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı yasanın 116/f.1-b hükmü gereği usulden REDDİNE, 2.-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içinde başvuru halinde dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı...A.Ş.  vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili şirketin adresinin Nilüfer/Bursa olduğunu, yetkili mahkemenin Bursa mahkemeleri olduğunu, davacı şirket ile ilgili hiçbir ticari ilişkileri ile sözleşme ilişkisinin bulunmadığını,HMK’nun 6.maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir. Davacı yangının çıkmasına neden olduğunu iddia ettiği yakıt hortumunun montajını davalı ... Şti., üretimini ise davalı ... A.Ş. yaptığını, \"yangının araç motoru yakıt  geri dönüş  hattındaki bir yakıt kaçağı neticesinde aşağıdaki sıcak egzoz bölgesine  ulaşması ile çıktığının tespit edildiğini, yangının bu nedenle çıktığını, aracı satın aldığını, bu haliyle davanın ayıplı hizmetten kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Davalılar süresinde yetki ve husumet itirazında bulunmuşlardır.Yangının Beşiktaş ilçesinde çıktığı, davalılardan birinin adresinin Kağıthane/İstanbul, diğer davalının ise Nilüfer /Bursa olduğu, davacının adresinin ise Kağıthane / İstanbul olduğu hususlarında ihtilaf yoktur.Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Kanun, davalı tarafta birden fazla kişinin  bulunması hâlinde davacıya, davasını, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi mahkemesinde açılabilme imkânı da tanımaktadır (HMK m.7 / I). İddianı ileri sürülüşüne göre davanın  hatalı üretim ve montaj nedenine dayalı olduğu,  üretici veya satıcının, hatalı veya tehlikeli bir ürünü piyasaya sürerse ve bu ürün nedeniyle bir kişi zarar görürse, zarar gören kişi haksız fiil tazminat davası açabileceği, hasarın gerçekleştiği (yangının çıktığı) Kağıthane/İstanbul ilçesinin tarafların tümü bakımından ortak yetkili olduğu anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b230305ff7d32cf0","SID":"d043c4668727f8ed"}}