{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 24/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 07/10/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 24/03/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile borçlu sıfatı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkiline gelen ödeme emrinin muhtara teslim edildiğini, muhtarın tebligatı müvekkiline geç verdiğini, bu nedenle ödeme emrine itiraz süresinin muhtarın kusurundan kaynaklı geçirildiğini ve takibin kesinleştiğini, ödeme emri ve ekleri incelendiğinde her ne kadar ilamsız takip başlatılmış ise de takibin dayanağının 13/12/2010 tanzim 18/09/2015 vade tarihli 67.000,00 TL bedelli kambiyo senedi olduğunun anlaşıldığını, icra takibine konu senedin kötü niyetli olarak düzenlenmiş olduğunu, düzenlenen senedin aslında teminat senedi olduğunu, bahsi geçen senetteki imzaların müvekkili ve kefil sıfatıyla yer alan eşine ait olduğunu ancak bu senet borcunun teminatı olarak üst kısımları boş ve üzerinde yalnızca pulu mevcut iken imzalanıp emanetçi olarak davalıya verildiğini, alınan borcun iki yıl içerisinde bizzat müvekkilinin eşi tarafından ödendiğini, borç ödendikten sonra senetin davalıdan istenildiğinde yırtılıp atılacağının söylendiğini, icra takibinin kesinleştiğinin öğrenilmesi üzerine Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na davalı alacaklı hakkında sahtecilik, dolandırıcılık, bedelsiz senedin kullanılması suçlarından dolayı suç duyurusunda bunulduğunu, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...esas sayılı soruşturma dosyasında davalının şüpheli sıfatıyla ifade verdiğini, soruşturmanın halen devam ettiğini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında müvekkilinin söz konusu takibin borçlusu olmadığının tespitine, kötüniyetle açılan takibin iptaline, davalının kötüniyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu senet fotokopisine dayanarak Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ...esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, tarafların aralarında akrabalık ilişkisi mevcut olup tacir sıfatı ile hareket edilmediğini, tarafların tacir olmadığı veya aralarındaki liişkinin ticari ilişkiye dayanmadığının açık olduğunu, söz konusu ilamsız takibe dayanak senedin kendisinin değil fotokopisinin olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde senette bulunan imzaların .. ve ...'ya ait olduğunu ve bu senedi müvekkiline verdiklerini ikrar ettiklerini, Yargıtayın yerleşik kararlarına göre mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkar edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetlerin aksi ispatlanmadıkça kesin delil sayıldığını, davacı taraf her ne kadar aralarında husumet olması nedeniyle de söz konusu senede ilişkin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu iddia etse de söz konusu şikayete ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"... Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi gereğince yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan iddiaya karşı def’i olarak ileri sürülen hususların yazılı delille ispatlanması gerekmektedir. Bu suretle, davacı tarafından imzalanan bono nedeniyle borçlu olunmadığına yönelik iddialarını yazılı delille ispatlanması gerekmekte olup, davacı tarafından ileri sürülen hususların tanıkla ispatı mümkün değildir. Davacı bonoya karşı iddiasını yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Ayrıca her ne kadar kardeşler arası uyuşmazlıklarda senetle ispatın istisnasını oluşturmakta ise de tanık dinlenilebilir ise de senet olması durumunda senetle ispat gerekmektedir. İncelenen bonoda teminat bonosu olduğuna dair ibare bulunmamaktadır. Senedin sunulmamış olması ve fotokopisi ile takip yapılması delil başlangıcı olarak değerlendirilirse tanık beyanları gereği ve ayrıca imzalı bonunun verilmiş olduğunun ikrarı gereği, bono aslı olmamasına rağmen davanın ispat olunamadığı\"  gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet fotokopisindeki imzalar ile yazıların birbirinden yazı karakteri ve kullanılan kalem itibariyle farklı olduğunu, en büyük sahtelik delilinin damga pulu olduğunu, 4962 sayılı yasaya göre 7 Ağustos 2003 tarihinden itibaren düzenlenen (imzalanan) senetlere pul yapıştırılmayacağı hükmünün getirildiğini, senet üzerinde yer alan \"damga pulu\" ilgili düzenleme çerçevesinde değerlendirildiğinde senedin ve üzerindeki imzaların çok eski bir tarihe ait olduğunu gösterdiğini, bu hususun bile tek başına takibe konu senedin sonradan haksız ve hukuksuz bir şekilde düzenlendiğini ortaya koyduğunu, senette borçlu kısmına müvekkili ... olan soyadının ...olarak yazıldığını, diğer borçlu görünen ...nun adı soyadı da ...olarak yazıldığını, senedi dolduran kişilerin kendi ad ve soyadlarını yanlış yazmış olmalarının düşünülemeyeceğini, bu durumun senetteki sahteliğin ve davalı / alacaklı tarafından senedin doldurularak icraya verildiğinin göstergesi olduğunu, davalı ... Demir hakkında Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dosyanın derdest olduğunu, nihai karar verilmediğini, ceza dava dosyasının sonucunun beklenilmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, tarafların yakın hısım olduklarının, senede karşı senet kuralının istisnasının bulunduğunun taraflarınca dile getirildiğini ve yazılı olarak da beyanda bulunulduğunu, tanıkların dinlenmiş olmasına rağmen ve davalı tarafın tanıklarının dahi lehlerine beyanları varken tanık beyanlarının esas alınmaksızın karar verildiğini, tanık beyanlarından verilen senedin teminat senedi olduğunun neredeyse tüm tanıklarca teyit edildiğini, senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, her ne kadar senet aslı dosya içerisinde yer almasa da senedin fotokopisinden dahi açıkça sahteliğin bulunduğunun görüldüğünü, davalı tarafın senet aslını icra dosyasına sunmadığını, senet fotokopisi üzerinden takip başlatıldığını, senedin tahrif edilmiş ve icraya koyulmuş halinde vade tarihi olarak 18/09/2015 tarihi olduğunu, icra takibinin başlatıldığı tarihin ise 15/05/2018 tarihi olduğunu, senedin kambiyo takibi yapılması için geçerli olduğu 3 yıllık sürenin henüz dolmadığını, müvekkilinin ilamsız icra takibine itirazının olmadığını, takibin devam ettiğini, alacaklının alacağına geç ulaşması gibi bir durumun olmadığını, alacaklı lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminata hükmedildiğinin gerekçesinin yazılmadığını, dava konusu icra takibine bakıldığında takibin durmadığı, alacaklının alacağına geç ulaşmadığı, dosyada teminat yatırma gibi bir durumun bulunmadığının aşikar olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, bono fotokopisine dayanılarak başlatılan ilamsız icra yoluyla takip nedeniyle borçlu olunmadığına dair menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı dava dilekçesinde açıkça icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş ve dava değeri olarak bono bedeli ( 67.000 TL ) olan değeri göstermiş, harcını da bu bedel üzerinden yatırmıştır. <br>Davaya konu Denizli 3. İcra Dairesinin ...Esas sayılı  icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı - alacaklı tarafça davacı - borçlu taraf aleyhine 13/12/2010 tanzim, 18/09/2015 vade tarihli 67.000 TL bedelli senet fotokopisine dayanılarak toplam 83.024,93 TL alacak üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>Davacı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiğinden dava değeri 83.024,93 TL olup, İlk Derece Mahkemesince eksik harç tamamlanmaksızın davaya devam olunduğu anlaşılmaktadır.<br>492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Anılan kanun maddelerinde, harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna  göre; dava  harçlarının eksik  ödendiğinin  yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Mahkemece verilecek süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir. Bu doğrultuda, harç eksikliğinin verilecek süre içinde giderilmemesi durumunda dava dosyası hakkında öncelikle işlemden kaldırma kararı verilmesi, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde harç tamamlanarak dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.<br>Bu durumda mahkemece 83.024,93 TL üzerinden harç hesaplanmak suretiyle   alınması gerekli ilam harcının 1/4 ü oranında peşin  harcın yatırılması için davacıya uygun bir süre verilerek harcın tamamlanması istenmeli, harç ikmal edilmediği taktirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde harç tamamlanarak dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, harç tamamlanarak dava yenilenir ise toplananacak deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi  gerekirken; mahkemece bu husus gözden kaçırılarak eksik harç tamamlatılmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru  değildir.<br>Kabule göre de; İİK'nın 72/4 maddesindeki tazminat, menfi tespit davasında dava konusu takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve dava sonunda borçlunun haksız çıkması hali için öngörülmüş olup somut olayda, mahkemece takibin durdurulması söz konusu olmadığından, yerel mahkemece, davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>Bununla beraber; dosya Dairemize istinaf incelemesine gönderildikten sonra davacı tarafça Denizli 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/06/2023 tarih ...Esas .... Karar sayılı ilamı sunulmuş, incelenmesinde; Sanık ...'ın üzerine atılı katılanlar ... ve ...'ya yönelik \"Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının, Siyasi Parti, Vakıf Veya Dernek Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık\" suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği ve iş bu kararın Antalya Bam 9.Ceza Dairesinin 09/07/2024 tarih ... Esas...Karar sayılı ilamı ile kesinleşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacı tarafa uygun bir süre verilerek eksik harcın tamamlatılması ve ceza dava dosyasının iş bu dava dosyası içerisine alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2021 tarih ve...Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/03/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8eb2148308a78f1b","SID":"31ee7bda659651af"}}