{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/279 - 2025/610<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/279 <br>KARAR NO\t: 2025/610<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                               K A R A R <br>  <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/101 E.  -  2022/379 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2022 tarih ve 2022/101 E. - 2022/379 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekililleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 1958 yılında faaliyete geçen müvekkili şirketin \"...\" markası için ilk defa 13.03.1995 tarihinde 95/002088 sayılı marka başvusunda bulunulduğu, başvurunun reddi üzerine 1995 yılında tescili gerçekleştirilemese de bu tarih itibariyle \"...\" markasının 08 ve 21. sınıfta yer alan mallar ile 35. sınıfa dahil satış hizmetleri üzerinde fiilen kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin 2016 yılında yeniden bu marka için 2016/74285 sayı ile tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2016/36142 sayılı tescil başvurusu ile karşılaştığını, o zamandan bu güne de çeşitli marka tescil başvuruları ve bunlara itirazlar ile ... önünde yaşanan uyuşmazlığın yargıya taşındığını, huzurdaki dava dışında taraflar arasında söz konusu \"...\" markasına ilişkin açılmış davaların bulunduğunu, davalının diğer davalı kurum nezdinde aleyhine sonuçlanan kararlar ve mahkeme kararlarının etkisinden kurtulmak için kötü niyetli olarak dava konusu 2019/97897 sayılı ve \"... ...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, başvuruya yaptıkları itirazın davalı ... 2021-M-12021 sayılı kararıyla haksız olarak reddedildiğini ancak, başvurunun davalı ... aleyhine verilecek olası bir mahkeme kararının etkisini ortadan kaldırmak amacıyla dosyalandığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın basit bir marka uyuşmazlığının çok ötesinde olduğunu, müvekkili tarafından yaratılarak züccaciye sektöründe ülke çapında belli bir noktaya getirilen ancak ekonomik kriz sonucunda tescillerin yenilenmemesi nedeniyle korumada zaafiyete uğrayan, buna karşın fiilen kullanılan \"...\" markası mevcutken davaya konu YİDK kararının verildiğini, taraf markalarının aynı ibareden oluştuğunu, \"...\" ibaresinin çatı markası olması nedeniyle incelemeye alınmayacağını, müvekkili markasının fiili kullanımla sektörde belli bir bilinirliğe de ulaştığını, aynı ve benzer mallar üzerinde kullanımın iltibasa sebebiyet vereceğini, davaya konu markanın SMK'nın 6/1 ve 6/9 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini ifade ederek, YİDK’nın 19/01/2022 tarih ve 2021-M-12021 sayılı kararının iptaline, 2019/97897 sayılı ve \"... ...\" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, markalarda ortak yer alan \"...\" ibaresinin İngilizce bir sözcük olduğunu ve \"sonsuzluk, ebediyet, ölümsüzlük\" anlamlarına geldiğini, müvekkili tarafından bir kısım küçük ev aletleri serisinin dayanıklılığını ve uzun süre kullanılabilirliğini göstermek maksadıyla söz konusu serinin, müvekkili tarafından \"...\" olarak adlandırıldığını, söz konusu ibarenin zayıf marka olduğunun ve farklı firmalar tarafından kullanılabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, davalı yan markasının müvekkili markasından tamamen farklı bir yazı stili ile yazıldığını ve tasarımsal farklılıkların ve şekil unsurunun markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, dava konusu ihtilaflı olan ve müvekkili markasında 11.sınıfta yer alan malların günlük tüketime konu, uygun fiyatlı mal ve hizmetler olmadığını, çekişme konusu ürün/hizmetlerin yüksek fiyatlı ürünler olduğunun göz önüne alındığında mal/hizmet satın alma sürecinde tüketicinin azami dikkat ve özen göstereceğini, müvekkilinin söz konusu ibareyi kullandığı dönemde davacı tarafından tescilli hiçbir hakkının bulunmadığını, davacı tarafından yapılan ilk marka başvurusunun da yine müvekkili başvurusundan sonraki bir tarihte 20.09.2016'da yapıldığını, müvekkili amacının, davacı yanın kullanımını engellemek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının emtia listeleri aynı/aynı tür mallardan oluştuğu; davalı marka başvurusu kapsamında yer alan “Elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, kettle, ekmek kızartma makinesi, kahve makinesi, tost makinesi, çay makinesi” emtiasının, itiraza mesnet gösterilen davacı markasının kapsadığı “Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, elektriksiz pişirme aletleri.” emtiası ile aynı reyonlarda (çoğunlukla züccaciye mağazalarında) yan yana satılan, benzer tüketici kitlesine hitap eden, tamamlayıcı ve ikame ihtiyaçları gideren ve bu nedenle çoğunlukla birlikte kullanılan/satın alınan benzer/ilişkili mallar olduğu; yine davalı marka başvuru kapsamında yer alan “saç kurutucuları” emtiasının, itiraza mesnet gösterilen davacı markasının kapsadığı “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar.” emtiası ile küçük ev aletleri yelpazesindeki “ütüler” ile benzer/ilişkili olduğu, ancak başvurusu kapsamında yer alan “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, el kurutma cihazları” emtiaları ile davalı markasının kapsadığı 08 ve 21. sınıflardaki malları benzer olmadığı; taraflar arasındaki benzer bir uyuşmazlık hakkında verilen Ankara 5. FSHHM’nin 17.02.2021 tarih, 2019/196 E. ve 2021/85 K. sayılı ilamı da emtia benzerliği yönünden aynı kanaate varıldığı; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “...” ibaresinin İngilizce’de “sonsuzluk” anlamına geldiği ve çekişmeli emtialarda  tanımlayıcı olmaması nedeniyle ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti olduğu; \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları ve ilgili tüketici kesimi nezdinde benzerlik kurulmasının kuvvetle muhtemel olduğu; davalı işaretini gören ve duyan tüketicilerin daha önce tanıdığı davacı markalarının bıraktığı intibaı hatırlayacağı ve davalı adına tescil olunan itiraza konu markanın daha önce tescil edilip kullanılmakta olan davacı markalarının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunu düşüneceği; davacı tarafından davalı başvurusunun kötü niyetli olduğu, davalının amacının daha önce mahkemece verilen ret kararının etkisini zayıflatmak amacıyla bu başvurunun yapıldığı belirtilmiş ise de dosya incelendiğinde mal ve hizmetler bakımından tamamen ayniyetten veya benzerlikten bahsedilemeyeceği, dolayısıyla markaların sırf benzer olmasının başvurunun kötü niyetli olduğu anlamına gelmeyeceği, davalının kötü niyetli olduğnunu ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2021-M-12021 sayılı kararının \"11. sınıf elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, saç kurutucuları, (kettle, ekmek kızartma makinası, kahve makinası, tost makinası, çay makinası dahil)\" malları bakımından iptaline, davaya konu 2019/97897 sayılı markanın yukarıda belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 6/9. maddesinin hatalı uygulandığını, kötü niyetin bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1837 E.-2021/1722 K. sayılı kararında markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir mahkeme kararını etkisiz kılmak için yapılan yeni başvurunun kötü niyetli kabul edileceğine dikkat çekildiğini, davalının müvekkili markasından haberdar olmasına rağmen \"...\" markasını seçtiğini, 10.03.2010 tarihinde müvekkili markasının davalı şirket mağazalarında satışı için görüşme yapıldığını, bu görüşmelerden bir süre sonra davalı şirketin 2016/36142 nolu marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine benzer malların başvuru kapsamından çıkartıldığını, davalının bu markayı kullandığını öğrenmesi üzerine müvekkilinin 25.09.2018 tarih ve 28465 yevmiye nolu ihtarname ile tecavüz fiillerine son verilmesi ihtarında bulunduğunu, müvekkilinin davalının 25.10.2018 tarih ve 2018/95502 sayılı başvuru yaptığından haberdar olduğunu ve başvuruya itiraz ettiğini, başvurunun müvekkilinin itirazı üzerine başvurunun reddi ile sonuçlandığını, davalının YİDK kararının iptali için Ankara 5 FSHHM'nin 2019/196 esas sayılı dosyasında dava açtığını, takiben 10.10.2019 tarihinde eldeki davaya konu başvuruyu yaptığını, müvekkilinin davalıya karşı 09.12.2019 tarihinde markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması talebiyle İstanbul 2. FSHHM'nin 2019/384 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, davalının sistematik olarak aynı marka için başvuru yapmasının kötü niyetli olduğunu, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu; davalı marka başvurusu kapsamında yer alan bilirkişi raporundaki emtia benzerliği değerlendirmesine yönelik itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, \"pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, el kurutma cihazları\"nın da benzer değerlendirilmesi gerektiğini, bu malların dağıtım ve pazarlama kanallarının aynı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2019/79036 sayılı markanın hüküm ifade etmediğini, bu nedenle YİDK incelemesine esas alınmadığını, 2016/74285 sayılı markanın farklı bir stille yazıldığını, markalarının benzer olmadığını, mal ve hizmetlerin de farklı olduğunu, \"...\" ibaresinin de düşük ayırt ediciliğe sahip olduğunu, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları kapsamındaki ürünlerin karıştırılma ihtimali bulunmadığını, malların fiyatlarının farklı olduğunu, yüksek fiyatlı ürünlerde tüketicilerin daha dikkatli davranacağını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin de düşük olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim farklı olup müvekkili markasında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hem dava konusu başvurunun hem de davacının itiraza mesnet markasının esas unsurunun \"...\" ibaresinden oluşması nedeniyle taraf markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, emtia benzerliğinin ise ilk derece mahkemesi kararında tartışıldığı üzere kısmen gerçekleştiği, yine taraflar arasında görülen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.10.2024 tarih ve 2023/5148 E.-2024/7027 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu; öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 E. - 507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmekte olup, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, taraflar  vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması  gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ... A.Ş ve ... Porselen Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi  tarafından yatırılan 179,90-TL  istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması  gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/04/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5fd1a95a03c7268","SID":"62f3c2b7c797d80d"}}