{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/1676 <br>KARAR NO:2025/848<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/02/2024<br>NUMARASI:2022/815 E - 2024/104 K<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili başlangıçta asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasap faaliyetinde bulunduğunu, ... sözleşme hesap no ile ... A.Ş. elektrik aboneliğine sahip olup faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, kasap faaliyeti yaptığından elektrik kesintisinin etlerin bozulmasına sebebiyet verdiğini, işyeri elektriğinin verilmesinin hayati önem taşıdığını, esnaf faaliyetlerini sürdürmek zorunda olduğunu, müvekkilinin kaçak veya elektriğe müdahale edecek bir hareketi olmadığını, müvekkilin haberi olmadan 128.056,77TL ve 4.806,15TL iki adet toplam 132.862,00TL kaçak fatura düzenlendiğini, müvekkilin bu durumdan dolayı ilgili kuruma başvuru yaptığını, böyle bir kaçağın söz konusu olamayacağını beyan ettiğini, tutanağı talep ettiğini, faturanın iptali için kendisinin başvuru yaptığını, ...'ın usulsüz işleme karşı herhangi bir cevap vermediğini, tutanakları dahi teslim etmediğini, ... görevlilerinin müvekkilin Anayasal hakkı olan kendisiyle alakalı olmasına rağmen sırf haklarını aramaması için belgeleri vermemekte direndiklerini, ancak müvekkilinin kasaplık faaliyetinde bulunduğu için sürekli elektrik kesilmesinden dolayı işlerinin durduğunu, faaliyet gösteremediğini, müvekkilin daha fazla mağdur olmaması için elektrik verilmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilin yaptığı faaliyet dolayısıyla elektriğin kesilmesi nedeniyle telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğacağını, müvekkilinin maddi kayba uğrayacağını, bu nedenlerle öncelikle ivedi olarak elektrik verme işlemi verilmesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kaçak elektrik bedeli olarak fatura edilen toplam 132.862,00 TL ve ferileri için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığından davanın reddi gerektiğin, davacının her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de, dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı, video kayıtları ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"davacının kaçak elektrik kullanımının olup olmadığı, kaçak elektrik kullanımının bulunması halinde davalının davacı adına düzenlediği fatura için, davacının kullanımına ve yasal düzenlemelere göre hesaplamanın ve bedelin yerinde olup olmadığı, davacının davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise bu tutarın ne kadar olduğu hususlarının ispatı uzmanlık gerektirdiğinden, bunun için bilirkişi incelemesi yapılması zorunludur. Ancak, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi için gerekli delil avansı yatırılmadığından davacı taraf bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.Dosyadaki diğer delillerle de iddianın kanıtlanması mümkün olmadığı...\" gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  mevcut delillerin toplanma aşamasında bilirkişi raporu yatırılması yönünde ara karar oluşturulduğunu, karar verilmeden önce bilirkişi ücretinin yatırıldığını, bu çerçevede herhangi bir hak kaybına uğranılmadığını,  ayrıca tanıkların dinlenmesi ve diğer delillerinde toplanması söz konusu iken sırf bilirkişi ücreti yatırılmadı diye davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı tarafta olduğunu, bilirkişi ücretinin davalı şirketçe yatırılması hususunun da dikkate alınmadığını, sayacın bağımsız kurum olan Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nden alınmış bir raporun olup olmadığının ...'tan  sorulması gerekirken bu husus yerine getirlmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, icra takibine de itiraz ettiklerini, davalı tarafça itirazın iptali davası açılmış olduğunu, dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiğini  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Tanık dinlenilmesi, bilirkişi raporu alınması, keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin  ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir.Taraf, belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır.Taraflar, dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup, hâkim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hâkimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hâkim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir.Somut olaya gelince; ilk derece mahkemesince 29.03.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında dosyanın bilirkişi Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'ya tevdiine, bilirkişiye emek ve mesaisine karşılık 2.000,00-TL ücret takdirine, Bilirkişi ücretinin davacı tarafça karşılanmasına, dosyada yeterli delil avansı bulunmadığından 2.000,00-TL bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline iki hafta süre verilmesine karar verildiği verilen sürede bilirkişi giderinin karşılanmadığı, 27.09.2023 tarihli oturumda davacı tarafça menfi tespit davasında alacaklı olduğunu ispat külfetinin davalı tarafta olduğundan bilirkişi ücretinin davalı  tarafçakarşılanmasını, aksi halde  ücret yatırma süre verilmesini talep ettiği, mahkemesince de oturum ara kararı ile davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş olduğu, davacı tarafça bilirkişi giderinin süresinde yatırılmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, söz konusu bilirkişi ücretinin delil avansı niteliğinde bulunduğu, menfi tespit davasında davalı alacaklının sunmuş olduğu delillerle alacağın ispatlaması gerektiği, davalı tarafça sunulan delillere göre kaçak tahakkukunun yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin gerekli olduğu ve verilen her iki sürede de giderin davacı tarafça karşılanmamış olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce7590b36db4b15c","SID":"107ceb003b64324d"}}