{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/268 Esas<br>KARAR NO: 2025/450<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/12/2024<br>NUMARASI: 2023/445 Esas, 2024/888 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkete ait özel okullarda öğretmen olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine açılan dava neticesinde İş Mahkemesinde hükmedilen alacağa ilişkin ilamların her bir müvekkili yönünden ayrı icra takip dosyalarında ilamlı icra takibine konu edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine takip yolunun değiştirilerek iflas yoluyla adi takibe çevrildiğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve borcunu ödemediğini belirterek takiplere yönelik itirazın kaldırılması ile davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Mahkemenin 15/06/2023 tarihli tensip ara kararı ile iflas davasının  her bir davacı yönünden ayrı ayrı görülmesi gerektiğinden bahisle davacı ... yönünden dosya tefrik edilerek davacı ... yönünden işbu davaya devam edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... tarafından başlatılan iflas yolu ile adi takibe karşı yasal süresi içerisinde borç, faiz ve ferileri yönünden itiraz ettiklerini, talep edilen faiz miktarı ve oranının yüksek olduğunu, ayrıca iflas takibinin öncesi olan ilamlı icra takibinde alacak kalemlerine 11/09/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmişken alacaklı tarafından işlemiş faizin tekrardan iflas yoluyla takipte istenmesi sebebiyle takip çıkışı miktarı yükseldiğinden bu durumun icra masraflarının artmasına ve dolayısıyla da müvekkilin mağduriyetine sebep olduğunu, bu nedenle iflâs takibinin konusu olan alacağın varlığının ve miktarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalı tarafından depo emrine esas tutarın yasal süresi içerisinde yatırıldığı gerekçesiyle iflas davasının reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işbu davanın açılmasına müvekkilinin ilama dayalı alacağını ödemeyip icra takibine haksız olarak itiraz eden davalının sebebiyet verdiğini, gerek hakkaniyet ve gerekse HMK'nun 331/1 maddesi uyarınca yargılama gideri ve ücreti vekaletten sorumluluk davalıya ait olmasına rağmen bu yönlerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ilama dayalı başlatılan icra takibinin İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sonucunda iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesinin 2017/647 Esas 2020/332 Karar sayılı kararı ile davacı lehine hükmedilen kıdem tazminatı ile vekalet ücreti alacağı için 07/08/2020 tarihinde ilamlı icra yoluyla takip başlatıldığı, takibin kesinleşmesinden sonra 28/03/2023 tarihinde alacaklı vekilinin takip yolunu iflas olarak değiştirdiği, tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlunun süresinde itiraz etmesi ile takibin durduğu, akabinde davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açtığı işbu dava ile davalının iflasını talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece, depo emrine konu borcun süresi içerisinde ödendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olup yargılama gideri davacının üzerinde bırakıldığı gibi harç ve vekalet ücreti de davacıya yükletilmiştir.Davacı vekili istinaf başvurusu ile harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hükmü istinaf etmiştir.Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder yada borç mahkeme veznesine depo edilirse Ticaret Mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. baskı syf. 4429). Somut olayda, depo emrine esas tutarın tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içinde ödendiği anlaşılmakla Mahkemece iflas talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak davalı, dava tarihi itibariyle dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gibi aynı zamanda harcın da davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken Mahkemenin aksi yönde tesis ettiği karar bu yönlerden isabetli olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekili istinaf başvurusunda haklıdır. (Aynı yönde Yargıtay 23. HD'nin 2015/4842 Esas 2016/3663 Karar sayılı ilamı).Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/986 Esas, 2024/720 Karar sayılı ve 25/09/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 ‬TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı tarafından sarfedilen toplam 615,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Başvurusu Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 280,00 TL istinaf yargılama giderleri ile 615,40 TL istinaf başvuru harcı ve 1.683,10 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam  2.578,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbd1dbeb40ebc150","SID":"8b87cbadd7744fa7"}}