{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1088 <br>KARAR NO\t\t: 2025/324<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/09/2019 (Dava) - 08/04/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/412 Esas - 2022/209 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/03/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/412 Esas-2022/209 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife üyelik sözleşmesi ile üye olduğunu, ortaklık senedi ve sözleşme gereğince ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazdaki ... Blok ... numaralı bağımsız bölümün davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, üyelik bedeli olarak toplam 492,500,00 TL bedelin müvekkilinden tahsil edildiğini, davacıya isabet eden bağımsız bölümün devrinin gerçekleştirildiğini, ödemelerin davacının eşi ...'e ait ... İli, ... ilçesi, ... Mevki ... Ad, ... Parsel 2. Kat, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz değeri taraflarca 300.000,00 TL kabul edilerek takas yapıldığını ve satış vekaletnamesinin davalı kooperatif yetkilisine verildiğini, 125.000,00 TL'sinin 02/11/2018 tarihinde davalı kooperatif hesabına ödendiğini, 52.500,00 TL'sinin kooperatif yetkililerine verilen yazılı talimatla davacı hesabından ödendiğini, 15.000,00 TL'sinin 26/12/2018 tarihinde kooperatif yetkilisi ... hesabına ödendiğini, müvekkilince daha sonra yapılan araştırmada diğer kooperatif üyeliklerinin farklı farklı ve çoğunun çok daha düşük (240.000,00 TL  civarında) bedellerle yapıldığını tespit ettiğini, oysa, Kooperatifler Kanunu'nun 23.maddesine göre ortakların bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşit olduklarını, dolayısıyla davalı kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp diğer üyelere hangi şartlarda üyelik kaydı yapıldığı tespit edilerek, varsa fazla ödenen üyelik bedelinin davalı kooperatiften istirdadına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline davalı kooperatif tarafından devredilen dairenin projede yer alacağı vaad edilen özelliklere de uygun olmadığını, sunulan tanıtım reklamlarından görüleceği üzere davalı müvekkiline devredilecek konutta yerden ısıtma tesisatı bulunacağının açıkça vaad edildiğini, ancak konutta yerden ısıtma sisteminin bulunmadığını, bunun yanı sıra müvekkiline tahsis edilen konuta dışarıdan yağmur suyu sızdığını, buna bağlı olarak evin duvarlarında nemlenme ve parkelerinde kabarma ve şişmelerin meydana geldiğini, kooperatifin bunu tazminle yükümlü olduğunu, davalı kooperatifin büyük oranda ferdi mülkiyete geçtiğini, geçmeyen tek tük bağımsız bölüm kaldığını, bütün bağımsız bölümlerin ferdi mülkiyete geçmesi halinde fiilen davacı alacağının karşılanması imkanının kalmayacağını belirterek, HMK'nın 107/2.maddesine göre iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya tahsis edilen bağımsız bölümdeki hasar ve eksikliklerin giderilmesine karşılık 500,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline, davacıdan fazla miktarda tahsil edilen üyelik bedelini tespit edilecek miktarda arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyan ve iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraftan 492.500,00 TL alındığı yönündeki iddiaların gerçek dışı olup kooperatif kayıtları incelendiğinde davacı tarafın kooperatife borcu olduğunun görüleceğini, buna ilişkin haklarının saklı olduğunu, yine davacı tarafın, eşi ...'e ait taşınmazın değerinin 300.000,00 TL olarak kabul edilmek suretiyle takas yapıldığını ve vekaletin müvekkili kooperatif yetkilisine verildiğini iddia ettiğini, bu iddiayı da kesinlikle kabul etmediklerini, bu şekilde dava dışı taraflar arasındaki satım ilişkisinin işbu davada bedel olarak kabul edilmesinin zaten mümkün olmadığını, davacı tarafın, teslim edilen evin kooperatif üyelerine vaat edilen özellikleri taşımadığı yönündeki iddialarının kabulünün de mümkün olmadığını, müvekkilinin vaat edip de yerine getirmediği veya dava dilekçesinde belirtilen şekilde ısıtma sisteminin bulunmaması veya taşınmazda müvekkili kooperatiften kaynaklanan sızıntı, nemlenme, parkelerde kabarma ve şişme durumlarının söz konusu olmadığını, davanın ... Sanayi Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi'ne ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarını kabul etmemekle birlikte müvekkili şirket tarafından ısıtma sistemlerinin yaptırıldığı ... Sanayi Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili kooperatif arasında mevcut sözleşme suretinin de ekte sunulduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Tüm dosya içeriği ve delillerin, özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda;\tdavacının, ... ili, ... ilçesi, ... mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazdaki ... blok ... numaralı bağımsız bölüm için toplam 492.500,00-TL bedelin müvekkilinden tahsil edildiği ve eşi ... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel 2. kat ... nolu bağımsız bölümün ...' ye vekalet verilmek suretiyle takas yapılıp 300.000,00-TL bedel karşılığında kooperatife devredildiği iddiası bulunmakta ise de, dosyaya alınan tapu kaydı ve satış belgeleri incelendiğinde; resmi senette daire bedelinin 150.000,00 TL olarak belirtildiği, kooperatif kayıtlarında davacı ... adına ne resmi senette belirtilen 150.000,00 TL' nin  ne de iddia edilen 300.000,00 TL'lik ödemenin görülmediği, kooperatif kayıtlarına göre davacı ödemelerinin toplamda 217.500,00-TL olduğu, davacı tarafça dosya kapsamına sunulan 02.11.2018 tarihli ... Bankası dekontu ile 52.500,00- TL ödeme yapıldığına ilişkin iddianın ise Aliağa C. Savcılığının 2021/2730 sor.-2021/4179 karar nolu takipsizlik kararı ile de belirlendiği üzere davacının parayı kendi çektiğine ilişkin bir banka dekontu olduğu, davacı taraf dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacıya tahsis edilen bağımsız bölümdeki konutta yerden ısıtma tesisatı bulunacağının taahhüt edildiğini, konutta yerden ısıtma sistemi bulunmadığını, hasar ve eksikliklerin giderilmesine karşılık 500-TL tazminatın ödenmesini talep etmiş ise de, yerden ısıtma sisteminin bulunduğu, ancak sızıntı, akma olduğunu tespit edebilmek için tüm yer döşemesinin, seramiklerin komple kaldırılması gerektiği, söküm ve yeniden monte işlemi yapılamadığı, dava konusu taşınmazda herhangi bir tadilat yapılmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği anlaşıldığından, DAVANIN REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından, \"....Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ... olarak satışa sunulan projeyi emlakçı vasıtasıyla görüp beğendiğini ve bedelinin önce ... Bankası ... Şubesinden kredi çekilip 125.000 TL'sinin doğrudan davalı kooperatif banka hesabına ödendiğini, 52.500 TL'sinin davalı kooperatif yöneticileri ... ve ...'e kooperatif üyelik bedeline mahsuben ödendiği, müvekkilinin eşi ...'e ait ... ada, ... Parsel, 2. Kat ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üyelik bedeline mahsuben takas olarak davalı kooperatife (kooperatif yöneticisi ...'nin eşi ...'ye) satış yetkisi verildiğini ve kalan bedel için 70.000,00 TL'lik senet şeklinde bilahare ödendiğini, davacı ...'in çektiği krediden satış bedeline mahsuben elden ödenen 52.500,00 TL’nin taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki için ...'in ... Bankası nezdindeki banka hesabına ödendiğini, her ne kadar ilk derece mahkemesince; takas olarak iddia ettikleri taşınmazın satış bedelinin tapuda 150.000,00 TL olarak gösterildiği, kooperatif kayıtlarında bu takasa ait kayıtların olmadığı, 52.500 TL'lik elden ödemenin ise yine davacıya iade edildiği gerekçesiyle üyelik bedeline yönelen davanın reddine karar verilmiş ise de eksik incelemeyle karar verildiğini, davanın temelinde zaten davalı kooperatifin takas olarak kendilerine verilen daire bedelini kooperatif kayıtlarına geçirmemesi yer almakta iken iddianın kendisinin ret sebebi yapılmış olmasının yanlış olduğunu, ödeme dekontunda açıkça kooperatif hissesine mahsuben yapıldığı açık olan 52.500,00 TL'nin ne olursa olsun kooperatif üyelik bedeli olarak hesaplamada dikkate alınmasında yasal zorunluluk bulunduğunu, davalı kooperatif yetkililerinin kooperatif hissesine mahsuben yapılan ödemeyi iade etmek, başka amaçla kullanmak vb. hak ve yetkisi bulunmadığını, böyle bir durumda ancak iadeyi yapan kişi ile iade yapılan kişi arasında bir başka uyuşmazlık konusu olabileceğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin 52.500,00 TL'nin davacıya iade edilmiş olmasından (ki edilmediğini) hareketle ret kararı vermesinin yanlış olduğunu, ayrıca, dava dilekçesinde ileri sürülen maddi vakıalara dair tanık deliline dayandıklarını, 19/02/2020 tarihli dilekçeleri ile tanık listesi sunduklarını, mahkemece tanıkların dinlenilmesi talebi reddedilerek yemin teklif hakkının hatırlatıldığını, tanıklar dinlenmeden karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu, davalı kooperatif yetkilileri takas iddiasını reddettikleri ve ilk derece mahkemesi tanık dinletme talebini reddettiği için maddi vakıaların ortaya konulamadığını, oysa basit bir mantıkla kooperatifin kendi tuttuğu kayıtlara göre davacının ödemesi gereken üyelik bedeli 300.000,00 TL olarak belirlendiği halde resmi olarak ödenmiş gösterdikleri 217.500,00 TL ile davacıya tapu devrinin nasıl yapılmış olabileceğinin anlaşılamadığını, bu çelişkili durumun aydınlatılması ve takas iddiasının usulüne uygun araştırılması, davacı tanıkları dinlenerek sonuca gidilmesi gerektiğini, savcılık dosyasında takipsizlik kararı verildiğini,  eksiklikler giderilmeden dosyanın itiraz merciine gönderilerek takipsizlik kararının kesinleştirildiğini, akabinde yıldırım hızıyla müvekkili aleyhine Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2022/177 Esas sayılı dosyasında iftira suçundan kamu davası açıldığını, bu iftira dosyasında takas olarak satış yetkisi verilen taşınmazın akıbeti, 52.500,00 TL'nin müvekkillerine iade edilmeyip takas olarak verilen taşınmazın ipotek borcunun ödendiğinin ortaya çıkacağını, iftira davası sonucunun beklenilmesini, 10/08/2020 tarihli kök raporda bir kısım ayıplı işlerin tespit edildiğini ve zarar hesabı yapıldığını, bizzat mahkeme huzurda tespit edilen bu ayıplı işlerin bedelinin tazmininin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerden ısıtma sisteminin olup olmadığı, varsa fenni usullere uygun montajının yapılıp yapılmadığının -parkelerin sökülerek bakılması gerektiğinden bahisle- tespitinin yapılamadığını, parkelerin sökülmesi ve yeniden takılması masrafının amaçlanan sonuçtan daha yüksek maliyete sebep olacağından ısıtma değerlerinin ölçülmesi suretiyle ayıplı ifa olup olmadığının tespitinin talep edildiğini, mahkemece bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi de verilerek ek rapor düzenlenmesi istenildiği halde raporda laminant parkeler sökülmeden ve zemin kırılmadan tespit yapılamayacağı görüşünün yinelendiğini, bu konuda uzman bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak tespit yapılması gerekirken ehil olmadıkları anlaşılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddinin doğru olmadığını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kooperatif üyesinin kooperatife karşı açtığı fazladan ödenen üyelik bedellerinin iadesi ve ayıplı sunulan daireye dair zararların tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece bilirkişi raporları alındığı, kooperatif defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle düzenlenen bilirkişi heyetinin kök ve ek raporuna göre; davacının dairesine kooperatif tarafından 300.000-TL bedel belirlendiği, diğer daireler bakımından da yapım bedeli ve şerefiye bedeli, m2 gibi hususlar gözetilerek bedellerin tablo halinde YK kararı ile belirlenmiş olduğu, davacının üyelik  ödemesinin kooperatif kayıtlarında 217.500-TL görünmekte olup, bu kayıtlara göre davacının kooperatiften alacaklı değil, kooperatife borçlu olduğu, bununla birlikte davacı tarafından sunulan ödeme belgelerinin de bu kooperatifin kabulündeki kayıtlı ödemelerle birlikte hesaplanması sonucunda davacının kooperatife 270.000-TL ödeme yapmış olacağı, ancak 52.500-Tl'lik ödeme olan ve davacı ve davalı belgeler arasındaki fark tutar olan miktarın davacı tarafça ispatlanamadığının görüldüğü, zira bu dekontta davacı tarafın para çekme işlemi olduğuna dair içerik bulunmakta olup, nitekim davacının davalı tarafı şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada da bu husus vurgulanarak takipsizlik kararı verildiğinin görüldüğü, bahse konu 52.500-TL'lik dekontun davacı tarafça savcılıktaki ek ifadesinde bu tutarın elden kendilerince çekilip kooperatif yetkililerine verilen bir tutar olduğunu beyan etmiş oldukları, işbu dosyada da, davacının eşinin kooperatif yönetimindeki şahsın eşi olan ...'ye satıp bedelini kooperatifteki davacının dairesine mahsuben vermek üzere vekalet verdiği taşınmazdaki ipoteğin kaldırılması için ödenen tutar olduğunun beyan edildiği, davacı tarafın, sözkonusu davadışı eşinin taşınmazını yine davadışı şahsa vekalet vermek suretiyle satıp kooperatife ödediğine dair iddiasının ispatlanamamış olduğu, zira adı geçen tüm tarafların kooperatif dışı kişiler olup bu işlemlerin kooperatif ile bağlantısının yazılı delil ile ispatlanamadığı, miktar itibariyle bu hususta tanık dinlenmesinin mümkün olmadığının da açık olduğu, senet karşılığı yapılan ödemelerin ise kooperatif kayıtlarında yer almakta olup davacı ödemelerinin hesabında usulünce dikkate alınmış olduğu, davacının kooperatif ile olan ilişkisinde kooperatif hesabına ödeme yapmak yerine, davadışı kişilere ödeme yaptığına ve yine birkısım ödemeleri de davadışı eşi aracılığıyla yaptığına dair bu iddialarının \"kötü ödeme\" niteliğinde olup, uyuşmazlığa konu daire satışı ile bağlantısı ortaya konulamadığından, ayrıca bu hususta davacı tarafa delillerinde yer alan \"yemin\" teklif hakkı hatırlatılmış olup davalı kooperatif yetkililerince yeminin usulünce eda edilmiş olması da gözetildiğinde, mahkemece alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı uyarınca davacının üyelik bedelinin iadesine dair istemlerinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacının şikayeti bakımından takipsizlik kararı verilip kesinleşmiş olmasına ve davacı hakkında iftira suçundan soruşturma başlatılmış olmasına göre, UYAP sisteminden yapılan incelemeye göre davacının iftira suçuna ilişkin hakkında açılmış bulunan ceza dosyasında mahkumiyet kararı verildiği ve istinaf incelemesi ile de kesinleştiğinin görülmesine göre, işbu dava bakımından sonucunun  beklenmesine dair itirazın da kabulü mümkün görülmemiş, bu nedenlerle davacı vekilinin bu hususlardaki istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. <br>Bununla birlikte, davacının dava dilekçesindeki bir diğer iddiası ve talebi olan; taşınmazının yerden ısıtma sistemi ve duvar/cephelerden yağmur suyu sızdırması yönüyle ayıplı olmasına ve bu nedenle tazminat talebine dair iddiaları bakımından mahkemece yeterli inceleme yapıldığı söylenemez. Mahkemece alınan heyet raporunda yapılan teknik değerlendirmelerde, davacıya kooperatif tarafından teslim edilen dubleks dairede açık işçilik hataları olduğu hususu gerekçeleriyle de açıklanmak suretiyle belirtilmiş, yerden ısıtma hususunda hangi noktada sızıntı olduğunun tespiti için meskenin tüm tesisat borularının bulunduğu alanlardaki parkelerin sökülüp seramik kaplı alanların tamamının da kırılması, tesviye betonunun kırılması gerektiği, kaçak ve sızıntıların ancak bu şekilde belirlenebileceği belirtilmiş, bu nedenle yerden ısıtmaya dair zarar kalemi ayrık tutularak, duvarlardan yağmur suyu gelmesine dair zararların hesaplandığı, bu hususta yalnızca işçilik bedelinin mi yoksa malzeme bedeli de dahil olarak mı hesaplama yapıldığı hususunda raporun kendi içeriğinde çelişkiler barındırdığı görülmekte ise de, nihayetinde yerden ısıtma sorunu olduğunun belirlendiği ve tutarının ise belirlenmemiş olduğu, yine açıklandığı üzere duvardan su sızmasına dair birtakım kabul edilemez işçilik hataları olduğu şeklinde teknik görüş belirtilerek hesaplama yapıldığı, davacı tarafın rapora karşı beyanlarında; yerden ısıtma sistemindeki zararın tespiti için tüm laminant ve seramiklerin sökülmesinin fahiş zarara yol açacağını, ancak ısıtma sistemi açılıp gerekli ölçümler yapılmak suretiyle zararın belirlenmesinin mümkün olduğunu belirterek bu yönde rapor düzenlenmesini istediği, ek raporda da tüm yer döşemelerinin sökülmesinin elzem olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmakla, yerden ısıtma sisteminden kaynaklı zararın tespiti noktasında inşaat alanında uzman farklı bir bilirkişiden de itirazları karşılayacak şekilde rapor alınarak, bu zarar ve ayrıca diğer ileri sürülüp önceki bilirkişice de varlığı/tutarı açıkça belirlenen somut zarar kalemleri bakımından yeniden hesaplama yaptırılarak bir sonuca varılması gerekmekte olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının bu yön itibariyle eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;  davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/412 Esas - 2022/209 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Davacı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf  karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  05/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1083c615cb1fd406","SID":"92f3f537220cfa0a"}}