{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ <br>KARAR TARİHİ  : 13/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>EK KARAR TARİHİ: 21/10/2024<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/03/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Talep eden vekili, borçlu ... tarafından müvekkili ...'a verilen 01/12/2021 vadeli 72.000 pound bedelli ... keşide tarihli bononun vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, senette diğer borçlulardan... kefil sıfatı ile ...nin de ciranta sıfatı ile yer almakta olduğunu, alacağın tahsili için borçlulara ulaşılmaya çalışıldığını, ancak bunun mümkün olmadığını, harici araştırmalarda borçluların mal kaçırma girişimlerinin bulunduğunu belirterek borca yeter miktarda borçluların taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına kısmi ihtiyaten haciz konulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece 08/10/2024 tarihli karar ile; \"... talep eden bonoya istinaden ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyebilmek için 2004 sayılı İİK’nun 257/1. maddesine göre, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. Hamilin, bonoyu tanzim edene yani keşideciye ve onun lehine aval verene karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, bononun vadesinin gelmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca ödememe protestosu çekmesi ve bu protestoyu bono ile birlikte ihtiyati haciz talebine eklemesi gerekmemektedir. Çünkü, yetkili hamil bu kişilere karşı doğrudan doğruya talep hakkına sahiptir. Buna karşılık, alacaklının (yetkili hamilin) bonoda cirantalara, bunlar lehine aval verenlere karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, cirantalara karşı değil, keşideciye karşı ödememe protestosu çekmiş olması ve bu protestoyu ihtiyati haciz talebine eklemesi şarttır. Zira, 6102 sayılı TTK 714. ve devamı maddelerinde öngörülen protesto koşulunun yerine getirilmemesi halinde, 6102 sayılı TTK 730. maddesinin 2. bendi gereğince kambiyo senedine dayalı müracaat hakkı cirantalara karşı düşer. Talep dilekçesinin ekinde ödememe protestosu bulunmamaktadır. Bu sebeple ciranta ... aleyhine istenilen ihtiyati haciz talebinin reddi gerekmiştir. İhtiyati haciz kararlarının esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardan olması, ihtiyati haczin devam etmekte olan dava sonunda davacının hükmedilecek alacağının tahsilini garanti altına almak için davalının mallarına geçici olarak el konulması niteliğinde olması, 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmayıp bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulmasının yeterli kabul edilmiş olması, talebe konu bononun vade tarihinin gelmiş olması, ihtiyati haczi koşullarının oluşması nedeni ile keşideci ve aval veren aleyhine istenilen ihtiyati haczin kabulüne\" karar verilmiştir.  <br>KARŞI TARAFIN İTİRAZLARININ ÖZETİ: <br>Karşı taraf ... vekili, talep eden ile müvekkili arasında herhagi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, 01/10/2021 tarihli bononun ciro edildiği şahıs ile talep eden vekili tarafından dosyaya sunulan vekaletnamede vekil eden kişinin aynı olmadığını, ilgili vekaletname üzerinden yapılan iş ve işlemlerin kaldırılması gerektiğini, takibe dayanak senede bakıldığında ilkin alacaklının .... Olduğu, ancak daha sonra ... adındaki bir şahsa ciro edildiğinin görüleceğini, müvekkili ile ... adlı şahıs arasında herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmadığını, ilgili senedin tahrif edildiğini, tüm senet doldurulduğu halde para cinsi tahrifata uğratılarak TL yerine Pound yazıldığını, kur farkı düşünülerek talep eden tarafından müvekkilinden haksız bir şekilde yüksek meblağlı bir paranın tahsil edilmeye çalışıldığını belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise mahkememizce belirlenecek teminat bedeli karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece 21/10/2024 tarihli ek karar ile; \"... talep eden bonoya istinaden ihtiyati haciz talep etmiş, Mahkememizin 08/10/2024 tarih ve... Değişik iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Karşı taraf vekili ise ihtiyati hacze itiraz etmiştir. İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olamaz. Yaklaşık ispat koşullarının varlığı aranır. Talep eden eden tarafından sunulan bono nedeni ile mahkememizce ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun kabulü yönünde karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. Kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265. maddesi gereğince itiraz edebilir. İhtiyati hacze itiraz sebepleri şekli nitelikte olup tahdidi olarak belirtilmiştir. Bunlar mahkemenin yetkisine, mahkemenin görevine, teminata ve ihtiyati haciz sebeplerine itirazdır. Bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilmesinin mümkün olmaması, imza itirazının açılacak bir menfi tespit davasında yapılacak yargılama sonucunda değerlendirilecek olması, talep dilekçesinin ekinde bulunan vekaletnamenin talep edenin kimlik bilgilerini taşıması, sair itirazlarının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan itirazlar içinde yer almaması nedenleri ile itirazın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Ek karara karşı, karşı taraf ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Karşı taraf ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İcra takibine konu olan senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili yerine başkası tarafından senedin imzalandığını, senedin üzerindeki para birimi olan TL'nin üzeri çizilerek pound olarak değiştirildiğini ve herhangi bir paraf ve imza bulunmadığını, senette tahrifat yapılarak müvekkili borçlu olarak gösterilmeye çalışıldığını, takibe dayanak olan senedin kambiyo vasfına haiz olmadığını, re'sen incelenmesi gereken hususların göz ardı edildiğini, müvekkili ile ... adlı şahıs arasında herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmadığını, ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, aksi kanaatte ise mahkemece belirlenecek teminat bedeli karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne ilişkin karara yapılan itirazın reddine dair ek kararın kaldırılması isteminden ibarettir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,  HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ek kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; karşı taraf ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Karşı taraf ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-Karşı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 13/03/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d6bce0378b9a308","SID":"c680a16ac5f49e7e"}}