{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/100 - 2025/295<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br>ESAS NO\t: 2024/100 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/295<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/11/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2023/447 E 2023/722 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/04/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22/04/2021 tarihli Stand ve Sponsorluk Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin taraflarının bir tarafta  acenta sıfatı ile müvekkili ile karşı tarafta  davalı şirketle birlikte ... Derneği olduğunu, sözleşme konusunun 05/08/2021-07/08/2021 tarihleri arasında gerçekleştirilecek bir etkinlik kapsamında sergi salonunda kurulacak standların kiralanması işi olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin kongre salonunda etkinlik günlerinde 100 adet stand kuracağını ve bu standın tanesini 15.000,00 TL dan 3. şahıslara kiralayacağını, elde ettiği kiralardan %20 kesinti yaptıktan sonra stand başına 12.000,00 TL'yi sözleşmede belirtilen dernek hesabına yatıracağını, etkinliğin pandemi nedeni ile gereği gibi gerçekleştirilemediğini, etkinliğin sözleşmenin diğer tarafı olan ... Derneği tarafından iptal edildiğini, davacının takip konusu yaptığı sözleşmenin hiç bir maddesinde standların tamamının kiralanmaması halinde cezai şarta ilişkin bir madde bulunmadığı halde takip alacaklısı davalı şirket tarafından satılması taahhüt edilen 100 adet standtan satılmadığını iddia ettiği 73 adetin (tanesi 12.000,00TL'den) parası olarak  876.000,00 TL cezai şart bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, sözleşmede lehtar olarak iki ayrı şirket olmasına ve gelirin dernek hesabına yatırılacak olmasına rağmen takibin sadece davalı şirket tarafından başlatıldığını, davalı şirketin tek başına alacak talep etme hakkının olmadığını, sözleşmenin ve cezai şartın geçersiz olduğunu, geçerli olduğu kabul edilse dahi cezai şartın koşullarının oluşmadığını, talep edilen cezai şartın fahiş olup indirilmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine,  takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sözleşmeden kaynaklı olarak sattığı 27 adet stanta ilişkin müvekkili tarafından düzenlenen faturalar için kısmi ödemeleri   müvekkilinin sözleşmede yazılı hesabına yaptığını, müvekkilinin sözleşmeye konu etkinliği ... Derneği adına ve anılan dernekle arasındaki Danışmanlık Sözleşmesi'ne istinaden 100 adet standın satışı noktasında davacı şirketle anlaşarak sözleşme yaptığını, etkinliğin iddia edilenin aksine yüksek katılımla gerçekleştiğini, iptal edilen etkinliğin başka bir etkinlik olduğunu, sözleşmenin  5.7  maddesine göre taleplerinin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede davalı şirket dışında dava dışı ... Derneğinin de yer aldığı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında davalı ile dava dışı dernek arasında sözleşmeye konu iş bakımından bir nevi adi ortaklık oluşturulduğu,  icra takibinin dava dışı Derneğin de katılımı ile birlikte başlatılması gerekirken yalnızca davalı tarafça başlatıldığı, bu durumda usulüne uygun ve geçerli  bir icra takibinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; duruşma gününün bildirilmemesi ve duruşmanın saatinden önce yapılması nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğini, sözleşmenin diğer tarafı olan müvekkili ile dava dışı ... Derneği arasında adi ortaklık olmadığını, müvekkili şirketin dava dışı şirket adına ve anılan şirketle arasındaki Danışmanlık Sözleşmesine istinaden davacı ile sözleşme yaptığını, sözleşmede davacının para yatıracağı hesap olarak müvekkilinin hesap bilgilerinin bulunduğunu, müvekkili ile davalı dışı şirket arasında TBK 169.maddesi uyarınca müteselsil alacaklılık olduğunu, sözleşmede müvekkili ile dava dışı şirketin tek çatı altında Dernek olarak anılması ve taraflara ait banka hesap bilgilerinde sadece müvekkilinin banka hesap bilgilerinin bulunmasının bunun açık göstergesi olduğunu, bu nedenle sadece müvekkili tarafından takip başlatılmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, sözleşmenin 5.7 maddesine göre talebin haklı olduğunu, usulüne uygun takip başlatılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesine rağmen nispi vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının takip nedeniyle borçlu olup olmadığı, takibin usulüne uygun olup olmadığı, savunma hakkının ihlal edilip edilmediği, nispi vekalet ücreti takdirinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, menfi  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava dosyasının yapılan incelemesine göre, dava dilekçesinin davalıya tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade olduğu, 09/10/2023 tarihli ilk duruşmada mahkemece dava dilekçesinin davalıya tebliği ile duruşmanın 13/11/2023 tarihinde 11.25 saatine bırakılmasına karar verildiği, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliği için Tebligat Kanunu 35.maddeye göre hazırlanan tebligatta duruşma günü olarak ilk duruşma günü olan 09/10/2023 tarihinin yazılı olduğu, 13/11/2023 tarihindeki ikinci duruşmaya belirlenen duruşma saatinden önce 11.24 saatinde başlandığı, davalı tarafın duruşmada hazır olmadığı anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince  davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın  yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını,  mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan  hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.<br>Bu hak çerçevesinde,   tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke değil, tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır.<br>Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddianın ileri sürülmesi, savunmanın yapılabilmesi ile delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan, davaya bakılamaz, yargılama yapılamaz. <br>Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur.<br>Somut olayda, davalı tarafa usulüne uygun bir şekilde duruşma günü tebliğ edilmemesi ve duruşma saatinden önce duruşmanın yapılması nedeniyle HMK'nın 27. maddesi kapsamında \"hukuki dinlenilme hakkı\" tanınmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde  karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne, kabul sebebine göre diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 13/11/2023 tarih ve 2023/447 Esas, 2023/722 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 14/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59cda1abea97e4fb","SID":"73c65c535cd1c18d"}}