{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1551 Esas<br>KARAR NO:2025/418<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/06/2021<br>NUMARASI:2019/48 Esas, 2021/486 Karar<br>DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:13/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 30.08.2018 tarihinde davalı şirket ile 31.03.2018 sigorta başlangıç, 31.03.2019 bitiş tarihli ... Poliçesi akdettiğini, iş bu sigorta poliçesi kapsamında davacı şirketin işyerinin sigortalandığını, sigorta poliçesinin 19. sayfasında hırsızlık sigortası genel şartlarına atıf yapılmak suretiyle teminatın içeriğinin belirtildiğini, poliçe kapsamında davacı şirketin prim borcu olan 20.683,83 TL'yi 04.04.2018 tarihinden 30.11.2018 tarihine kadar 9 taksit ile davalı şirkete ödediğini ve davalı şirketin sigorta poliçesinden doğan sorumluluğunun başladığını, davalının sigorta poliçesinden doğan sorumluluğu devam ederken 23.02.2019 tarihinde sabah 08.20 sularında davacı şirketin işyerinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, bu kapsamda mesainin başlamasına yakın saatte henüz işyerinde çalışanlar gelmemişken ... plakalı araçla işyerine gelen üç şahsın kart okumalı, manyetik kilit sistemli, camlı, demir konstrüksiyonlu arka kapıdan girmek suretiyle hırsızlık suçunu gerçekleştirerek davacı şirketten 1360 adet kot pantolonu çaldıklarını, 28.03.2019 tarihli ekspertiz raporunda davacı şirketin hırsızlık suçunun mağduru olduğu ve işyerinden 121.100,69 TL bedelli toplam 1360 adet kot pantolon çalındığının tespit edilmesine karşılık söz konusu hırsızlık eyleminin gerçekleştiği arka cephedeki kepengin işyerine ön cepheden giren personel tarafından kumanda ile açıldığını, kapının kilit kısımlarında, kapı pervaz ve kasasında sert bir cisimle zorlanmış olduğuna ilişkin bir iz görülmediğini, bu durumun hırsızlık sigortası genel şartları dahilinde gerçekleşmiş kabul edilemeyeceğini, meydana geldiği tespit edilen hasarın teminat dışı bırakıldığını, bu sebeple davalı şirketin 11.04.2019 tarihli yazısı ile davacı şirkete hasar ödemesi yapmadığını, davacı şirketin hırsızlarla iştirak halinde olduğuna dair iddia ve ispatı da olmayan davalı şirketin meydana gelen hasarı teminat dışı bırakıp ödemeden kaçınmasının yersiz olduğunu, meydana gelen zararın 121.109,69 TL olduğunun üretimde kullanılan malzemelerin faturaları ile davacı şirket defter ve kayıtlarına istinaden ispat edilebildiğini belirterek davacı şirketin işyerinde 23.02.2019 günü meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın şimdilik 1.000,00 TL'sinin 30.03.2018 tanzim tarihli ... Poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak isteminin belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde 23.02.2019 tarihine meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde oluşan hasarın sigorta poliçesinden karşılanması için davalı şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine davalı şirket nezdinde ... no.lu hasar dosyası açıldığını, bu dosyada düzenlenen ekspertiz raporunda, kapının zorla açıldığına dair kapı üzerinde herhangi bir emare bulunmadığının belirlendiğini,   davacı şirket olay yeri inceleme raporu, ekspertiz ve araştırma raporlarında yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde davaya konu olayın gerçekleşme şeklinin Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının sigortanın konusunu tanımlayan a.1 maddesinde belirtilen kırma, delme, yıkma, devirme, zorlama, bedeni çeviklik ve gizlice saklanarak girilmek suretiyle gerçekleşmediği nazara alınarak hırsızlık sigorta poliçesi genel ve özel şartlar kapsamı dışında kalması nedeniyle davacı taleplerinin davalı şirket tarafından haklı olarak reddedildiğini, dava konusu talep sigorta poliçesi genel ve özel şartları uyarınca teminat kapsamında olmadığından haksız ve mesnetsiz davacı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, hırsızlık teminatının işlemesi için Hırsızlık Sigorta Poliçe Genel ve Özel Şartlarında belirtilen şartların hiçbirisi oluşmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte davacının zararının varlığını ve miktarını ispat etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan işbu davanın belirsiz alacak davası koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 107 ve 114/h maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davanın güvenlik şirketi ve manyetik kapı üreticisi şirketlere ihbarına, aksi halde davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalı vekili ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmuşsa da davacı sigortalının davalı sigorta şirketine ihbarı 23/02/2019 tarihinde yaptığı, yasa gereğince 45 gün sonra yani 07/04/2019 tarihinde muaccel olan tazminat talebinin iki yıl sonra olan 07/04/2021 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı, davacının ıslah talebini 31/03/2019 tarihinde yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verildiği, Davalı tarafından kobi yangın sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan davacıya ait iş yerinden hırsızlık yapıldığı, işyerinde bulunan emtiaların çalındığı, davacı tarafından hırsızlığın gerçekleştiği gün davalı sigorta şirketine ihbar edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından zorlama izinin olmaması ve bu nedenle teminat kapsamı dışında olması nedeniyle ödeme yapılmadığı, mahkemece makina mühendisi, mekatronik mühendisi ve sigortacı bilirkişi heyeti tarafından yapılan keşif sonucu alınan 05/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosyadaki mevcut delillerle uyumlu, denetime elverişli olduğu ve hükme esas alındığı, bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere kapının kendisi ve güvenlik kamera görüntüleri incelendiğinde kapının dışarı doğru açıldığı, kapıyı zorlayan kişilerin uzun bir profil demir vb. bir cisim ile geldiklerinin anlaşıldığı, bu cisim ile kapının kenarındaki çerçeveden faydalanarak kapıyı dışarıya doğru zorlama sureti ile kapının zorlandığı düşünüldüğünde kapı zarar görmeden, bir iz kalmadan veya biraz esneme ile açılmasının mümkün olduğu, dava konusu hırsızlık rizikosunun genel şartlar 1.1. ve 1.2. maddeleri kapsamında meydana geldiğinin kabul edilebileceği, bu nedenle oluşan zararın sigorta teminatı kapsamında bulunduğu, aksi durumun davalı tarafça ispat edilemediği, davacının deposundan çalınan emtia bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, alınan ve dosya kapsamına ve denetime elverişli mali raporda davacının maddi zararının 121.100,68 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL sigorta tazminatının dava tarihinden itibaren, 120.100,68 TL sigorta tazminatının 31/03/2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; dava konusu sigorta poliçesinde özel şart olarak öngörüldüğü şekilde teminatın geçerliliği için \"sigortalı yerde hırsızlık sigortası genel şartları hükümlerinde tanımlanmış şekilde icra olunmuş hırsızlıklar ve hırsızlar tarafından verilecek tahribatlar teminata dahildir.\" ve  \"konfeksiyon işkolunda faaliyet gösteren işletmelere özel sorumluluk teminat klozları\" başlığı altındaki \"her türlü hırsızlık hasarı ve emniyeti suistimal halleri teminat haricidir.\" şeklinde genel ve özel şartlar dikkate alınmaksızın Yargıtay’ın poliçe özel şartlarının uygulanması gerektiğine dair yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde poliçe genel ve özel şartları yok sayılarak dava konusu hırsızlık nedeniyle doğan zarardan müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olduğu kabulüyle davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, davaya konusu olayda hırsızlık olayının resmi görevli polis memurlarınca düzenlenen olay yeri inceleme raporu, ekspertiz ve araştırma raporlarındaki açık tespitlere göre herhangi bir kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek gerçekleşmediğini, konfeksiyon işkolunda faaliyet gösterdiği sabit olan davacıya ait kot pantolon emtialarının çalınması olayında hırsızlık teminatının işlemesi için hırsızlık sigorta poliçe genel ve özel şartlarında belirtilen şartların hiçbirisinin oluşmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından davanın ıslahla artırılan miktar yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken süresi içerisinde sundukları ıslaha karşı beyan dilekçesindeki zamanaşımı def’inin kabul edilmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak olayın teminat harici olması nedeniyle davanın tümden reddine, aksi halde ıslahla artırılan miktar yönünden davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacı şirketin işyerinde 23.02.2019 günü meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın davalı ile akdedilen “... Poliçesi” uyarınca davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin açılan tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.Uyuşmazlık; davacı sigortalının sigorta tazminatı talep etme hakkı bulunup bulunmadığı, zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, zararın miktarı ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarında toplanmaktadır. ... Poliçesi incelendiğinde; 31/03/2018-2019 tarihlerinde geçerli olduğu, sigortalının ve sigorta ettirenin davacı olduğu, hırsızlık olaylarının hırsızlık sigortası genel şartları gereğince teminat kapsamında olduğu, 3. kişilere karşı verilecek zararlar nedeniyle tekstil alanındaki iş yerleri için giriş katlar için özel muafiyet oranının düzenlendiği görülmüştür. 23/02/2019 tarihli olay yeri inceleme tutanağında; kapı pervazlarında zorlamanın olmadığı tespit edilmiştir. 28/03/2019 tarihli kesin eksper raporunda; hasar nedeninin hırsızlık olduğu, hırsızlığa konu adres ile riziko adresinin aynı olduğu, iş yerinde tekstil imalat ve satışının yapıldığı, iş yerinin giriş+ 1. Kat + 2. Katta faaliyette bulunduğu, poliçede özel şartların bulunduğu, iş yeri kapısında zorlama izinin bulunmadığı, bu nedenle Hırsızlık Sigortası Genel Şartları gereğince olayın teminat dışında olduğu, talep edilen maliyet bedelinin uygun olduğu, sigortalı ile hasar bedeli konusunda mutabık kalındığı, hasar bedelinin 121.100,00 TL olduğu, rücu imkanının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.05/10/2020 tarihli 3 lü bilirkişi heyeti raporunda; kapının kendisi ve güvenlik kamera görüntüleri incelendiğinde kapının dışarı doğru açıldığı ve kapıyı zorlayan kişilerin uzun bir profil demir vb. bir cisim ile geldiklerinin anlaşıldığı, bu cisim ile kapının kenarındaki çerçeveden faydalanarak kapıyı dışarıya doğru zorlama sureti ile kapının zorlandığı düşünüldüğünde kapı zarar görmeden, bir iz kalmadan veya biraz esneme ile açılmasının mümkün olduğu, teknik tespitler kapsamında dava konusu hırsızlık rizikosunun genel şartlar 1.1. ve 1.2. maddeleri kapsamında meydana geldiğinin kabul edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. 02/08/2021 tarihli mali bilirkişi raporunda; davacının 2018-2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; davaya konu hırsızlık olayına ilişkin çalınan malların üretim maliyeti doğrultusunda davacı tarafından dava dosyasına ibraz edilen 18 adet faturanın davacı  ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, davacının çalınan 1.360 adet pantolona ilişkin üretiminde yapmış olduğu toplam giderin 121.100,68 TL olduğunun hesap edildiği bildirilmiştir.Tekstil alanında giriş katlar için özel muafiyet hükmü poliçede, \"riziko adresinde görevli bekçi, alarm veya kapı vitrin ve pencerelerde demir parmaklık veya kepenk bulunması ön şartı ile hırsızlık teminatının verildiğini, her bir hırsızlık hasarında %20 ve minimum 5.000,00 TL muafiyet uygulanması\" şeklinde düzenlenmiştir. Hırsızlık olayına konu kapının niteliği ve kapıya verilen hasar  değerlendirilmek ve bu kapsamda hırsızlığa ilişkin poliçedeki kloz değerlendirilerek mahkemece alınan teknik bilirkişi raporları ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık olduğundan eksper raporuyla uyumlu mali raporda da hasar bedeli poliçe hükümlerine uygun olarak belirlendiğinden ve ayrıca davalı sigorta şirketinin hırsızlık olaylarının tekstil iştigal alanındaki iş yerlerinde teminat dışı kaldığına ilişkin iddiası değerlendirildiğinde, bu poliçe klozunun 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası hükümlerinde yer alan 3. kişilere karşı verilen hasarlarda geçerli olduğu, somut olayda sigortalı açısından bu hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmakla manyetik kilitli kapının zorlanılarak ve esnetilerek iz bırakılmadan açılabileceği yönündeki teknik bilirkişi ve dosyadaki ekspertiz raporundaki tespit karşısında hırsızlığın levye yardımıyla kapının esnek yerinden kapının zorlanması suretiyle gerçekleştirildiği, dolayısı ile olayın hırsızlık sigortası genel şartları kapsamında gerçekleştiği kanaatine varılmakla davalı vekilinin olayın teminat dışında kaldığına dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava olarak dava açmış olup 31/03/2021 tarihinde ise talebini bilirkişi raporunda belirtilen miktar üzerinden ıslah etmiştir.Davalı vekili, hırsızlığın 23/02/2019 tarihinde gerçekleştiğini, ıslah tarihi olan 31/03/2021 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek ıslah edilen miktar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur. TTK'nun 1427. maddesinin 2. ve 4. fıkraları ''(2)Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. (4)Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' ve TTK'nun 1446. maddesinin 1. fıkrası ise \"(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Mal sigortalarında TTK'da ayrı bir hüküm olmadığından sigorta hukuku genel hükümlerdeki bu madde mal sigortalarında da uygulanır. Somut olayda, dosya kapsamında yer alan eksper raporuna göre 23/02/2019 tarihinde riziko ihbar edildiğinden ihbar tarihinden 45 gün sonra 10/04/2019 tarihinde alacak muaccel olacağından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yani 10/04/2021 tarihine kadar açılması gerektiği, davanın 04/09/2019 tarihinde açıldığı ve ıslahın da 31/03/2021 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde alacağın zamanaşımı süresi içerisinde talep edilidği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/48 Esas, 2021/486 Karar sayılı ve 15/06/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından davalı tarafça peşin maktu ve nispi olarak yatırılan toplam 2.068,1‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.452,7‬0 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c25dbf91aa53dbc","SID":"5089c480a78e0f6d"}}