{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/85 <br>KARAR NO: 2025/552<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/12/2024<br>NUMARASI: 2023/174 Esas 2024/736 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin,  Ağustos 2022 tarihinden itibaren verilen mallara ilişkin faturalara iade faturası düzenlediğini,müvekkili şirketin  taahhütleri yerine getirmesine rağmen, davalıdan alacaklı olduğu 13.689,36-TL, 94.357,64-TL ve 3.842,40-TL bedelli e-faturalara karşı,iade faturaları düzenlediğini,cari hesabın kat edilmesi nedeniyle, müvekkili şirkete olan 313.213,01- TL borcun, 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiği  ihtar edilmesine rağmen, borç ödenmeyince İstanbul  ... İcra Dairesinin ... esas  sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak bakiye alacak kaldığını ileri sürerek  davalı borçlu şirketin icra takibine  itirazın iptaline ,takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili , sözleşme ilişkisine aykırı ve ayıplı mal teslimi nedeniyle ayıp ihbarı mahiyetinde süresi içinde TTK nın 21/2 maddesi uyarınca iade faturası düzenlenerek faturalara itiraz edildiğini, Müvekkili Şirketin dava dışı ... AŞ. tarafından işletilen ... Elektrik Üretim Tesisi'ne, atıklardan elektrik enerjisi elde edilebilmesi adına belli niteliklerde biyolojik malzeme sağlamayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirket tarafından faturalara süresi içinde itiraz edildiğinden alacağın varlığını ispat yükünün davacıda olduğunu, fatura düzenlenmesi hizmetin yerine getirildiğine karine teşkil etmediğinden davacının hizmeti gereği gibi yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine ,davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, faturalara ve davalı tarafından sunulan kesinti tablosuna göre birim fiyatlarda değişiklik olmadığı, fahiş bir fiyatlandırma yapılmadığı,davalı tarafın yazılı bir ayıp ihbarında bulunmadığı, ihbarın yazılı yapılması geçerlilik şartı değilse de, ispat şartı olarak kabul edildiği,tanıkla ispatın mümkün olmadığı,iade faturası düzenlenmesi de tek başına ayıp ihbarı anlamına gelmeyeceği, kaldı ki, söz konusu olayda köklerin toprak ve taş sebebiyle ayıplı olmasının bir açık ayıp hali olduğu, TTK md. 23/1-c uyarınca açık ayıbın alıcı tarafından satıcıya 2 gün içinde bildirilmesi gerektiği, iade fatura tarihlerinin 2 günlük ihbar süresinden sonra olduğu, davalı tarafın ticari ilişkiyi kabul ederek iade faturalarının ayıp ve fahiş fiyatlar sebebiyle düzenlendiğini ileri sürdüğü, ayıp ve fahiş fiyat iddiasını kanıtlamakla yükümlü olan tarafın davalı olduğu,birim fiyatların anlaşmaya aykırı olarak hesaplandığı ve satılan ürünlerin ayıplı olduğu davalı tarafından ispatlanama dığından itirazın iptaline ,%20 oranda icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; ayıp ihbarı şekil şartına bağlı olmayıp, tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebileceğini, davacı tanığının davacının kanuni temsilcisi olması nedeniyle beyanının dikkate alınamayacağını, edimin gereği gibi ifa edildiği yönündeki iddiaların davacı tarafından ispat edilemediğini,faturalarda imza bulunmadığından faturaya bağlı olarak alacak talebinde bulunulamayacağını, fatura edilen fazla bedelin neye istinaden olduğunun ispat edilemediğini,itiraz edilen faturalar nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, kötüniyetli takip nedeniyle alaacğın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Dava dosyası davalı vekilinin istinafı üzerine Dairemizce inceleme sırasında iken davacı şirketin İstanbul 2. ATM'nin 2024/465 Esas sayılı dosyasından 23/03/2025 günü saat 15:43 itibariyle iflasın açılmasına karar verilmiştir. İflas tasfiyesine İstanbul ... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında başlanılmıştır. Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanması iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218.madde) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir.İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (m.194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (m.237) on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir (m.194/1).Davacı şirketin iflası açılmakla, taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davalı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeden istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2024 tarihli 2023/174 Esas 2024/736 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan 2.300-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d794ec2eb069cb5","SID":"9a9aa9b1e4807edb"}}