{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2025/143 Esas 2025/283  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/143 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/283<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/832 Esas 2024/613 Karar<br><br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının Butlanının Tespiti <br>DAVA TARİHİ\t: 08/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının butlanının tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirket ortağı olduklarını, müvekkillerine herhangi bir tebligat yapılmaksızın 24/02/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında dava dışı ...'in davalı şirketi münferiden temsile yetkili kişi olarak atandığını, bir kısım müvekkillerinin toplantıdan haberdar olması üzerine yeni seçilen temsilciye ihtarname keşide ederek şirketin kazanılmış haklarının kaybedilmemesi ve şirket zararına hareket edilmemesi konusunda ikaz ettiklerini, sonrasında anılan genel kurul kararının butlanı, olmadığı takdirde iptali talebiyle dava açtıklarını, anılan temsilci tarafından verilen vekaletname ile açılan iki davada davalı şirket yararına tapu iptal ve tescil kararı alındığı halde bu davalardan feragat edildiği bilgisi alındığını, ancak ticaret mahkemesine açılan davanın niteliği gereği feragatin hüküm ve sonuç doğurmaya elverişli olmadığını, yeni şirket temsilcisinin şirketi zarara uğratmaya yönelik işlemlerde bulunduğunu, davalı şirketin 08/09/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkillerinin karşı oyları ve muhalefet şerhlerine karşı oy çokluğuyla davalı şirket tarafından Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada feragat edilmesine karar verildiğini, anılan kararın dürüstlük kuralına, şirket sermayesinin korunmasına ve ortakların menfaatlerine aykırı olduğunu, feragat edilen davanın anonim şirketlerde genel kurulun devredilen görev ve yetkilerinin düzenlendiği TTK'nun 408/2-f bendinde belirtilen önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı nedenine dayalı olduğunu, genel kurul kararı alınmaksızın yapılan satış nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminde bulunulduğunu, feragat edilen davada davalı şirket lehine tescil kararı verilen taşınmazların şirketin önemli miktarda mal varlığı niteliği bulunduğu gibi faaliyetlerini yürüttüğü işletmesi olduğunu, feragat edilen davanın karar gerekçesinin önemi de dikkate alındığında feragata dair genel kurul kararının şirketin temel yapısını bozmaya, sermayenin korunmasına ilişkin hükümlere aykırılık teşkil ettiğinin anlaşılacağını, genel kurul kararının şirketin bütün faaliyetlerini  sona erdirecek nitelikte olduğunu, sermayenin korunamaz hale geldiğini, genel kurul kararının butlanla sakat olduğunu belirterek davalı şirketin 08/09/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/371 Esas sayılı dosyası kapsamında açılan davadan feragat edilmesine ilişkin alınan kararın butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu iptal tescil davası müvekkili şirket lehine neticelenmişse de taşınmazı zamanında satın alan ilgili davanın davalılarının taşınmaz üzerine güncel değeri itibarıyla dava konusu taşınmazın kıymetinin 4 veya 5 katı kıymetinde yapılar inşa ettiğini, bu taşınmazlara ilişkin değerleme raporlarının karara konu dava dosyasında bulunduğunu, müvekkili davayı kazanmış olsa da taşınmazın üzerine yapılan yapılar ve üretilen kıymetlerden dolayı davalılara karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında borçlu olma durumuyla karşı karşıya olduğunu, müvekkili aleyhine muhtesatın aidiyeti ve munzam zararların tazmini davalarının açılacağını, bu dava açıldığında müvekkili aleyhine neticelenmesi halinde yalnızca yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahi müvekkilinin mahvına sebebiyet vereceğini, şirketin varlığının korunması ve faaliyetin devamının sağlanmasının amaçlandığını, feragat edilen davalarda davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, müvekkili şirketin menfaatlerinin korunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece,  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/371 Esas 2022/547 Karar sayılı kararı ile TTK'nun 408/2-f hükmü gereğince şirketin önemli malvarlığı değerinin satışı hususunda genel kurul kararı alınmasının emredici nitelikte olduğu, bu kararın alınmaması nedeni ile tapu iptal tescil isteminin kabulüne karar verildiği, işbu davada butlanı talep edilen genel kurul kararında ise Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen ve karara bağlanan davadan feragate yönelik olduğu, bu hususta genel kurul kararı alındığı, esasen bu feragat yetkisi ile TTK'nun 408/2-f hükmü gereğince emredici nitelikteki genel kurul yetkisinde olan ve işlemin tesis edildiği anda geçersiz bulunan bir işleme sıhhat kazandırılmasına yönelik olduğu, geçersiz bir işleme bu yolla sıhhat kazandırılamayacağı, yeniden genel kurul tarafından karar alınarak yeni bir işlem tesisi ile bu işlemin sıhhat kazanabileceği, bu anlamda emredici nitelikteki TTK'nun 408/2-f hükmünün aynı zamanda sermayenin korunması hükümlerinden olduğu, bu hükme aykırı olan işlemin butlanı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 08.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurulunun 3 numaralı kararının TTK'nun 447/1-c hükmü uyarınca batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan genel kurul kararının aykırılık içermeyip bütün işlemlerin kanun maddeleri ve ilgili yönetmelikler kapsamında usulüne göre yapıldığını, davacıların somut hiçbir delil ve gerekçe olmaksızın sürekli olarak dava açarak  müvekkilinin yönetim ve ticari faaliyetinin devamına sekte vurulması, şirketin zarara uğratılmasının amaçlandığını, müvekkilinin 08/09/2023 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 3 numaralı kararında, butlan sebebinin bulunmadığı açıkken ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tapu iptal ve tescil davasını kazanmış olsa da taşınmazın üzerine yapılan yapılar ve üretilen kıymetlerden dolayı davalılara karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında borçlu olma durumu ile karşı karşıya olduğunu, müvekkili aleyhine muhdesatın aidiyeti ve munzam zararların tazmini davalarının açılmasının kaçınılmaz bulunduğunu, bu nedenle davadan feragatin, ancak sığ bir değerlendirme ve ilgisiz bir yaklaşım ile şirketin aleyhine olduğunu düşünmenin mümkün olduğunu, davaların müvekkili aleyhine ikamesi ve neticelenmesi akabinde yalnızca yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahi şirketin mahvına sebebiyet verebileceğini, taşınmazın tapu iptal ve tesciline karar verilmesi durumunda müvekkili şirketin sermayesinin korunamayacağı, daha çok zarara uğrayacağı ve şirketin uğrayacağı zararların  dava konusu genel kurul kararının butlan sebebi ile iptali sonucunda şirketin daha çok zararı olacağını, sermayenin korunması bakımından telafi edilemiyecek zararların ortaya çıkacağını, istinaf aşamasında olan ilgili dosya incelendiğinde feragatleri neticesinde davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığının da görülebileceğini, sürecin hassas şekilde yürütüldüğünü, müvekkili şirketin tüm menfaatlerinin had safhada korunduğunu, hukuka aykırı bir şekilde ilk derece mahkemesi tarafından şirketin sermayesinin korunma hususu ve ilgili TTK hükümleri kapsamında butlan sebeplerini değerlendirmeden, eksik ve yanlış gerekçeler ile değerlendirmeler içeren hükmün bozulması gerektiğini, TTK'nun 447/1 maddesi gereğince ortada bir butlan sebebi yokken butlan sebepleri geniş yorumlanarak TTK'nun 408/2-f maddesi kapsamında batıl olduğunun kabulü gerektirdiğinin belirtildiğini, bu kapsamda ortaya konulan gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, TTK'nun 408. maddesinin içeriği genel kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen kurallardan ibaret olduğunu, TTK'nun 408/2-f kapsamında şirketin temel yapısını bozan ve sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan herhangi bir işlemin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davalı şirketin 08/09/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3. maddesiyle alınan kararın butlanının tespiti istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava konusu 08/09/2023 tarihli davalı şirket genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/180 Esas 2021/501 Karar sayılı karar sureti, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/174 Esas 2023/403 Karar sayılı karar sureti, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/371 Esas 2022/547 Karar sayılı karar sureti, ihtarname suretleri dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tAnkara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/180 Esas 2021/501 Karar sayılı kararından, davacının ... ... A.Ş., davalıların ... ve ... olduğu, tapu iptal ve tescil talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda 16/12/2021 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/174 Esas 2023/403 Karar sayılı kararından, davacıların ... ve ..., davalının ... ... A.Ş. olduğu, şirketin 24/02/2023 tarihli genel kurul kararının iptali talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda 24/05/2023 tarihli karar ile davalı şirketin ...'in yönetim kurulu üyesi ve temsilci olarak seçilmesine ilişkin davalı şirketin 24/02/2023 tarihli genel kurul kararının iptalinin talep edildiği, yönetim kurulu üyesinin şirketin taraf olduğu davadan feragat etmesi, sermayenin korunması hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden genel kurul kararının sakat olduğu belirtilmiş ise de, yönetim kurulu üyesinin yaptığı işlemin yönetim kurulu üyesi seçimine ilişkin genel kurul kararının iptali veya butlanını gerektirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>\tAnkara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/371 Esas 2022/547 Karar sayılı kararından, davacının ... ... A.Ş., davalıların ..., ... ve ... olduğu, tapu iptal ve tescil talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda 26/10/2022 tarihinde dava konusu mal varlığının şirketin mal varlığının %58'ini oluşturduğu, davacı şirketin akaryakıt istasyonu işletme faaliyeti ile kurulduğu, faaliyete konu olan yerin dava konusu taşınmazların olduğu yer olduğu, taşınmazların şirketin önemli miktarda mal varlığı olup, ayrıca faaliyet alanında faaliyetini yürüttüğü yer olduğu, satışı için genel kurul kararı alınması gerektiği, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı, şirket yetkilisi tarafından yapılan satışın geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı taşınmazların tapularının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı yan davalı şirketin 08/09/2023 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 3. maddesiyle alınan kararın butlanla sakat olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacıların iyi niyetli olarak hareket etmediklerini, asılsız iddialarla genel kurulda alınan kararları yargıya intikal ettirmeyi alışkanlık haline getirdiklerini, alınan kararın usulüne uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tUyuşmazlık, davalı şirketin 08/09/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3. maddesiyle alınan kararın batıl olup olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, dava konusu genel kurul toplantısının 3. maddesi ile yönetim kurulu başkanı ... söz alarak şirkete ait ... parsel sayılı taşınmazların ...'ya satıldığını, satış bedelinin tamamen tahsil edildiğini, daha sonra şirketçe söz konusu satışla ilgili tapu iptal davası açıldığını, davanın halen devam ettiğini, bu aşamada mahkemenin tapunun iptali ve şirket adına tesciline karar vermesinin mümkün göründüğünü, bu durumda da şirkete yeni davaların açılması ve şirketin daha fazla zarara uğramasının söz konusu olabileceğinin görüldüğünü beyan ettiği, ortaklardan ... ve ...'in söz alarak davadan feragat edilmesinin şirketi maddi ve manevi zarara uğratacağını, şirket lehine sonuçlanan mahkeme kararının uygulanmamasının şirketi maddi ve manevi zarara uğratacağını söyleyerek alınacak karara muhalif kaldıklarını belirttikleri tutanağa geçirildikten sonra yönetim kurulunun davadan feragat edilmesi yönündeki tavsiyesi dikkate alınarak ve şirketin uğraması muhtemel zararları genel kurulda müzakere edildiği ve yapılan oylama sonucunda Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/371 Esas 2022/547 Karar sayılı davadan feragat edilmesine, 1200 adet ret oyuna karşılık 3000 adet kabul oyuyla oy çokluğuyla karar verilmiştir. <br>\tTTK'nun 374. maddesinde yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alanda yönetim, kanun ve esas sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. <br>\tTTK'nun 408/2. maddesinde ise genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri sayılmış olup, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu hükme bağlanmıştır. <br>\tAnılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, şirketin önemli miktarda mal varlığının devri genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Bu durumda genel kurul tarafından bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı takdirde şirketin önemli miktarda mal varlığının yönetim kurulu tarafından satışı mümkün olmadığı gibi, işlem yapıldıktan sonra genel kurul kararı alınarak yapılan işlemin geçerli hale getirilmesi de mümkün olmayacaktır. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/371 Esas 2022/547 Karar sayılı dosyasında davacı şirket tarafından tapu iptal ve tescile konu edilen iki adet taşınmazın şirketin mal varlığının %58'ini oluşturduğu, dava konusu yerin davacı şirketin faaliyet yeri olduğu, satışı için genel kurul kararı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüyle iki adet taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının iptaliyle davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir.<br>\tİşbu dava konusu genel kurul kararı ile de, anılan dava dosyasında davadan feragat edilmesine ilişkin karar alınmıştır. Alınan karar şirketin sermayesinin korunması hükümlerine aykırı olduğu gibi genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunan genel kurul kararı alınmadan şirketin önemli mal varlığı yönetim kurulu tarafından satıldığından yapılan satış işlemine alınan davadan feragat yetkisi ile geçerlilik kazandırılmak istenmektedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece şirketin önemli mal varlığının satışının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu, şirketin önemli mal varlığının genel kurul kararı alınmadan yönetim kurulu tarafından satıldığı, yapılan satış işlemine konu iki adet taşınmaza ilişki tapu iptal tescil talebiyle açılan davadan feragatin başlangıçta geçersiz olan satış işlemine sıhhat kazandırılmasına yönelik bulunduğu, geçersiz olan işleme daha sonra alınan davadan feragate ilişkin genel kurul kararıyla sıhhat kazandırılamayacağı, alınan kararın sermayenin korunması hükümlerine ve TTK'nun 408/2-f maddesine aykırılık teşkil ettiği, alınan kararın batıl olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tÖte yandan, işbu dava konusu genel kurul kararı 5000 hisseden hazır bulunan 4200 hisseden, 1200 adet ret oyuna karşılık 3000 kabul oyuyla ve oy çokluğuyla alınmış ise de, istinafa gelenin sıfatı gözetilerek karar nisabının usul ve yasaya uygun olup olmadığı inceleme konusu yapılmamıştır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay02,'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2025 <br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a17014204a89643d","SID":"1e4f4a83e9cf0c15"}}