{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/50 Esas  - 2025/274 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/50 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/274<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/10/2024<br>NUMARASI\t\t:  2024/506 Esas 2024/579 Karar<br><br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 26/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t:14/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:03/04/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyasına istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlular ihyası istenilen ... Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile bu şirketin ortağı olan dava dışı ...'in düzenlediği 30/08/2007 tanzim, 30/09/2007 vade tarihli bonoya dayanarak Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2010/13579 esas (yeni esas Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/25375 esas) sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, dava dışı borçlu şahıs yönünden takibin kesinleştiğini, ancak icra takibi başlatıldıktan sonra borçlu  ... Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığından bahisle, hukuka aykırı yapılan terkin işleminin iptaline, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ... Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı ... yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin TTK geçici 7. madde kapsamında 23/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini,  28513 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceğinin  ifade edildiği  ve (d) bendinde “18/05/2004 tarihli ve 5714 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32’nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilmemesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler”in müdürlüklerce kapsama alınacağının düzenlendiğini, dava dışı şirketin bu kapsamda olduğunu, yasal hasım bulunduklarını ve davanın reddine karar verilmesini savunulmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; şirketin aleyhine icra takibi bulunması nedeniyle anılan şirketin ihyası zorunlu olduğundan, TTK 547. maddesi gereğince Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2010/13579 esas (Yeni esas Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/25375 esas) sayılı dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin ortağı olan ...'ın atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine, ihya kararının kesinleşmesi sonrasında ticaret sicilde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilanına ilişkin işlemlerin davacı tarafça yerine getirilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi kapsamında 23/10/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, 30/12/2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazete'de \"Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” yayınlandığını, anılan tebliğin ikinci maddesi tebliğin kapsamını düzenlendiğini, \"Bu Tebliğ, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanununda sayılan sebeplerle münfesih olan veya sayılan anonim ve limited şirketler; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticareti Kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olacak anonim ve limited şirketler kapsar.\" 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirket süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 27/10/2014 tarih ve 8681 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, 29/05/2024 tarih ve 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/05/2024 tarih ve 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına \"Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz\" ifadesi eklenerek açıkça ihya davalarında Sicil Müdürlükleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğinin düzenlendiğini bildirerek ,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava;  şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, terkine ilişkin ihtar ve tebligat suretleri dosya içerisinde yer aldığı, dava dışı ihyası talep edilen   ... Elektrik ve Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen TTK'nın geçici 7'nci maddesi uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içinde bildirimde bulunulmaması nedeniyle 23/10/2014 tarihinde ticaret sicilindeki kaydının re'sen silindiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya içerisinde yer alan  Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2010/13579 esas   sayılı dosyası incelendiğinde;   davacı ... tarafından dava dışı ... ve mevcut davada ihyası istenilen ... Elektrik ve Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 22/09/2010 tarihinde,  239.285,78 TL tutarında alacağın tahsili amacıyla  kambiyo senetlerine mahsus yolla  takip yapıldığı, anılan şirketin mevcut takip derdest iken re'sen sicilden terkin edilmesine dayalı takibin  bahsi geçen şirket yönünden henüz kesinleşmediği görülmüştür.<br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin adresten taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. <br>\t Öte yandan 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; \"Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir.<br>\t30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \"Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 1. maddesinin \"d\" bendinde; \"18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.\" ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; \"01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır\" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus)  bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında  anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas  2017/1193 karar sayılı kararında; \"...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır\" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>\tÖzetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır.<br>\tDoktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır.(Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin  İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,).<br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır.(Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/12/2023 tarih ve 2023/6272 Esas 2023/7130 Karar, 04/12/2023 tarih ve 2023/6185 Esas 2023/7038 Karar sayılı ilamları). <br>\tÖte yandan geçici 7/2 maddeye göre hakkında icra dosyası olan şirket hakkında geçici 7.madde terkin işlemi yapılamaz. Somut dosyada  da terkin edilen şirket aleyhine 2010/13579  esas sayılı takip varken terkin edildiği anlaşılmakla terkin işlemi usulsüzdür. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, davacının şirketin ortağı olmakla birlikte amacının ve talebinin sadece dava dışı şirket adına başlatılan takibe devam edilebilmek ve takiple  ilgili yapılacak işlemlerle sınırlı olmak üzere şirketin sınırlı ihyasını ve ek tasfiye talep ettiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2010/13579 esas sayılı dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve ek tasfiyesine, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ...'ın  atanmasına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br><br>\tDavalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı emsal içtihatı).<br>Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2025<br><br>Başkan-       Üye -                   Üye -                   Zabıt Katibi<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be1f5a03a0c71333","SID":"6944dab3ccaa5534"}}