{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/487 Esas<br>KARAR NO: 2025/489 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/1614 D. İş - 2024/1614 Karar <br>TARİH:  25/12/2024<br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;  karşı taraf ile müvekkili arasında gerçekleştirilen anlaşma çerçevesinde 11/092024 tarihli ... Teklif Nolu proforma fatura karşılığında ürün bağlantı anlaşmasının gerçekleştirildiğini, iş bu proforma fatura karşılığında müvekkili tarafından karşı taraf emrine düzenlenen ve teslim edilen ... bank Doğu Küçük San. Sitesi şubesine ait, keşideci ... SAĞLIK HİZM. AŞ, lehdarı ... olan, 26/12/2024 tarihli, ... seri nolu, 400.000,00 TL bedelli çek, ...bank ... San. Sitesi şubesine ait, keşideci ... HİZM. AŞ, lehdarı ... olan, 16/01/2025 tarihli, ... seri nolu, 443.000,00 TL bedelli çek,  ... bank Doğu Küçük San. Sitesi şubesine ait, keşideci ... HİZM. AŞ, lehdarı ... olan, 16/02/2025 tarihli, ... seri nolu, 400.000,00 TL bedelli çeklerin teslimatının yapıldığını, müvekkiline bugüne kadar gereken emtiaların teslimatının yapılmadığını, karşı tarafa verilen çekler nedeniyle karşı taraf hak ve alacakları üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, karşı tarafın edimini yerine getirmediğini, iş bu davaya konu vade tarihi gelmeyen çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu  ... Doğu Küçük San. Sitesi şubesine ait, keşideci ... HİZM. AŞ, lehdarı ... olan, 26/12/2024 tarihli, ... seri nolu, 400.000,00 TL bedelli çek, ... Doğu Küçük San. Sitesi şubesine ait, keşideci ... SAĞLIK HİZM. AŞ, lehdarı ... olan, 16/01/2025 tarihli, ... seri nolu, 443.000,00 TL bedelli çek, ...bank ... San. Sitesi şubesine ait, keşideci ... HİZM. AŞ, lehdarı ... olan, 16/02/2025 tarihli, ... seri nolu, 400.000,00 TL bedelli çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/12/2024 tarih ve 2024/1614 D. İş - 2024/1614 Karar  sayılı kararında; \"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. Maddesi uyarınca \"(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. Maddesi uyarınca \"İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.\" 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 392. Maddesi uyarınca \"(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.\" Mahkememizce yapılan değerlendirmede, talebin talep konusu çeklerin ibraz edilmesi halinde ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir talebi niteliğinde olduğu, davacının taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden kaynaklı olarak talep konusu çeklerin verildiğini ve satım konusu ürünlerin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz olduğunu iddia ettiği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının iddiasını yaklaşık olarak ispatlamakla mükellef olduğu, talep dilekçesi ekinde yer alan çekler, cari hesap kayıtları ve diğer belgeler dikkate alındığında, talebin yaklaşık olarak ispatlandığı, bu sebeple davalı yönünden tedbir talebinin teminat karşılığında kabulünün gerektiği, talep konusu alacağın %30 oranında teminat alınmasının somut olayın özelliklerine, yaklaşık ispat durumuna ve tarafların menfaat dengesine uygun olduğu, ancak davacının taraflar arasında şahsi def'e dayanması nedeniyle davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri etkiler nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği, bu sebeple üçüncü kişiler bakımından tedbir talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, '' Davacının  ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile, talep konusu çeklerin yalnızca karşı taraf ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ibraz edilmesi halinde tedbiren ÖDENMEMESİNE, Davacının talep konusu çeklerin üçüncü kişiler tarafından ibraz edilmesi halinde ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, Talep konusu çeklerin toplam değeri (1.243.000,00 TL) üzerinden %30 oranında 372.900,00 TL teminatın talep eden tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, ihtiyati tedbir taleplerini kısmen kabul ettiğini ve yalnızca davalı tarafın ibraz edeceği çekler yönünden tedbir kararı verdiğini, ancak üçüncü kişiler tarafından ibraz edilmesi ihtimalini göz ardı ederek, bu yöndeki taleplerini reddettiğini; oysa ki, ihtiyati tedbirin amacının, hukuki ihtilaf sonuçlanana kadar müvekkilinin mali haklarını ve ticari güvenliğini korumak oldğunu; çeklerin üçüncü kişiler elinde olması, müvekkili aleyhine daha büyük bir mağduriyet doğuracağını; çeklerin üçüncü kişilerce cirolanması ihtimali yüksek olup, mahkeme bu hususu değerlendirmeden eksik bir karar verdiğini; Türk Ticaret Kanunu’nun 778. maddesi uyarınca, nama yazılı çeklerin ancak ciro ve teslim yoluyla devredilebilirken, hamile yazılı çekler yalnızca teslim suretiyle devredilebilmekte olduğunu; özellikle TTK 790. maddesi uyarınca, keşidecinin haklı defileri, ancak kötü niyetli veya borçlunun zararına açıkça ağır kusurlu olan hamile karşı ileri sürülebileceğini,  Davalı tarafın, müvekkiliyle arasındaki hukuki ilişkinin gereklerini yerine getirmeden, müvekkili tarafından düzenlenmiş çekleri üçüncü kişilere devretmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu; çekteki ödeme yükümlülüğü, temel ilişkinin geçerliliğine ve karşı edimin yerine getirilmiş olmasına bağlı olduğunu; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi gereği, borcun ifasının gerektirdiği edimin yerine getirilmemesi durumunda alacaklı tarafın ödeme talep etmesinin mümkün olmadığını; bu doğrultuda, müvekkilinin çekleri, ancak karşı edim tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmişse geçerli bir ödeme aracı olarak kabul edilebilecğini; aksi durumda, çeklerin üçüncü kişilere devredilmesi, ticari dürüstlük kuralına ve iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu,  Mahkeme, ihtiyati tedbir kararı tesis ederken, çeklerin yalnızca davalı tarafça ibraz edilmesi halinde ödenmemesi yönünde karar vermiş, ancak çeki devralan üçüncü kişiler bakımından bir kısıtlama getirmediğini; oysa ki, çeklerin ciro edilerek devredilmesi, müvekkilimiz açısından telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına sebebiyet vereceğini; çeklerin üçüncü kişilere devredilmesi halinde dahi, temel ilişkiden kaynaklanan defi hakkının korunması ve davalı tarafın haksız kazanç sağlamasının önüne geçilmesi için, mahkemenin ihtiyati tedbir kararını genişleterek çeklerin üçüncü kişilerce ibraz edilmesi halinde de ödenmemesine karar vermesi gerektiğini,  Ayrıca, mahkeme, ihtiyati tedbirin uygulanması için %30 oranında teminat ödenmesini hükme bağladığını, ancak somut olayda teminat alınmasını gerektirir herhangi bir objektif neden ortaya konmadığını; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 392. maddesi, teminatın zorunlu olmadığı durumlarda mahkemenin gerekçesini açıklayarak teminattan vazgeçebileceğini öngörmektedir. Davalı tarafın edimini yerine getirmediği somut belgelerle ortaya konmuş olup, bu durumda müvekkilimizden teminat istenmesi, hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu; davacı tarafın, çeklerin bedelsiz kalması ve karşılıksız hale gelmesi tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu; bu nedenle, tedbirin uygulanması için herhangi bir teminat yatırılmaksızın kabul edilmesi gerektiğini; Mahkeme, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu kabul etmiş olmasına rağmen, ihtiyati tedbirin kapsamını gereğinden fazla daralttığını; oysa ki, HMK’nın 389. ve devamı maddeleri gereği ihtiyati tedbir, hakkın korunmasını güvence altına alması gerektiğini; çeklerin cirolanması veya üçüncü kişiler tarafından bankaya ibraz edilmesi, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğramasına sebep olacağını; hukukun temel ilkelerinden olan \"ihtiyati tedbirin etkinliği\" ilkesi gereği, çeklerin üçüncü kişiler tarafından da ibraz edilmesi halinde ödenmemesine karar verilmesi gerektiğini,  Son olarak, mahkeme kararında ihtiyati tedbirin kapsamını gereğinden fazla daraltırken, davalı tarafın haksız kazanç sağlamasına olanak tanıdığını; müvekkilinin, karşı tarafın teslim etmesi gereken malları teslim almadığını ve buna rağmen kendisinden alınan çeklerin tedavülde bulunduğunu ispat etmiş olup, çeklerin tamamının ibraz edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini; çeklerin üçüncü kişilere devredilmesi riski göz ardı edilmemeli ve bu husus, müvekkilimizin mali güvenliğini sağlayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, Tüm bu nedenlerle, ihtiyati tedbir talebimizin TAM KABULÜNE ve teminat yükümlülüğünün kaldırılmasına yahut makul seviyeye çekilmesine karar verilmesi gerekmektedir.İleri sürerek, Yukarıda açıklamış olduğumuz ve Mahkemenizce re'sen nazara alınacak nedenlerle; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1614 D. İş sayılı ve 25/12/2024 tarihli kısmen kabul yönündeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebimizin TAM KABULÜNE karar verilmesine, İhtiyati tedbirin uygulanması için müvekkilimizden talep edilen %30 oranındaki teminatın kaldırılmasına yahut makul seviyeye düşürülmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; ihtiyati tedbir talep eden tarafından karşı tarafın teslim edeceği proforma faturaya konu ürünlere karşılık verildiği, ürünlerin teslim edilmediği ve çeklerin bedelsiz kaldığı iddiaları ile ödeme yasağı ihtiyati tedbiri karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, talep konusu çeklerin yalnızca karşı taraf ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ibraz edilmesi halinde tedbiren ödenmemesine, davacının talep konusu çeklerin üçüncü kişiler tarafından ibraz edilmesi halinde ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, tedbir talep eden vekili tarafından reddedilen kısma ve teminat alınmasına ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İhtiyati tedbir talep eden vekili, taraflar arasında proforma faturalara konu ürünlerin davalı tarafından davacıya teslimi konusunda sözleşme akdedildiğini, davacı tarafından davalıya talep konusu çeklerin avans çeki olarak verildiğini, ancak davalı tarafından ürünlerin teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek ödeme yasağı ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, Mahkemece karşı taraf tarafından çeklerin ibrazı halinde ödenmemesine yönelik teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Çek bir ödeme aracı olup bağımsız borç ikrarını  içeren bir kambiyo senedidir. Bu nedenle çeklerin tedavülüne engel olacak şekilde tedbir talebinin tarafı olmayan üçüncü kişiler aleyhine ödeme yasağı kararı verilmesi yasal olarak mümkün olmadığından Mahkemece üçüncü kişiler aleyhine talep edilen ihtiyati tedbirin reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İstinaf dilekçesi sunulmadan önce Mahkemece 03/02/2025 tarihli ek kararı ile kısmen verilen ihtiyati tedbir kararının talep eden tarafından esas hakkında dava açıldığında dair dosyaya bilgi sunulmadığından kalkmış sayıldığının tespitine karar verildiğinden tedbir talep edenin teminatın kaldırılması veya azaltılması yönündeki istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, tedbir talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-İhtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bed066b8fd8dbc57","SID":"f3b1a67b37bb7aae"}}