{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/527 Esas<br>KARAR NO: 2025/490 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/50 D.İş -  2025/58 Karar <br>TARİH:  30/01/2025<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;  Taraflar arasında  23.09.2011 tarihli Pirit Külü Satış İşi sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşme kapsamında sözleşme yükümlülüklerine uyulmaması ihtimaline karşın 20.09.2011 tarihli, ... mektup nolu, 488.880,00 Amerikan Doları tutarlı kesin teminat mektubu verdildiğini, teminat mektubunun 20.09.2011 tarihli olması ve riskin en geç aleyhine tedbir talep edenin dava açtığı 13.03.2013 tarihinde gerçekleşmiş olması sebebiyle 10 yıllık zamanaşımının dolduğunu beyan ederek ... Bankası A.Ş'ye ait 20.09.2011 tarihli, ... mektup nolu, 488.000,00 USD bedelli teminat mektubunun ödenmesinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle ihtiyati tedbir ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/01/2025 tarih ve 2025/50 D.İş -  2025/58 Karar sayılı kararında; \"Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü içermektedir. HMK'nın 390/3 maddesinde ise \" Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. \" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Talep eden tarafça talep konu  banka teminat mektubunun zamanaşımına uğradığından bahisle tedbiren ödemesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; talep konusu teminat mektubunun kesin ve süresiz olması, taraflar arasındaki temel ilişki kapsamında tarafların edim ve yükümlülüklerini gerine getirip getirmediği belirsiz olup, bu kapsamda zamanaşımı def'inin de taraflar arasındaki temel ilişki nazara alınarak esas hakkında görülecek davada değerlendirilmesi mümkün olup,  talep dilekçesinde ileri sürülen iddia ve yasal düzenleme nazara alınarak mevcut delil durumu itibariyle tedbir talebinin haklılığını yaklaşık ispat şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \"gerekçesi ile, '' İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/50 D.İş sayılı dosyası üzeriden yapmış oldukları ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik başvurularının reddedildiğini; anılan karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf başvurularını iletme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Müvekkil şirket ile davalı ... Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü arasında 23.09.2011 tarihinde \"Pirit Külü Satış İşi Sözleşmesi\" imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında müvekkilimiz, davalı şirkete 20.09.2011 tarihli, ... numaralı, 488.880,00 Amerikan Doları tutarında kesin teminat mektubu verdiğini, Davalı ... Maden, söz konusu teminat mektubuna bağlanan alacak nedeniyle 2012 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları için cezai şart uygulamış, müvekkili şirketten bu cezai şartların ödenmesini talep etmiş ve 19.10.2012 tarihli 942.02-1503 sayılı yazı ile ödeme süresi tanıdığını; akabinde, 13.03.2013 tarihinde müvekkil aleyhine eksik termin nedeniyle cezai şart, terminin gerçekleştirilmemesinden doğan zarar ve iki ihale arasındaki farkın tazmini talepli alacak davası açıldığını; (Ek- Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/94 E. 2023/405 K.)Bir başka ifadeyle davalı ... Maden açısından sözleşmeden doğan risk en geç 13.03.2013 tarihinde dava açıldığında ancak  aslında önceki yazı tarihi olan 19.10.2012 günü itibariyle doğduğunu, Bakıldığında işbu talebimize konu somut olayımızdaki teminat mektubu bir kesin teminat mektubu olup, müvekkili şirketin davalı idareye olan taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getireceğini garanti etmek amacıyla düzenlenmiştir. Ancak her ne kadar teminat mektubu süresiz olarak verilmiş olsa da, hukuken zamanaşımına tabi olup süresiz bir garanti niteliğinde olmadığını,  TBK'nin 146. Maddesinde \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.\" ifadelerine yer verilmiş olup, aksine bir hüküm bulunmayan durumlar için zaman aşımı süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini; yine TBK'nin 149. Maddesinde  “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.” hükmüne yer verilmiş olup, zamanaşımının başlangıç süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı ifade edildiğini; dolayısıyla da vadesiz teminat mektuplarında risk gerçekleştiği andan itibaren  bankanın sorumluluğu genel zamanaşımı süresine göre devam etmekte olduğunu, Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/8910 K. 2009/10945 T. 19.11.2009 sayılı kararında \"Banka, teminat mektubu ile borç altına girerken mutlaka belli bir riski garanti etmekte, ancak bu riskin doğduğuna dair muhatabın beyanının yeterli görülmesi ile ödemeyi taahhüt etmektedir. Banka teminat mektupları vadesiz veya vadeli olarak verilmektedir. a)Vadesiz teminat mektuplarında, zamanaşımı süresi 10 yıl olup, bu sürenin başlangıcı mektubun verildiği tarih olmayıp, riskin doğduğu tarihtir ki, bankalar teminat mektubu verirken taraflar arasındaki sözleşmelerle ilgilenmedikleri için bunların tespiti zordur. b)Vadeli teminat mektuplarında ise bankanın yükümlülüğü ya da vade sonunda sona ermekte veya riskin doğduğunun ispatı halinde, mektubun verildiği tarihten itibaren 10 yıl süre ile devam etmektedir.\" şeklinde bir hüküm kurarak  teminat mektuplarının riskin gerçekletiği andan başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağını belirttiğini; o halde taraflar arasındaki riskin en geç 13.03.2013 yılında ortaya çıktığı kabul olduğunda dahi teminat mektubunda verilen garantinin 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği ve dolayısıyla süresi içerisinde nakde çevrilmeyen söz konusu teminat mektubunun zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiğini, Bu kapsamda da ilk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebimizi reddederken teminat mektubunun süresiz olduğu gerekçesine dayanmışsa da  yukarıda açıkladıkları mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde, vadesiz teminat mektupları dahi zamanaşımına tabi olduğu ve somut olayda 10 yıllık sürenin dolduğunu; bu nedenle, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ret kararının kaldırılarak, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan gerekçeler ve dairemizce re’sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/50 D.İş - 2025/58 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, ... BANKASI A.Ş.’ye ait 20.09.2011 tarihli, ... numaralı, 488.880,00 Amerikan Doları bedelli teminat mektubunun ödenmesinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle İHTİYATİ TEDBİR KARARI ile durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:  HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Talep; taraflar arasında akdedilen 23.09.2011 tarihli Pirit Külü Satış İşi sözleşmesi kapsamında tedbir talep eden tarafından karşı tarafa verilen süresiz ve kesin teminat mektubuna ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu iddiası ile ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ilişkindir.  Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.  6100 Sayılı HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Somut talepte; ihtiyati tedbir talep eden vekili, taraflar arasında 23.09.2011 tarihli Pirit Külü Satış İşi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında sözleşme yükümlülüklerine uyulmaması halinde tedbir talep eden tarafından karşı tarafa talebe konu süresiz ve kesin teminat mektubunu verdiğini, teminat mektubunun riskin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, karşı taraf tarafından tedbir talep edene cezai şartın ödenmesine ilişkin ihtarname tarihi olan 19/10/2012 tarihinde, en geç buna ilişkin açılan dava tarihi olan 13/03/2013 tarihinde riskin gerçekleştiğini ve teminat mektubunun zamanaşımına uğraması sebebiyle ödemesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı ihtilaf bulunduğu ve bu ihtilafa ilişkin yapılan yargılamada ihtiyati tedbir talep eden aleyhine karar verildiği, talebe konu teminat mektubuna ilişkin Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin değişik iş dosyası üzerinden konulan ihtiyati tedbir kararının tedbir kararının konulduğu uyuşmazlığa ilişkin kararın kesinleşmesi ile kendiliğinden kalktığı, taraflar arasındaki teminatın verildiği sözleşmeden kaynaklı ihtilaflara ilişkin davalar da dikkate alındığında teminat mektubunun zamanaşımına uğradığı iddiasının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, karşı taraf tarafından istinafa cevap dilekçesinde teminat mektubunun idare tarafından nakde tahvil edilerek irat kaydedildiğinin belirtilmesi karşısında bu hususun tespit edilmesi halinde talebin de konusuz kalacağı anlaşılmakla, Mahkemece karar tarihi itibariyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,  5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"189db115116d35dd","SID":"17db03c30ebe547d"}}