{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1186 - 2025/360<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1186 <br>KARAR NO\t: 2025/360<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/869 Esas - 2024/511 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/04/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.) vekili ve davalı ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Akaryakıt İnşaat Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.  vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 25.09.2017 tarihinde davalı sürücü ...’in, sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında kavşağa girdiğinde yolun sağından gelip çevre yolu istikametine seyreden sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki araca çarpması ve çarpmanın etkisiyle bu aracın da yolun sağında ve yaya kaldırımında yürümekte olan yaya davacıya çarpmasıyla meydana gelen kazada davacı yayanın yaralandığını, kazanın oluşumunda sürücü ...'in kusurlu olduğunu, davacıya atfedilecek bir kusurun olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik zararı, 100 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın davalı ... ve ... Gıda ve İth. Mad. Aky. İnş. Oto. San. Tic. A.Ş. yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin dava değerini 75.353,75 TL olarak (bu rakam her ne kadar Dairemiz kaldırma kararında sehven 115.353,75-TL olarak belirtilmiş ise de bunun maddi hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından), BAM kaldırma kararından sonra sunulan 17.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri sürekli işgöremezlik zararına ilişkin olarak 398.116,50 TL, geçici işgöremezlik zararına ilişkin 2.781,13 TL olarak artırılmıştır.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... Gıda... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... yargılama aşamasında söz alarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece verilen ilk hükümde, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının zararının icra dosyasından ve sigorta şirketinin ödemesi toplamından karşılandığı için maddi tazminat zararının kalmadığı belirlendiğinden davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...… A.Ş.’den 25/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı ...… A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/1190 E. - 2023/1208 K. sayılı 04/10/2023 tarihli ilamı ile kararın, “mahkemece davacının maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlendiği raporun hükme esas alınmasıyla, dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya yapılan (%20 oranındaki kusura isabet eden) ödeme hesaba katılmadan, davalı sürücünün %80 oranındaki kusuruna isabet eden tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada maddi tazminat talebinin kabulü ile, 398.116,50 TL sürekli iş göremezlik, 2.781,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 400.897,63 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 28/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... Gıda... A.Ş.'den kaza tarihi olan 25/09/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Gıda... A.Ş.'den kaza tarihi olan 25/09/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... Gıda... A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda kullanılan Yönetmeliğin kaza tarihinde yürürlükte olmadığını, hükmün ferilerine ilişkin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti gözetilerek oranlanması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan maluliyet raporunda kaza ile illiyeti bulunmayan arazların da tespit edildiğini, mevcut arazların da olması gerekenin çok üzerinde tespit edildiğini, geçici iş göremezlik zararlarının teminat dışı olduğunu, aktüer raporunda geçmiş dönem-aktif dönem-pasif dönem hesaplarının hatalı olduğunu, dosyada davacının gelirini belgeleyen herhangi bir resmi belge bulunmadığını, hesaplamada, davacının gelir elde edeceği tarihten sonrası için hesaplama yapılması, aktif dönem için yürürlükteki asgari geçim indirimi dahil net asgari ücret üzerinden, pasif dönem için yürürlükteki asgari geçim indirimi hariç net asgari ücret üzerinden belirleme yapılması gerektiğini, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Akaryakıt İnşaat Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; talep konusu edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davalarında dava dilekçesiyle talep edilen kısma dava tarihinden, bedel artırım dilekçesiyle talep edilen kısma ise bedel artırım tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kaldırma kararından sonra verilen ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ıslahla dava türünün değiştirilemeyeceğini, davacının, dava konusu ettiği talepleri bakımından ıslah harcını eksik yatırdığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın sadece sigorta şirketine ikame edilmesi gerektiğinden davalı ... Gıda… A.Ş.’nin davada taraf sıfatı bulunmadığını, davalıya ait aracın sigorta şirketine karşı da dava açılmış olduğundan mahkemece maddi tazminatın tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalı şirketin sorumlu olduğu miktarın, diğer davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin düşülmesi ile bulunan miktar kadar olabileceğini, kazada davalı şirket ile meydana gelen olay arasındaki illiyet bağını kesen haller bulunduğundan davalı şirketin meydana gelen kaza neticesinde doğan zarardan sorumlu olmadığını, davalı şirketin, söz konusu aracın bakımlarını ve kontrollerini zamanında yaptırdığını, kazanın araçta mevcut olan herhangi bir arıza veya hasardan kaynaklanmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’in kusursuz olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, ATK 2. İhtisas Kurulunun 13/11/2019-23430 karar numaralı raporu ile dosya kapsamında alınan diğer raporların çelişkili olduğunu, raporda; davacının hasta/tedavi geçmişinin araştırılmadığını, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunda AGİ'nin hesaplamalardan dışlanması, davacının maluliyeti olsa ve emsallerine göre daha fazla performans sergileyerek çalışmasını sürdürecek olsa bile emekli aylığı alması halinde herhangi bir zarara uğramayacağından davacının emekli olup olmadığının SGK'dan sorulması gerektiğini, raporda kaza tarihi ve 9 aylık iyileşme döneminde davacının %100 malul olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, davayı kabul manasına gelmemekle birlikte davacının maluliyeti olduğu kabul edilecekse dahi SGK (iş göremezlik zarar ödemesi Kurum tarafından belirlenen maluliyet oranına göre yapıldığından) veya heyet tarafından belirlenen maluliyet oranı uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafça dosya kapsamında alınan 02/02/2021 tarihli kök rapora itiraz edilmediğini, davanın ıslah edildiğini, bu kapsamda davacı bakımından kök rapordaki hesaplamaların kesinleştiğini ve davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, BAM kaldırma kararı sonrasında alının 18/03/2024 tarihli aktüerya/hesap bilirkişi raporunda maddi tazminata ilişkin hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapıldığını, kaldırma kararı öncesinde alınan aktüerya/hesap bilirkişi kök ve ek raporlarındaki hesaplamaların PMF yaşam tablosuna göre yapıldığını, taraflarınca dosya kapsamında alınan hesap/aktüerya bilirkişi raporlarındaki aleyhe hususlara itiraz edildiğini, ancak davacı tarafça BAM kaldırma kararı öncesinde alınan hesap bilirkişisi kök raporuna itiraz edilmediğini, davanın ıslah edildiğini, yine davacı tarafça işbu husus hakkında istinaf kanun yoluna başvurulmadığını, bu halde davalı bakımından usuli kazanılmış hak doğduğundan davayı kabul manasına gelmemekle birlikte hesaplamaların PMF Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, karar ve tavzih kararı gerekçeli olmadığından adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca, 25.09.2017 tarihinde sürücü ...’in, sevk ve idaresindeki aracıyla seyri sırasında kavşağa geldiğinde yolun sağından seyretmekte olan sürücü ...’nın sevk ve idaresinde olan araca çarpmasıyla bu aracın da yolun sağında yaya kaldırımında yürümekte olan yaya ...’a çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’in kural ihlali olduğu, diğer sürücü ve yayanın kural ihlali olmadığının belirlendiği, mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 09/07/2019 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %80 oranında, sürücü ...'nın %20 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirlendiği, Eskişehir 9.ASCM’nin 2018/1219 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 31.12.2018 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sanık ...’in asli kusurlu, katılan ...'ın ise kusursuz olduğunun belirlenmesiyle mahkemece sanığın taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen ve davalı ...... A.Ş. adına kayıtlı olan aracın ZMM sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği, kazaya karışan ve sürücüsü dava dışı ... olan aracın ZMM sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği, dava dışı (ihbar olunan) ... Sigorta A.Ş. tarafından mahkemeye sunulan dilekçe içeriği uyarınca, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 28.07.2020 tarih ve 2020/58193 E. -2020/99503 K. sayılı kararı ile, bu şirket sigortalısı ...’nın %20 kusuru ve davacının kaza sonucu meydana gelen %9,7 oranındaki sürekli iş göremezliği için ödenmesi gereken sürekli iş göremezlik tazminatının 12.257,43-TL olduğunun tespit edildiği, neticeten 12.257,43-TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin tazminatın 06.07.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana ödenmesine karar verildiği, karara karşı itiraz yoluna gidildiği ancak Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 28.07.2020 tarih ve 2020/58193 E.-2020/99503 K. 2020.İ.28682 sayılı 04.02.2021 tarihli 2021/İHK-3328 sayılı kararı ile itirazların reddedilmesiyle kararın kesinleştiği, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7436 E. sayılı dosyasına 12.257,43-TL maddi tazminat ve ferilerinin 16.02.2021 tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından ödendiği, mahkemece ATK 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan 13.11.2019 tarihli raporda, davacının 25.09.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %10 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süreci içinde ilk 3 ay başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirlendiği, ATK 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan 27.04.2020 tarihli raporda, davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 17.09.2020 tarihli raporda, davacı hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, mahkemece BAM kaldırma kararından sonra alınan aktüer bilirkişi raporu uyarınca Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre belirlendiği raporun esas alınmak suretiyle dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya yapılan (%20 oranındaki kusura isabet eden) ödeme hesaba katılmadan, davalı sürücünün %80 oranındaki kusuruna isabet eden tazminat miktarının hesaplanması sonucunda, davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik zararının 2.781,13 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise toplam 400.897,63 TL olarak belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesinde göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun, oluşa ve kaza tespit tutanağı ile ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumuna uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %80 oranında, sürücü ...'nın %20 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirlenmesine, davacının, meydana gelen kazada müterafık kusuru bulunmadığının belirlenmesine, dosya kapsamında gerek Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre gerekse Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alınan raporda, davacının yaralanmasına bağlı geçici işgöremezlik süresinin 9 ay olduğunun belirlenmesi karşısında hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik zararının (9 ay) 2.781,13 TL olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, aktüer bilirkişi raporunun bu yönüyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, davanın yaralanmalı trafik kazasına ilişkin olduğu ve 8 yıllık ceza zamanaşımı dolmadan açılmış olduğunun anlaşılmasına, kazaya karışan aracın işleteni olan davalı ... Gıda… A.Ş.’nin davada taraf sıfatı bulunduğunun anlaşılmasına, davalıların meydana gelen zarardan zarar gören davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına, mahkeme kararı ve tavzih kararının gerekçeli olduğunun anlaşılmasına göre, istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tBununla birlikte, istinaf eden taraf vekillerinin maluliyet raporuna yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde, her ne kadar Dairemizce verilen kaldırma kararında, \"Yerleşik Yargıtay uygulamasında çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplara ilişkin zararın varlığı ve oranın belirlenmesinde; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalarda Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve ekindeki cetvelin esas alınması gerektiği, 11/10/2008 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda Sağlık İşlemleri Tüzüğü yürürlükten kalktığından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Aynı dönemlerde, 06/02/1998 tarihinden itibaren Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve bu Yönetmeliği değiştiren 30/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte bulunmaktadır. Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 11/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup \"Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar\" başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmiş, yönetmeliğin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış, Yönetmelik'in iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hükümleri ve bu kapsamda uygulanacak cetveller yürürlükte bulunmaktadır. İş kazası ve meslek hastalıkları ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan 2013/34 sayılı Genelgede de; \"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na dayalı olarak yürürlükte olan 'Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği' 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmış olup, 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik ile birlikte; 2011/49 sayılı Genelge çerçevesinde iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hususlar devam etmekte olup, çalışma gücü kaybı tespitine ilişkin hususlar yeniden düzenlemiştir.\" denilerek, maluliyet oranının tespitinde uygulana gelen iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin olarak yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu belirtilerek, bu çerçevede uygulamanın \"Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine\" göre yapılmasının gerekliliği açıklanmıştır. Yine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü de 17/09/2015 tarihli 2015/23 sayılı Genelgesinde, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle düzenlenecek raporların, rapor düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşları tarafından \"Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine\" göre düzenleneceği belirtilmiştir. Bu nedenlerle 01/09/2013 tarihinden sonrası içinde \"Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin\" iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin düzenlemelerin yapıldığı maddeleri hali hazırda yürürlükte bulunmaktadır. Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybının belirlenmesinde \"Meslekte Kazanma Gücü Azalma Oranının Hesaplanması\" başlıklı 23. maddesinde belirtildiği şekilde; yönetmeliğin eki olan A cetveli listelerinde yazılı arızalardan birinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı hesaplanmasında, A cetvelindeki vücudun çeşitli bölgelerine veya sistemlerine göre hazırlanmış olan 14 arıza listesinden sigortalının arızası bulunur. Bu arızanın solundaki arıza sıra numarası ile sağındaki arıza ağırlık ölçüsü bir tarafa kaydedilir. B cetveli listelerinde önce sigortalının iş kolu, sonra bu iş kolu içindeki meslek veya iş çeşidi bulunur. Bunun karşısındaki meslek grup numarası da bir yere yazılır. Sigortalının meslek veya iş çeşidi bu listelerde bulunmadığı takdirde meslek veya işinin benzeri veya en yakını esas alınır. Sürekli iş göremezlik simgesini gösteren C cetvelinin arızaya uygun tablosunun sütundaki arıza sıra numarası ile satırdaki meslek grup numarasının kesiştiği noktadaki sürekli iş göremezlik simgesi bulunarak bir tarafa kaydedilir. Tespit edilen bu meslekte kazanma gücü azalmasının sigortalının yaşına uygun oranını bulmak için E cetvelinden yararlanılır. Birden fazla sistemi ilgilendiren sekel bulgu varsa, Balthazard Formülü kullanılarak birleştirilir ve bu şekilde zarar görenin maluliyeti belirlenir. Buna göre; kısaca zarar görenin maluliyetinin belirlenmesinde o olaya ilişkin yaralanmalar ve arazlar belirlenerek, zarar görenin mesleği, çalıştığı iş koluna ve yaşına göre değerlendirme yapılarak rapor düzenlenir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan en son 30/03/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yönetmeliğin; \"Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar\" başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmelik; özürlü sağlık kurulu raporlarının alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; özürlülerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.” düzenlemesi yer almaktadır. Kapsam başlıklı 2. maddesinde ise; “Bu Yönetmelik, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsar.” denilmiş, Yönetmeliğin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ile Sağlık Bakanı tarafından yürütüleceği belirtilmiştir. Madde metninden de anlaşıldığı üzere \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" özürlülere sağlanan haklardan yaralanmak üzere düzenlenmiştir. \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinde kişinin mesleği ve iş kolunun herhangi bir önemi olmayıp kişinin genel özür oranı, hastalıkları dikkate alınarak yönetmelikte belirtilen hastaneler tarafından belirlenmektedir. Bu nedenle de iş gücü kaybını belirlemeye uygun olmaması nedeniyle Yargıtay ilgili Daireleri tarafından aynı tarihte yürürlükte olmasına rağmen uygulanması kabul edilmemiştir. Farklılığı ortaya koymak açsından örnek vermek gerekir ise; kaza neticesinde orta parmağı kopan 39 yaşında bir müzisyenin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre A Cetveline göre AAÖ %5 iken; \"F\" meslek kodu nazara alındığında %20 maluliyeti söz konusu olduğu halde, sadece engelliği tespit eden Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkında Yönetmelik Hükümleri ve cetveline göre %5 civarındadır. Bu durum her zaman zarar gören lehine bir durum olmayıp, zarar sorumlusunun da lehine olabilmektedir. Örneğin deri kaybı çoğu zaman Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre çalışma gücü kaybına neden olmaz iken, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkında Yönetmelik açısından engel niteliğinde görülmektedir. Yine psikolojik rahatsızlıklarda da benzer bir durum söz konusudur. Açıklanan yönetmelik hükümleri ve TBK 54. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, haksız eylemden zarar gören kişinin beden gücünün belli oranda yitirilmesi durumunda, kişi, yaşıtlarına oranla daha fazla güç ve efor harcamak durumundadır. Bu fazla güç kaybı yüzünden haksız eylemden zarar gören kişinin tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Talep edilecek bu tazminatın belirlenmesi için kişinin daha fazla efor sarf edip sarf etmeyeceği, maluliyetin kazancına etkisi olup olmadığının değerlendirilebilmesi için kişinin yaptığı iş önem kazanmaktadır. Doktrinde kabul edilen görüşe göre bir kişinin maluliyetinin kişinin kazancına etkisinin belirlenmesinde zarar görenin mesleği önem kazanmakta olup kişinin parmağının kopması halinde piyano sanatçısı veya kâtip olması halinde mahrum kaldığı kazancı ile öğretmen ya da inşaat işçisi olması halinde kazanç kaybının aynı olmayacağı aşikârdır. Bu durumda meslekleri farklı olan kişilerin maluliyet oranının da mesleği dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Maluliyet ya da sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinde asıl olan zarar görenin yaptığı işe göre kaza nedeniyle meydana gelen iş gücü kaybıdır, özür oranı değildir. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşleri Yönetmeliği yürürlükte bulunduğu sürece iş göremezlik oranının SGK ile aynı kurallara göre belirlenmesi gereklidir.\" ibarelerine yer verilerek dava konusu kazaya ilişkin davacının yaralanması hususunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporun esas alınmasıyla karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, Dairemizin kaldırma kararından sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 28.02.2024 tarihli, 2021/883 E. - 2022/655 K. nolu kararında da belirtildiği ve akabinde Yargıtay 4.HD. bünyesinde de görüş değişikliğine gidildiği üzere, \"11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği\" kararlaştırılmış olup, bu kapsamda eldeki davada kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğin yürürlükte olduğu nazara alınmalıdır.<br>\tAçıklanan nedenle somut olaya bakıldığında, mahkemece Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 17.09.2020 tarihli raporda, davacının, 25.09.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı her iki tibia distal parçalı kırık niteliğindeki yaralanması sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, anılan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bu kapsamda bu raporun hükme esas alınması suretiyle istinaf eden taraflar lehine davacının kalıcı işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici işgöremezlik tazminatı talebinin (ıslah dilekçesi nazara alınarak) kabulüne karar verilmesi, mahkeme kararının kararı istinaf etmeyen davalı ... yönünden kesinleştiği de gözetilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı Yönetmelikle düzenlenen maluliyet raporunun esas alınmasıyla yapılan hesaplamaya istinaden karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tYine, davacının sosyal ekonomik durumu, kaza neticesi, her iki tibia distal parçalı kırık mahiyetinde yaralanmasına bağlı olarak tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlenmesi, kusur durumu ile davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu nazara alındığında, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu, hakkaniyet gözetilerek bir miktar indirilmesi gerektiği, hakkaniyete göre davacı yararına 25.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, bununla birlikte kararın davalı ... tarafından istinaf edilmemiş olması nazara alınarak bu rakamın salt kararı istinaf eden davalı ... Gıda... A.Ş. yönünden uygulanması gerektiği anlaşılmakla davalı ... Gıda... A.Ş. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin ve davalı ... Gıda... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf eden taraflar lehine (kararı istinaf etmeyen davalı ... yönünden kesinleşen yönler korunarak) davacının kalıcı işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici işgöremezlik tazminatı talebinin kabulüne, davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle kararın düzeltilmesine, bu suretle HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>\tI-Davalı ... Sigorta Şirketi (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.) vekilinin ve davalı ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Akaryakıt İnşaat Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27.06.2024 tarihli, 2023/869 Esas - 2024/511 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\tMaddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;<br>\t398.116,50 TL sürekli iş göremezlik, 2.781,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 400.897,63 TL tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... Gıda... A.Ş. bu rakamın sadece geçici işgöremezliğe ilişkin 2.781,13 TL'sinden sorumlu olacak şekilde) davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 28/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ) davalılar ... ve ... Gıda... A.Ş.'den kaza tarihi olan 25/09/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br>\tManevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;<br>\t40.000 TL manevi tazminatın bu rakam itibarıyla kabulü ile (davalı ... Gıda... A.Ş bu rakamın 25.000,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve davalı ... Gıda... A.Ş.’den kaza tarihi olan 25/09/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDAVANIN MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN BÖLÜMÜ YÖNÜNDEN<br>\tAlınması gereken 27.385,32 TL harçtan, peşin ve tamamlama suretiyle alınan 1.505,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.879,93 TL harcın davalılardan (davalı ... tamamından, diğer davalılar 615,40 TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\tDavanın açılışı sırasında davacıdan alınan 35,90-TL başvuru harcı ile peşin ve tamamlama suretiyle alınan 1.505,39 TL harç toplamı olan 1.541,29-TL'nin (davalılar ... Gıda... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. bu rakamın (615,40 TL + 35,90 TL)  651,30 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavacı tarafından yargılama boyunca yapılan 86 tebligat masrafı 1.077,90-TL, posta gideri 335,30, bilirkişi ücreti 3.000,00 TL, 7 müzekkere gideri 49,50 TL olmak üzere toplam 4.462,70-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... Gıda... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'nin bu rakamın 30,95 TL'sinden sorumlu olmasına,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 64.134,64TL (davalılar ... Gıda... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. bu rakamın 2.781,13-TLsinden sorumlu olmak kaydıyla) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 2.781,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Gıda... A.Ş ve davalı ... Sigorta A.Ş’ye verilmesine, <br>\tDAVANIN MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN BÖLÜMÜ YÖNÜNDEN<br>\tAlınması gereken 2.732,40-TL harcın (davalı ... Gıda... A.Ş. bu rakamın 1.707,75 TL'sinden sorumlu olacak şekilde) davalılar ... ve ... Gıda ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00-TL'nin (davalı ... Gıda... A.Ş. bu rakamın 25.000,00 TL sinden sorumlu olacak şekilde) davalılar ... ve ... Gıda... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 15.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Gıda... A.Ş.'ye verilmesine,<br>\tYargılama giderleri maddi tazminat bölümünde değerlendirildiğinden manevi tazminat yönünden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tGider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\t1-İstinaf eden davalı ... Gıda... A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, <br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 482,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.651,90 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Gıda... A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 987,70 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.157,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>\t4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 13.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a60133f6586eaa1e","SID":"fef8e37a60afafd7"}}