{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1435 Esas<br>KARAR NO:2025/376<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:27/01/2022<br>NUMARASI:2020/152 E. - 2022/28 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  sportif faaliyetlerde kullanılan ekipman ve kıyafetler ürettiğini, mal ve hizmetlerini üretip sunarken ... ibaresini kullandığını, ... ve ... adresli web sitelerinin sahibi olduğunu, kullanmış olduğu markanın 12., 18., 25., 28. ve 35. sınıflarda tescil ettirmek üzere ... ve ... başvuru numaraları ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurmuş ise de ..., ... ve ... numaralı marka tescilleri nedeniyle başvurusunun davalının itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, ... ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu, 40 yılı aşkın süredir mal ve hizmetleri üzerinde ve ticari evraklarda markayı kullandığını ve dünyanın farklı ülkelerinde kendi adına marka olarak tescil ettirip ticari unvanında da yer verdiğini, marka henüz tescile konusu edilmeden internet alan adlarının tescilinin yapıldığını, yarım yüzyıldır markanın tanınırlığını sağladığını ve tanınmış bir marka haline getirdiğini, dünya fikri mülkiyet ofisi ve yargıtay tarafından benimsenen kıstaslar çerçevesinde, müvekkil markasının tanınmış bir marka olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle; tanınmış marka sahiplerinin, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 25/1'de yapılan atıfla, tanınmış markanın üçüncü bir kişi tarafından tescile konu edilmesi halinde, bu tescile karşı hükümsüzlük talebinde bulunma hakkına sahip bulunduklarını, unvanda yer alan \"...\" ibaresinin \"...\"kelimesinin kısaltması olduğunu, davalı tarafın kendi ticari unvanındaki esas/kılavuz unsuru, dava konusu tescillerin konusu haline getirerek Sınai Mülkiyet Kanunu m.25/1'in atıf yaptığı madde 6/6 hükmünü ihlal ettiğini, müvekkiline marka görselinde yer alan yazı karakteri ile davalı yanca tescile konu ettiğini, davalının bir şirket olarak basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu,davalının aynı sektörde faaliyet gösteren davacı markasından haberdar olmamasının mümkün görülmediğini, davalının ... alan adını da namına tescil ettirdiğini ve davacıya devri veya terkinin gerektiğini beyan ve iddia ederek, ihtiyati tedbir ile ... numaralı ... ibareli, ... numaralı .. ibareli ve ... başvuru numaralı ... ibareli marka tescillerinin sicilden terkini açıklanan nedenlerle dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu ... numaralı ... ibareli, ... numaralı ... ibareli ve ... başvuru numaralı ... ibareli markalanın ve ... şeklindeki alan adının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve kararın Türk Patent ve ...'na tebliğini, dava konusu ... numaralı ... ibareli, ... numaralı ...  ibareli ve.. başvuru numaralı ...  ibareli markaların kapsadıkları tüm mal ve hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptalini veya dava konusu ... numaralı ... ... ibareli, ... numaralı ... ŞEKİL ibareli ve ... başvuru numaralı ...ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinini davalıya ait  ... adlı alan adının müvekkil şirkete devrine veya terkinine, davalının ...ŞİRKETİ şeklindeki ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içerikleri izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; marka iptal talebine yönelik davanın kabulüne, tecavüz kapsamında değerlendirilen alan adı terkin talebinin kabulüne ve şartlarının oluşmadığına kanaat getirilen ticaret unvanının terkini talebinin reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile,Davanın KABULÜ İLE; TPMK nezdinde  davalı adına ... no ile tescilli \"...\" ibareli, ... no ile tescilli \"...\" ibareli ve ... no ile tescilli \"...\" ibareli markaların kullanmama nedeniyle İPTALLERİNE, sicilden TERKİNLERİNE,\"...\" ibareli davalı adına kayıtlı alan adının TERKİNİNE,Ticaret unvanı terkini talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer talepleri kabul edildiğinden yalnızca davalının ticaret unvanının terkinine ilişkin taleplerinin reddi açısından istinaf ettiklerini, yerel mahkemenin müvekkili markalarının tanınmışlığı ile ilgili tespitlerini kabul etmediklerini, bu hususa dosya içeriğinde yer alan -diğerlerinin yanında- 07.01.2022 tarihli ek rapora itiraz dilekçeleri ile itiraz ettiklerini, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne gerekçe olarak gösterdikleri tüm hususların yanı sıra hükümsüz kararı verilebilmesi için gerekli şartların somut olayda oluştuğunu, 08.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda konu ile ilgili  herhangi bir inceleme yapılmadığını, itirazları üzerine alınan ek raporda ise davalı firmanın faal durumda olması gerekçe gösterilerek ticaret unvanının terkin edilemeyeceği kanaatine varıldığını, bunun üzerine 07.01.2022 tarihli itiraz dilekçesi sunduklarını, mahkemece taleplerinin reddine karar verildiğini, dosya kapsamı detaylı olarak incelendiğinde bu kararın hukuka aykırı olduğunu, unvan terkini için markasal kullanım aranamayacağını, davalı ticaret unvanının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra tescil ettirildiğini, ticaret unvanının terkini talebi değerlendirilirken müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin gözetilmediğini, gözetildiği takdirde davalının ticaret unvanından ... ibaresinin terkin edilmesi gerektiğinin anlaşılacağını, somut olaydaki gibi gerçek hak sahipliğinden çok sonra uyuşmazlık konusu ibareyi ticaret unvanı olarak tescil ettiren davalının, ticaret unvanının terkini talebinin, bozma ilamı doğrultusunda kabul edildiğini, bu kararın ise Yargıtayca onandığını, bir başka uyuşmazlıkta ise yine davacının gerçek hak sahipliği gözetilerek çekişme konusu ibarenin davalı ticaret unvanından terkinine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay'ca onandığını, bu gibi Yargıtay örnek kararlarının olduğunu, konusu markaları kötü niyetli olarak edindiği sabit olan davalının ticaret unvanını da kötü niyetli olarak tescil ettirdiğinin açık olduğunu, bu halde ise davalı ticaret unvanından ... ibaresinin terkin edilmemesinin kötü niyetin hukukça muhafaza edilmesi anlamına geldiğini, müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, istinaf başvurusunun kabulü ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu  davalı adına ... no ile tescilli \"...\" ibareli, ... no ile tescilli \"...\" ibareli ve ... no ile tescilli \"...\" ibareli markaların kullanmama nedeniyle iptallerine, sicilden terkinlerine veya hükümsüzlüğüne, \"...\" ibareli davalı adına kayıtlı alan adının terkinine ve Ticaret unvanı terkini talebine ilişkindir.İstinafa davacı tarafından, ticaret unvanının terkini talebinin reddine ilişkin  karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili  tarafından müvekkilinin  sportif faaliyetlerde kullanılan ekipman ve kıyafetler ürettiğini, mal ve hizmetlerini üretip sunarken ... ibaresini kullandığını, ...adresli web sitelerinin sahibi olduğunu, kullanmış olduğu markanın 12., 18., 25., 28. ve 35. sınıflarda tescil ettirmek üzere ... ve ... başvuru numaraları ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurmuş ise de ..., ... ve ... numaralı marka tescilleri nedeniyle başvurusunun davalının itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, ... ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu, 40 yılı aşkın süredir mal ve hizmetleri üzerinde ve ticari evraklarda markayı kullandığını ve dünyanın farklı ülkelerinde kendi adına marka olarak tescil ettirip ticari unvanında da yer verdiğini, marka henüz tescile konusu edilmeden internet alan adlarının tescilinin yapıldığını, yarım yüzyıldır markanın tanınırlığını sağladığını ve tanınmış bir marka haline getirdiğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.TPMK kaydına göre,... nolu \"...\" ibareli markanın 18. Sınıfta 26/07/2006 tarihinden itibaren tescil olunduğu, ... nolu \"...\" ibareli markanın 24. Sınıfta 02/04/2009 tarihinden itibaren tescil olunduğu yine ... nolu \"...\" ibareli markanın 25/35 sınıflarda 24/02/2012 tarihinden itibaren tescil  edildiği görülmüştür.Davacının ... nolu tescil başvurusunun 20.09.2018 tarihinde yapıldığı ve 15.03.2021 tarihinde 12/18/25/28/35 . Sınıflarda  tescil olduğu, ... nolu tescil başvurusunun 12/18/25/28/35. Sınıflarda 24.09.2018 tarihinde yapıldığı ve 23.03.2021 tarihinde tescil olunduğu, ... nolu tescil başvurusunun 28 . sınıfta 17.10.2007 tarihinde yapıldığı ve 12.09.2008 tarihinde tescil olunduğu, ... nolu tescil başvurusunun 17.10.2007 tarihinde yapıldığı ve 12.09.2008 tarihinde tescilin yapılmış olduğu ve 28. sınıfında tescillendiği, ... nolu tescil başvurusunun 26.07.2006 tarihinde yapıldığı ve 12.07.2007 tarihinde 18 . sınıfında tescillendiği, ... nolu tescil başvurusunun 02.04.2009 tarihinde yapıldığı ve 24.11.2010 tarihinde 24. Sınıfta tescil olunduğu, ... nolu tescil başvurusunun 24.02.2012 tarihinde yapıldığı ve 05.11.2014 tarihinde tescilin yapılmış olduğu ve 25. ve 35. sınıflarda tescil olunduğu görülmüştür.Mahkemece alınan  08/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; \" Davacı-site internet alan adının 24/07/1995 tarihinden itibaren tescil olunduğunun ve güncel durumda, davacı namına kayıtlı (içerikten) ve aktif kullanımda olduğunun, İçerik Sağlayıcının davacı yan olarak gözlendiği;Davacı-site1 ve davacı-site2 içeriklerinin dava dilekçesinde beyan olunan ve davacı yan iştigal alanıyla uyumlu olduklarının not edildiği; resen yapılan araştırmalarında davalının Facebook ve Twitter adlı Sosyal Ağ Sağlayıcı hesaplarından başka bilgilere ulaşıldığı, davalının ... kullanıcı adı ile Twitter’da sosyal medya hesabı bulunduğu, bunun yanında twitter adresinde davalının bayzen.com.tr adresinde resmi internet sitesi olduğu bilgisi üzerine bu siteye de giriş yapıldığı, sitenin faal durumda ve burada davalı firmanın çeşitli tür ve ebatlarda çanta pazarladığı göze çarptığı, internet görselleri üzerinde yapılan incelemede ; davacının ... online satış adresinde yapılan incelemelerde ,... diye tanımlanan dışarıda yapılan aktivitelere yönelik ( surf- bisiklet ve kar aktiviteleri ) ürün yelpazesinde aktif olarak satış yaptığı ve markalarını aktif olarak kullandığının tespit edildiği, .../dakine hesabında yapılan incelemelerde, iş bu rapor için taraflarınca incelemenin yapıldığı tarihlerde 186.653 kişi tarafından beğenildiği ve 192.828  kişi tarafından takip edildiği verilerinin mevcut olduğu; sayfanın 04.05.2009 tarihinde oluşturulduğu, ayrıca markanın .../dikine, .../user/...,... hesaplarının adreslerininde belirtildiği ve  mağaza ürün ve satış fiyatlarınında sayfada yer aldığı görüldüğü, firma ile ilgili yapmış oldukları re’sen incelemelerde davalının... vs. şekilde ...’te kayıtlı dava konusu markalarını kullanımına yönelik herhangi net bir bulguya taraflarınca rastlanmadığını, açıklanan nedenlerle ... numaralı ... ibareli, ...numaralı ... ibareli ve ... başvuru numaralı ...ibareli marka tescillerinin davacının tescillerinden önce olması nedeniyle davacının davalıya ait bu markaların hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği, bununla birlikte değerlendirmelerinde delilleri ile ortaya koyulduğu üzere davalının ürün ve hizmetlerinde ayırt edici nitelikte tescilini aldığı, ürettiği çanta dahil olmak üzere mal ve hizmetlerinde ... numaralı ... ibareli,... numaralı ... ibareli ve ... başvuru numaralı ... ibareli marka tescillerini esaslı şekilde 5 yıldan uzun süredir kullanmadığı bu markaları taşıyan ürün ve hizmetlerinin bulunmadığı bu sebeple davacının SMK’nın 9.maddesine göre işbu markaların terkinini talep edebileceği \" belirtilmiştir.18/12/2021 tarihli bilirkişi  ek raporda özetle; ABD kökenli bir firma olan davacı ve markası belli ülkeler dışında (ABD, Kanada vs.) Türkiye’de bilinen tanınmış bir marka olmadığını, İlave olarak Türk Patent nezdinde ... kodlu tanınmış marka olarak bir tescili bulunmadığını, ... adlı davalıya ait olduğu iddia olunan internet adresinin İçerik Sağlayıcı gerçek veya tüzel kişilik kimliğine, işbu bilirkişilik ek raporu inceleme tarihi itibariyle umuma yayınlanan bir içeriğe rastlanmadığından, erişilemediği, web sitesinin davalı yana ait  olduğu yönünde, internet alan adı kütük kaydı verisi dışında bir olguya rastlanmamış ise de “...” uzantılı internet alan adlarının tahsisinde Hizmet Sağlayıcı uygulamasında, sadece beyana ve başvuru sırasına dayalı uluslararası internet alan adı tahsisinden farkla, tahsisi talep edilen internet alan adında geçen ibarenin talep edenle ilgisini gösteren çeşitli belgelerin talep edildiğinin bilirkişilik bilgisinde olduğundan hareketle, anılan belgelerin alan adı ... A.Ş. uhdesinde<br> olabileceğinin değerlendirildiği; web sitesinin güncel ve erişilebilen arşiv kayıtlarında içerik  yönünden iddiaları teyit edici hiçbir olguya rastlanmadığı, davalının... markasının ve ticaret ünvanının tescilinin davacıdan önce olduğu, bu sebeple davacının marka ihlali iddiasında davacı bulunamayacağı, ancak davalının Dakine markasını 5 seneden uzun bir süredir kullanmadığı sabit olmakla Türk Patent sicilinden ... başvuru numaralı ... ibareli ve... numaralı .. ibareli, ... numaralı ...ibareli marka tescillerini terkinini davacı talep edebileceği, ancak aynı durum ticaret ünvanı için geçerli olmayıp davacının davalıya ait ... Şirketi ticaret unvanının ticari sicilden terkinini talep edemeyeceği, iş bu firmanın faal durumda olduğu tespit edildiğini\" belirtmişlerdir.Ticaret Unvanının Terkini Talebinin Reddine İlişkin Yapılan Değerlendirmede;Mahkemece, Davalıya ait  marka tescillerinin davalı şirket adına SMK yürürlüğü öncesi yapıldığı, davalı şirketin SMK yürürlük tarihi öncesi unvanı kullandığı sonucuna ulaşıldığı dava tarihi itibarı ile SMK uygulanması gerek ve zorunlu ise de SMK öncesi dönemde oluşturulan ticaret unvanlarının kullanımının -markasal kullanım olmamak ve markaya tecavüz teşkil etmemek kaydıyla- sonradan yürürlüğe giren yasayla önlenemeyeceği gerekçesi ile ticaret unvanının terkinin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı şirketin ABD merkezli olduğu, ticaret unvanının ... şeklinde olduğu, Türkiye'de TPMK nezdinde 12/09/2008 başvuru tarihli 28.sınıfta ... ibareli markalarının tescilli olduğu ve spor ile ilgilenen kişilerce davacı markasının bilinir olduğunun tespit edildiği, davacı ticaret unvanı Türkiye'de tescilli değilse de Paris Sözleşmesi 8. madde gereğince korunması gerektiği, davalının 06.03.2018 tarihinde tescil ettirdiği .... Şti. şeklindeki ticaret unvanının çekirdek unsuru ile davacı unvan ve markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, davalının faaliyet alanının her türlü kadın ve erkek çantası, valiz, cüzdan, portföy kemer, ayakkabı, bot, deri, pamuk vs üretilmiş tekstil ürünleri pazarlama, ithalat, ihracat faaliyeti ile davacı internet sitelerinde yapılan bilirkişi incelemesinde tespit edilen faaliyet alanının benzer olduğu ve iltibas yaratacağı, davalı tarafça ticaret unvanının çekirdek unsuru ... ibaresinin twitter hesabında ve facebook hesabında markasal kullanıldığı anlaşılmakla davalının ticaret unvanından ... ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesinin  hatalı olduğu anlaşılmıştır.Dairemizce HMK 355. Madde gereğince kamu düzeniyle ilgili hususlarda resen yapılan incelemede; davacı tarafça davanın terditli olarak açıldığı, davacı vekilinin ilk ve asli talebinin kullanmama nedeniyle iptal davası olduğu, mahkemece iptal koşullarının oluştuğunun tespit edilerek davalı markasının iptaline karar verilmekle, 6100 Sayılı HMK 111/2 maddesi gereğince, feri talep olan hükümsüzlük talebinin incelenerek, hükümsüzlük davası yönünden gerekçeye yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, kararın gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 ve HMK 355. Madde gereğince  kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına; Davanın KABULÜ İLE; TPMK nezdinde  davalı adına ... no ile tescilli \"...\" ibareli, ... no ile tescilli \"...\" ibareli ve ... no ile tescilli \"...\" ibareli markaların kullanmama nedeniyle İPTALLERİNE, sicilden TERKİNLERİNE,\"...\" ibareli davalı adına kayıtlı alan adının TERKİNİNE,Ticaret unvanı terkini talebinin  kabulüne, davalının ticaret unvanından ... ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi  gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile,2- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/01/2022 tarih, 2020/152 E., 2022/28 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜ İLE; TPMK nezdinde  davalı adına ... no ile tescilli \"...\" ibareli,... no ile tescilli \"...\" ibareli ve ... no ile tescilli \"...\" ibareli markaların kullanmama nedeniyle İPTALLERİNE, sicilden TERKİNLERİNE,-\"...\" ibareli davalı adına kayıtlı alan adının TERKİNİNE,Ticaret unvanı terkini talebinin kabulüne, davalının Ticaret Sicilde tescilli  ticaret unvanından... ibaresinin çıkarılmasına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-Alınması gereken marka iptali davası yönünden 615,40 TL, ticaret unvanı terkini davası yönünden 615,40 TL olmak üzere toplam  1.230,80 TL harçtan, peşin yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.176,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan: 3.878,25 TL bilirkişi + posta giderinden kabul oranına göre takdiren belirlenen 3.000,00 TL ve 116,60 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.116,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre marka iptali davası yönünden  40.000,00 TL, ticaret unvan terkini davası yönünden 40.000 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 78,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 299,2‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince,kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b30e0db8f3b0cb3","SID":"9b818b49fab8d921"}}