{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...       (...)<br>ÜYE\t\t: ...       (...)<br>ÜYE\t\t: ...       (...)<br>KATİP\t: ...       (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/11/2024<br>NUMARASI\t: ...... Esas ... Karar<br><br>DAVACI \t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVALI \t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t: Tazminat (Sigorta Poliçesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 28/12/2022 tarihli dilekçesiyle; Müvekkilinin 22/05/2015 günü Konya ilinden Kadınhanı istikametine doğru ...... plaka sayılı motosikleti ile seyir halinde olduğu sırada ...... idaresindeki ...... plakalı aracın yol kenarında bulunan petrole kontrolsüzce giriş yapmak istemesi nedeniyle müvekkilinin aracın altına girmemek için manevra yapmak durumunda kaldığını bu nedenle aracın hakimiyetini kaybederek kaza geçirdiğini, kaza neticesinde başından ağır yaralandığını ve Kadınhanı Devlet Hastanesine kaldırıldığını oradan ambulans ile Konya ilinde bulunan Konya ... Hastanesine sevk edildiğini, kaza ile alakalı Sarayönü Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacı müvekkilinin kaza nedeniyle zarara uğradığını, bu nedenle şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL. Kalıcı maluliyet, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL. Geçici iş görememezlik tazminatının, 100 TL. Bakım ve bakıcı gideri tazminatının, 100 TL. Faturalandırılamayan tedavi gideri tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı şirketten alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesinde özetle; 100,00 TL olan kalıcı maluliyet tazminat taleplerini 110.146,03 TL daha artırarak 110.246,03 TL'ye (artırım PMF tablosuna göre yapılmıştır.) 100,00 TL olan geçici iş görememezlik tazminat taleplerini 1.742,86 TL. daha artırarak 1.842,86 TL'ye, 100,00 TL olan faturalandırılmayan tedavi gideri taleplerini 800,00 TL daha artırarak 900,00 TL'ye, 100,00 TL olan bakım-bakıcı gideri taleplerini 620,90 TL daha artırarak 720,90 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.<br>Davalı ... vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza tarihinin 2015 yılı olduğunu, bu tarihte yürürlükte Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri bulunduğunu, ancak başvuran tarafından dosyaya belirtilen yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilen herhangi bir maluliyet raporu sunulmadığını, dosyada davacıya ait hiç bir tedavi evrakının sunulmadığını, davacının müvekkili şirkete hiç bir evrak sunulmadan maluliyet oluştuğunu destekler bir belge sunmadan yapılan başvurunun usulsüz yapıldığının kabulü ile başvuru şartının yerine getirilmemiş olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini, kusur durumunun netleştirilmesi, denetime el verişli hüküm kurmaya yetkin bir rapor elde edilebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkil şirketin hiç bir iş göremezlik tazminatı talebinden, geçici bakıcı masrafından ve tedavi giderinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, izah edilen nedenlerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle fazlaya ve  diğer haklarını saklı tutarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ......'in %60 oranında kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin kazaya karışan ...... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre, davacının talep edebileceği Sürekli Maluliyet tazminatı tutarının 135.797,16 TL, Geçici Maluliyet tazminat tutarının 1.842,86 TL, İyileşme Sürecindeki Bakıcı Gideri maddi zararının 720,90 TL, Kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 900 TL olduğu sonucuna varıldığından, belirtilen tutarlar üzerinden, davacının talebi ile bağlı kalınarak, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 05/12/2022 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;<br>2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, \"zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\"<br>6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, \"özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.\"<br> Yargıtay 4. HD’nin 29/09/2021 gün ve 2021/14429 E. 2021/5729 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, \"Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.\"<br>Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 05/12/2022 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. <br>  6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.\" şeklinde davanın kabulü ile; 22/05/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 110.246,03 TL  sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 1.842,86 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 720,90 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 900 TL  tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 113.709,79TL maddi tazminatın davalı ... şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık ile sağlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, 27.11.2022’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ... AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tespit edilen kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, kusur hususunda açık bir çelişkinin mevcut olduğunu, maluliyete ilişkin rapor düzenleme yetkisinin ATK 3. İhtisas Kuruluna ait olduğunu, bu nedenle dosyanın maluliyet tespiti için bu kuruma gönderilmesi gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, hastanede kaldığı günlerin tespit edilerek bakıcı gideri hesaplamasından düşürülmesi gerektiğini, hükmedilen faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, hesaplama raporunda TRH yöntemi ile %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiğini, ayrıca hesaplamaya ilişkin olarak SEDDK'dan görüş sorulması gerektiğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br> Davalı vekillerinin maluliyet raporuna ve aktüerya raporuna ilişkin istinaf itirazları yönünden;<br>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur.<br> Bu belirlemenin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre ,haksız fiil tarihi  11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,01.06.2015 tarihinden sonra ise, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının A.5 maddesinin (c) bendi ikinci paragrafındaki \"Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınır\" hükmü gereğince  30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik  hükümlerine  uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde  haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme  yapılması gerekmemktedir<br>Yine 17. HD nin kökleşmiş içtihatları gereği  Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan alınmasının yeterli olduğu, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden alınma zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır<br>\tNitekim Yargıtay 17 HD nin  2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas  2019/6853 karar sayılı ilamları   <br>Bu halde poliçe başlangıç tarihinin 01/06/2015 tarihinden önce 17/03/2015 tarihli olmasına göre yeni genel şartların uygulanmasının mümkün bulunmamasına Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen bilirkişi  rapora göre karar verilmesine usule aykırılık bulunmamasına, kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlanması yeterli olup ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulunup getirilmesi şart olmamasına, Hiç bir belge sunulmasa bile ,hakimin görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlü olmasına bu kapsamda düzenlenen raporun ve buradaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olmasına, yine poliçe başlangıç tarihi dikkate alınarak  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas, 1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, kaza tarihine göre Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılmasına ve buna göre alınan aktüerya raporunun hükme esas alınmasının doğru olmasına göre tüm itirazlar yersizdir.<br>Davalı vekilinin kabul edilen bakıcı gideninin teminat kapsamı dışında olduğuna ve bu nedenle bu alacak kalemlerinin kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna   ilişkin yapılan istinaf incelemesinde;<br>Güvence Hesabı'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve Hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir.<br>Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca,  Hesaba; \"Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için\" başvurulabilecek, bu kapsamda faturasız tedavi giderlerinin, iş göremezlik tazminatlarının ve bakıcı giderleri Güvence Hesabından istenebilecektir. (Bkz. YARGITAY 17. Hukuk Dairesinin 2015/13686 ESAS, 2018/7051 KARAR; aynı daire 2016/8454 ESAS, 2018/11742 KARAR sayılı ilamları)<br>01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin \"Sağlık Giderleri teminatı\" başlıklı (b) maddesinde \" Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir\" hükmü gereği söz konusu zarardan davalı taraf sorumlu olmadığını iddia etmekteyse de Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın  işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi ve dolayısyla Güvence Hesabı zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin ve dolayısıyla Güvence Hesabının, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sorumlulukları devam etmektedir. <br>\t2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları  nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", kanunun geçici 1.maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet  bedelleri  için  bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği\" öngörülmüştür.\t<br>Sigorta şirketinin sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden ,güvence hesabının,sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.<br>Genel olarak sağlık hizmeti giderleri, fatura ile ispat edilmelidir. Ancak bazı giderlerin belge ile ispatlanması zordur. Biz bunlara faturalandırılmayan giderler olarak adlandırıyoruz. Örneğin yol giderleri gibi. Bu gibi giderler için hakimin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddedilmesi doğru değildir. Çünkü TBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir. Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlaması yeterli olup, ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulup getirmesi şart değildir. Hiçbir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK.26.04.1995, E. 1995/11-122 K.1995/430)<br>01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin \"Sağlık Giderleri teminatı\" başlıklı (b) maddesinde \" Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.\" ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,<br>1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, <br>2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,<br>3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,<br>Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.<br>Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. <br>Bu düzenleme gereği  ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; <br>1-Bakıcı giderleri<br>2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)<br>3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.<br>Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. <br>Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)<br> ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR<br>Bu halde davalı vekillerinin    istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Davalı  vekilinin faiz başlangıcının yanlış belirlendiği istinaf itirazları yönünden,<br> Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. <br>Davalının  sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün  davalının temerrüde düştüğü kabul edilir.<br>  Davacının dava açmadan önce davalıya  başvuruda bulunduğu ve temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmakla itiraz yersizdir<br>Kusura itiraz<br>Kaza tespit tutanağında tüm kusur davalıya atfedilmiş<br>Tarafların Yüzdesel Kusur durumunun tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış raporda özetle; Davacı sürücü ...’nın %60 (yüzde altmış) oranında  kusurlu olduğu, Sürücü ......'in %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir raporu mahkememize sunmuşlardır.<br>Sarayönü Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında yer alan kaza tespiti tutanağı ve dosyada alınan Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, dosya mahkememizce Fen Heyetine gönderilerek bilirkişilerden rapor talep edilmiş, bilirkişiler raporda özetle; ...... plaka Sayılı araç ( motosiklet ) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %40 ( Yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, ...... plaka sayılı araç( Kamyonet) sürücüsü ......; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53/a, 84/f maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %60 ( Yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı görülmekle çelişki giderilmiş olup itiraz yersizdir.<br>\t Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br> Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davalı tarafça alınması gereken 7.767,51 TL harçtan peşin alınan 1.942,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.824,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025<br><br>\t\t\t\t<br>        ...          ...        ...       ...<br>            Başkan\t       Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\t\t  Katip<br>             ...\t\t ...\t             ...\t  ...<br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e67fc0cfa879344a","SID":"8084143303c93ed8"}}