{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1494 <br>KARAR NO:2025/466<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:04/04/2022<br>NUMARASI:2021/367 Esas - 2022/219 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde;26/03/2011 tarihinde  dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracı ile  seyir halinde iken maliki ... olan, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol arka kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı araçta bulunan ...'ın öldüğünü, ..., ..., ...ve ...'ün ise yaralandıklarını, kaza sonucu tutulan tespit tutanağına göre dava dışı sürücü ...'un asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise Karayolları Trafik kanunu 52-1a araçlarını hızlarını kavşaklara yaklaşırken azaltmamaktan dolayı kusurlu bulunduğunu, kazadan sonra yaralı ...'ün 30.07.2012 tarihinde vekilleri aracılığıyla davacı şirkete başvurarak maluliyet tazminatı talep ettiğini, davacıdan maluliyet tazminatı alan ...'ün ödenen tazminat miktarını yeterli bulmayarak İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/714 Esas sayılı dosyasıyla tazminat davası açtığını ve 2015/312 karar sayılı kararı ile ödenene kısmın mahsubu ile 32.212,13 TL tazminatın ödenmesine karar verildiğini, kararın ... sayılı dosyasıyla ... vekilince icraya konulduğunu, kararın Yargıtay'ca onanması akabinde dosya borcunun 64.057,46 TL olarak davacı kurumca 18.06.2019 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, davalı sigorta şirketinden 3.şahıs ... için ödenen maluliyet tazminatının yasa ve yönetmelik gereği talep edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığı için ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, dosyanın davalı şirketin yerleşim yeri olan yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, Erzincan 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/219 esas sayılı dosyasının eldeki dava bakımından bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafından yapılan ödemeye dayanak teşkil eden davanın reddine karar verildiğini, aleyhine hüküm bulunmamasına rağmen ödeme yapan davacının rücuen tahsil talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı Güvence Hesabı'nın davalı şirkete rücu hakkı olduğu düşünülecek olsa dahi davalı şirketin sorumluluğunun 32.212,13 TL asıl alacak miktarı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından ödeme yapılmadan önce aracın kaza tarihi itibarı ile geçerli zorunlu mali mesuliyet trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tramer aracılığı ile tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğunun asıl alacak ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Davanın kabulü ile, ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararlarının \"gerekçeli\" olması ilkesine aykırı şekilde hüküm tesis edildiğini, HMK'nın 266.maddesi gereğince açık yasa hükmüne açıkça aykırılık teşkil eden, yetki aşımı yapılmak suretiyle hukuki değerlendirme içeren bilirkişi raporu Yerel Mahkemece hükme esas alınarak hüküm tesis edildiğini, davacı Güvence Hesabı tarafından ödeme yapılan icra dosyası alacaklısına karşı istirdat davası açılması gerekirken müvekkili şirkete açılan dava haksız olup hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının haksız olup kararın kaldırılması gerektiğini, davacı Güvence Hesabı tarafından lehine dava reddedilmiş olması nedeniyle borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan Güvence Hesabı'nın icra dosyası alacaklısına karşı istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemesi gerekirken müvekkili şirket aleyhine dava açması haksız olup hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı Güvence Hesabı tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen davanın müvekkil şirkete ihbarı gerekirken yapılmayarak davalı müvekkili şirketin savunma hakkı engellendiğini, müvekkili şirket, davaya müdahil olamadığından gerekli savunmaları yapamadığını, müvekkili şirketin savunma hakkının engellenmesinin yanı sıra, davacı Güvence Hesabı tarafından zararın da artmasına neden olunduğunu, davacı Güvence Hesabı zararın artmasına kendi neden olmuş olduğundan müvekkili şirketin anılan faiz yönünden herhangi bir sorumluluğunun olmadığının kabulü gerektiğini bu nedenle kararın kaldırılmasını gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.İİK'nın 40. maddesine göre \"Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.\" hüküm altına alınmıştır.İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/714 esas sayılı dosyasında davacının ... tarafından  davalı Güvence  Hesabı hakkında  14/02/2013 tarihinde açılan tazminat davasının 26/05/2015 tarihinde davanın kabulü ile 32.212,13 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, hükmün davalı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2018/6417 Esas- 2019/1347 Karar sayılı 12/02/2019 tarihli ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2019/3991 Esas - 2019/8875 Karar sayılı 03/10/2019 tarihli ilamı ile kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın 08/03/2011-08/03/2012 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile ... A.Ş. tarafından sigortalı olup aracın satımı sebebi ile iptal edildiği, zeyilname tarihi 29/03/2011 tarihinden itibaren 15 gün süre ile ... A.Ş.'nin sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla onama kararının kısmen kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama sonunda verilen 15/09/2020 tarih,2020/343 Esas ve 2020/327 Karar sayılı  karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin 02/12/2021 tarih 2021/2111 Esas ve 2021/9620 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/714 Esas sayılı dosyası karar ilamı dosya davacısı tarafından ... sayılı dosya ile takibe konulmuş olup  dosya borcu 64.057,46 TL'nin 18/06/2019 tarihinde ödenmiştir. ... sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 64.057,46 TL asıl alacak, 8.055,44 TL faiz olmak üzere toplam 72.122,90 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta  ... plaka sayılı aracın 08/03/2011-08/03/2012 vadeli ZMMS ile ... A.Ş.'ye sigortalı olduğu, poliçe vade tarihleri kapsamında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle yaralanan  3.kişi  ... tarafından poliçe bulunduğu halde davalı Güvence Hesabı aleyhine açılan İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/714 Esas sayılı davanın kabulüne karar verildiği, işbu kararın  ... vekilince ... sayılı dosyasıyla  icra takibe konulmasına üzerine ilamda davalı olan Güvence Hesabı tarafından takip dosyasına ödeme yapıldığı ancak sonrasına hükmün Yargıtayca bozulması ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.  Hükmün Yargıtay tarafından bozulması ve bozma ilamı sonrasında  davanın reddine karar verilmesi ve kararında kesinleşmesi ile  Güvence Hesabı'nın  hiç  borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ettiğinden İİK'nın 40. maddesi gereğince ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olacağından  açılan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2019/5739  E. ve 2020/4440  K. sayılı kararı) Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1- Davanın REDDİNE,2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40  TL karar  harcından peşin alınan 870,95 TL  harçtan  mahsubu ile bakiye  harcın davacıya iadesine, 3-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen miktar itibariyle AAÜT uyarınca 30.000,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6 Dosyada kullanılmayan  gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı  tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de8a269e84017850","SID":"bdae18a424216ba9"}}