{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/379 <br>KARAR NO: 2025/300<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/325 Esas (Derdest dosya) <br>TARİHİ: 24/12/2025<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/03/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-birleşen davalı vekillerinin 18/12/2024 tarihli duruşma beyanlarında özetle; dava dilekçesini ve cevaba cevap dilekçesi ve birleşen davadaki tüm yazılı beyanlarını tekrar ettiklerini, öncelikle birleşen davanın usul yönünden reddine karar verilsin, aynı zamanda birleşen dava bakımından sunulan son tutanağın sahteliği ile ilgili soruşturmamız mevcuttur, birleşen dava dilekçesinin ekinde sunulan son tutanak pdf olarak, asıl olmayan evrak olduğunu, HMK 139 maddesi gereği davalı-birleşen davacı vekilinin delil dilekçesine karşı muvafakat etmediklerini, delil dilekçelerinin inceleme dışı bırakılmasını talep ettiklerini, yine HMK 140/5 gereği o delillere dayanmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı-birleşen davacı vekili cevap dilekçesi sunmadığını, taraflarına verilen sürelerde dilekçeleri sunduklarını, delillerin toplanılması gerektiğini, taraflarına elden takip yetkisi verilmesini talep ettiklerini, gelecek gelce delil dilekçesinde dayandıkları tanıklarımızın dinlenilmesini, ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, işin teslim edildiğini ispat ettiklerini, davalı tarafın yapmış olduğu beyanlarının müvekkilin alacağını geciktirmeye yönelik olduğunu, ihtiyati haczin teminatsız olarak verilmesini talep ettiklerini, bu talebimiz kabul görmez ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı-birleşen davacı vekillerinin 18/12/2024 tarihli duruşma beyanlarında özetle; cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi ve birleşen davadaki tüm yazılı beyanlarını tekrar ettiklerini, karşı taraf vekilinin belirttiği beyanlarını süresi içerisinde sunduklarını, sonradan eklenen bir delilimiz bulunmadığını, karşı tarafın itirazlarını kabul etmediklerini, delil tespiti talebimiz ayıpların tespitine yönelik olduğunu, fabrika devreye alınmadığını, havalandırma kanalları standarta uygun olmadığını, temel sebep havalandırma kanallarının işlevini yerine getirememesi olduğunu, devriye alma testleri sahte olduğunu, altındaki imzalar yüklenici ve taşeron imzası olduğunu, ödemeler yapıldığını, ödemelerden kalan fazladan ödenen 354.000,00 Euro olduğunu, 14/04/2022 tarihli tutanak ile yüklenicinin kabul ettiği eksiklikler olduğunu, faturanın sahte ve düzmece olduğunu, asıl davada teslim edilmeyen projelerden dolayı ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu, projelerin teslim edilmediğinin açık olduğunu, havalandırma kanallarına ilişkin ... firması tarafından ölçümün yapıldığını, karşı tarafın herhangi bir itirazı ya da beyanı olmadığını, lüzumsuz delillerin de celbine muvafakat etmediklerini talep etmiştir. Birleşen dosya davalı EMS vekilinin 18/12/2024 tarihli duruşma beyanlarında özetle; cevap dilekçesini tekrar ettiklerini, müvekkilin üstlendiği otomasyon sistemi çalışır şekilde teslim edildiğini, yaptığı hizmetlerin bedeli kendisine ödenmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 24/12/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Davacı birleşen davalı vekili ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine ara kararı istinaf etmiştir. Mahkemece verilen 24/12/2024 tarihli ara kararında dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi ve İİK.nun madde 257 vd. maddelerdeki şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davacı birleşen dosya davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih ve 2023/325 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec5a4641636377d9","SID":"0369bf256df8f901"}}