{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1432 <br>KARAR NO:2025/412<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:15/12/2021<br>NUMARASI:2018/768 Esas - 2021/1166 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;27.04.2018 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazasında, ... Şti. adına kayıtlı olan ve kaza anında davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, Zeytinburnu ilçesi D-100 transit yolunda maktulün arkadaşı olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arızalanması nedeniyle yolun taralı alanında durma halindeyken, maktul ... bu araçtan inerek yaya halde aracın yanında bulunduğu sırada davalı ... (... plakalı araç sürücüsü) maktule çarptığını ve maktul kaza nedeniyle yaşamını yitirdiğini, çocuklarını ve abilerini kaybeden müvekkillerinin hem maddi hem de manevi olarak büyük yıkıma uğradıklarını, maktul Okan Üniversitesi Pilotaj Bölümü mezunu olduğunu, vefat ettiğinde pilot adayı olarak Türk Hava Yollarına başvurmuş ve çalışmaya başlaması için kabul edildiğini, yaşasaydı mesleği pilotluk olacağından tazminatların pilot maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğini, davalılardan ... A.Ş.'ye yapılan başvuru sonucunda, hasar dosyasının açıldığını ve asgari ücretten hesaplama ile 99.907,00-TL tazminat ödemesinin yapıldığını ancak tazminatların pilot maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek  fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak ve HMK'nın 107. maddesine göre şimdilik ... için 10.000,00-TL,... için 10.000,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 20.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, maktulün babası... için 120.000,00-TL, maktulün annesi ... için 120.000,00-TL, maktulün kardeşleri ...  için 30.000,00- TL, ... için 30.000,00-TL olmak üzere 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı sigorta şirketi hariç) alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve  ... Şti şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar dava dilekçesinde trafik kazası tespit tutanağında davalı ...'in kusurlu olduğu belirtilmiş ise de aynı tespit tutanağı ve kazaya ilişkin devam etmekte olan Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/562 esas sayılı dosyası incelendiğinde müvekkili ...'in asli ve tam kusurlu olmadığını, maktul ...'in ve maktulün içinde bulunduğu aracın sürücüsü ...'un da kusurunun bulunduğunu, davacı yanın fazlaya dair istekleri haksız ve maktulün ölümünün yegane sebebi gördükleri müvekkilinden bir anlamda intikam alma amacı taşıdığını, davaya konu kazaya ilişkin ceza kovuşturması devam ettiğini, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadığını, tarafların kusurlarının belirlenmediğini, öncelikli olarak kusur oranlarının hesaplanması ve kazaya ilişkin bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini, bu nedenle dava konusu tazminat ödemesinin davalı sigorta şirketince yapılmış olması dikkate alınarak davanın  reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davacı yana 01.08.2018 tarihinde 14.888,00-TL ödeme yapıldığını, davacı yana dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapılmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer taraftan her durumda hesaplanacak tazminat tutarından müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme güncelleme yapılarak indirilmesi gerektiğini, her durumda müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; Davacılar ... ve ... için toplam 2.296.385,56 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... A.Ş. yönünden (bakiye sigorta limiti olan 260.093,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) ve temerrüt tarihi olan 01.08.2018 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... Ltd. Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; Davacılar ... için 60.000,00-TL  ... için 60.000,00-TL ... için 20.000,00TL, ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam160.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar ve davalılardan ... A.Ş., ... ve ... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 20.04.2021 tarihli ek raporda, ...-...yazısına istinaden bir pilotun 2018 yılında alabileceği asgari ücret olan 14.000,00-TL üzerinden hesaplama yapıldığını, kredili uçuş ve kıdeme göre artış oranları hesaplanmadığını, ...-... tarafından gönderilen 05.01.2021 tarihli yazıda örgütlü oldukları ... şirketinde kaptan pilot olarak görev yapan çalışanın aylara göre yapmış oldukları uçuş saatleri, buna bağlı olarak aldıkları uçuş tazminatları ve harcırahlar belli olmadığından verilen ücretin değiştiğini, 70 saat uçuş yapan dikkate alınarak aylık taban 35.000,00 TL  ve  tavan 65.000,00 TL arası olacağı bildirildiğini, ...-... Sendikasının 19.01.2019 tarihli yazısında aslında minimum ücretin 20.000,00-TL olduğu belirtildiğini,  müteveffanın hesaba esas alınan ücret hatalı olduğunu,  tazminatın TRH 2010 Tablosuna ve progresif rant yöntemine (%0 faiz) göre hesaplanması  gerektiğini ayrıca 2. seçeneğe göre karar verilmesi gerektiğini, zaten makul miktarda manevi tazminat talep edildiğini, buna rağmen, manevi tazminat kararının düşük olduğunu, mahkeme tarafından yasal faize hükmedilmiş ise de, ticari aracın neden olduğu trafik kazasında zarar gören ticari faiz talep edilebildiğinden, bu yönde de itiraz edildiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı  ... ve ... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına ilişkin görülen hukuk davasında, ceza yargılamasına ait farklı kusur tespiti içeren raporlar bulunduğunu, buna rağmen yeniden kusur incelemesi yapılmamasının ise tazminatın takdiri açısından hakkaniyete uygun düşmediğini, davacı ...'in lisans mezunu olduğunu, davacı ...'in doktor olduğunu, aylık gelirinin 5.000-10.000 TL arasında olduğunu, eşi ve iki çocuğuyla birlikte ikamet ettiğini, ...'nda 1 evi, bir miktar arsası, ...de 1 dairesi ve ... marka arabasının olduğunun belirtildiğini, yerel mahkemece yapılan yargılamada desteklik ilişkisinin varlığı kabul edilerek bir hüküm tesis edilmişse de, destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tuttuğunu, ... tarafından verilen cevapta başvuru sürecini tamamlayan adayların Kasım 2018'de işe başlayacağı belirtildiğini, ...'nun pilot ihtiyacı bulunmaması nedeniyle protokol kapsamında seçim sürecini tamamlayan adayların istihdamı yapılmadan süreçlerin olumsuz sonuçlandırıldığını, müteveffa ...'in Kasım 2018'de işe başlayacağı düşünülerek maddi tazminat hesaplanması ve bu rapora göre tazminata hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiğini, eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, müteveffa ...'in, ...'da pilot olarak istihdam edilmediğini, sadece başvuruda bulunduğunu, başvuru süreci dahi tamamlanmamışken, hatta süreci tamamlasa bile ... tarafından istihdam edilmeden sürecin sonlandırılacağı belirtilmişken, kasım 2018'de işe başladığı farz edilerek hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinafa konu yerel mahkeme kararında, müvekkili şirket yönünden poliçe limiti ile sınırlı karar verildiğini, olmasına rağmen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluk sınırlandırılmadığını, müvekkilinin hatalı olarak tüm ferilerden sorumlu tutulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmeler ile tazminat bedeli belirlendiğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda müteveffanın ... Üniversitesi pilotaj bölümü mezunu olduğu belirtildiğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini, hükmedilen asıl alacağa işletilecek faiz temerrüt tarihinden değil, davacının ıslah tarihinden başlatılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu kurulan hükmün bozulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut uyuşmazlıkta 27.04.2018 günü saat 23:20 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Bakırköy istikametinden Ankara istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının sağ ön köşe ve sağ yan ön kısımları ile seyir istikametine göre sağ tarafında Zeytinburnu ayrımlarında anayol ile servis yolu arasındaki taralı ofset alandaki refüj başında müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile duraklayıp aracından indikten sonra aracının sol arka kısmında yolcu konumunda olan müteveffa ...'in de araçtan inmesinden sonra ... plakalı otomobilin sol arka çamurluk ve sol arka kapı kısımlarına ve müteveffa yaya ...'e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/90 Esas-2022/150 Karar sayılı dosya kapsamında ATK Trafik İhtisas Dairesi'den alınan bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'in %100  kusurlu olduğu  belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 2022/1540 Esas ve 2022/4201 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472; HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları)  6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk Mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin \"hukuka aykırılığını\" ve \"illiyet bağının varlığını\" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.Ceza mahkemesince hükme esas alınan kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde   İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen ve kesinleşen maddi olgulara göre (... meydana gelen bu kazanın oluşumunda sanığın kusur durumunun tartışma konusu yapıldığı anlaşılmakla, sanığın, olay mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen trafik teknik bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere kazanın oluşumunda KTK Md 56/1-a (Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri, işaret vermeden şerit değiştirmeleri yasaktır.), Md 56/1-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) ve Md 84/f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) kurallarını ihlal etmek suretiyle asli kusurlu olduğunun saptandığı, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapora göre de sanığın asli kusurlu olduğunun saptandığı, olayın oluş şekline ilişkin kazadan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağından, teknik bilirkişi tarafından hazırlanan krokiden ve müşteki ... ile tanık ... beyanlarından (kaza mahalline toplananların sanığın makas atarak geldiğini söylediklerine ilişkin beyanları) sanığın makas atmak suretiyle bu kazaya sebebiyet verdiği, taralı alanda yer alan aracın sol arka kısmına çarpılmış olmasının yakın mesafede ani manevranın etkisiyle gerçekleşebilecek nitelikte bir eylem olduğu, makas atma eyleminin ise bilinçli taksir olarak kabulünün gerektiği sonucuna ulaşılmakla sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu asli kusurlu olarak bilinçli taksirle işlediği....) kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından kusur raporu alınmadan karar verilmesinde isabetsizlik  görülmemiştir.Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Somut olayda; maddi tazminat talep eden davacılar ... ile ... ölen çocuğun anne ve babasıdır.Çocuğun ölmeyip yaşaması halinde, ileride anne ve babasına mali olarak ve bu mümkün olmasa bile hizmet ederek ve bakımlarını sağlayarak destek olacağı aşikar olduğundan bu yöne değinen istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2019/370  E. ve 2019/2705 K. sayılı kararı). Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi   tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.Desteğin ve malul kalanın  kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın  gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir.Davacılar vekili desteğin  ... Üniversitesi Pilotaj Bölümü mezunu olduğunu, vefat ettiğinde pilot adayı olarak Türk Hava Yollarına başvurmuş ve çalışmaya başlaması için kabul edildiğini, yaşasaydı mesleği pilotluk olacağından tazminatların pilot maaşı üzerinden hesaplanması gerekmekte olduğunu beyan etmişlerdir. Mahkemece  bu yönde araştırma yapılarak desteğin ... ve ... Üniversitesi arasında tanzim edilen Teorik ve Uçuş Eğitim Protokolü kapsamında 13.04.2018 tarihinde pilot olarak başvuru yaptığı tespit edilmiş, sendikalara müzekkere yazılarak muhtemel ücret tespitleri yaptırılmıştır. Toplanan deliller çerçevesinde desteğin muhtemel gelirinin emsal ücret araştırmaları çerçevesinde 14.000,00 TL kabul edilerek tazminat hesabı yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosya kapsamından hükme esas alınan 26/04/202021 ek bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalılar  ... ve ... Ltd. Şti. vekiline  HMK'nın 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile 11/05/2021 tarihinde ayrı ayrı tebliğ edildiği halde davalıların süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde bilirkişi raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden bilirkişi raporunda ki hesaplamaya ilişkin( askerlik süresi, evlenme yaşına, pay dağılımına ) istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı Sigorta şirketine trafik sigortalı  aracın  ruhsat bilgilerine göre kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren sigortalı araç, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle  davalı sigorta şirketi vekilinin ıslah tarihinden faiz başlatılmasına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"...\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle 26/04/2021 tarihli aktüerya raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplamanın yapıldığı  2. seçeneğe göre belirlenen toplam 2.856.899,95 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir.  Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara göre harç, vekalet ücretinden ve  yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre de yargılama giderinden sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece hükmedilen tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutmasına rağmen yargılama, harç ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması doğru olmamıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi  tazminat miktarlarının düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda  takdiren davacı ... için 120.000,00-TL  ... için 120.000,00-TL  ... için 30.000,00TL, ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL  manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenle; Davalı  ... ve ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunu HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince reddine, davacılar vekili ile davalı... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince,İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-  Davalı  ... ve ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunu HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince reddine, Davacılar vekili ile davalı  ... A.Ş. vekili vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: A) Maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile ;1- Davacılar ... ve ... için toplam 2.856.899,95TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... A.Ş. yönünden bakiye sigorta limiti olan 260.093,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve temerrüt tarihi olan 01.08.2018 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, B) Manevi tazminata ilişkin davanın  kabulü ile; 1-Davacılar ... için 120.000,00-TL ... için 120.000,00-TL, ... için 30.000,00TL, ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam  300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara belirtilen miktarlarda ayrı ayrı  verilmesine,C-Alınması gereken 215.647,83 TL karar harcından peşin alınan 1.092,96 TL ve 9.689,45 TL ıslah harcının mahsubu ile 204.865,42 TL 'nin davalılardan (davalı ... A.Ş.  17.766,95 TL ile sınırlı sorumlu  olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,D-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen 280.845,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş. yönünden 41.014,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen  alınıp davacılara verilmesine, E-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen 47.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,F-Davacılar tarafından yapılan 1.092,96 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı, 9.689,45 TL ıslah harcı, 1.668,35 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 12.486,66 TL'nin davalılardan (davalı ... A.Ş.,  1.136,78 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla)  müşterek ve müteselsilen  alınıp davacılara verilmesine,I-Kullanılmayan yargılama gider avansı konusunda  HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra karar verilmesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-a-)Davacılar ile davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 167.795,69 TL harçtan peşin alınan 41.949,00 TL harcın mahsubu ile bakiye  125.846,69 TL harcın davalılar  ... ve ... Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,2-a-)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 202,20 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, b-)İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 6,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, c-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler  ... ve... Şti. üzerinde bırakılmasına,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4- İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b0b9471e25871b9","SID":"5a40f6546f2cf4ed"}}