{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/1669 <br>KARAR NO: 2025/278<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2015/1046 Esas, 2020/673 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/03/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: taraflar arasında 23.05.2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, söz konusu sözleşmeye ek olarak 06.06.2014 ve 24.12.2014 tarihinde akdedilen iki ek protokol yapıldığını, söz konusu sözleşme ve protokeller gereği davacı şirketin (davalı şirketin yapımını üstlendiği) \"Adalet Bakanlığı Ek Bina (Eski HSK Binası) Yapım İşi\" işi projesinde yer alacak asansörlerin temini montajı ve çalışır vaziyete getirme işini toplam 439.500 USD+KDV bedel karşışığında üstlendiğini, davacı şirketin söz konusu asansörlerin motajını tamamladığını ve sözleşme şartlarına uygun çalışır vaziyette 23.03.2015 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini, halihazırda söz konusu asansörlerin 12.05.2015 tarihli periyodik bakım ve servis hizmetleri sözleşmesi kapsamında bilfiil 6 aydır kullanıldığını, idare ile geçici kabul sürecinin tamamlandığını buna yönelik evrakların dava sürecinde temin edileceğini, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davacının davalıya 10.09.2015 tarih 95.000 USD tutarlı 10.09.2015 tarihine kadar geçerli bir adet kesin teminat mektubunun verildiğini, davalının herhangi bir sebep ileri sürmeden talep ettiği süre uzatım talebini karşılamak üzere teminat mektubunun süresinin 29.04.2016 tarihine kadar uzatıldığını, davacının davalıdan 56.091,97 USD bakiye alacağı kaldığını, davalının söz konusu bakiyeyi ödememek için çeşitli bahaneler ileri sürerek teminat mektubunun paraya çevirileceği hususunun koz olarak kullandığını, davacı şirketin uluslararası itibarlı bir şirket olduğunu, alınan teminatın paraya çevrilme hususunun şirketin itibarını zedeleyeceğini, yapılan sözleşmenin 5. maddesi gereği sözleşme bedelinin 28.02.2015 tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, iş bu dava kapsamındaki alacak talebinin sözleşme bedeline istinaden bakiye alacağın ödenmesine yönelik oluğunu iddia ederek, 10.06.2014 tarihli ... numaralı teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını, bakiye 56.091,97 USD alacağın dava tarihi itibariyle TCMB tarafından kamu bankalarınca yabancı para alacağına uygulanan tevdiat azami faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini arz ve talep edilmiştir. Davalı vekili:  davacı tarafın iddia ve taleplerinin soyut ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme ve iki ek protokol kapsamında \"Adalet Bakanlığı Ek Bina (Eski HSK Binası) Yapım İşi\" ne ilişkin 6 adet asansörün komple yaptırılması işi olduğunu, sözleşmede işin 30.09.2014 tarihinde tamamlanacağının yer aldığını, davacıya 15.06.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığını, bu duruma göre işin bu tarihten itibaren en geç 30.09.2014 tarihinde bitirilmesi gerektiğini, sözleşmeye göre 15.08.2014 tarihinde gelmesi gereken 6 adet asansör 142 gün sonra ancak 03.01.2015 tarihinde gümrüğe getirilerek tamamlandığını, işin fiilen bitim tarihinin 30.09.2014 tarihi olduğunu ve taahhüt edilen tarihte tamamlanamadığını, asansörlerin ruhsatlarının henüz alınmamış olmasına rağmen idareye 30.09.2014 tarihinde teslim edilmesi gereken 6 adet asansör 225 gün sonra kısmi olarak 12.05.2015 tarihinde \"periyodik bakım ve servis hiz. sözleşmesi\" yapılarak işletilmeye başlatıldığını; davacının taahhüdünde bulunan tekli asansörün halen devreye alınmadığını, bu konunun Kadıköy ... Noterliğinden 20.112015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtar edildiğini, işin bitimi ve teslimin uzaması nedeniyle kesin teminat mektubunun süresinin uzatılmasına ilişkin davacı Kadıköy ... Noterliğinden 27.08.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtar edildiğini, sözleşmenin \"işin kabulü\" başlıklı 8. maddesi uyarınca resmi kabül işlemlerinin tamamlanmadığını, sözleşmenin \"gecikme ve cezalar\" başlıklı 9. maddesi uyarınca sözleşmede belirtilen sürede veya sözleşmeye göre kabul edilen süre uzatımı sonunda tamamlanmadığı takdirde her gün için sözleşme bedelinin %0,5 (binde 5'i) tutarında kesin gecikme cezası ödeneceğinin belirtildiğini, gecikmeye ilişkin davacıya 129.538,26 TL tutarına e-fatura düzenlendiğini, davacının haksız ve mesnetsiz olarak faturayı kabul etmediğini, resmi kabül işlemlerinin tamamlanmadığını, yapılan açıklamalar ve dosyaya sunulan deliller değerlendirildiğinde iddia edildiği gibi alacağın 28.02.2015 tarihinde muaccel hale gelmediğini, davacının sözleşme kapsamındaki tüm taahhütlerini yerine getirmediğinden bakiye alacak iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, cevaben ifade ederek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili birleşen davada davalıyla 6 adet asansörün komple yaptırılmasıyla ilgili olarak 23/05/2014 tarihli sözleşme ile 06/06/2014 ve 24/12/2014 tarihlerinde yapılan 2 adet ek protokol bulunduğunu sözleşmeye göre müvekkil şirketin işveren, davalı şirketin ise yüklenici olduğunu, sözleşme gereğince  işin en geç 30/09/2014 tarihinde bitirilmesi gerektiği ancak işin bu tarihte tamamlanamadığını sözleşmenin 9. Maddesinde gecikme ve cezalar başlığıyla düzenleme bulunduğunu, gecikme cezasıyla ilgili olarak müvekkil şirketin davalı firmaya 129.538,26 TL bedelli E fatura düzenlediğini ancak davalının haksız olarak faturaya itiraz ettiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 44.840,00 USD gecikme cezasının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, davacının edimlerini yerine getirmemesinin müvekkilinin sorumluluğunda olan edimlerin ifasına etkileyici ve önleyici nitelikte olduğunu, sözleşmeye göre davacının asansör kuyularını zamanında ve montaja uygun olarak teslim etmesi gerekirken kuyu tesliminin 01/12/2014 ve 05/02/2015 tarihlerinde yapıldığını, davacının taahhüt ettiği ödemeleri zamanında yerine getirmediği ve müvekkil şirketin 56.091,97 USD bakiye alacağını ödemediğini bu nedenle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1046 E sayılı dosyasıyla davacı şirket aleyhine dava açtıklarını bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini  talep ettiği görülmüştür. Mahkemece; Davacı ile davalı arasında Adalet Bakanlığı Ek bina (eski HSK binası) projesinde kullanılmak üzere asansörlerin montaj ve çalışır vaziyette yerine getirilmesine ilişkin olarak 23/05/2014 tarihili sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeye ek olarak 06/06/2014 ve 24/12/2014 tarihli iki ek protokol yapıldığı. Sözleşme bedelinin 430.500 USD KDV olarak belirlendiği, sözleşme gereğince işler 30/09/2014 tarihinde tamamlanacağı, davacı tarafından 23/03/2015 tarihinde işin teslim edildiği ve bu tutanağa göre asansörlerin arızalı olduğuna dair ve cezai şarta ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı, işin ayıplı yapıldığına dair taraflar arasında bir anlaşmazlığın bulunmadığı, tarafların tacir oldukları, tarafların ticari kayıtları üzerinde bilirkişi heyetince yapılan incelemeye göre her iki tarafın birbirini onaylayan asıl davada davacının davalıdan 56.091,97 USD alacaklı olduğunun belirlendiği bu bedel itibariyle asıl davanın reddini, davalının karşı davası üzerinde yapılan incelemede, TBK 179/2 e göre dava konusu cezai şart ifaya ekli cezai şart olmakla birlikte, sözleşme konusu asansörler teslim alınırken cezayı şartı isteme hakkının saklı tutulması gerektiği, 23/03/2015 tarihli teslim tutanağında bir ihtirazi kayıta rastlanılmadığı, yine 20/11/2015 tarihli ihtarnamede cezai şarta ilişkin hakkının saklı tutulduğu belirtilmediği, davacı tarafından teslim alındığı ve davacının zilyetliğinde olduğu konusunda uyuşmazlık bulanmayan sözleşmeye konu asansörlerin geç teslim edilmiş olmasından dolayı kararlaştırılmış olan ifaya ekli cezai şartın talep edemeyeceği anlaşıldığından bu nedenlerle asıl davanın kabulüne, davalının karşı davasının reddine karar vermiştir. Davalı/birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı firma hesaplarında davacı firmanın asansörlerin düzeltme faturasını göndermediğini, asıl dava davacısı yan, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği yapılacak işlerin son teslim tarihi 30.09.2014 tarihi olarak belirlenmiş olmasına rağmen yüklenici edim yükümlülüğünün tamamını halen daha yerine getirmediğini, davacı yan edim yükümlülüğünü tamamen yerine getirmediğinden sözleşme bedelinin tamamını hak etmesi söz konusu dahi olmamasını, bir numaralı cari hesap kaydında görüldüğü üzere, davacı (birleşen dava davalısı) firma, davalı firmaya 1.187.551,10 TL borçlu olduğunu, bunun nedeni davalı firmaya fatura kesilmediğini, raporlarda yalnızca hak ediş üzerinden hesaplama yapıldığını, hak edişler mevcut olsa dahi, fatura kesilmeden davalı firmadan talepte bulunulması hukuka aykırı olduğunu, sonuç olarak 163.318.,19 TL tutardan, kesilen iade faturası tutarı olan 1.350.875,29 TL’sını mahsup edildiğinde 1.187.,557.10 TL bakiye elde ettiğini, davacı  ... Sanayi ve Tic. A.Ş., davalı firmadan alacaklı değil, aksine davalı firmaya borçlu olduğunu ve fatura kesmediğini, karşı davanın kabulüne karar verilmesini, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında taraflar arasında 6 adet asansör kurulması ve çalışır vaziyette teslimi için 23/05/2014 tarihili sözleşme ve  bu sözleşmeye ek olarak 06/06/2014 ve 24/12/2014 tarihli iki ek protokol imzalanmıştır. Sözleşme bedelinin 430.500 USD KDV olarak belirlendiği, sözleşme gereğince işler 30/09/2014 tarihinde tamamlanacağı kararlaştırılmıştır. Davada davacı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince edimlerini tamamlamak suretiyle teslim ettiklerini, 12.05.2015 tarihli periyodik bakım ve servis hizmetleri sözleşmesi kapsamında asansörlerin 6 ay süredir kullanılmakta olduğunu, sözleşme 5. Maddesi gereğince 28.02.2015 tarihi itibariyle iş bedeli muaccel hale geldiğini, bakiye iş bedeli alacağı olan 56.091,97 TL tahsili talep edilmiştir. Davalı, taraflar arasında eser sözleşmesi ve buna iki adet ek protokol imzalandığını, 15.06.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığı ve işin 30.09.2014 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini ancak 12.05.2015 tarihli periyodik bakım ve servis sözleşmesi ile iş konusu asansörler kullanılmaya başlandığını, tekli asansörler devreye alınmadığını ihtarname çektiklerini, sözleşmede gecikme halinde cezalar 9. Maddesinde düzenlendiğini, davacı edimini tamamlamaması sebebiyle muaccel hale gelmediğini, davacı tüm taahhütlerini yerine getirmediğinden bakiye alacak talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar vermiştir. Davalı vekili karşı dava ile; 6 adet asansörün komple yapılmasına ilişkin asıl sözleşme ve buna bağlı 2 protokol imzalandığını, sözleşme gereğince edim 30.09.2014 tarihinde tamamlanması gerekirken süresinde tamamlanmadığını, sözleşmenin 9. Maddesi gereğince hesaplanan 44.840,00 USD gecikme cezasının tahsilini talep etmiştir. Mahkeme asıl dosyası ile, İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/48 esas ve 2017/597 karar sayılı ilamı ile davaların birleştirilmesine ve yargılamanın asıl dava dosyası üzerinde yürütülmesine karar verilmiştir. Mahkemece, karar başlığında karşı dava olarak gösterilmiş isede, bu husus mahallinde düzeltilebilecek olması ve usul ekonomisi sebebiyle mahkeme karının kaldırılması sebebi olarak görülmemiştir.Somut olayda, taraflar arasında 23.05.2015 tarihli Adalet Bakanlığı (Eski HSYK binası) yapım işi Asansör işleri sözleşmesi ve akabinde 06.06.2014 tarihli ve 24.12.2014 tarihli ek protokol imzalanmıştır. Sözleşmede iş bedeli 439.500,00 USD + KDV olduğu ve sözleşme 7. Maddesi gereğince işin tamamlanmak suretiyle 30.09.2014 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Dava dosyasına sunulan deliller ve denetime elverişli bilirkişi raporu gereğince, özellikle 2 asansör'ün servis asansörü olarak yapılması kararlaştırıldığı ancak 06.06.2014 tarihli ek protokolde de belirtildiği gibi asansör  yangın asansörüne değiştirildiği, yapılan bu değişim ile yeni kabin vb. Üretilmesi gerektiği ve teslim süresinde gecikme yaşandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalana 06.06.2014 tarihli protokol gereğince iki asansör'ün yangın asansörüne dönüştürülmesi sebebiyle ana sözleşmede düzenlenen iş sahibinin ödeyeceği iş bedelleri son ödeme tarihi 31.12.2014 tarihine bırakılmış olması, edimin asansör değişikli sebebiyle geç teslim olacağı tarafların kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf edimini tamamlamak suretiyle 23.03.2015 tarihli geçici kabul yapıldığı ancak yargılama aşamasında dahi kesin kabul yapılmadığı, geçici teslim sırasında davalı iş sahibi tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan teslim alındığı, teslim sonrasında ayıp ve eksik iş yönelik bir ihtarname gönderilmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından gecikmeden kaynaklı cezai şart yönelik ihtarnamesini 26.10.2015 tarihinde gönderildiği ve cezai şart bedeli ödenmemesi üzerine mahkeme asıl dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesine 2016/48 esas ile, cezai şart bedelin tahsiline yönelik dava açıldığı görülmüştür. Asıl dava bakımından, mahkemece denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporları itibariyle davalı iş sahibi asansörleri teslim almış olmasına rağmen iş bedelinin 56.091,97 USD kısmının eksik ödendiği anlaşıldığından mahkemece asıl dava yönünden bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Birleşen dava yönünden, davalı tarafça davacı edimini belirlenen sürede yerine getirmediği ve sözleşme 9. Maddesi kapsamında cezai şart bedelinin tahsili talep edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 9. maddesinde; \" Yüklenici, iş'in tamamını sözleşmede belittilen sürede veya sözleşmeye göre kabul edilen süre uzatım sonunda tamamlayamadığı takdirde, beher gecikme günü için, sözleşme bedelinin %0,5 (binde beş) tutarında 'kesin gecikme cezası' ödeyecektir. Bu durumda, daha önce kesinleşmiş olan geçici gecikme cezalarıda kesinleşir ve iade edilmez. Gecikme cezaları, toplam sözleşme bedelinin %10 daha fazla olamaz..\" hükmü kabul edilmiştir. Kararlaştırılan bu ceza, TBK 179/2 maddesi  itibariyle  ifaya ekli ceza niteliğinde olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa ceza-i şart isteminde bulunan iş sahibinin eseri teslim alırken ihtirazî kayıt ileri sürmesi veya bu hakkını saklı tutacak şekilde karşı tarafa ihtarda bulunması gerekir. Dosya kapsamında inceleme yapıldığında ise, davacı yüklenici tarafından 23.3.2015 tarihindeki geçici kabul yapıldığında herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürdüğünü ispatlayamadığı, davalı tarafından davacı tarafça teslim edilen iş'in çekincesiz olarak aldığı anlaşıldığından davacının ceza-i şart alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece birleşen dava yönünden, TBK 179/2 maddesi gereğince şartları oluşmayan cezai şart bedeli talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve 2015/1046 Esas, 2020/673 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 10.998,34 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 6.929,3‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.069,04 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04c746f6c8fcf83b","SID":"fb7ef90eaab67e3a"}}