{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2350 <br>KARAR NO: 2025/432<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2020/384 E. -  2021/647 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı yetkilisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya 23.142,82 TL borcu bulunduğunu,  davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2019/145987 Arabuluculuk dosya numarası ile dava şartı zorunluluğu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı taraf ile anlaşılamadığını ve 24.01.2020 tarihinde anlaşma son tutanağının  tutulduğunu,  davacı şirketin 2015- 2016 yılları ticari defter kayıtları, faturalar, irsaliyelerin ve  belgelerin incelenmesi ile davacının takip tarihi itibariyle 23.142,82 TL borçlu olduğunun  ortaya çıkacağını,  davalı-borçlunun tacir olması nedeniyle, takip konusu alacağa icra takip tarihinden itibaren, icra takip talebinde yazıldığı şekilde ticari avans faizi ( değişen oranlarda) yürütülmesini  talep ettiklerini, takip öncesi işlemiz faiz taleplerinin bulunmadığını,  itirazın haksız olduğunu ileri sürerek,  itirazın iptaline ve  asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve  dava etmiştir. Davalı,  cevap dilekçesi sunmamıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Yapılan yargılama sonucunda ; dosya kapsamındaki tüm deliller; vergi dairelerinden celbolunan BA/BS formları , alınan bilirkişi raporuna göre , taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıya kısmi ödemeler yaptığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin var olduğunun sabit olduğu, davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve ticari defterlerine göre davalıdan 23.142,82 TL  alacaklı olduğu, davacının delil olarak davalı ticari defter ve kayıtlarına dayandığı davalının ise ticari defter ve kayıtlarını yapılan ihtara rağmen  bilirkişi incelemesine esas olmak üzere ibraz etmediği ancak davacı tarafından düzenlenen ve bildirim yükümlülüğü bulunan faturaların davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği, bildirim yükümlülüğü bulunmayan faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde ise imza bulunduğu,  yukarıda belirtilen yargıtay kararına göre davacının usulüne uygun tutulduğu bilirkişi raporuyla sabit olan ticari defter ve kayıtlarıyla  alacağını ispatladığı, davalının ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmeyerek davacı defterleriyle uyuşup uyuşmadığının tespitine engel olduğu ve  HMK 221 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ticari defter ve kayıtlarının kendisi lehine delil oluşturduğu,  alacağın likit ve belirlenebilir olduğu icra inkar tazminatı hüküm ve koşullarının oluştuğu,  tarafların tacir olması nedeniyle davacının ticari faiz isteminin yerinde olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın  kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.142,82 TL yönünden iptaline,  asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, hükmolunan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı şirket yetkilisince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı yetkilisi ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı  ile olan yetkilisi olduğu şirketin alış verişi olduğunu, ancak hiçbir şekilde bugüne kadar borç bırakılmadığını,  ödemelerin elden nakit ve çek yoluyla yapıldığını,  dava dilekçesi tarafına gönderilmediği için gerekli savunmayı yapamadığını, şirketin yetkilisi olarak hem müdürü ve hem de tek çalışanının kendisi olduğunu,  kendisi  dışında  bir  başkasının şirket adına tebligat alması ve şirketi bağlayıcı imzalar atmasının mümkün  olmadığını, bugüne kadar kendi imzası ile dava dosyasından tarafına tebligat gelmediğini, kararı ise bina kapı girişinde 02.11.2021 tarihinde bulduğunu,  bu şekilde istinafını yapma gereği duyduğunu,   yerel mahkeme dava dosyasından bugüne kadar yapılan tebligatların usulsüz olduğunu,  kararın kanunu açık aykırı olduğunu, yetkilisi olduğu şirkette 2015 yılının başından itibaren  kendisinden başka çalışan ve yetkilisi bulunmadığını,  kendisi  dışında kime tebligat yapılmışsa usulsüz olduğunu, bu konuda Vergi dairesinden ve Sosyal Güvenlik Kurumandan doğrulama yaptırılabileceğini,  şirketin çok uzun süredir hareketsiz halde beklediğini, sadece zorunlu giderler yapıldığını,  vadesi gelen borçların ödendiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı yetkilisince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 23.142,82 TL alacak, 8.253,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.396,24 TL alacak yönünden 11.04.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak  cari hesap kayıtlarındaki 23.142,82 TL borcun gösterildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket adresinin ''... Mah. ... Sok....  Apt. No:... İç Kağı No:... Üsküdar/İstanbul '' olduğu, kararı  istinaf eden ...'ın dava açıldığı ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte  şirketin tek hissedarı yetkili müdürü olduğu, dava dilekçesinin bu adreste daimi işçisi ... a  tebliğ edildiği, şirket adresinin 18.01.2021 tarihinde ''... Mah. ... Sk.... Apt.No:.. İç Kapı No:... Üsküdar'' olarak değiştiği, kararı istinaf eden ...'ın şirketteki payının 2500 payını ...'a devrettiği, iki ortaklı hale gelen davalı şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak ... 'ın aksi karar alınıncaya kadar seçildiği anlaşılmaktadır. İstinaf eden davalı şirket yetkilisi ... her ne kadar dava dilekçesinin tebliğinin usulüne uygun olmadığını ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinin davalı şirketin sicilde kayıtlı adresine yetkilinin bulunmaması sebebiyle çalışan ...'a tebliğ edildiği, bu kişinin daha sonraki devirle şirket hissedarı ve  şirketi münferiden yetkili müdür olarak görevlendirildiği, yine  bilirkişi raporunun tebliği üzerine şirketi temsile yetkili  ...'ın 13.08.2021 tarihli dilekçesi ile  bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunduğu ve bu itiraz dilekçesinde tebliğe ilişkin bir itiraz da ileri sürülmediği  nazara alındığında dava dilekçesi  tebliğinin  usulsüz olduğu savunması yerinde  görülmemiştir. İlk derece mahkemesince taraf defterlerinin bilirkişi aracılığı ile incelenmesine karar verilmiş, davacı defterlerini sunmuş ancak davalı sunmamıştır. Davacı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporu alınmıştır.  Bilirkişi raporundan ve  vergi dairesi yazı cevabından dava ve takip konusu alacağın dayanağı  1 adet  faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanca faturalara ilişkin BS formu, davalı yanca ise BA formu düzenlenerek vergi dairesine bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça takip konusu faturaya ilişkin olarak vergi dairesine BA formu ile bildirim yapıldığı ve bu şekilde fatura konusu malın davalıya teslim edildiğinin karine olarak  kabulü gerekir. Davalı teslim aldığı fatura konusu malların bedelini ödediğini ispatla yükümlü olup buna dair bir belge sunmadığı görülmekle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı yetkilisinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.185,59 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"908672a5561e2555","SID":"a998180087834481"}}